Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB 2025 yılı faaliyet Raporu’nu Başkan Vekili Nuri Aslan açıkladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 2025 yılı Faaliyet Raporu toplantısında, kentin tarihi ve manevi mirasına vurgu yapılarak önemli mesajlar verildi. Toplantıda, İstanbul’un bir “sevda kalesi” olduğu belirtilirken, engellemelere rağmen hizmetlerin aksamadan devam edeceği ifade edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 2025 yılı Faaliyet Raporu toplantısında, kentin

Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Gencer KETEN

(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 2025 yılı Faaliyet Raporu toplantısında, kentin tarihi ve manevi mirasına vurgu yapılarak önemli mesajlar verildi. Toplantıda, İstanbul’un bir “sevda kalesi” olduğu belirtilirken, engellemelere rağmen hizmetlerin aksamadan devam edeceği ifade edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin gelecek vizyonunu ve geçtiğimiz dönemin icraatlarını içeren 2025 Yılı Faaliyet Raporu’nu İBB Başkan Vekili Nuri Aslan kamuoyuyla paylaştı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırılarda hayatını kaybedenlerin anılmasıyla başlayan toplantıda, belediye yönetiminin, ekonomik kriz ve siyasi baskılara rağmen sosyal belediyecilikten ödün vermediği vurgulandı. Kentin tarihi mirasına sahip çıkma sözünün yinelendiği açıklamada, demokrasi ve adalet mesajları aktarıldı.

İBB Başkan Vekili Aslan 3 saat süren konuşmasında şunları söyledi:

“Halkımızın yüzünü güldürmek için mücadele ediyoruz”

“İstanbul Büyükşehir Belediyemizin 2025 yılı Faaliyet Raporunu değerlendireceğimiz toplantımıza hoş geldiniz. Konuşmama başlamadan önce Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarımızı, çocuklarımızı, öğretmenlerimizi hedef alan korkunç saldırılarda hayatını kaybeden yurttaşları rahmetle anıyor, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu ülke bizim, ülkemizi kötülükten korumak zorundayız. Allah bir daha bizlere böylesi acılar yaşatmasın. Burası herhangi bir şehir değil. Burası İstanbul… O İstanbul ki, fethi Hacı Bayram Veli tarafından henüz yeni doğmuş olan Fatih Sultan Mehmet’e müjdelenen şehir. O İstanbul ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Milli Mücadele’nin başlatıldığı şehir. O İstanbul ki, dört bir yanı manevi bekçilerle çevrili bir sevda kalesi. Boğaz’ın Avrupa Yakası’nda Yahya Efendi ve Telli Baba nöbet tutar; Anadolu yakası Aziz Mahmud Hüdayi ile yankılanırken, Hz. Yuşa ile huzura erer ve tüm bu ruhu, yaşı yetmişi aşmışken at sırtında yollara düşen, menzili aşk olan Eyüp Sultan’ın o bitmeyen bereketi ayakta tutar. İstanbul alimlerin, İstanbul mücadelecilerin, İstanbul bizlerin kentidir. İstanbul’un muhafızları bitmez, İstanbul’un muhafızları yorulmaz, İstanbul’un muhafızları vazgeçmez! Bizim en büyük görevimiz, İstanbul’a sahip çıkmaktır. Bu görev, Fatih Sultan Mehmet Han’a borcumuzdur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sözümüzdür. Bu kadim şehri devredeceğimiz gençlerimize mirasımızdır. İstanbul göz bebeğimizdir. İşte bu yüzden Ekrem Başkanımız, ‘Bizler İstanbul’un muhafızıyız’ dedi. Buradan selam olsun. Ekrem Başkanımız başta olmak üzere, gecesini gündüzüne katarak İstanbul için çalışan ve bir yıldan fazladır zindanlarda tutulan tüm yol arkadaşlarımıza. Hiç kimse merak etmesin, hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Biz buradayız, umut burada. Ve İstanbul’un muhafızları görev başında! Bu kürsüden anlatacaklarımız; sadece rakamların, projelerin ya da yatırımların özeti değildir. Aynı zamanda geçim derdiyle mücadele eden insanların, geleceğe umutla bakmak isteyen gençlerin, hayatını onuruyla sürdürmeye çalışan milyonların hikâyesidir. Hani gülmek devrimci bir eylemdir diyorlar ya, tüm baskılara, zorluklara, hukuksuzluklara karşı bizler halkımızın yüzünü güldürmek için mücadele ediyoruz.

İstanbul’un muhafızları vazgeçmez”

İstanbul için nasıl çalıştığımızı, hangi zorluklara rağmen nasıl üretmeye devam ettiğimizi tüm açıklığıyla anlatacağım. Ancak öncesinde; içinden geçtiğimiz dönemin ruhundan ve bizlere bıraktığı büyük sorumluluktan bahsedeceğim. Bugün, bu kürsüde olması gereken kişi İstanbul’da güçlü iradesiyle girdiği her seçimde milletimizin takdirini kazanan Ekrem İmamoğlu’dur! Bu kürsünün asıl sahibi, 18 Mart akşamı anasının ak sütü gibi helal olan diploması iptal edilen, 19 Mart sabaha karşı hukuksuz biçimde gözaltına alınan, bir yıldan fazladır haksız biçimde Silivri’de tutsak tutulan Ekrem İmamoğlu’dur! Burada, İstanbul’u anlatması gerekirken mahkeme salonlarında, ‘Arkadaşlarımı evine gönderin, bu sistemin derdi benimle’ diyebilecek cesareti olan Ekrem İmamoğlu’dur. Kendisi ve liyakatli arkadaşlarımız, 12 metrekarelik hücrelerinde de her türlü güçlüğe rağmen İstanbul için, Türkiye için çalışmaya devam etmektedir. Bizim sorumluluğumuz bu açıdan da çok büyük. 19 Mart’tan sonra, İstanbul Büyükşehir Belediyesi artık iş yapamaz, hizmet üretemez diyenlere yanıtı da gece gündüz hiç durmadan çalışarak veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Çünkü Cumhuriyet’in evladı, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kurduğu liyakatli kadroların büyük bir bölümü haksız yere tutuklu. Ancak liyakatli kadrolarının diğer bölümü de burada, bu salonda. Milyonlarca Ekrem İmamoğlu her yerde! Bakın, bugün hapsedilmek istenen milletimizin iradesidir. Hapsedilmek istenen sandıktan çıkan sonuçtur. Ancak unutmamak gerekir ki: ‘Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir.’ Bugün size 2019’dan sonra İstanbul’da ilk kez uygulanan hizmetleri anlatacağım. İşte hapsedilmek istenen o hizmetlerdir! Anne Kartlar, Yuvamız İstanbul’lar, Öğrenci Yurtları, Kent Lokantaları, Yaşam Vadileri, Halk Sütler, Bölgesel İstihdam Ofisleri, Mahalle Evleri, Yaşam Evleri, Sağlıklı Yaşam Merkezleri, TECH İstanbul’lar, Yenidoğan Desteği, Okul Beslenme Desteği, Genç Üniversiteli Desteği, Emekli Pazar Desteği, Tarımsal Desteklerdir. Hapsedilmek istenen milletimizin hak ettiği hizmetlerdir. Biz tüm bunlara rağmen çetin bir mücadelenin içindeyiz.

“Cumhuriyeti ilelebet koruyacağız”

Olsun be, bugünleri de aşarız. Cumhuriyet kolay kurulmadı. 102 yıllık bir çınar! Biz de o çınarın gölgesinde yaşayan Cumhuriyet’in evlatları olarak asla pes etmeyeceğiz. Cumhuriyet’i ilelebet koruyacağız. Engellensek de baskı görsek de, çok çalışmaya devam edeceğiz. Özgür, eşit ve adil yarınlara hep birlikte kavuşacağız. Halkımız gülecek, biz güleceğiz! Bizim rotamız bellidir. Bilime inanırız. Akla güveniriz. Ancak şunu da çok iyi biliriz; içine gönül konulmayan, ruhu olmayan hiçbir işin devamı gelmez. İşte bugün sizlere sunacağımız tüm bu devasa çalışmaların arkasında, gece gündüz demeden çalışan, bu şehre yüreğini koyan, alın teri akıtan, pırlanta gibi liyakatli güçlü bir kadro var. Bu başarının ardında sarsılmaz bir inanç ve vatan sevgisi var. 2019’dan bugüne kadar emek veren; Meclis Üyelerimize, Genel Sekreterlerimize, Genel Sekreter Yardımcılarımıza, Daire Başkanlarımıza, Genel Müdürlerimize; dişini tırnağına takarak sahada, masada, gece gündüz çalışan tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Tam yol ileri yürümekten, Umut burada demekten asla vazgeçmeyeceğiz. İçinden geçtiğimiz süreç kolay değil. 2019 yılında Ekrem Başkanımız göreve geldiğinde ağır bir borç yükü, parçalanmış bir mali yapı, metroları, şantiyeleri durmuş, hizmetleri aksayan bir belediye vardı. Yolculuğumuzun hemen başında tüm dünyayı sarsan bir pandemiyle sınandık. Gelirlerin azaldığı ihtiyaçların ise çığ gibi büyüdüğü o günlerde asla geri adım atmadık. Ardından derinleşen ekonomik kriz, artan kurlar ve katlanan maliyetler vatandaşımızın omuzlarına ağır bir yük bindirdi. Ekrem Başkanımız önderliğinde çok çalıştık. Ulaşımda adaleti sağladık. Sosyal desteklerde kimseyi geride bırakmadık. Temel hizmetlerde sorumluluktan kaçmadık. Yaptığımız hizmetleri dikensiz gül bahçesinde değil, ekonomik darboğazın tam ortasında, ağır maliyet baskısı altında, kısıtlı kaynaklara rağmen ve her türlü engellemeye karşı başardık. 2025 yılına geldiğimizde ise demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçen o günü yaşadık. Milyonların hür iradesiyle seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, özgürlüğünden mahrum bırakıldı.

“Milyonlarca Ekrem İmamoğlu var”

Sandılar ki Ekrem Başkanımızı tutuklarlarsa hizmetler aksar. Ama ne oldu? Bilmiyorlardı ki milyonlarca Ekrem İmamoğlu var! Ekrem Başkanımızın vizyonuyla ve kurduğu liyakatli kadrolarla belediyemiz hız kesmeden çalışmaya, üretmeye devam ediyor. Bu yolculukta bizi güçlü kılan en önemli husus, İstanbul’un kendisi oldu. Biz bu yolculukta hiç yalnız kalmadık. Bizim yanımızda milletimiz var. İstanbul’un muhafızları var. İradesine sahip çıkan gençliğimiz, milletin evi Saraçhane’den günlerce ayrılmayan vatandaşlarımız, hayır dualarını esirgemeyen ana-babalarımız var. Bizim yolumuzun kaynağı; ‘Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir’ diyen Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin, ‘Nerede gönlü kırık görsen koş ona merhem ol’ diyen Hoca Ahmed Yesevi’nin, ‘İlim kendin bilmektir’ diyen Yunus Emre’nin, ‘Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol’ diyen Mevlana’nın yoludur. Herkes bilsin ki biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Ekrem Başkanımızın yediemini olarak konuşuyorum: Milletin olanı millete vermeye devam edeceğiz. Ekonomik zorlukların derinleştiği, küresel krizlerin etkisini artırdığı, belirsizliklerin çoğaldığı bir dönemden geçiyoruz. Ülkemiz de bugüne kadar birçok badire atlattı. Ancak bölgemizi etkileyen ve elbet ülkemize yansımaları olan savaşlar hala devam ediyor. Böylesi bir iklimde benim bildiğim tek kurtuluş: Birbirimize kenetlenmektir. Aile olmaktır. Birbirine kenetlenmek ise hangi görüşten olduğu fark etmeksizin doğruyu söyleyebilmek, haklının yanında olmaktır. Vicdanlı olmaktır. Merhametli olmaktır. Adil olmaktır. Vicdanlıyız, merhametliyiz ve gönül rahatlığıyla söylüyorum ki: Adiliz. Bu yüzden gözümüzü yoksulluğa kapatmıyoruz. Komşumuz açken tok yatmıyoruz. Nereden gelmiş olursa olsun, kim olursa olsun, hangi ilçede, hangi mahallede yaşarsa yaşasın ‘sen kime oy verdin?’ demeden herkesin yanında oluyoruz. Elbet bu yaptığımız bir lütuf değil. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak devletin bir kurumuyuz. Devlet kurumları halka karşı sorumludur, yurttaşını ayırmaz. Eşit ve adil hizmet götürür. Bu sorumlulukla ilerliyoruz. Adaletle halkımıza hizmet ediyoruz. Şunu bilmenizi isterim ki: Kim, hangi hukuksuzluğu, hangi kötülüğü yaparsa yapsın, biz her yıl karşınıza yine iyilikle, icraatle, hizmetle, yatırım dolu faaliyet raporlarıyla geleceğiz. 2025 yılı faaliyet raporumuzu işte bu inançla, kararlılıkla ve halkımızın oyları ile seçilmiş Ekrem Başkanımızın vekili olarak sizlerle paylaşacağım.

“Biz milletin parasını millete dağıtıyoruz”

Bu faaliyet raporunda şunu göreceksiniz: Üretmeyi, gayreti, çalışkanlığı, adaleti. Sizlere karşılaştığımız engellemeleri anlatmayacağım. Çünkü siz, yaşananların en yakın şahidisiniz. Tarihin içinden tarih yazarak geçiyoruz. Ben sizlere tüm bu zorluklara rağmen neler yaptığımızı anlatacağım. Belediyemizin elbette birçok görevi var. Metro yapmak, şehrimize yeşil alanlar kazandırmak, afete karşı kentimizi dirençli hale getirmek gibi… Ama en önemli görevimiz; İstanbul’da tek bir vatandaşımızın dahi kendisini yalnız hissetmemesini sağlamaktır. Ne yazık ki bugün, hepimizin canını yakan bir gerçekle karşı karşıyayız: Mutfaklarda büyük bir yangın var. Esnafın dükkânındaki sessizlik, emeklinin evindeki hüzün, bir annenin, çocuklarının beslenme çantasına koyacağı bir lokmanın kaygısı… İşte bunların tamamı bizim en büyük derdimiz. Ve biz bu derdi uzaktan izleyemeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı belediyecilik anlayışı; memleket yangın yerine dönmüşken, kenara çekilip seyretmeyi değil; o yangının içine girip mücadele etmeyi gerektirir. Çünkü Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Biz Cumhuriyet’e olan borcumuzu, bir vatandaşımızı bile geride bırakmayarak ödemeye çalışıyoruz. Biz, milletin parasını millete dağıtıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bugün; bir annenin omzunda destek, bir çocuğun içtiği sütte bereket, bir gencin hayalinde dayanak olarak var. Ve var olmaya devam edecek.

“Rakamların ötesinde insan hikâyeleri”

Bakın biz sadece rakamlarla konuşmuyoruz. O rakamların dokunduğu hayatları biliyoruz, tanıyoruz, görüyoruz, içinden geliyoruz ve yaşıyoruz. Gelin şimdi sizlere bir annenin, bir çocuğun hayatını anlatayım. Yıl 2019. Sultanbeyli’de yaşayan Zehra ve Orhan çifti, dünyaya gelecek çocuklarının heyecanını yaşarken aynı zamanda büyük bir geçim derdiyle mücadele ediyor. Baba Orhan, 2 bin 87 TL asgari ücret alıyor. İnanmayacaksınız ama gerçekten asgari ücret bu kadarmış… Dönelim hikâyemize; evin annesi Zehra çalışmıyor. Aile ciddi bir maddi sıkıntı altında eziliyor. Bir yandan da doğacak bebekleri Mustafa için gün sayıyor. Ancak, tek maaşla geçinen bu aile için bir bebeğin gelişi, mutluluk kadar endişe demek. İşte tam o günlerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazanan Ekrem İmamoğlu vizyonu devreye girdi. Biraz da geç girdi. Çünkü 31 Mart’ta iptal edilen seçim 23 Haziran’da bir kez daha kazanıldı. 3 ay geç başladık, ama başladık! Ekrem Başkanımız göreve gelir gelmez Yenidoğan Paketini ve ‘Süt her çocuğun hakkıdır’ diyerek Halk Süt projesini hayata geçirdi. İstanbul tarihinde daha önce görülmemiş bu destekleri duyan Zehra Hanım, belediyemize başvurarak tüm bu imkânlardan faydalandı. 2020 yılında hayata geçen Anne Kart projesi sayesinde Zehra Hanım çocuğuyla birlikte İstanbul’da özgürce hareket etme imkânı buldu. Yol parasını dert etmekten kurtuldu.

“Sosyal adalet ve ekonomik dayanışma”

2019’dan bu yana yaklaşık 300 bin kişiyi istihdama kazandırdık. Enstitü İstanbul İSMEK ile 870 binden fazla vatandaşımıza eğitim verdik. Çünkü biz sadece destek olmuyoruz; hayatları değiştiriyoruz. Umudu büyütüyoruz. Bütün bunlara ek olarak; 2025 yılında, sosyal incelemesi yapılmış, ihtiyaç sahibi yaklaşık 259 bin haneye 2 milyon 170 bin kez, toplamda 3,5 milyar TL’ye yakın İstanbulkart desteği sağladık. 2019’dan bugüne ise 450 bin haneye, 16,5 milyon kez destek ulaştırdık; toplamda 9,3 milyar liralık bir dayanışmayı büyüttük. Afet ve kriz anlarında da vatandaşımızın yanındayız. Bu kapsamda, 2025 yılında 104 bin 628 haneye 250 milyon TL’yi aşan destek sağladık. Bu desteği başlattığımız günden bu yana, 514 bin 305 haneye toplam 1 milyar 741 milyon 651 bin 347 TL katkı sunduk. Şunu bir kez daha açıkça söylemek istiyorum: Biz yardım edilen yoksullar istemiyoruz. Biz yoksulluğu ortadan kaldırmak istiyoruz. Bunu başaracağız. Ve o güne kadar kimseyi yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz Cumhuriyet’in çocuklarıyız; kimsesizlerin kimsesiyiz.

“Halkçı belediyecilikte kent lokantaları dönemi”

Sosyal dayanışmayı sadece nakdi destekle sınırlamadık. Kent Lokantaları ile milyonlara dokunduk. 4’ü 2025 yılında hizmete giren toplam 19 Kent Lokantası’nda, yıl içinde 3,5 milyondan fazla vatandaşımıza hizmet verdik. 20’nci lokantamızı da Çekmeköy’de açtık. 2022’den bu yana 9 milyon kişiyi sağlıklı ve uygun fiyatlı yemekle buluşturduk. Böylece 2 milyar TL’nin vatandaşımızın cebinde kalmasını sağladık. Kent Lokantaları; eşitliğin, dayanışmanın ve sosyal belediyeciliğin en somut örneğidir. Ve bu vizyonun sahibi, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’dur. Bu kararlılığı en temel ihtiyaç olan gıdada da gösterdik. İstanbul Halk Ekmek Fabrikalarımızda, 2025 yılında 219 milyon adet ekmek ürettik. Sağlıklı ekmeği uygun fiyatla halkımızla buluşturmaya devam ettik. 2025 yılında ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen 43 bin hanemize 22 milyonu aşan Halk Ekmek desteği sağladık; 2019’dan bugüne dek yaklaşık 95 bin hanemize 128 milyon adet halk ekmek desteği sunduk. Yine bugünkü fiyatlarla 1,3 milyar TL’ye yakın bir tutarın vatandaşlarımızın cebinde kalmasını sağladık.”