(ANKARA) – TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Estonya’da yaptığı açıklamada, “Bir tarafta güvenlik boyutunda birlikte hareket edelim diyorsunuz ama Avrupa Birliği’nin güvenlikle ilgili çalışmalarına geldiğinde; yani Avrupa’nın kendi savunma sanayini veya savunma bütçesini ve hazırlıklarını oluşturduğu aşamada -SAFE programını kastediyorum- ‘Türkiye siz biraz dışarıda kalın’ demek, bu uygun bir yaklaşım değil” dedi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay başkanlığındaki heyet, Türkiye- Baltık Ülkeleri (Estonya, Letonya, Litvanya) Parlamentoları Dışişleri Komisyonları Toplantısı kapsamında Estonya’nın başkenti Tallin’e ziyarette bulundu. Heyet Türkiye’nin Tallin Büyükelçisi Başak Türkoğlu ile bir araya geldi. Estonya Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Marko Mihkelso ve komisyon üyeleri ile görüşen heyet, Estonya Meclis Başkanı Lauri Hussar tarafından kabul edildi.
Ziyaretleriyle ilgili açıklama yapan Oktay, programa ikili görüşmelerle başladıklarını, buradaki formatın Litvanya, Letonya, Estonya ve Türkiye arasında bir format olduğunu söyledi. Bu yıl dördüncüsü yapılan toplantının ilkininin Türkiye, daha sonra Polonya ve Letonya’da düzenlendiğini kaydeden Oktay, tekrar Türkiye’de gerçekleştirileceğini bildirdi.
“SON DERECE POZİTİF İLİŞKİLERE SAHİBİZ”
Oktay, “İkili görüşmemizi Estonya Dışişleri Komisyonu ile birlikte yaptık. Meslektaşlarımızla birlikte de zaten iki ülke arasında oldukça ilişkiler gelişmiş durumda. Üst düzey boyutuna baktığımızda aslında son derece pozitif ilişkilere sahibiz ve herhangi bir sorun olmayan iki ülkeden bahsediyoruz. Hem hükümetler nezdinde, devletler nezdinde ama aynı zamanda da parlamentolar nezdinde de çok sıkı iş birlikleri var” dedi.
Yakın gelecekteki NATO Zirvesi’ne değinen Oktay, “Önümüzdeki NATO PA Zirvesi’ne de parlamenterler boyutuna da yine Estonya Parlamento Başkanı da katılıyor olacak. Kendisiyle de bir görüşmemiz oldu. Dolayısıyla orada da hem NATO boyutunda hem de Türkiye ziyaretiyle ilgili kısa bir değerlendirme fırsatını bulduk. Aynı zamanda da bizim Estonya’daki yapacağımız görüşmelerle ilgili. Aslında Estonya’da bugün başka bir toplantı ve gündem var. O da NB8 diye ifade edilen, yani Nordik ülkeleriyle (5 Nordik ülkesi, aynı zamanda 3 Baltık ülkesiyle) oluşan iki ayrı oluşum var zaten. Bir de bunların birleşmesinden oluşan NB8. Dolayısıyla bugün NB8’in, 8 ülkenin hükümet başkanları, aynı zamanda da Finlandiya Devlet Başkanı ve Zelenskiy burada… Dolayısıyla bizim görüşmelerimize de bu ayrı bir momentum katmış durumda” ifadelerini kullandı.
“PANİK HAVASINDA OLMANIN KİMSEYE FAYDASI OLMAYACAĞINI İFADE ETTİK”
Oktay, Nordik ülkelerinin Rusya-Ukrayna savaşından dolayı ciddi bir endişe içinde olduklarına değinerek, “Dolayısıyla biz Türkiye olarak burada panik havasında olmanın hiç kimseye bir faydası olmayacağını özellikle ifade ettik. Durum ne kadar ciddi olursa olsun sakin kalınması gerektiği ve sakin ortamda da çözümün sadece savaş olmadığı, olmaması gerektiği, olmayacağını her boyutta ifade ediyoruz. Bunu Rusya’ya da ifade ediyoruz, Ukrayna’ya da ifade ediyoruz. Dolayısıyla tüm Batılı müttefiklerimize de ifade ediyoruz. Burada da benzer şeyleri ifade ettik” diye kouştu. Oktay sözlerine şöyle devam etti:
“NATO şemsiyesinde aynı çatı altındayız. Ama aynı zamanda biz ilişkilerin sadece NATO çerçevesinde kalmasını arzu etmiyoruz. Bunu Estonya ile ikili ilişkilerimizde de değerlendirdik, diğer dörtlü ilişkimizde de aynı çerçevede mesajları yoğun şekilde vermeye çalıştık aslında. Orada da ifade ettiğimiz şey; eğer ki NATO şemsiyesinde eğer sizin amacınız burada güvenlik boyutunda güçlü bir iş birliği oluşturmaksa bu tek taraflı olmaz. Yani bu üçlü, güçlü iş birliğinin oluşturulmasıyla ilgili NATO şemsiyesinde bir ‘interoperability’ diye ifade edilen uluslararası boyutta, yani birlikte ekipmanlarınızın çalışabilmesi -ve bu ekipmandan illaki silahları kastetmiyorum aslında- her türlü organizasyonlarınızın birlikte hareket ediyor olabilmesini sağlayacak bir birliktelikten ve dayanışmadan bahsediyoruz. Şimdi bunun olabilmesi için sadece NATO boyutunda bu ilişkinin devam etmesi mümkün değil. Diğer tarafta Avrupa Birliği (AB) boyutunda da aynı ilişkinin devam etmesine gerek var. Yani bir tarafta güvenlik boyutunda birlikte hareket edelim diyorsunuz ama AB’nin güvenlikle ilgili çalışmalarına geldiğinde; yani Avrupa’nın kendi savunma sanayini veya savunma bütçesini ve hazırlıklarını oluşturduğu aşamada -Avrupa İçin Güvenlik Eylemi (SAFE) programını kastediyorum- ‘Türkiye siz biraz dışarıda kalın’ demek bu uygun bir yaklaşım değil. Bunu burada anlatmaya çalıştık.
“SAVUNMA SANAYİNDE İLİŞKİLER HER GEÇEN GÜN DAHA DA GELİŞİYOR”
Ama aynı zamanda da tabii ki olayın ekonomik boyuttaki iş birliği. Dolayısıyla Estonya ile iş birliklerimiz gelişiyor. Önceden çok yoğun olmayan ama şu anda 600 milyon doları geçen aramızda bir ticaret, toplam ticaret hacmimiz var. Dolayısıyla burada da yine dengeli diyebileceğim ama Türkiye’nin lehine bir ticaret. Özellikle de savunma sanayinde bu ilişkiler her geçen gün daha da gelişiyor. Geçen yıl özellikle iki ana firmamızdan alınan kara araçları vardı. Şimdi yine ona ilaveten yeni 300 milyon dolarlık bir anlaşma var. Yani öncekiler Otokar’dan ve Nurol’dan, şimdi de ARCA’dan bir yatırım söz konusu. Dolayısıyla onunla alakalı, bir an önce onun hayata geçirilmesi boyutunda da bazı girişimlerimiz oldu.”
Uluslararası sistemin değiştiğine dikkat çeken Oktay, uluslararası sistemin bugünün ihtiyaçlarına cevap vermediğini ifade ederek, “Yeni gelişen sistem nasıl olmalı ki bütün herkesin ihtiyacına cevap verebilsin? Aynı şekilde Ankara’da NATO zirvesi olacak. NATO zirvesinden beklentiler boyutu önemliydi, orada neler olabilir? Bir başka çalışma bölümümüzde yine Ukrayna ile ilgili gelişmelerdi. Her üç boyutta da Türkiye’nin tezlerini ve yaklaşımlarımızı parlamenter diplomasi boyutunda paylaşma fırsatı bulduk. Alınan kararlar tabii ki önemli ama alınan kararlar noktasına geldiğimizde; birincisi evet birlik, beraberlik, dayanışma mutlak önemli. Birlikte devam etmeliyiz, birlikte yürümeliyiz. Ama en kötü barış, en iyi savaştan daha iyidir. Dolayısıyla bir taraftan hazırlık önemli, her türlü risklere karşı hazırlıklı olmalıyız ama diğer taraftan da savaştan ziyade barışa yönelik çalışmalar nasıl olabilmeli, yeni iletişim kanalları nasıl açılabilmeli, bunun üzerine yoğun görüşmelerimiz oldu” şeklinde konuştu.
“ULUSLARARASI KAOS ORTAMINA HAZIRLIKLI GİRMİŞ BİR TÜRKİYE VAR”
Oktay, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nin zamanlamasının son derece kritik olduğunu belirterek, “Asıl Avrupa’daki -sadece Baltık ülkelerini kastetmiyoruz aslında, bütün Avrupa’da olan panik havası- transatlantikte yaşanan sorunlarla alakalı. Yani sadece Rusya-Ukrayna boyutunda değil. Yani düne kadar ‘NATO var, ABD var bizi koruyacak’ diyen bir Avrupa’dan bugün, ‘Ben kendi işimi kendim yapmalıyım, nasıl yapabilirim? Yine NATO şemsiyesi altında olabilir ama daha çok sorumluluk almam gerekir’ diyen bir ABD ve ‘Almalısın’ diyen bir ABD ve ‘Almalıyım’ diyen bir Avrupa ve Baltık ülkeleri var. Diğer tarafta da kendi sorumluluğunu almış ve bu anlamda kendisini geliştirmiş, savunma sanayini inşa etmiş ve özellikle etrafında devam eden, uluslararası boyutta devam eden bu kargaşaya, karmaşaya, kaos ortamına hazırlıklı girmiş bir Türkiye var. Dolayısıyla burada bizim verebileceğimiz, paylaşabileceğimiz birçok tecrübemiz var” dedi.
NATO Zirvesi’nde güçlü bir birliktelik mesajı beklendiğini dile getiren Oktay, “Ama onun ötesinde de evet, yüzde 2’den yüzde 5’e çıkan harcama boyutu önemli ama yüzde 5’e çıkacak olan harcama boyutu nasıl yapılmalı ki hem kapasite hem de kabiliyet çok daha net olarak artırılabilsin? Beklenti aslında NATO Zirvesi’nden son derece yüksek buralarda da. Dolayısıyla biz de yine hem hükümetimizin yaptığı çalışmalar hem parlamento nezdinde yaptığımız çalışmalar boyutunda da burada onları paylaşma fırsatı bulduk. Son derece faydalıydı, son derece verimliydi. Bu tür zaten görüşmelerimiz tüm ülkeler nezdinde devam ediyor. Baltık ülkeleriyle de yine devam edecek bu formatta. Bir sonraki toplantımızda inşallah gelecek yıl Ankara’da olacak” ifadelerini kulladı.

