(HATAY) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Bugünkü yargıda iktidara ayrı hukuk, muhalefete ayrı hukuk uygulanıyor. İktidar partisinin belediye başkanıysan işin rahat ama muhalefet partisinin belediye başkanıysan, AK Parti’ye geçmeyi de kabul etmiyorsan sabah operasyonuyla gözaltına alınıp soluğu hapishanede alıyorsun. Böyle hukuk olmaz. Bugün iktidara yakın bir dayın yoksa, yazılı sınavda 98 alıp Türkiye birincisi olsan bile mülakatta eleniyorsun. İktidarın adamı değilsen hiçbir yerde yükselebilmen mümkün değil. Bizim inancımız torpili, adam kayırmayı yasaklıyor.” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Hatay Reyhanlı’da katıldığı İlçe Başkanlığı açılış programında vatandaşlara hitap etti. Ekonomi, yargı, kamu yönetimi, eğitim ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erbakan, partisinin hedeflerini ve iktidar programını anlattı.
Millî Görüş hareketinin geçmişteki hizmetlerine işaret eden Erbakan, hareketin mirasını “bereket, cesaret, dirayet ve feraset” sözleriyle tanımladı. Yeniden Refah Partisi’nin aynı anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Erbakan, hedeflerinin iktidara gelerek paylaşımda, yargıda ve yönetimde adaleti sağlamak olduğunu ifade etti.
“MİLLETE PARA NİYE KALMIYOR, PARA NEREYE GİDİYOR?”
Türkiye’nin kaynak ve imkânlarının bulunduğunu ancak bunların doğru kullanılmadığını savunan Erbakan, faiz ödemelerini, imtiyazlı holdinglere aktarıldığını söylediği kaynakları ve kamudaki israfı “üç canavar” olarak nitelendirdi.
Devletin yılın ilk sekiz ayında 2 trilyon lira faiz ödediğini belirten Erbakan, bu tutarın Millî Eğitim Bakanlığı’nın bir yıllık bütçesinden fazla olduğunu söyledi.
Yıllık 2,7 trilyon liranın faize, 1,5 trilyon liranın imtiyazlı holdinglere, 2 trilyon liranın ise kamudaki israfa gittiğini ifade eden Erbakan, “Millete para niye kalmıyor? Para nereye gidiyor? Bunu anlatıyorum.” dedi.
İmtiyazlı holdinglere özelleştirmeler, ihaleler ve vergi muafiyetleri yoluyla kaynak aktarıldığını öne süren Erbakan, vatandaşlardan vergi tahsil edilirken bu holdinglere ayrıcalık tanındığını savundu.
Faiz politikaları üzerinden iktidarı eleştiren Erbakan, “Bu kadar boğazına kadar ülkeyi faize batıranlar Millî Görüşçü olabilir mi? Erbakan Hoca’nın talebesi olabilir mi Allah aşkına?” ifadelerini kullandı.
“BABAMIZIN OĞLU OLSA BİLE BİR KURUŞU HAKSIZ YERE YEDİRMEYECEĞİZ”
İktidara gelmeleri hâlinde ilk adımlarının kamudaki israfı önlemek ve imtiyazlı holdinglere haksız kaynak aktarımını kesmek olacağını belirten Erbakan, şöyle konuştu:
“Bu ülkenin, bu milletin bir tek kuruşunu haksız yere babamızın oğlu olsa bile yedirmeyeceğiz Allah’ın izniyle.”
İsrafın ve haksız kaynak aktarımının önlenmesiyle denk bütçe oluşturacaklarını, böylece faiz yükünden kurtulacaklarını söyleyen Erbakan, elde edilecek kaynakları doğrudan vatandaşlara aktaracaklarını ifade etti.
Erbakan, “İşçiye, memura, emekliye, Yeniden Refah iktidara gelir gelmez yüzde 100 maaş zammıyla işe başlayacak inşallah.” dedi.
Yargıda iktidar ve muhalefete farklı uygulamalar yapıldığını savunan Erbakan, muhalefet belediye başkanlarına yönelik süreçler üzerinden mevcut sistemi eleştirdi.
Erbakan, “İktidar partisinin belediye başkanıysan işin rahat. Muhalefet partisinin belediye başkanıysan, eğer AK Parti’ye geçmeyi de kabul etmiyorsan sabah operasyonuyla gözaltına alınıyorsun. Soluğu hapishanede alıyorsun. Böyle hukuk olmaz.” dedi.
İktidara gelmeleri hâlinde yargıda adaleti tesis edeceklerini belirten Erbakan, “Kuvveti değil hakkı üstün tutan bir yargı sistemini inşa edeceğiz inşallah.” ifadelerini kullandı.
“EHLİYETİ, LİYAKATİ VE ADALETİ DEVLET YÖNETİMİNDE HÂKİM KILACAĞIZ”
Kamuya alımlarda ve görevde yükselmede siyasi yakınlığın belirleyici olduğunu öne süren Erbakan, yazılı sınavlarda yüksek puan alan adayların mülakatlarda elenmesini eleştirdi.
Torpil ve adam kayırmanın inançlarıyla bağdaşmadığını vurgulayan Erbakan, “Bugün iktidara yakın bir dayın yoksa istediğin kadar diploman olsun, istediğin kadar sertifikan olsun, istediğin kadar yeterliliğin olsun bir yerde işe giremiyorsun. Yazılı sınavda 98 alıyor, Türkiye birincisi oluyor. Bakanlığın sınavında ama mülakatta eleniyor. Neden? AK Partili değilsen, iktidarın adamı değilsen hiçbir yerde yükselebilmen veya bir yerde işe girebilmen mümkün değil. Bizim inancımız çifte standardı, torpili, adam kayırmayı yasaklıyor. Bizim inancımız “Emaneti ehline vereceksiniz.” diyor. Ehliyeti, liyakati ve adaleti devlet yönetiminde hâkim kılacağız.” dedi.
“İMAM HATİP MEZUNLARI BİLE ATEİST OLUYOR, MANEVİ VATANIMIZ İŞGAL EDİLİYOR”
Maddi kalkınmanın tek başına yeterli olmayacağını vurgulayarak toplumsal ve ahlaki yozlaşmaya dikkat çeken Erbakan şunları ifade etti:
“Uyuşturucu almış başını gitmiş. Deizm ve ateizm yaygınlaşıyor, sanal kumar artıyor. Boşanmalar artıyor, iki evlilikten biri boşanmayla sonuçlanıyor. Televizyonlarda sabaha kadar ahlaka aykırı yayınlar yapılıyor. İmam hatipliler arasında namaz kılma oranı yüzde otuzlara, kırklara düşmüş; imam hatip mezunları bile deist, agnostik, ateist oluyor. Manevi vatanımız işgal ediliyor. Bu yüzden müfredatı ıslah edecek; dünyacı değil, ahiret öncelikli, dört helalin beş haramdan daha büyük olduğunu bilen nesiller yetiştireceğiz. Ayrıca medyadaki yayınları düzenleyecek, sosyal medyayı kontrol edecek, aile yapımıza ve kültürümüze aykırı yayınları ortadan kaldırarak yeni nesillerimize sahip çıkacağız.”
“D-60 PROJESİ HAYATA GEÇİRİLMİŞ OLSAYDI BUGÜN GAZZE BU HÂLDE OLMAZDI”
Dış politikada merhum Prof. Necmettin Erbakan’ın D-8 vizyonunun önemine dikkat çeken Erbakan, Türkiye’de huzurlu olmanın tek başına yeterli olmadığını belirtti:
“Akşam televizyonda Gazze’yi, Keşmir’i, Doğu Türkistan’ı gördüğümüz zaman tadımız kaçıyor. Kendi evladımızın başını okşarken utanıyoruz. Gazze’de insanlar bir ekmekle su bulamazken biz Ramazan’da iftar etmeye utanıyoruz. Erbakan Hocamız D-8’i kurmuş ve D-60 hedefini göstermişti. 57 Müslüman ülkenin Türkiye’nin öncülüğünde bir araya toplanması ve stratejik varlıkları yaptırım gücü olarak kullanması gerekiyor. Eğer bu proje bugün hayata geçirilmiş olsaydı, Gazze ve Filistin bu hâlde olmazdı. Dünyadaki petrolün üçte ikisi, doğal gazın yarıdan fazlası, su kaynaklarının yarısı ve uranyumun yüzde kırkı Müslüman ülkelerde. Bu ülkeler ortak hareket edecek ve bu varlıkları Amerika ve İsrail’e karşı yaptırım gücü olarak kullanacaklar. Biz adil, yeni bir dünyayı da hayata geçireceğiz.”

