Evlilik… İki insanın yalnızca aynı evi değil, aynı güven duygusunu paylaşmasıdır.
Peki o güveni ne yıkar? Sanal kumar mı, yoksa söylenen yalanlar mı?
Aslında cevap sandığımız kadar karmaşık değil: Evliliği bozan şey tek başına kumar değil, tek başına yalan da değil; güvenin zedelenmesidir.
Sanal Kumar: Sessiz Bir Çöküş
Sanal kumar, son yıllarda en hızlı yayılan bağımlılıklardan biri. Telefonun içinde, kimsenin görmediği bir dünyada başlıyor.
“Bir deneyeyim.”
“Bu son.”
“Zaten kazanacağım.”
Ama mesele para kaybı değil sadece.
- Ailenin bütçesi sarsılır.
- Borçlar gizlenir.
- Gece uykuları kaçırılır.
- Evde duygusal mesafe büyür.
Kumar bağımlılığı olan kişi çoğu zaman gerçeği saklamaya başlar. İşte tam burada kumar, yalanla birleşir.
Yalan: Evliliğin Asıl Zehri
Bir evlilikte en kırılgan yapı taştır değil, güvendir.
Yalan ise o yapının temelini oyar.
Küçük başlayan gizlemeler zamanla büyür:
“Bir şey yok.”
“Abartıyorsun.”
“Borç değil, yatırım.”
Yalan, sadece gerçeği saklamak değildir; karşı tarafın aklıyla oynamaktır. Güven sarsıldığında sevgi ayakta kalmakta zorlanır.
Asıl Soru: Hangisi Daha Yıkıcı?
Sanal kumar maddi yıkım getirir.
Yalan ise manevi yıkım.
Ama çoğu zaman biri diğerini doğurur. Kumar oynayan kişi yalan söyler. Yalan söyleyen kişi uzaklaşır. Uzaklaşma ise duygusal kopuşu getirir.
Bir evlilikte en büyük tehdit bağımlılıktan çok inkârdır.
Sorun kabul edilmediği sürece çözüm mümkün değildir.
Çözüm Var mı?
Evet, var.
Ama üç şartla:
- Gerçeğin kabulü
- Şeffaflık
- Profesyonel destek
Bağımlılık bir hastalıktır; ama yalan bir tercihtir.
İyileşme mümkündür, fakat güven yeniden inşa edilmeden evlilik ayakta kalamaz.
Sonuç
Sanal kumar mı evliliği bozar, yalanlar mı?
Cevap şu:
Güvenin kaybı bozar.
Çünkü sevgi zamanla azalabilir, para kazanılabilir, hatalar telafi edilebilir.
Ama güven bir kez yıkıldığında, yeniden kurmak en zor olandır.**
Evlilikte en büyük yatırım paraya değil, dürüstlüğe yapılır.











YORUMLAR