Haber: Nilgün Hande ÖZTÜRK
(ERİVAN) – Ermenistan’da yarın yapılacak parlamento seçimleri öncesinde, anketlerin favorisi olarak görülen Başbakan Nikol Paşinyan Başkent Erivan’daki son mitinginde kritik mesajlar verdi. 17 siyasi parti ve iki ittifakın yarıştığı seçimler, Ermenistan’ın hem Rusya’ya bağımlılığını azaltma ve Batı ile yakınlaşma adımları, hem de Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme süreci çerçevesinde önemli bir aşama olarak görülüyor.
Erivan’da seçim arifesindeki siyasi atmosferi ve tartışmaları, ANKA Haber Ajansı muhabiri yerinde izliyor. Hrant Dink Vakfı’nın Gazeteci Diyalog Programı kapsamında düzenlenen geziyle Erivan’a giden ANKA muhabirinin görüştüğü iktidar temsilcileri, Türkiye ile normalleşme sürecinde ilerleme beklentisini dile getirdi.
Muhalefetin kampanyasının merkezinde ise Azerbaycan’ın Karabağ’daki egemenliğini tamamen sağlamasının ardından bölgeden Ermenistan’a dönen Karabağ Ermenleri var. Yaklaşık 120 bin kişi olduğu değerlendirilen bu grup mevcut siyasi aktörlere mesafeli yaklaşıyor. Seçimin öne çıkan tartışması ise dezenformasyon faaliyetleri.
PAŞİNYAN’DAN ANAYASA MESAJI
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, kampanyasının son mitingini Erivan’ın merkezindeki Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirdi. Ermenistan ölçeğinde oldukça büyük olarak değerlendirilen ve binlerce kişinin katıldığı mitingde yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekti. Çok sayıda polis ve güvenlik görevlisinin yanısıra, bazı yollar da araç ve yaya trafiğine kapatıldı.
Miting öncesinde halka turuncu renkli bir Ermenistan haritası dağıtıldı. Bu harita, Paşinyan’ın toprak hırsları ve Moskova’ya bağımlılıkla tanımlanan bir ülke yerine, Türkiye ve Azerbaycan’la barış içinde olan ve Avrupa’ya entegre “Gerçek Ermenistan” doktrinin bir sembolü olarak kullanılıyor. Kendi kurduğu “Varchaband” müzik grubunun performansı ve dron gösterileriyle görsel bir şova dönüştürülen mitingde Paşinyan’ın 4 konudaki vurguları öne çıktı. Paşinyan’ın mitingdeki en büyük ve en somut vaadi yeni bir anayasa oldu. Mevcut anayasanın halk tarafından benimsenmediğini belirten Başbakan, bu konuya özellikle önem vereceğini vurguladı. Yeni anayasa, özellikle Azerbaycan ile yürütülen barış sürecinin başarısı için büyük önem taşıyor.
Mevcut anayasanın ülkedeki eski klikleri koruduğunu iddia eden Paşinyan, ülkede hala bir “sivil ve yargı mafyası” bulunduğunu ileri sürdü ve bağımsız yargının tesisi için bu yapıların tasfiye edilmesi gerektiğini söyledi. Ermenistan içinde dış güçlerle ilişkili kesimlerin olduğunu söyleyen Başbakan, “Ermeni halkını satın alabileceklerine inanan ve bu halka iftira atan casusluk şebekelerine diz çöktürülmesi” gerektiğine yönelik sert açıklamalar yaptı.
İKTİDAR PARTİSİ’NDEN TÜRKİYE İLE NORMALLEŞME MESAJI
İktidardaki Sivil Sözleşme Partisi milletvekilleri Sargis Khandanyan ve Maria Karapetyan, seçim sürecinde Türkiye-Ermenistan ilişkilerine ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
Karapetyan, “Ermenistan’daki tarih eğitiminin önemli ölçüde Türkiye merkezli bir perspektifle verildiğini” belirterek, “çocukluk dönemlerinde Türkiye’nin Ermeni toplumunda yoğun şekilde konuşulduğunu” söyledi. “İstanbul’u ilk kez ziyaret ettiğinde bu durumun kendisini şaşırttığını” ifade eden Karapetyan, “Ermenistan’da Türkiye’nin gündemde önemli yer tuttuğunu ancak Türkiye’de Ermenistan’ın aynı ölçüde konuşulmadığını” dile getirdi. Milletvekili Khandanyan ise “Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin yeni bir aşamaya geçtiğini” belirterek, “iki ülke arasında yürütülen görüşmeleri olumlu değerlendirdiklerini” söyledi.
“Türkiye ile siyasi düzeyde yapıcı bir diyalog yürütüldüğünü” kaydeden Khandanyan, “tarafların birçok konuda birbirine yakın pozisyonlara sahip olduğunu” ifade etti. “Diplomatik ilişkilerin kurulması ve sınırların açılmasının yakın gelecekte mümkün olabileceğini” belirten Khandanyan, “Ermenistan tarafının ilişkilerin geliştirilmesi konusunda herhangi bir engel görmediğini” savundu.
“Sürecin tamamen durmadığını” vurgulayan Khandanyan, Ahılkelek-Kars demiryolunun Ermeni mallarına açılması, Türk Hava Yolları’nın Erivan seferleri, Ani Köprüsü’nün restorasyonu ile Kars-Gümrü demiryolu hattına ilişkin teknik çalışmaların devam etmesini olumlu gelişmeler olarak değerlendirdi.
Khandanyan, normalleşme sürecinde öncelikle iki ülkenin özel temsilcileri arasında daha önce varılan mutabakatların uygulanması gerektiğini belirterek, üçüncü ülke vatandaşları ve diplomatik pasaport sahiplerine sınırın açılmasının kısa vadede atılabilecek önemli adımlardan biri olduğunu söyledi. Diplomatik ilişkilerin resmen kurulması, gerekli hukuki ve siyasi belgelerin imzalanması ve nihai aşamada sınırın tüm vatandaşlara açılmasının sürecin temel hedefleri arasında bulunduğunu ifade eden Khandanyan, bunun için uygun zamanın geldiğini düşündüklerini dile getirdi.
KARABAĞ’DAN GELENLER, SİYASİ TEMSİL EKSİKLİĞİNDEN ŞİKAYETÇİ
Bu seçimlerin ve Ermenistan iç siyasetinin tam merkezinde ise Azerbaycan’ın Karabağ’daki egemenliğini tamamen sağlamasının ardından bölgeden Ermenistan’a göç eden Ermeniler bulunuyor. Bu Ermeniler, muhalefetin kampanyasının odağında yer alıyor. Ancak büyük bir kısmı henüz vatandaşlık alamadığından, oy veremeyecek. Karabağ’dan Erivan’a yerleşen ve soyadını vermek istemeyen Sarine isimli bir Ermeni, seçimlerde ne iktidar partisini ne de ana muhalefeti desteklediğini söyledi. “Parlamentoda yeni ve genç isimlerin yer alması gerektiğini” belirten Sarine, “mevcut siyasi aktörlere alternatif oluşturabilecek yeni yüzlerin siyasette daha fazla temsil edilmesini istediğini” ifade etti.
“İkinci Karabağ Savaşı sırasında eşi ve kızıyla birlikte Erivan’a geldiğini” anlatan Sabine, “Paşinyan’ı desteklememesinin nedenlerinden birinin Karabağ’a ilişkin politikaları olduğunu” savundu. “Paşinyan’ı popülist bir lider” olarak nitelendiren Sabine, “Karabağ’dan gelen birçok kişinin Rusya yanlısı siyasi görüşlere sahip olduğunu” ileri sürdü. “Karabağlıların siyasette yeterince temsil edilmediğini” öne süren Sabine, “bu kesimden bir kişinin yeni bir siyasi figür olarak parlamentoya girmesinin oldukça zor olduğunu” kaydetti.
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDAN DEZENFORMASYON UYARISI
Ermenistan’da kamuoyunun bilinçlendirilmesi, dezenformasyonla mücadele, anayasal reformlar ve seçim süreçlerinin izlenmesi alanlarında faaliyet gösteren Bilinçli Vatandaşlar Birliği (UIC) temsilcileri de seçim atmosferine ilişkin ANKA’ya değerlendirmelerde bulundu. UIC temsilcileri, son dönemde ülkelerinde özellikle seçim süreçleriyle bağlantılı yanlış bilgi içeriklerinde artış yaşandığını belirterek, bazı yabancı gazeteciler ve medya kuruluşları aracılığıyla Ermenistan’a yönelik dezenformasyon faaliyetleri yürütüldüğünü iddia etti. Bu çerçevede öne çıkan iddialar ağırlıklı olarak Türkiye’ye yönelik.
“Ermenistan hükümetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Erivan’da cami inşa etme sözü verdiği, Ermeni devlet televizyonunun bir Türk medya grubuna satılacağı ve Ermeni sermayesinin Türk sermayesine dönüşeceği” gibi iddialar seçim döneminde öne çıkan konulardan bazıları. UIC temsilcileri, gerçeği yansıtmadığını belirttikleri bu iddiaların, klasik dezenformasyon faaliyeti çerçevesinde dolaşıma sokulduğuna dikkat çekiyor. UIC uzmanlarına göre bu tür içerikler önce farklı dillerde yayımlanıyor, daha sonra İngilizce’ye çevrilerek sosyal medya ağları üzerinden geniş kitlelere ulaştırılıyor. Özellikle Rusya bağlantılı olduğu öne sürülen hesapların X platformunda bu içeriklerin yayılmasında rol oynadığı iddia edildi.
TOPLUMUN MEDYAYA GÜVENİ DÜŞÜK
UIC temsilcileri, medya kuruluşlarının önemli bölümünün muhalefete yakın yayın çizgisine sahip olduğunu ve bunların büyük kısmının Rusya yanlısı olarak görüldüğünü ileri sürdü. İktidara yakın medya kuruluşlarının toplam medya alanının yaklaşık yüzde 20 ila 30’unu oluşturduğunu belirten temsilciler, kamu televizyonunun iktidara daha fazla yer verdiğini kabul etmekle birlikte muhalefetin görünürlük sorunu yaşamadığını savundu. Toplumun medyaya duyduğu güvenin oldukça düşük seviyede bulunduğunu belirten temsilciler, güven oranının yaklaşık yüzde 7 seviyesinde olduğunu ve halkın önemli bölümünün medya kuruluşlarını belirli siyasi aktörler veya iş çevreleriyle bağlantılı gördüğünü ifade etti.
UIC temsilcileri, muhalefetin son dönemde düzenlediği mitingler için yaklaşık 760 milyon Ermeni Dramı harcadığını ve bazı kişilere mitinglere katılmaları karşılığında ödeme yapıldığı iddialarıyla ilgili resmi soruşturma bulunduğunu söyledi. Muhalefetin “finansmanının büyük ölçüde Rusya bağlantılı kaynaklar ve yerel oligarklardan sağlandığını” öne süren temsilciler, “bazı muhalefet partilerinin Rusya tarafından desteklendiğini” iddia etti.
“KAMUOYUNDA MACRON ÖNDE, PUTİN’E BAKIŞ OLUMSUZ”
UIC temsilcilerine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ermenistan’da en olumsuz algıya sahip yabancı liderlerden biri olarak öne çıkarken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron en popüler yabancı lider konumunda bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik algının ise ne belirgin şekilde olumlu ne de olumsuz olduğu ifade edildi. Temsilciler ayrıca Paşinyan’ın Gürcistan başta olmak üzere bazı eski Sovyet ülkelerinde oldukça popüler olduğunu, ancak Ermenistan içinde daha tartışmalı bir siyasi figür olarak değerlendirildiğini söyledi.
TÜRKİYE-ERMENİSTAN SINIRININ AÇILMASI BEKLENTİSİ SÜRÜYOR
UIC temsilcileri, Ermenistan toplumunun büyük çoğunluğunun Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasını desteklediğini belirterek, bunun ekonomik ve siyasi açıdan önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. Ancak Ankara’nın bu konuda büyük ölçüde Azerbaycan’ın yaklaşımını dikkate aldığı görüşünü dile getiren temsilciler, sınırın açılmasının bölgesel ticaret ve insan hareketliliğini artıracağını, bunun da Güney Kafkasya’daki siyasi ve ekonomik dengelerde önemli değişimlere yol açabileceğini kaydettiler.

