(ANKARA) – Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, “Erdal İnönü Bilime Adanmış Bir Ömür Sempozyumu”nda yaptığı konuşmada, “Bilginin değersizleştirilmeye çalışıldığı, kolaycılığın, liyakatin ve emeğin yerine vasatın öne çıkarıldığı bu çağda Erdal İnönü yaşattığı ve savunduğu değerlerle, karakteriyle hepimize hala başka bir yaşamın, başka bir mücadelenin de mümkün olduğunu gösteriyor” dedi.
İnönü Vakfı, Sevinç-Erdal İnönü Vakfı ve Çankaya Belediyesi tarafından düzenlenen “Erdal İnönü Bilime Adanmış Bir Ömür Sempozyumu” Atatürk Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. İnönü’nün 100’üncü yaşı dolayısıyla düzenlenen etkinliğe, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Erdal İnönü eşi Sevinç İnönü, İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker, Prof. Dr. Remzi Demir’in ile İnönü ailesi yakınları ve yurttaşlar katıldı.
Sempozyumda konuşan Çankaya Belediye Başkanı Güner, Erdal İnönü’nün birleştirici kişiliğine, akademik ve siyasal dünyadan edindiği geniş dost çevresine dikkati çekerek, bu etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyduklarını belirtti. Güner, “Erdal İnönü’nün bize bıraktığı miras nedir diye bakarsak, nasıl anlıyoruz, nasıl tanıyoruz diye bakarsak bilimin sessiz disipliniyle kamusal yaşamın zorlu sorumluluğunu nadir görülen bir zarafet ile birleştiren gerçek bir düşün insanı olarak tanımlayabiliriz. Nezaketin, saygının, alçakgönüllülüğün maalesef zayıflık olarak algılandığı bu coğrafyada bu değerleri ısrarla savunan ve bir şekilde herkese benimseten, toplumun da hemen her kesiminin takdirini kazanan, her anlamda hem akademik yaşamıyla ve hem de siyasal yaşamında da bunu başaran nadir bir insandı” diye konuştu.
“SORUMLULUK ALMAKTAN KAÇMADI”
Türkiye’nin çalkantılı dönemlerinin ardından, demokrasiye yapılan bir müdahalenin ve bir darbenin sonrasında Erdal İnönü’nün sorumluluk almaktan kaçmadığını vurgulayan Güner, “Ülkenin kurucusu bir babanın evladı olmasına rağmen yeri gelince Milli Güvenlik Kurulu’ndan veto yediği ama buna rağmen yine de bu sorumluluğu sürdürerek nihayetinde siyasal yaşama tekrar hem kendi kişisel özellikleriyle hem de demokrasi mücadelesiyle bir normalleşmeyi de sağlama anlamında katkıda bulunan, siyasal dünyasında başarılı bir yerel seçim ve partisini iktidar ortağı yapan bir sürecin ardından yine bugün çok benzerlerini gördüğümüz şekilde çeşitli parti içinde de mücadelelerle de sürekli uğraşan ama sonunda hiçbir zaman biraz önce söylediğimiz nezaketini, zarafetini ve saygınlığını yitirmeden de tüm bu mücadelesini, tüm bu başarısını sürdüren bir hem devlet insanı hem siyaset insanı hem bilim insanıydı” ifadelerini kullandı.
Erdal İnönü’nün aynı zamanda Çankaya’nın önemli bir değeri olduğunu dile getiren Güner, yurdun ve dünyanın çok farklı kentlerinde, bölgelerinde yaşayıp çalışmış olmasına rağmen İnönü’nün Çankaya’da doğduğunu, hem akademik hem de siyasal yaşamında Çankaya’da önemli görevler üstlendiğini anımsattı.
“SİYASET DÜNYASINDAN DOSTLARIYLA BİRLİKTE ANILARINI YAD EDECEĞİZ”
Güner, Erdal İnönü’nün savunduğu değerlerin yol gösterici olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bilginin değersizleştirilmeye çalışıldığı, kolaycılığın, liyakatin ve emeğin yerine vasatın öne çıkarıldığı bu çağda Erdal İnönü yaşattığı ve savunduğu değerlerle, kişiliğiyle, karakteriyle hepimize hala başka bir yaşamın, başka bir mücadelenin de mümkün olduğunu gösteriyor. Ben anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Bugün burada ifade ettiğimiz gibi onu bilim insanlarından, dostlarından, akademik dünyadan, insanlardan dinleyeceğiz. Siyaset dünyasından dostlarıyla birlikte onun anılarını yad edeceğiz.”
SEVİNÇ İNÖNÜ, ERDAL İNÖNÜ İLE TANIŞMA HİKAYESİNİ PAYLAŞTI
Erdal İnönü’nün eşi Sevinç İnönü de yaptığı konuşmada, merhum eşi ile nasıl tanıştıklarını ve evlilik süreçlerinin ilk adımlarını anlattı. İnönü, ailelerin ilk karşılaşmasından Heybeliada günlerine ve Amerika seyahati öncesindeki evlilik teklifine kadar uzanan anılarını paylaştı.
İnönü, ailelerinin ilk karşılaşma anını anlatırken, bir gün kardeşleri ve yeğenleriyle birlikte çıktıkları tur dönüşünde babaevinin kapısının önünde bir fayton gördüklerini belirtti. Eve misafir geldiğini anladıklarını ifade eden Sevinç İnönü, “Sonra yaklaşınca bir de baktık merdivenlerden rahmetli İsmet Paşa ve hanımefendi olmak üzere ön planda, ondan sonra Özden Toker ve de diğer aile fertleri inmeye başladılar. Biz de bekledik, onları selamladık. Ondan sonra böylece ilk tanışmamız, karşılaşmamız böyle oldu” diye konuştu.
“İYİ Kİ KİMSE SANA RİYAKARLIK ÖĞRETEMEDİ”
İnönü Vakfı Başkanı ve Erdal İnönü’nün kız kardeşi Özden Toker, abisiyle ilgili anılarını ve onun bilimsel düşünceye bakışını paylaştı. Toker, Erdal İnönü’nün merak konusu üzerinde çok durduğunu ifade ederek, abisinin bu kavrama dair eski bir sözlükte karşılaştığı ve kendisini şaşırtan bir tanımı paylaştı. Toker, “Erdal ağabeye merak konusu üzerinde çok dururdu. Eski bir sözlüğe bakmış ve merakın üstüne vazife olmayan işlere karışmak olarak tanımlandığını görmüş ve çok şaşırmış” dedi.
Toplumda merak ve şüphecilik duygularının desteklenmediğini söyleyen Toker, “Toplumumuzda merak, şüphecilik teşvik edilecek yerde tam aksine sınırlandırılıyor, yok ediliyor. İşte ağabeyim, ülkemizde bilimde 300 sene geri kalmış olmamızı bu merak eksikliğine bağlardı” dedi.
Abisinin vefatının üzerinden geçen süreye değinen ve ona olan özlemini dile getiren Toker, “O görünmez olalı 19 yıl oldu. Evet ağabeyciğim, iyi ki sana kimse riyakarlık öğretemedi. İyi ki hep olduğun gibi kaldın. Kendinle barışık, etrafında hoşgörülü yaşadın” ifadelerini kullandı.

