(ANKARA) – Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından teftiş usullerinde yapılan değişiklikleri TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Bakan Vedat Işıkhan’a, “İş yerlerine yapılacak denetimlerin 15 gün önceden işverene haber verilmesinin gerekçesi nedir? ‘Haberli baskın’ anlamına gelen bu uygulama ile iş cinayetlerinin önlenmesi mi, yoksa patronların cezadan kurtarılması mı amaçlanmaktadır?” diye sordu.
Karaca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, 18 Mart 2026 tarihli, “maden, inşaat ve fabrikalar gibi yüksek riskli iş yerlerine yapılacak teftişlerin en az 15 gün önceden işverene bildirilmesi” talimatı yer alan genelgeye dikkati çekti.
Önergede, gazeteci Barış Pehlivan’ın Bakanlığın Basın Müşaviri Ramazan Furkan Türkan ile görüşerek yaptığı habere atıf yapan Karaca, 9 Nisan’da bu yazının durdurulmasına ve uygulamanın ertelenmesine ilişkin yeni bir genelge yazıldığını aktardı.
Aynı haberde 13 Mart 2026 tarihli başka bir yazıda da teftiş uygulama esaslarının değiştirildiğini belirten Karaca, “Eksiklik tespit edilen teftişlerde patronlara bir kereliğine verilen sürenin sayısı artırılmıştır. Ayrıca, teftişi yapan müfettişin süreyi vermeyi uygun görmediği durumda ise bakanlık yöneticilerine müfettişin görüşünü onaylamama hakkı verilmiştir” ifadelerini kullandı.
Bir sosyal medya kullanıcısının yeni Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı Erol Güner’in imzasıyla yayınlanan başka bir genelgeye dair paylaşımlarında yer alan ifadelere de değinen Karaca, teftişlerde eksik giderme amacıyla verilen sürenin sayısının artırıldığını ve daha önce müfettişlerin geriye dönük bir yıllık belge inceleme süresinin 1 ayla sınırlandığını aktardı.
“Bakanlığın teftiş uygulama esaslarını patronlar lehine değiştirmesi, yeni facialara davetiye çıkarmaktadır”
Karaca, sermayenin kar hırsı ve iktidarın denetimsizlik politikaları nedeniyle yaşanan iş cinayetleri ve meslek hastalıklarıyla ülkenin bir “işçi mezarlığına” dönüştüğünü ifade ederek, “AKP döneminde 36 binin üzerinde işçi cinayet ve katliamlarda hayatlarını kaybetmiş, bu ölümlerin altından çoğu zaman denetimsizlik çıkmıştır. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin maliyet unsuru olarak görüldüğü bu düzende, bakanlığın teftiş uygulama esaslarını patronlar lehine değiştirmesi, yeni facialara davetiye çıkarmaktadır” ifadelerini kullandı.
Karaca, Bakan Işıkhan’a şu soruları yöneltti:
“İş yerlerine yapılacak denetimlerin 15 gün önceden işverene haber verilmesinin gerekçesi nedir? ‘Haberli baskın’ anlamına gelen bu uygulama ile iş cinayetlerinin önlenmesi mi, yoksa patronların cezadan kurtarılması mı amaçlanmaktadır? 18 Mart tarihli genelgenin ardından, ‘teknik aksaklıklar’ gerekçesiyle uygulamanın ertelendiği belirtilmiştir. Bu genelge tamamen iptal mi edilmiştir, yoksa altyapı çalışmaları tamamlanınca tekrar yürürlüğe mi konulacaktır? Müfettişlerin tespit ettiği eksikliklerin giderilmesi için tanınan sürelerin, müfettiş onayı olmaksızın bakanlık bürokratları tarafından defalarca uzatılabildiği iddiaları doğru mudur? Bu uygulama sahadaki müfettişin denetim yetkisinin elinden alınması anlamını taşımamakta mıdır? İş güvenliği müfettişlerinin bağımsızlığını ortadan kaldıran ve teftiş süreçlerini tamamen bakanlık bürokrasisinin inisiyatifine bırakan düzenlemelerle hangi ‘patron lobileri’nin talepleri karşılanmıştır? Son 10 yılda yapılan teftişlerde önceden haber verilerek gidilen iş yerlerinde tespit edilen usulsüzlük oranı ile habersiz gidilen iş yerlerindeki oran nedir? Müfettişlerin belge inceleme süresinin 1 ayla sınırlandırılmasının amacı patronları geçmiş usulsüzlüklerden kurtarmak mıdır? Yeni Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı Erol Güner eliyle yapılan bu patron dostu denetim sistemi bakanlığınızın emriyle mi şekillendirilmiştir? Bakanlığınızın teftişler için ayırdığı bütçe nedir? Seçim dönemlerinde yapılan denetimlerin olağan dönemlere göre artış oranı ve sayıları nedir? Sendikal örgütlenmenin olduğu iş yerlerinde teftiş süreçlerine işçi temsilcilerinin ve sendikaların dahil edilmemesinin sebebi nedir? İşçiden gizlenen bir denetimin şeffaf ve güvenilir olduğunu iddia edebilir misiniz?”

