(ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlılar ve Amerikalıların olası bir anlaşmaya varmaları durumunda Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesine ilişkin, “Şu anda ana odak noktası biraz daha mayınların temizlenmesi. Mayınların temizlenmesi temel, insani, bütün herkesin hizmetine olan, savaşlarda bir taraf tutmayla alakalı bir konu olmayacağı için, bir anlaşma sonrası bu türden bir şeye biz sıcak bakabiliriz” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Londra’da Birleşik Krallık ziyaretinin ardından gazetecilere değerlendirmelerde bulundu. Ziyaretinin verimli geçtiğini dile getiren Fidan, iki ülke arasındaki stratejik diyalog alanlarında iş birliğinin giderek arttığını kaydetti. Türkiye-Birleşik Krallık Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi’ni imzaladıklarını söyleyen Fidan, şöyle konuştu:
“Bu, iki ülke arasındaki ilişkilerin geldiği nokta itibarıyla gerçekten önemli bir aşama. İngiltere ve Türkiye, ikisi de NATO üyesi ama Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan, nüfusları, ekonomik güçleri, kapasiteleri, sanayileriyle gerçekten birbirlerini tamamlamada çok fazla rol oynayacak iki büyük ülke. Bu iki büyük ülke hem ekonomide hem teknolojide hem ticarette hem savunma sanayinde hem Avrupa güvenliğinde, hem NATO’daki ilişkilerde, bu stratejik diyalog inanılmaz yapıcı bir rol oynuyor. Bir de son dönemlerde ortaya çıkan yeni stratejik yönelimde, orta güçlerin giderek daha söz sahibi olmaya başladığı bir politik çerçeveye çıkıyor. Bu noktada da aslında Türkiye ve İngiltere’nin konuşacağı çok şeyler var.
Diğer taraftan Dışişleri Bakanı’yla ve ekibiyle yapılan yoğun görüşme Sonra Avam Kamarası’ndan milletvekilleri ile bir araya geldik. Lordlar Kamarası’ndan görüşmek isteyenler oldu, onlarla bir araya geldik, bir grup Lordlar Kamarası üyesi ile. Özellikle iki ülke arasındaki siyasi ilişkiler İran savaşı başta olmak üzere yürüyen müzakereler, Rusya Ukrayna, Avrupa güvenliği ve iki ülke arasındaki stratejik alanlardaki iş birliği konularını onlarla da görüştük uzun uzun. Daha sonra basın mensuplarıyla da bir araya geldik. Financial Times editorial board’uyla uzun bir görüşmemiz oldu.”
“Taraflarla hemen hemen her gün görüşüyoruz”
İran ile ABD arasındaki savaşta son durumun ne olduğu, kalıcı barışın mümkün olup olmadığı ve taraflarla ne sıklıkla görüştüğü sorulan Fidan, “Taraflarla hemen hemen her gün görüşüyoruz. Şu anda geldiğimiz noktada, biliyorsunuz en başta söylemiştik, iki haftalık ateşkesi gerçekten memnuniyetle karşılamıştık ama bir nihai anlaşmaya gitmek için yeterli olmayacağını o zaman da ifade etmiştik. Nihai anlaşma için gerçekten daha fazla süreye ihtiyaç vardı” dedi.
Ateşkesin uzatıldığını hatırlatan Fidan, “Yarın tekrar başlayacak olan görüşmelerle ben, özellikle nükleer dosyalarda tıkanmış olan bir iki konu var, bunun aşılabileceğine düşünüyorum. Bu konuda da taraflara elimizden geldiğince olumlu katkıyı, telkini vermeye çalışıyoruz. Bu olursa tabii ki Hürmüz Boğazı ile ilgili sıkıntının da ortadan kalkması mümkün olacak” ifadelerini kullandı.
“Bizim hassasiyetlerimiz var”
Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı ile ilgili toplantılara katıldığı anımsatılarak, Türkiye’nin kendisini arabulucu olarak görüp görmediği sorusunu şöyle yanıtladı:
“Hürmüz Boğazı ile ilgili, bizim gördüğümüz iki tane hareket tarzı var. Birincisi, anlaşma yoluyla eski statükoya dönülmesi, Boğaz’ın açılması ve serbest ticaretinin tekrar başlaması, kimseye bir geçiş ücreti falan olmadan. Bu, şu anda yürüyen müzakerelerle halledilmesi gereken bir yol. Bir ikinci grup da bu müzakereler olmazsa, savaş devam ederse veya daha başka türden sıkıntılar ortaya çıkarsa Hürmüz Boğazı’ndaki problemli alanları nasıl çözeceğiz?
Hürmüz Boğazı’ndaki problemli alanı tanımlama değişik bir konsept. Bizim dış politikamıza oturan tarafı var, oturmayan tarafı var. Bu konuda cumhurbaşkanımız net. Ha şudur: şimdi İran’la Amerikalılar kendi aralarında bir anlaşmaya vardılar, barış oldu, olacak koalisyon gidip orada teknik iş yapacak, mayınları temizleyecek. Bunda bir sıkıntı yok. Bu konuda Milli Savunma Bakanlığımızı Cumhurbaşkanımız da talimatlandırmış durumda. Ama olacak bir koalisyon, yürütülen Allah korusun tekrar başlaması mümkün bir savaşta, tekrar bir tarafmış gibi bir ortaya çıkma söz konusu olursa burada tabii bizim hassasiyetlerimiz var. Orada başka bir pozisyondayız. Şimdi bunu bizim ortaklarımız da çok iyi anlıyorlar. Şu anda ana odak noktası biraz daha mayınların temizlenmesi. Mayınların temizlenmesi temel, insani, bütün herkesin hizmetine olan, savaşlarda bir taraf tutmayla alakalı bir konu olmayacağı için, bir anlaşma sonrası bu türden bir şeye biz sıcak bakabiliriz.”

