Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT
(İSTANBUL) – Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, Aile Dayanışma Ağı’nın buluşmasında, “Çok değerli Genel Başkanımız Özgür Özel ve çalışma arkadaşlarının önderliğinde kurulan YENİ Partimiz ülkemize, milletimize, hepimize hayırlı uğurlu olsun” dedi.
19 Mart operasyonunun mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı’nın 40’ıncı buluşması Büyükada’da yapıldı. Adanın simge yapısı Saat Meydanı’nda gerçekleşen buluşmaya çok sayıda yurttaş destek verdi. 1,5 yıla yakın süredir Silivri’de tutulan cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, hukukun üstünlüğünün, adaletin ve demokrasinin temel ilkelerinin her geçen gün daha fazla yara aldığını belirterek şunları söyledi:
“Geldiğimiz noktada Türkiye neredeyse her gün yeni bir operasyon haberiyle uyanıyor. ‘Bugün kime operasyon yapıldı?’ sorusuyla uyanıyor, ilk iş olarak haber kanallarını ve internet sitelerini açıyoruz. Milletin iradesiyle seçilen 28 CHP’li belediye başkanı tutuklandı. Son olarak İzmit Belediye Başkanımız Sayın Fatma Kaplan Hürriyet ve Silivri İlçe Başkanımız Sayın Doruk Bulut tutuklandı. Bunun yanı sıra toplumu farklı kesimlerine, sanatçılara, medyaya yönelik operasyonlar da aralıksız devam ediyor. Muhalefetin her türlüsü susturulmaya çalışılıyor. Türkiye’de insanların hiçbir somut delil olmadan özgürlüklerinden mahrum bırakılması normalleştirilmeye çalışılıyor. ‘Biraz yatarlar, suçsuzlarsa zaten bırakılırlar’ düşüncesi zihinlere yerleştirilmek, hukuksuzluk topluma kabul ettirilmek isteniyor. Tutuklama istisnai bir tedbir olmaktan çıkmış durumda. Sadece belli belirsiz bir şüphe ile insanların aylarca, yıllarca özgürlüğünden mahrum kalmasına neden olabiliyor. Tutukluk bir peşinen cezalandırma yöntemine dönüştürülüyor. Tutuklama gerektirmeyen iddialarla cezaevine gönderilen her bir insan üzerinden toplumun adaletsizlik karşısında hissizleşmesi hedefleniyor.”
“HAKSIZLIKLAR KARŞISINDA HİSSİZLEŞMEYECEĞİZ”
Masumiyet karinesinin yok sayıldığına, insanların peşinen suçlu ilan edildiğine dikkat çeken İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adaletsizliği, hukuksuzluğu, eşitsizliği, ikili yargı uygulamalarını kabullenmeyeceğiz. Haksızlıklar karşısında hissizleşmeyeceğiz. Susmayacağız, boyun eğmeyeceğiz. Hak, hukuk ve adalet mücadelemizi Türkiye’nin dört bir yanında sonuna kadar devam ettireceğiz. Bugün Adalar’dayız. Milyonların cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşları için buradayız. Milletin oylarıyla seçilmiş 28 belediye başkanının ve millet iradesinin yanında olduğumuzu göstermek için buradayız. Adalar Belediye Başkanımız Ali Ercan Akpolat ve çalışma arkadaşları yaklaşık bir ay önce tutuklandılar. Yaklaşık bir aydır zindandalar. Özgürlüklerinden hangi gerekçeyle mahrum bırakıldıklarını ortaya koyacak iddianameyi bekliyorlar. Tıpkı Şişli, Bayrampaşa ve Ataşehir belediye başkanları ile belediye çalışanları gibi onlar da neden içeride, neden ailelerinden ayrı olduklarını bilmiyorlar. Bir belirsizlik içerisinde dört duvar arasında bekliyorlar. Elbette sadece onlar yaşamıyorlar bu durumu. Artık günlük hayatın parçası hâline gelen ‘gözaltına alındı’, ‘tutuklandı’ haberlerinin arkasında tutuklananlar ve aileleri için büyük acılar yaşanıyor. Haksız ve hukuksuzca yürütülen bu operasyonlar insanların hayatından asla geri gelmeyecek anları çalıyor. Hayatın her anına yansıyan, her gün büyüyen özlemlere dönüşüyor. Siyasallaşmış yargının peşinen cezalandırdığı insanlar ve aileleri katlanması çok güç olaylar yaşıyor. Hiçbir dayanağı olmayan iddialarla, gerçek dışı sosyal medya saldırılarıyla karşı karşıya kalıyorlar.
“AİLE ÜYELERİ HEDEF GÖSTERİLİYOR”
Aile üyeleri hiçbir sebep bulunmaksızın hedef gösteriliyor. Çocuklar anne babalarından ayrı büyüyor, anne babalar çocuklarının en güzel günlerine şahit olamıyor. Toplumun direği olan aile bütünlüğü zarar görüyor. Haksız yere tutsak edilenler insan onuruyla bağdaşmayan cezaevi koşullarında, kuyu tipi koğuşlarda aylarca sevdiklerinin yanı sıra güneş ışığına hasret bırakılıyor. Haksız yere içeride olmalarına, istenen cezayı yatmış olmalarına rağmen özgürlüklerine kavuşabilmek için tutukluluk incelemelerini bekliyorlar. Tüm bu acılar yaşanırken mahkeme salonlarına bile bir gün bile gelmeyen, yaşanan hukuksuzlukları görmek istemeyenler sadece dedikodular üzerinden süreç hakkında yorum yapmaktan çekinmiyorlar. Biz şunu çok iyi biliyoruz. Adalet ne onların ne başkalarının iki dudağı arasındadır. Adalet toplumun vicdanındadır. Adalet kişiye göre değişmez. Adalet kişisel hırslardan, duygulardan, çıkarlardan bağımsızdır. Adalet kuşkularla değil; delillerle, gerçeklerle hareket eder. Hep birlikte verdiğimiz bu adalet mücadelesi hukukun herkese eşit uygulanması içindir. Elbette ki bu mesele yalnızca Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının meselesi değildir; hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve adil yargılanma hakkına inanan herkesin meselesidir. Bu bilinçle tüm siyasi partileri, hukukçuları, sivil toplum kuruluşlarını ve vicdan sahibi herkesi bu mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz.”
“CHP’DEN AYRILMAK VAZGEÇİŞ DEĞİL”
Bu hafta içinde bu büyük buluşma için tarihi bir adım atıldı. Halkın iradesini korumak, ülkede adaleti ve eşitliği yeniden tesis etmek için yola çıkıldı. Biz milletin iradesini korumak için çıktığımız bu yolu partilerin iradesini görmezden gelenlerle yürüyemedik, yürüyemezdik. Yıllar boyu inandığımız, uğruna mücadele ettiğimiz değerlerden vazgeçemezdik. Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz CHP’den ayrılma kararı bizim için bir vazgeçiş değil, inandığımız değerlerin yanında daha güçlü durma kararıdır. Çok değerli Genel Başkanımız Özgür Özel ve çalışma arkadaşlarının önderliğinde kurulan YENİ Partimiz ülkemize, milletimize, hepimize hayırlı, uğurlu olsun. Bu uzun ve zorlu yolda özgür, adil, aydınlık günlere hep birlikte yürüyeceğiz. Bugün aynı zamanda bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin uluslararası alanda tescilli olan Lozan Barış Antlaşması’nın 103’üncü yıl dönümü. 103 yıl önce bağımsızlığından, egemenliğinden ve geleceğinden vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden bu millet, bugün de aynı kararlılıkla iradesine, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmaya devam edecektir.”
YANARDAĞ’IN EŞİ KİTAP TANITTI
Daha sonra tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ’ın eşi Sevim Kahraman Yanardağ söz aldı. Ada’nın Kırık Terazisi kitabına değinen Yanardağ, “Her sayfada özlem, umut, sabır ve direniş var. Aynı zamanda bu kitabın hazırlanmasında Kırmızı Kedi Yayınevi’ne ve çalışanlarına gönülden çok teşekkür ederim. Dileğim, bu kitabı okuyanların bizlere daha çok empati kurması ve böylece birbirimizi daha iyi anlamaya çalışmamızdır. Kitabın yazar telif gelirlerinin ADA’ya bağışlanacağını da buradan ayrıca belirtmek isterim.” dedi.
“FIRAT DÜRÜSTTÜR, DİKTİR, İLKELİDİR”
Buluşmada son sözü ise tutuklu Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durağan’ın eşi Ayşegül Kamalı Durağan aldı. “Bu yaşadığımız zor günlerin geçeceğine ve güneşli ve güzel günlere kavuşacağımıza dair inancımız tam” diyen Durağan, şunları söyledi:
“Bugünler elbet geçecek. Bu masum insanlar elbet çıkacak ve ailelerine elbet kavuşacaklar ancak babalarının arkasından bakakalan bu küçük çocukların kalbinde açılan yaralar bir ömür boyu kalacak. Fırat hayatı boyunca zorluklarla büyümüş, devlet burslarıyla okumuş ve genç yaşta ailesinin sorumluluğunu sırtına yüklemiştir. Bugün bulunduğu yere ne ayrıcalıkla ne de tesadüfle gelmiştir; dişiyle, tırnağıyla, alın teriyle, emeğiyle gelmiştir. Dolayısıyla bu zindanlar onun dirayetini kırmaya yetmez, aksine daha da güçlendirir. Fırat ile gerek aynı fikirde gerek ayrı fikirde gerek aynı yolda gerek ayrı yolda yürümüş ve hatta asla aynı masaya oturamayacak kadar farklı görüş ve düşüncelerdeki kişilerin dahi tek bir ortak fikri vardır. Fırat dürüsttür, Fırat doğru adamdır, Fırat diktir, Fırat ilkelidir.”
