Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Vahap Seçer: “İktidar ne yaparsa yapsın inanılmaz bir yıpranmışlığı var, bir türlü arabayı toparlayamıyor”

Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili Vahap Seçer, “İktidar ne yaparsa yapsın inanılmaz bir yıpranmışlığı var. Bir türlü arabayı toparlayamıyor, hızlanamıyor. Çeyrek yüzyıldır bir iktidar, bir metal yorgunluğu var. Her türlü dejenerasyon var, bozulmuşluk var. Halk karşısında inandırıcılıkları kalmamış. On yıllardır yolsuzluklar yüzünden eleştirilen iktidar, bakın ne gariptir, nasıl bir paradokstur şimdi yolsuzluklar üzerinden rakibini yıpratmaya çalışıyor” diye konuştu.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan

(ANKARA) – Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili Vahap Seçer, “İktidar ne yaparsa yapsın inanılmaz bir yıpranmışlığı var. Bir türlü arabayı toparlayamıyor, hızlanamıyor. Çeyrek yüzyıldır bir iktidar, bir metal yorgunluğu var. Her türlü dejenerasyon var, bozulmuşluk var. Halk karşısında inandırıcılıkları kalmamış. On yıllardır yolsuzluklar yüzünden eleştirilen iktidar, bakın ne gariptir, nasıl bir paradokstur şimdi yolsuzluklar üzerinden rakibini yıpratmaya çalışıyor” diye konuştu.

CHP Belediye Başkanları Buluşması, Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında Parti Genel Merkezi’nde yapıldı. Toplantının ardından Genel Başkan Özel’den önce bazı belediye başkanları konuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve TBB Başkan Vekili Vahap Seçer, şunları kaydetti:

“Her zaman bir arada olmak, iletişim içerisinde olmak, fikir almak bizim zor dönemlerden çıkışımızı daha da kolaylaştırır, yolumuzu açar. Onun için değerli bir toplantı ve çok zor bir dönem. Belki de siyasi tarihimizin en sorunlu dönemlerinden geçiyoruz.

İktidarın muhalefete bu kadar saldırdığı ve bunu belediyelerin üzerinden yaptığı belki Türkiye’nin siyasal tarihinde görülmüş bir dönem değil ve bunu acımasızca, hukuksuzca, her türlü eleştiriye açık bir şekilde yapıyor. Hepimiz endişe içerisinde olabiliriz ama şunu da biliyoruz. Mutlaka temkinli olmakta yarar var. Dikkatli olmakta yarar var ama hepimiz de cesurca çalışıyoruz ve çok güzel işler yapıyoruz. Belediye başkanlarımız çok değerli.

“İktidarın bir metal yorgunluğu ve her türlü dejenerasyon var”

Neden Cumhuriyet Halk Partisi’ne iktidara giden yolda belediyeleri üzerinden saldırı yapılıyor? Bir iktidar var. İktidar ne yaparsa yapsın inanılmaz bir yıpranmışlığı var. Bir türlü arabayı toparlayamıyor. Bir türlü hızlanamıyor. Ama diğer taraftan da gümbür gümbür gelen bir ana muhalefet partisi var ve bunun yanında halkın da bir değişim özlemi var. Çeyrek yüzyıldır bir iktidar, bir metal yorgunluğu var. Her türlü dejenerasyon var, bozulmuşluk var. Kendi içlerinde açmaz var.

Halk karşısında inandırıcılıkları kalmamış. On yıllardır yolsuzluklar yüzünden eleştirilen iktidar, bakın ne gariptir, nasıl bir paradokstur şimdi yolsuzluklar üzerinden rakibini yıpratmaya çalışıyor. Yazdığı senaryolar, hikayeler, hukuku konuşmamıza gerek yok. Yargı sistemindeki sorunları tekrar tekrar tespit yapmamıza gerek yok. Bugünkü toplantının amacı, bütün gün boyunca konuşmalarımızda tespitten ziyade bundan sonra ne olacağı konusunu tartışmak. Neden Cumhuriyet Halk Partili belediyeler üzerine geliniyor? Neden Sayın Genel Başkan ve Meclis grubu ya da Türkiye’nin önüne koyduğu çözüm önerileri üzerinden iktidar Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldırmıyor da belediyeler üzerinden saldırıyor? O da biliyor ki iktidara giden yol Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin başarısından geçer. Bu çok net. Bunun üzerinden ne yapacağımızı konuşacağız.

Mutlaka hukuki olarak Sayın Genel Başkanımız, Sayın yöneticilerimiz bu süreçte mağdur edilmiş, haksız yere cezaevine konmuş, cezaevinden çıkmış, göreve iade edilmemiş belediye başkanlarımız, bürokratlarımız üzerinde hukuki desteklerini eksik etmeyecekler. Mutlaka her platformda, başta parlamentoda olmak üzere bunu dile getirecekler ama bakın seçim kapıda. Halk onlara kulak verir. Parlamentodaki konuşmaları izler. Sayın Genel Başkanımızın topluma verdiği mesajı mutlaka izler, mutlaka değerlidir, mutlaka önemlidir.

“Vatandaşın oyunun rengini değiştirebilir ama belediyelerin bir değil bin kat daha önemli olduğunu görüyoruz”

Vatandaşın oyunun rengini değiştirebilir ama asıl olan Türkiye’nin sosyokültürel yapısına baktığınız zaman, siyasi geçmişine, siyasi demografisine, toplumun beklentilerine, bugünkü konjonktürel sorunlara baktığınız zaman belediyelerin bir değil bin kat daha önemli olduğunu görüyoruz. Arkadaşlar yoksulluk var. Her hanede var. Her evde var. Dün olmayan, 5 yıl önce olmayan, 10 yıl önce olmayan her hanede şu anda ekonomik sorun var. Adalet sorunu sadece siyasiler için geçerli değil ki. Tarlada çiftçilik yapan vatandaşın da fabrikada çalışan vatandaşın da adalet sorunu var. Yargı sistemine karşı bir mesafesi var ama belediyeler çok önemli, çok da iyi işler yapıyorlar. Gerçekten çok değerlisiniz. Kendinizi çok değerli görmeniz lazım. Partimizin beldede, ilçede, ilde, büyükşehirde sesi belediye başkanlarımız. Her zaman söylüyoruz. Vatandaşa en yakın makamlardır. Halkın kararının, verdiği kararının tecelli ettiği en önemli koltuklar muhtarlıklar, belediye başkanları.

Direkt halka etki edebiliyor, hele hele güven veren bir belediye başkanıysa bugüne kadar partimize oy vermemiş seçmenlerin de genel seçimde oyunun rengini değiştirebiliyor. Ki en önemli sorunlarımızdan bir tanesi bu. Genel seçimlerde yüksek oy alıyoruz. Yerel seçimlerde, düzeltiyorum. Neden bunu genel seçimlere bugüne kadar yansıtamadık? Bunu görelim, bu hataları görelim de seçim kapıda bu başarıları bizlere oy olarak yansıyan, destek olarak yansıyan bu başarıları Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarına nasıl tahvil ederiz onun da hesabını yapmak lazım. Bunun yolu belli. Bu güzel işlere daha ilerini katmak. Daha çok halka dokunmak. Daha çok birliktelik yapmak.

“Daha imkanları kısıtlı belediyelerimiz, daha çok yüksek imkanı olan belediyelerimizden destek bekliyor”

Bir arada olmak. Belediye başkanlığı kolay bir süreç değil. Hepinizin eline koluna sağlık. Ben de bir belediye başkanı olarak konuşuyorum. Bir taraftan iktidar kurumların imkanlarını size sınırlamış. Kendi belediyelerine sonuna kadar kapıları açıyor, size sınırlıyor. Bir taraftan o zorluğu çekiyorsunuz. Bir taraftan ekonomik açmazlar var, bir taraftan yeni bir belediye başkanıysanız devraldığınız kötü bir miras var. Bütün bunlarla boğuşacaksınız. Bu sorunları alt edeceksiniz, hizmet yapacaksınız. Halkın karşısına daima gülerek çıkacaksınız. Morali yüksek çıkacaksınız. Belediye başkanının suratı asık olmaz. Bütün bunları nasıl yapacağız? Hep beraber yapacağız. Bütün belediye başkanları dayanışacağız.

Toplantılarda nelerin konuşulduğu az çok notlardan faydalanarak edindiğimiz bilgiler doğrultusunda konuşuyorum. Bütün belediye başkanlarımız özellikle gelir düzeyi düşük belediyelerimiz, daha imkanları kısıtlı belediyelerimiz, daha çok yüksek imkanı olan belediyelerimizden destek bekliyor. Burada yerden göğe kadar haklılar. Tabii ki her belediyenin kendine göre sorunu var.

Her birimiz başta büyükşehirler, il belediyeleri güçlü olarak tabir ettiğimiz belediyeler mümkün olduğunca her yere ulaşmaya gayret ediyoruz. Bu samimiyetimize inanmanızı istiyoruz. Ama herkesin mutlaka kendine göre de bir hesabı var. İmkanları var. Bu imkanları maksimum şekilde sizlere yansıtmak için bundan sonra da daha dikkatli olmaları konusunda bütün belediye başkanlarım benimle hemfikirdir herhalde. Özellikle belde belediyeleri, ilçe belediyeleri, küçük montanlı belediyeler, bölgesel olarak dezavantajlı bölgelerdeki belediyelerimiz.

“Biz mümkün olduğunca TBB’yi adaletli bir şekilde yöneteceğiz”

Bundan sonra dayanışmamızı genel merkezimizin önderliğinde, onların desteğiyle, onların koordinasyonuyla çok daha iyi hale getireceğiz. ‘Getirebiliriz’ demiyorum. Burada bir iddia ortaya koyuyorum, getireceğiz. Bir diğer konu, Belediyeler Birliği gibi yıllardır iktidarın belediye başkanları tarafından yönetilen bir kurumu şu anda biz yönetiyoruz ve yıllardır belediye başkanlığı yapanlar var. Türkiye Belediyeler Birliği’nin yolunu bilmiyordu. Çünkü adaletsiz bir uygulama vardı ama 2024 yılıyla beraber dedik ki biz biliyoruz. Bizden önceki dönemlerde adaletsizlik oldu. Hiç olmazsa ortalama bir adalet kavramıyla biz bunu yönetelim. Ha şunu da duyar gibi oluyorum belediye başkanlarımdan.

Sayın başkan, adaletli yönetin ama diğer kurumlar, bakanlıklar, belediyelere imkan sağlayan ayni, nakdi destek olan kurumlar ana muhalefetin belediyelerine aynı adaletli tavrı göstermiyor. Değil mi? Hepiniz bunu söylüyorsunuz. Haklısınız. Burada da yerden göğe kadar haklısınız ama biz mümkün olduğunca kurumu adaletli bir şekilde yöneteceğiz ama tabii ki sizleri her zaman koruyup kollayacağız. Haksızlıklarla karşı karşıya kalmayınız diye. Özellikle imkanları kısıtlı belediyelerimizi Türkiye Belediyeler Birliği olarak her zaman yanlarında duracağız. Mutlaka AKP’li belediye de, MHP’li belediye de, Cumhur İttifakı’na mensup belediyeler ya da DEM Parti, İYİ Parti, Saadet Partisi, Yeniden Refah hepsine biz aynı kanaatte bakıyoruz. Bütün başkanlarımızın yanında duralım. Biz bir taraftan şikayet ettiğimiz adaletsizlik bu ülkede kol gezerken kendi yönettiğimiz kurumlarda kötü örnek olmayalım diye de bunun hassasiyetini hep beraber taşıyacağız.

“Çok güzel günler bizim olacak. Bu kaçınılmaz”

Bu arada 2 Mayıs’taki Türkiye Belediyeler Birliği’mizin genel kuruluna da hepinizi davet etmek istiyorum. Hepinizin orada olmasını arzu ediyoruz. Hiç olmazsa kamuoyuna şunu gösterelim. Çok hassas süreçlerden geçiyoruz. Bizi demoralize etmeye, dağıtmaya çalışıyorlar. Biz şunu gösterelim. ‘Bakın Cumhuriyet Halk Partisi tek yürek, bir arada. Biz bunlara ne kadar saldırsak da bunların moralini bozamıyoruz.’ Bunları göstermek zorundayız. Ben umut ediyorum. Çok güzel günler bizim olacak. Bu kaçınılmaz.

Az önce toplantıda Nuri Başkan dedi ki, ‘Eninde sonunda iktidar bizim olacak.’ Zamanlama veremem. Dedim ki, ‘Başkanım bu 20’sinde mi 30’unda mı bu kara sevdalı iki kişi buluşacak.’ Bu bizim elimizde ve bunu başaracağız. Çok önemli bir mücadele veriyor Sayın Genel Başkanımız, Sayın Genel Merkez yöneticilerimiz, tüm milletvekillerimiz. Kolay bir süreç değil.

“Kimseye av olamayız işimize bakacağız, hizmetimize bakacağız”

Bizler de veriyoruz ama bizim birinci görevimiz beldelerimize hizmet etmek. Siyaset yapmak milletvekillerimizin, genel merkezin işi. Bu süreçte bizlerin dokunulmazlığı yok. Körlemesine mücadeleye girmenin de bir anlamı yok. Kimseye av olamayız. İşimize bakacağız, hizmetimize bakacağız. Elbette ki haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

Mutlaka söylememiz gereken noktada, söylememiz gerekeni söyleyeceğiz. Ama herkesin vazifesi kendinden sorumludur. Hiçbir zaman rol çalmayacağız. Kendi işimizin dışında hiçbir şeye odaklanıp konsantrasyonumuzu bozmayacağız. Bir aradayız, birlikteyiz. Hukuksuzluklar oluyor. Hiç hukuki tartışmaya gerek yok. Hukuksuzluğun olduğu ortamda neyi tartışacağız? Bizi kurtarırsa iktidar kurtarır. Bunun yolu da bizim çalışmamızdan geçecek, belediyelerin çalışmasından geçecek. İktidarda buluşmak üzere biz de istiyoruz ki iktidarın belediye başkanları olalım.”