Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Özlale’den açlık grevindeki madencilere destek: “Buradaki madenciler sizden bir lütuf beklemiyor, haklarını istiyor”

Hakları ve ödenmeyen maaşlarını almak için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevine altıncı gününde devam ediyor. İşçilere destek vermek için gelen CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, “3 ay, 4 ay maaşınızı alamadığınız zaman ne hissedersiniz? Evinizi boşaltıp annenizin babanızın yanına taşınmak zorunda kaldığınız zaman ne hissedersiniz? Buradaki madenciler sizden bir lütuf beklemiyor. Gecikmiş haklarını talep ediyorlar” dedi.

Hakları ve ödenmeyen maaşlarını almak için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik

(ANKARA) – Hakları ve ödenmeyen maaşlarını almak için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevine altıncı gününde devam ediyor. İşçilere destek vermek için gelen CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, “3 ay, 4 ay maaşınızı alamadığınız zaman ne hissedersiniz? Evinizi boşaltıp annenizin babanızın yanına taşınmak zorunda kaldığınız zaman ne hissedersiniz? Buradaki madenciler sizden bir lütuf beklemiyor. Gecikmiş haklarını talep ediyorlar” dedi.

Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding’e ait Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, hakları ve ödenmeyen maaşlarını alabilmek için başlattıkları açlık grevine altıncı gününde Ankara’da Kurtuluş Parkı’nda devam ediyor. Madencilere destek olmak için CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever ve CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale de gelerek açıklamalarda bulundu.

“İşçiler hak etmedikleri bir şey istemiyorlar”

Aylin Nazlıaka, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Elimdeki barette ‘açız, kazanacağız’ yazıyor. İşte tam da bugünü özetleyen durum budur. Arkadaşlarımız günlerdir burada direniyorlar. Bizler de onların bu haklı direnişlerinde yanlarında olmaya devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Aslında sadece hakları olanı istiyorlar. Yani bir lütuf istemiyorlar. Herhangi bir şekilde hak etmedikleri bir şey istemiyorlar ve hak dediğimiz şey bütüncül bir şeydir. Hakkın yüzde 20’si, onda biri diye bir şey olmaz. Dolayısıyla istekleri çok net. Kazanılmış maaşlarının ödenmesini istiyorlar. İhbar tazminatlarının ödenmesini istiyorlar. Kıdem tazminatlarının ödenmesini istiyorlar. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan haklarının ödenmesini istiyorlar. İşten çıkartılan yedi madenci kardeşimizin işe iadesini istiyorlar. Ayrıca bu arkadaşlarımız zorunlu olarak ücretsiz izne ayrıltıldı. Dolayısıyla ücretsiz izin süresi boyunca da hakkedilmiş maaşlarını almak istiyorlar. Bu kadar basit bir beklentileri var. Bu işin çok ciddi bir geçmişi var. 2007 yılında bu firma Naksan Holding tarafından kurulmuştu. Adularya Madencilik adı altında kurulduğunda altın suyuna batırılmış kalemler ile Taner Yıldız’ın da açılış töreninde bulunduğu görkemli bir protokol yapılmıştı. O günden sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi dönemin Belediye Başkanı Melih Gökçek Ankaralılara buradan kömür dağıtmıştı. Bu şirketle son derece sıkı fıkı ilişkileri vardı iktidarın. Beraber yürüdüler bu yollarda, beraber ıslandılar yağan yağmurda.

“Bu kardeşlerimiz 2017 yılından bu yana sürekli hak mağduriyeti yaşıyor”

Sonra birdenbire 15 Temmuz darbesi sonrasında aniden farkına vardılar ki, bu şirket FETÖ’cüymüş. O gün şirkete kayyum atandı. Bu kardeşlerimiz o zaman da mağdur edildi. Biz gene yanlarındaydık. Arkasından şirket TMSF’ye devredildi ve TMSF maaşlarını ödememeye başladı. Biz gene mağdur olan madenci kardeşlerimizin yanındaydık ve dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’la, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Güvenlik Bakanı Jülde Sarıeroğlu ile birtakım görüşmeler yaparak ve o dönemde işçi kardeşlerimizin maaşlarına getirilen hacizleri de durdurmak suretiyle bir diploması yürüterek haklarının eninde sonunda alınmasına katkı sağladık. Bugün de onların yanındayız ve onlar haklarını tam anlamıyla alıncaya kadar yanlarında olmaya, alın terinin karşılığının sadece ve sadece ücret değil aynı zamanda onurlu bir yaşam hakkı olduğunu savunmaya devam edeceğiz. Yani bizler bugün burada sadece onların kazanılmış maddi haklarından bahsetmiyoruz. Onurlarından da bahsediyoruz. Çünkü bu kardeşlerimiz 2017 yılından bu yana sürekli hak mağduriyeti yaşıyor. İçlerinde beyin kanaması geçirip yaşamını kaybeden oldu. Kalp krizi geçirip yaşamını kaybeden oldu. ‘Bu yaştan sonra evimi kapadım, iç güveysi olarak eşimin ailesinin yanına yerleştim’ diyenler oldu. Dolayısıyla kaybettikleri sağlıklarının ve aynı zamanda da korumak istedikleri onurlarının da bir mücadelesidir bugün burada verilen.”

“Türkiye’de hiçbir zaman madencilerin değeri bilinmedi”

Aliye Timisi Ersever, konuşmasında şunları söyledi:

“Yaklaşık 14 gün önce Eskişehir’den çıkarak Ankara’ya yürümeye karar verdiler. Kar yağdı, yağmur yağdı, dolu yağdı ama vazgeçmediler. Neden vazgeçmediler; gerçekten haklarını almak için vazgeçmediler. Çünkü yıllarca işverenle görüştükleri halde gerekli sonuçları alamamışlardı. Yapacakları tek şey vardı, o da yürümek. Ankara’ya yürümeye karar verdiler ve 6. günde açlık grevine karar verdiler. Bizler sahip çıkamaya devam edeceğiz. Neden; en büyük yıkıldığımız gün 23 Nisan günüydü, madencilerin çocukları buradaydı. Ve dediler ki; ‘babalarımızın hakkını almaya geldik’. Ne kadar acı bir durumdayız. Küçücük çocuklar babaları için, hakları için, maaşları için, emekleri için mücadeleye Ankara’ya gelmişlerdi. Umarım hükümet yetkilileri bunların hepsini seyretmiştir ve bir an önce bu işi çözüme ulaştırmak için gerekli görüşmeler yapılır ve yapılmaya da devam eder. Çünkü madencilik gerçekten çok özel bir meslek. Yerin altında, yeryüzünden habersiz sabah karanlıkta girip akşam karanlıkta çıkan meslek ve çok zor bir meslek. Türkiye maden konusunda çok acı kayıplar verdi ama hiçbir zaman madencilerin değeri bilinmedi. Biz bilinsin istiyoruz. Bu konuda muhalefet partileri olarak gerekli yasa teklifleri verildi ve bu hafta da bu konu mutlaka Meclis’te sık sık görüşülecek. Buradan tekrar tüm milletvekilleri adına çağrı yapıyorum; hükümet lütfen aklını başına al ve çözüme ulaştır.”

“Buradaki madenciler sizden bir lütuf beklemiyor”

Ümit Özlale de şunları kaydetti:

“Buradaki madenci arkadaşlarımız yıllardan beri haklarını alamadıkları için mağdur edildiler. FETÖ’nün hüküm sürdüğü yıllarda da bu şirket FETÖ tarafından yönetilirken de mağdur edildiler. Herkes her şeyin farkındaydı. TMSF’ye devrolduktan sonra da mağdur edildiler. Şimdi de mağdur ediliyorlar. Şimdi sizlere sesleniyorum; kameraman arkadaşlar, buradaki polis arkadaşlar, memurlar 3 ay, 4 ay maaşınızı alamadığınız zaman ne hissedersiniz? Evinizi boşaltıp annenizin babanızın yanına taşınmak zorunda kaldığınız zaman ne hissedersiniz? Allah aşkına buradaki madenciler sizden bir lütuf beklemiyor. Hem şirket yetkililerine sesleniyorum hem de TMSF ve bakanlık yetkililerine sesleniyorum; asla bir lütuf beklemiyorlar. Gecikmiş haklarını talep ediyorlar ve daha dün ancak hak ettiklerinin 50’de birini, o da başka bir şirket üzerinden tamamıyla dolambaçlı yollardan ödemekte bu işten kurtulamazsınız. Şirket akıllara zarar bir açıklama yapmış. Demiş ki; ‘eğer ben sabit fiyatlı bir anlaşma yaparsam ondan sonra işçilerin fiyatları öderim’. Türkiye’de maalesef ekonomi; karın özelleştiği, zararın da kamulaştırıldığı bir şekilde algılanmak isteniyor. Hiçbir şekilde bu buna müsaade etmeyeceğiz.”