Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP, Trafik Kanunu’nda yapılan son değişiklikleri ve 194 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni AYM’ye taşıdı

CHP, Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan son değişikliklerin ve üst düzey kamu yöneticilerinin atamasını düzenleyen 194 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) dava açtı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Anayasa Mahkemesi’nden kısa süre içerisinde meseleyi ele almasını, 12–13 yıldır vermediği yürürlüğün durdurulması kararlarını bir an evvel vermesini ve iptal kararlarını açıklayarak vatandaşı rahatlatmasını bekliyoruz” dedi.

CHP, Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan son değişikliklerin ve üst düzey

(ANKARA) – CHP, Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan son değişiklikler ile üst düzey kamu yöneticilerinin atamasını düzenleyen 194 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) dava açtı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Anayasa Mahkemesi’nden kısa süre içerisinde meseleyi ele almasını, 12–13 yıldır vermediği yürürlüğün durdurulması kararlarını bir an evvel vermesini ve iptal kararlarını açıklayarak vatandaşı rahatlatmasını bekliyoruz” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, AYM’ye başvuru dilekçesini verdikten sonra açıklama yaptı. Günaydın, “Hiç şüphe yok ki kamu ve devlet, trafik güvenliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alacaktır. Bu önlemler caydırıcı olmak zorundadır. Bu önlemler öldürücü olmayacaktır. Başka bir deyişle; yolda drift atan varsa, trafikte düğün konvoyları düzenleyerek trafiği engelleyenler var ise ya da aşırı hız yapıp bunu video çekerek gösterenler var ise kamu bunlara ilişkin her türlü düzenlemeyi yapacaktır” ifadelerini kullandı.

Trafik cezalarının amacının bütçeye para toplamaya dönüştürüldüğünde bunun toplumsal barışa zararının olacağını, kamu düzenini bozacağını söyleyen Günaydın, “2025 yılında 55 milyar TL’lik trafik cezasının bütçeye konulması öngörülmüş. Yani devlet demiş ki: ‘Ben 2025 yılında 55 milyar TL trafik cezası toplayacağım.’ Böyle bir öngörü doğru mudur? Yani ‘Nasıl olsa vatandaş trafik ihlali yapacak, ben de ondan bu cezayı alacağım’ demenin kamu düzeni açısından, bütçeleme tekniği açısından doğru olup olmadığını vatandaşın takdirine bırakalım” dedi.

“Faiz parasının neredeyse yarısını ilk 3 ayda vatandaştan kestiğiniz cezalar ile topladınız”

İktidarın bu yıl trafik cezalarından 93 milyar TL toplamayı hedeflediğini kaydeden Günaydın, şunları söyledi:

“Yani geçen yıla oranla yüzde 69 yükselttiler. Peki neden? Neden 2025’ten 2026’ya yüzde 69 daha fazla trafik cezası kesmeyi öngördünüz? Ne oldu ki memlekette, enflasyon belirli bir noktadayken, yüzde 30’lardayken, bunun iki katı düzeyinde bir trafik cezası toplamayı hedef olarak bütçeye koydunuz? Neydi hedef? 93 milyar lira. Arkadaşlar, ilk 3 ayda devlet ne kadar ceza kesti? 1 trilyon 95 milyar TL toplam ceza kesti. İlk 3 ayda. 2026 bütçesinde ödenecek faiz parası 2 trilyon 770 milyar TL. Yani başka bir deyişle, o çok yüksek faiz parasının neredeyse yarısını ilk 3 ayda vatandaştan kestiğiniz cezalar ile topladınız.

“Caydıracaksınız, öldürmeyeceksiniz”

Peki bunun içerisinde trafik cezası miktarı ne kadar? 66 milyar TL. Siz 93 milyar TL’yi bütün bir yıla hedef koyuyorsunuz, bunun 66 milyar TL’sini ilk 3 ayda topluyorsunuz. Trafik Yasası çıktıktan sonra yüzde 37 daha fazla trafik cezası kesilmeye başlandı. Arkadaşlar, radarın cezası 30 bin TL ve 90 gün ehliyete el koyma. Şimdi bir kere daha söylüyorum: Ceza elbette olmalıdır ama ölçülülük denilen bir ilke vardır. Caydıracaksınız, öldürmeyeceksiniz. Kış lastiği 6 bin TL. Efendim, ses ve görüntülü cihazlarla toplumu rahatsız etme iddiası 21 bin TL. Ehliyetsiz motosiklet kullanma 40 bin TL. Hatalı takograf 370 bin TL. Tescilsiz plaka 46 bin TL, tekrarında 140 bin TL.

Bu öyle bir noktaya geliyor ki bazı araç markalarında eski araçları kullananların, o cezaların kesilmesi hâlinde aracı bırakıp gitmesi gerekiyor. Arkadaşlar, nakliye işi yapan esnaf var, tır taşımacılığı yapan insanlar var. Bunlara her gün yeni ve çok yüksek cezalarla yüklenmek, bu insanların yaptıkları işlerin daha pahalı hale gelmesine sebep oluyor ve dolayısıyla bunlar yurttaşa yansıyor. Aynı zamanda vatandaşın da bu işleri yapamaz hâle gelmesine neden oluyor.

Örneğin, şehir içinde 50 kilometrelik hızla gitmeniz gereken yerde 72 kilometreyle giderseniz 5 bin 662 TL olması gereken ceza 8 bin TL’ye çıkıyor. 90’la gidilmesi gereken bir yerde 120’yle giderseniz bu kez ceza 12 bin TL olarak kesiliyor. Bir şey daha söylemek isterim. Eskiden bir hız limiti vardı ve bu hız limitinin yüzde 10’una kadar aşmayı devlet vatandaşa bir tolerans olarak koymuştu. Şimdi bu yüzde 10’u kaldırdılar. Çeşitli hız kademelerine göre şehir içinde 5 kilometrelik, şehirler arasında 10 kilometrelik farklarla bu cezaları katlıyorlar.

“Bu yasa, devleti vatandaşa pusu kuran bir mekanizma haline dönüştürmüştür”

Kanun koyucu niteliğinde olan ben dahi hangi hız limitinde, hangi 5 kilometrenin daha fazla ceza gerektirdiğini bilmiyorum. Vatandaş nereden bilecek? Dolayısıyla bu yasa, devleti vatandaşa pusu kuran bir mekanizma haline dönüştürmüştür. Bu yasa, AKP’li vekillerin kendi illerinde savunamayacağı bir yasa haline dönüşmüştür. Şimdi ‘yeniden gözden geçiriyoruz’ sözlerini duyuyoruz. Biz Anayasa Mahkemesi’ne bu cezaların yürürlüğünün durdurulması ve iptali amacıyla başvuruyoruz. Aklınıza istediğiniz gibi ceza koymayın. Ölçülülük ilkesinden ayrılmayın. Vatandaşı suç işlemekten caydırın ama öldürmeyin. Bütün bunları kamuoyuyla Cumhuriyet Halk Partisi grubunun görüşü olarak paylaşmak isteriz.

Bunun yanında, 194 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile üst düzey kamu görevlerinin atanması anlamında anayasal ilkelerden ayrılan, Cumhurbaşkanı’na geniş yetkiler veren, üst düzey kamu görevlisi niteliğini keyfî bir şekilde ayrıma tabi tutan düzenlemenin de yürürlüğünün durdurulması ve iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Anayasa Mahkemesi’nden kısa süre içerisinde meseleyi ele almasını, 12–13 yıldır vermediği yürürlüğün durdurulması kararlarını bir an evvel vermesini ve iptal kararlarını açıklayarak vatandaşı rahatlatmasını bekliyoruz.”