(ANKARA) – İstinaf kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanı olarak görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “Halkla Bayramlaşma” programında, “Masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız, ama kirliye bulaşanlara da göz yummayacağız. Masum belediye başkanlarımız için mücadeleye başlıyoruz, yolumuz aydınlık olsun, yolumuz adalet olsun. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde durmak yok, yorulmak yok” dedi.
İstinaf kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanı olarak görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’ne yaklaşık 2,5 yıllık bir aranın ardından yeniden geldi. Genel Merkez bahçesinde bayramlaşmaya gelen partililere hitap eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Tarih bilmeyenler dinlesin: Büyük önderimiz, ebedi Genel Başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde de hain ilanı vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe divan duranların, bugün FETÖ artıkları ile bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin, kendi korkularının tecellisidir. Şimdi müsaade edin; ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz, bu yaşlı adam, sizinle tam bu noktada tarih yönünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete, bu aziz millete, bu cefakar örgütümüze bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığı o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan, biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe, kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri, kendi kurdukları o haram sofralara meze yapanların o hortumlarını kesmediğim için sizlerden özür diliyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapısına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip rüşvete bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden, örgütümden ve tarih önünde, hak deryasında özür diliyorum. Benim temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı sırtımdan hançerlenmek için kullananları göremedim, hakkınızı helal edin ve beni affedin.
Değerli yoldaşlarım iki yıldır çıkıp kürsülerden ne dediler? İki yıl boyunca bu yönetim her sıkıştığında neyin arkasına sığındı? ‘Baba ocağı’ dediler, değil mi? Ağızlarından bu kutsal kavramı hiç düşürmediler. O iki yıllık büyük yalanlarla yüzleşmek için tam da bu binanın önünde sizlere açık açık söylüyorum: Sizin o her fırsatta diline doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesi’nde rüşvete göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Size soruyorum, değerli kardeşlerim. Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ’cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağında helal vardır, temizlik vardır, hak vardır ve halk vardır. Baba ocağımız vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla ve asla haram lokma olmaz. Her şey helaldir, çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclis’in çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi Gazi Meclisi’mize ve Cumhuriyet Halk Parti’mize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Buna biz değil, siz karar vereceksiniz. ‘Kapatma olursa yedek parti hazır’ diyenler şunu çok iyi bilsinler: Cumhuriyet Halk Partisi, devlete istikamet çizen bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi, ahlakı, erdemi, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenlerin partisidir. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili çift ajandalı değildir. Bu parti, mandacılara karşı ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyenlerin partisidir.
Dostlarım, kardeşlerim, evlatlarım, arınacağız. Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız. Önce Cumhuriyet Halk Partisi, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi, hukukla ve ahlakla temizlerken, bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Çünkü bu ülkenin mutfağında yangın var. Emeklimiz pazar artıklarıyla geçiniyor. İşçimiz alın terinin karşılığını alamıyor. Gençlerimiz geleceğini yurt dışında arıyor. Türkiye yangın yeri. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Biz bu karanlığı yırtıp atacağız, yırtıp atacağız. Buradan, bu tarihi meydandan, bu ülkeye demokrasi getirmek için omuz omuza yürüdüğümüz ve bundan sonra da adalet yolunda beraber yürüyeceğimiz milyonlara selam olsun. Hepiniz aynı selamı gittiğiniz yerde söyleyin. Bizim halkımızla kurduğumuz o dostluk köprüleri, o demokrasi birliği, bu ülkenin çimentosudur. Selam olsun Türkiye’nin asıl sahiplerine. Seçimlerde broşürlerimizi dağıtanlara, başörtülü bacılarımıza selam olsun. Apartman görevlisi kardeşlerime, kağıt toplayan kardeşlerime, umudumuz olan kadınlarımıza, emekçilerimize ve tüm emekçilere selam olsun. 418 milyar dolar kavgamıza, güçlendirilmiş parlamenter sistem mücadelemize bin selam olsun, bin selam olsun aydınlık geleceğimize.
Kardeşlerim, beni iyi dinleyin, saray dalkavukları da beni iyi dinlesin, baronlar da dinlesin. Buradan tüyü bitmemiş yetimin hakkını sömüren beşli çeteler de dinlesin, sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin, halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz. O çaldığınız milyar dolarları bu milletin kasasına geri getireceğim. Korkmuyorum sizden, korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. Yanımda mısınız? İçerideki bu haramzadeleri maşa gibi kullanarak Türkiye’yi sömüren uluslararası tefeciler ve Türkiye düşmanları, siz de iyi dinleyin. Herkes şunu çok iyi bilsin: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu iradesi Cumhuriyet Halk Partisidir. Bu iradenin sarsılmaz, sönmez ruhu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Biz bugün burada o kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor, o ebedi ruhu göğsümüzde şerefle, gururla taşıyoruz. Bugün ülkemizin etrafı bir ateş çemberi ile sarılmışken, Mustafa Kemal’in koltuğundan dünyaya, yedi düvele sesleniyoruz: Devletimizin üniter yapısı ve milletimizin sarsılmaz bütünlüğü, Kurtuluş Savaşı’nda nasıl çelikten bir yumruk olup tepenize indiyse, bugün de aynı inançla karşınızdayız. Kimse heveslenmesin. Doğu Akdeniz’de, kuzeyde, güneyde, Batı Trakya’da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve kanımızı akıttığımız, şehit verdiğimiz bütün topraklarda devletimizin ve milletimizin çıkarları, partimizin sarsılmaz tavrıdır, tüzüğüdür. Biz, gönül bağı kurduğumuz, kardeşlik sofrasında buluştuğumuz o mazlum milletlerle birlikte bu coğrafyada emperyalizme asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin kardeşlik projesini, koltuklarımızı korumanın pazarlığını yapmak için değil, ülkemize ve halkımıza olan borcumuzu yerine getirmek için destekliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayaktadır, yıkılmayacaktır, dağılmayacaktır.
Ve buradan, 2023 yılında bu ülkeye demokrasiyi ve adaleti getirmek için omuz omuza verdiğimiz bütün ittifak partilerine, o ittifakın yürekli liderlerine ve daha da önemlisi Halil İbrahim soframıza icabet etmiş, gönül vermiş on milyonlarca vatan evladına selam olsun. Bin selam olsun. Bizim kurduğumuz o helalleşme ve demokrasi köprüsü, bu ülkenin teminatıdır. On milyonların iradesini kimsenin çiğnemesine izin vermeyeceğiz. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, biz geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz. Adaletin, ahlakın ve dürüstlüğün sarsılmaz kalesi olarak bu anlayışı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Geçmişte söyledik, şimdi de söylüyorum: Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Hiçbir genç geleceğinden korkmayacak. Ayağa kalk, Cumhuriyet Halk Partisi! Ayağa kalk!
Aziz milletim, umutsuzluğu çöpe atın. Güneşli günler çok yakın. Korkmayın kardeşlerim, masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız, ama kirliye bulaşanlara da göz yummayacağız. Masum belediye başkanlarımız için mücadeleye başlıyoruz yolumuz aydınlık olsun, yolumuz adalet olsun. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde durmak yok, yorulmak yok. Bu iktidar yürüyüşünde durmadan, yorulmadan benimle yürüyeceğinize söz veriyor musunuz? Söz veriyor musunuz? Söz veriyor musunuz? Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”
(SON)


