Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Birol Aydın, “İktidar, TOKİ’den yetişme adayıyla meydana çıkarak, kentsel dönüşüm kisvesi altında yine en iyi bildiği işin, yani rant oluşturmanın peşinde olduğunu açıkça gösterdi. Biz bu hikayeyi ve sonunu, çılgın projelerin bu şehre ne getirdiğini, bu şehirden ne götürdüğünü çok iyi biliyoruz. Kitleleri yıllarca CHP ile korkutarak gemisini yürütenlerin, bugün geldiği nokta ibretliktir. Bir yandan ortağıyla birlikte milliyetçilik bayrağını dalgalandırdığını iddia edip, diğer yandan İsveç gibi açıktan PKK’ya silah tedarik eden, Kur’an düşmanı bir ülke için milletvekilleri seferber ediliyor. NATO’nun adeta emir eri gibi davranan bir iktidar var artık. Allah aşkına bu iktidar mı İstanbul’u kurtaracak? AK Parti’nin adayı Sayın Kurum çıkmış diyor ki ‘Sadece İstanbul.’ Daha en baştan gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikliyorsunuz. İstanbul, sadece İstanbul değildir. İstanbul, Türkiye’dir. Ayrıca hiçbir şartta bu sözü söylemeye yüzünüz olmamalı” dedi.
Saadet Partisi, bugün İstanbul Lütfü Kırdar Kongre Merkezi’nde, İBB Başkanı Aday Tanıtım Programı düzenledi. Saadet Partisi’nin İBB Adayı Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın, şunları söyledi:
“İSTANBUL’U GERİ ALMA’ EMELLERİ TAŞIYAN YABANCI ODAKLAR ARTIK TOPLA TÜFEKLE DEĞİL, TOPLUMUN TEMEL DEĞERLERİNİ DİNAMİTLEYEREK SALDIRIYORLAR”
“Maalesef bugün, tekinsizliğin kol gezdiği bir İstanbul manzarasıyla karşı karşıyayız. Üzülerek ama üstüne basa basa söylemek istiyorum ki İstanbul kirletildi. İstanbul sistematik olarak kirletildi. İnsanımızın yüzünün gülmediği, ailelerin huzur bulamadığı, ne yazık ki uyuşturucunun ve fuhuşun bazı semtlerini ele geçirdiği, yoksullukla israfın iç içe geçtiği, puslu, karanlık ve kaygılı bir metropol haline geldi İstanbul. Barınma krizinin her yaştan insanımızı ezdiği, geçinemeyen yaşlılarımızın cami çıkışında limon, metro çıkışında mendil sattığı, karı-koca çalışmanın dahi bir haneye yetmediği, çocuk büyütmenin-okutmanın başlı başına dert haline geldiği, zorlu bir yarış parkuru haline geldi İstanbul. Bugün İstanbul’da doğru düzgün gıdaya erişmek bile lüks oldu. Hayat pahalılığını tarif etmek için türlü türlü enflasyon rakamları telaffuz ediliyor. Şehirdeki keşmekeşin, trafik çilesinin her gün insanların ömründen çaldığı, adeta bir gayya kuyusuna benzedi koca İstanbul. Mahalle kültürümüz, aile mefhumumuz, çocuklarımız tehlike altında. Sapkınlıklar hayatın her alanına sirayet etmiş durumda. ‘İstanbul’u geri alma’ emelleri taşıyan yabancı odaklar artık topla tüfekle değil, toplumun temel değerlerini dinamitleyerek saldırıyorlar. Büyük bir ahlaki yıkımla karşı karşıyayız. Adeta savunmasız ve sahipsiz bir kent haline geldi İstanbul.
“BU ŞEHİRDE YAŞAMAK ARTIK ÇOK PAHALI AMA DİĞER TARAFTAN İNSAN HAYATI DA BİR O KADAR UCUZ”
Bu şehirde yaşamak artık çok pahalı ama diğer taraftan insan hayatı da bir o kadar ucuz. İstanbul’da deprem riski en temel meselemiz. Ama bunca yıldır hangi tedbir alındı diye bakınca ne tedbir var ortada ne de gerçek bir dönüşüm. Bu şehirde artık nezaket yok hükmünde; ama mafyalık, zorbalık geçer akçe. Adalet ya sosyal medyadan aranıyor ya da dolarla bulunuyor. Üstteki küçük azınlığın sefa sürdüğü, altta kalan büyük kitlelerin ise canının çıktığı, adaletsiz bir mega kent İstanbul. ‘Siz iyi insanı secdelerden değil, doğru sözünden ve emanete ihanet etmemesinden tanırsınız’ Bu söz, Hz. Ali’nin sözüdür. Siz de bir belediye başkanını kurduğu süslü cümlelerden değil, ihaleyi nasıl dağıttığından tanırsınız. Belediyelerde işe alım yaparken gençlere haksızlık yapıp yapmadığından tanırsınız. Bütçeyi nasıl kullandığından tanırsınız.
“İKTİDAR, TOKİ’DEN YETİŞME ADAYIYLA MEYDANA ÇIKARAK, KENTSEL DÖNÜŞÜM KİSVESİ ALTINDA YİNE EN İYİ BİLDİĞİ İŞİN, YANİ RANT OLUŞTURMANIN PEŞİNDE OLDUĞUNU AÇIKÇA GÖSTERDİ”
Peki bunca olumsuzluk, dert, tasa şehrin dört bir yanını sarmışken; ülkeyi yöneten iktidar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bugünkü yönetimi ne durumda? İktidar, TOKİ’den yetişme adayıyla meydana çıkarak, kentsel dönüşüm kisvesi altında yine en iyi bildiği işin, yani rant oluşturmanın peşinde olduğunu açıkça gösterdi. Biz bu hikâyeyi ve sonunu, çılgın projelerin bu şehre ne getirdiğini, bu şehirden ne götürdüğünü çok iyi biliyoruz. Kitleleri yıllarca CHP ile korkutarak gemisini yürütenlerin, bugün geldiği nokta ibretliktir. Halk Partisi gelmedi ama, İsrail’e her gün giden 8 gemiyi sorunca ‘Silah gitmiyor, sadece parçası gidiyor’ savunması geliyor. Galata Köprüsünün üstünde mikrofonu elinde tutanlar kimler, Mersin Limanından İsrail’e gidip gelen gemilerin sahipleri kimler?
“İSTANBUL, ‘SADECE İSTANBUL’ DEĞİLDİR. İSTANBUL, TÜRKİYE’DİR”
Bir yandan ortağıyla birlikte milliyetçilik bayrağını dalgalandırdığını iddia edip, diğer yandan İsveç gibi açıktan PKK’ya silah tedarik eden, Kur’an düşmanı bir ülke için milletvekilleri seferber ediliyor. NATO’nun adeta emir eri gibi davranan bir iktidar var artık. Allah aşkına bu iktidar mı İstanbul’u kurtaracak? AK Parti’nin adayı Sayın Kurum çıkmış diyor ki ‘Sadece İstanbul.’ Daha en baştan gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikliyorsunuz. İstanbul, sadece İstanbul değildir. İstanbul, Türkiye’dir. Ayrıca hiçbir şartta bu sözü söylemeye yüzünüz olmamalı. Hem İstanbullu vatandaşlarımızı üç kuruşa muhtaç bırakacaksın, hem de ‘Sadece İstanbul’ diyeceksin. Siz değil misiniz, insanımızı fakirliğe mahkum eden? Siz değil misiniz, bu kadim şehrin sokaklarını kirleten mafyalara geçit veren? Siz değil misiniz, deprem gerçeğini göz ardı ederek bu şehre gökdelen adı altında beton tabutlar diken? Sizsiniz. Göreceksiniz, İstanbul sizi bir daha iş başına getirmeyecek.
“EĞER BU SEÇİM İKİ KUTBUN SEÇİMİYSE; O İKİ KUTUP AK PARTİ VE CHP DEĞİL, MİLLİ GÖRÜŞ VE DİĞERLERİDİR”
Bir seslenişim de diğer adaya. Kendisi, nice fedakarlıklarla 2019’da altın tepside sunulan fırsatı, hoyratça heba etmekte ne derece mahir olduğunu maalesef gösterdi. CHP Adayı Sayın İmamoğlu’na sesleniyorum, 5 yıl önce göreve gelirken, trafik yükünü ve toplu ulaşımda yoğunluğu azaltacağınızı iddia etmiş, insanımıza bu yönde vaat vermiştiniz. Ancak bu 5 senede trafik problemi çözülmedi. Bu şehirde 5 yıl önce de çeşmelerden su içilmiyordu; şimdi sandığa gidiyoruz, çeşmelerden yine su içilmiyor. Sahipsiz, başıboş köpeklere dair somut tek bir adım atılmadı. Deprem riski için tüm binaların kontrol edileceğini söylemiştiniz, ancak daha yüz binlerce binaya belediyeden kimse uğramadı. Şimdi, 16 milyonun sizlere verdiği hizmet süresinin artık sonuna geldik. İstanbul’un sizlerle kaybedeceği bir 5 yıl daha yoktur. Bilinmelidir ki eğer bu seçim iki kutbun seçimiyse; o iki kutup AK Parti ve CHP değil, Milli Görüş ve diğerleridir. Saadet Partisi bir cephedeyse, AK Parti ve CHP diğer cephededir. İstanbul, 31 Mart’ta Saadet diyecek.
“BİZ TERTEMİZ BİR İSTANBUL VAAT EDİYORUZ”
Tüm bu ağır şartlar altında, kadim şehrimiz İstanbul’un şifa bulacağı, ihya olacağı, ayağa kalkacağı yegane yol Milli Görüş belediyeciliğinden geçmektedir. İşte bizim bu yola çıkmamızın en büyük gerekçesi de budur. İstanbul, Milli Görüş’e hasret kalmıştır. İstanbul doğruluğa, dürüstlüğe, haramdan uzak durmaya hasret kalmıştır. Ahlaka, ilkelere, değerlere, maneviyata duyulan saygıya, üretim ve kalkınmaya susamış olan vatandaşlarımıza sesleniyorum. Başka bir İstanbul mümkün, inanın. Başka bir yönetim, başka bir belediyecilik mümkün, inanın. Tüm bu kirlenmişliği geride bırakacak, tertemiz bir İstanbul mümkün, inanın. Bizler biliriz ki bir yerde Milli Görüş varsa, orada insan onuru namına kazanılmış nice kaleler vardır. Bir yerde Saadet varsa, orada mutlaka ahlak ve maneviyat, helal kazanç, üretim ve kalkınma, dünyaya huzur ve barışı getirecek kardeşlik ruhu vardır. Bugün İstanbul’a dayatılmaya çalışılan seçeneklere mecbur değiliz. Bu şehre ihanet ettik diyenlere de bu şehrin kendisine verdiği görev süresi boyunca problemleri çözemeyenlere de mecbur değiliz. Bizim asıl ve başlıca davamız İstanbul’dur. İşte bu yüzden ‘Başka bir İstanbul mümkün’ diyerek yola çıkıyoruz. Biz tertemiz bir İstanbul vaat ediyoruz.
“BİZİM ÖTEKİMİZ O VEYA ŞU SİYASİ PARTİ DEĞİLDİR. BİZİM ÖTEKİMİZ; İSRAF, RÜŞVET VE YOLSUZLUK DÜZENİDİR”
İnsanımıza; ‘hak ettiğin yaşam bu değil’ kardeşim diyeceğiz. 16 milyona, hakkı olanı bir kez daha teklif edeceğiz. Kişilere değil İstanbulumuza odaklanacağız. Vaktimizi yersiz tartışmalara değil, İstanbul’umuzun problemlerinin çözümüne harcayacağız. Bizim ötekimiz o veya şu siyasi parti değildir. Bizim ötekimiz; israf, rüşvet ve yolsuzluk düzenidir. Biz o şahısla, beriki siyasi partiyle değil; yolsuzlukla mücadele edeceğiz. Yoksullukla mücadele edeceğiz. Biz Milli Görüşçüler için İstanbul’a hizmet etmek, ibadet aşkıyla yapacağımız bir iştir. İstanbulumuzu gözümüz gibi koruyacağız. Bugünden itibaren ‘Haydi Bismillah’ diyerek sahaya çıkacak ve farkı her geçen gün daha da açacağız. Kapı-kapı, sokak-sokak, mahalle-mahalle, semt-semt dolaşarak, insanlarımızla buluşacağız. Bugünden itibaren bizim için durmak, dinlenmek yok. Her şey tertemiz bir İstanbul için. Küreselcilerin İstanbul planlarını sadece biz bozarız ve biz bozacağız inşallah. Yolumuz açık olsun.”
İstanbul
ANKA Haber Ajansı





