(ANKARA) – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen fon yasasına ilişkin, “Bu yasa çıktı, iş bitti, kurtulduk değil. Dikkat edin, bütün bu atılan adımlara ve bütün bu iletişim kampanyasına rağmen sermaye piyasalarındaki erime durmuyor. Bugün Merkez Bankası bir puan faiz düşürdü. Aslında daha farklı bir ortamda olsaydık belki Merkez Bankası’nın eli daha rahat olacaktı. Bir puanla sınırlı kalmış oldu faizi düşürmesi. Çünkü güven sorunu var. Güven olmayınca olmaz” dedi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, KRT TV’de yayınlanan “Liderler Özel” programında TBMM’den geçen fon kanununa ilişkin açıklamalarda bulundu.
Düzenlemenin geri ödemelerin kime, nasıl yapılacağını tanımladığını ifade eden Babacan, şunları kaydetti:
“Yani sermaye piyasalarımızda, sermaye piyasaları kuruldu kurulalı tarihin en büyük dolandırıcılığı meydana gelmiş. İnsanlar bütün varlıklarını kaybetmişler. 7 milyon borsa yatırımcısı bu işten etkilenmiş. Türkiye’deki 27 milyon haneden 7 milyonu bu işten etkilenmiş. İşte geriye ne kadar sağda solda para kaldıysa, bu parayı hak sahiplerine nasıl dağıtırızın yasası bu. Ondan öte bir şey değil. Yani bu yasa çıktı, iş bitti, kurtulduk değil. Dikkat edin, bütün bu atılan adımlara ve bütün bu iletişim kampanyasına rağmen sermaye piyasalarındaki erime durmuyor. Devam ediyor, devam ediyor, devam ediyor. Bugün Merkez Bankası bir puan faiz düşürdü, değil mi? Şimdi aslında Merkez Bankası, daha farklı bir ortamda olsaydık belki eli daha rahat olacaktı. Bir puanla sınırlı kalmış oldu faizi düşürmesi. Çünkü güven sorunu var. Güven olmayınca olmaz.
Ve güven öyle bir kavramdır ki bir kere kaybettiğinizde yeniden kazanmanız çok vakit alır. Çok uzun vakit alır. Şu anda bu dolandırıcılıktan sonra kaybolan güven ortamını yerine koyacak, güveni tekrar inşa edecek bir adım da atılmadı. Atılmıyor. Bu büyük krizlerde yapılması gereken en önemli işlerden birisi de çok ciddi bir şekilde bu işin suçlusu kimse, o suçluyu bulup en ağır cezayla karşı karşıya bırakmaktır. Büyük bir hadisede, bu büyük dolandırıcılıkta, eğer bu işin boyutuna yakışan bir suçluyu bulma ve cezalandırma işlemi yapmazsanız, kimisini korursanız, bazılarını koruma altına alırsanız, o zaman ileride bu dolandırıcılık hadiselerinin önünün açılmasına da yol vermiş olursunuz. Çünkü insanlar şöyle düşünür: ‘Demek ki ben Türkiye’deki sermaye piyasasında insanları dolandırırım. Kazandığım arada yanıma kalır ve fazla da bir cezayla karşı karşıya kalmadan bu işten yırtarım.’ Şimdi bu, ‘Suç işlerim, dolandırırım ve yırtarım’ hissi, ileride benzer hadiselerin devamını da beraberinde getirir.”

