Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

YENİ Partili Cumhur Uzun: “Hırsız içeriden olunca kapı kilit tutmuyor”

TBMM Genel Kurulu’nda konuşan YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, yatırım fonlarında yaşananların mevzuat eksikliğinden kaynaklanmadığını, yönetim ve denetim zaafiyetinin sonucu olduğunu belirterek, “Sorunun kaynağı saray ve AKP Genel Merkezi’dir. Liyakatin yerini partidaşlığın, kurumsal bağımsızlığın yerini tek kişinin iradesinin aldığı bir düzen kurdunuz ve bu düzenin faturasını millete ödetiyorsunuz” dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun,

(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda konuşan YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, yatırım fonlarında yaşananların mevzuat eksikliğinden kaynaklanmadığını, yönetim ve denetim zaafiyetinin sonucu olduğunu belirterek, “Sorunun kaynağı saray ve AKP Genel Merkezi’dir. Liyakatin yerini partidaşlığın, kurumsal bağımsızlığın yerini tek kişinin iradesinin aldığı bir düzen kurdunuz ve bu düzenin faturasını millete ödetiyorsunuz” dedi.

YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, yatırım fonlarının kuruluşu, yönetimi ve denetimine ilişkin yasal düzenlemelerin ve denetim mekanizmalarının mevcut olduğunu belirtti.

İktidarın yaşananları birkaç kurumun ve kişinin üzerine yıkarak sorumluluktan kaçmaya çalıştığını ifade eden Uzun, “Yetki var, kurum var, denetim mekanizması var. Peki, bütün bunlar varken bu kadar insan nasıl mağdur edildi? Demek ki problem mevzuatta değil, problem sizde” dedi.

“MECLİS ASRIN YOLSUZLUĞUNU ARAŞTIRMAYIP NEYİ ARAŞTIRACAK?”

Fonlarda yaşanan olağan dışı para hareketlerinin ve kazançların neden zamanında tespit edilmediğinin açıklanmasını isteyen Uzun, denetim kurumlarının yöneticilerini ve siyasi iktidarı sorumluluk almaya çağırdı. Uzun, “Bu kriz bir gecede çıkmadı. Para hareketlerini ve olağan dışı kazançları izlemekle görevli kurumlar neredeydi? O kurumlara yöneticileri kim atadı? Hangi rapor kimin masasında bekledi? Yapılan uyarıların neden gereği yapılmadı?” sorularını yöneltti.

Meclis araştırması taleplerinin reddedilmesine ve sorumlulara ilişkin bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmamasına da tepki gösteren Uzun, “Meclis araştırsın diyoruz, hayır diyorsunuz. Listeyi açıklayın diyoruz, açıklamıyorsunuz. Neyi, kimden saklıyorsunuz? Asrın yolsuzluğu yapılırken Meclis bunu araştırmayıp neyi araştıracak?” ifadelerini kullandı.

“HUKUK DEVLETİNDE SUÇUN SONUÇLARI FAİLİN VİCDANINA BIRAKILAMAZ”

İktidarın çözüm olarak sunduğu “isteğe bağlı iade” uygulamasını da eleştiren Uzun, kimlerin ne kadar kazanç elde ettiği ve ne kadar iade yaptığı açıklanmadan yürütülecek sürecin şeffaflıktan uzak olacağını vurguladı.

“Bir perde çektiniz, hırsızları saklıyor; bir mendil serdiniz, ‘Gönlünüzden ne koparsa bırakın’ diye para topluyorsunuz.” diyen Uzun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Evinize hırsız girse polis, ‘Çaldığın televizyonu uygun görürsen geri getir’ mi der? Getirince suç ortadan mı kalkar? Bir hukukçu olarak söylüyorum; iade zararı gidermeye yarar ama suçu ortadan kaldırmaz. Devletin görevi delilleri toplamak, sorumluları bağımsız yargı önüne çıkarmak ve mağdurun hakkını korumaktır. Bunlar failin vicdanına bırakılamaz.”

“BU MESELE ARTIK DEVLETE GÜVEN MESELESİDİR”

Yaşanan krizin yatırım fonlarında zarar gören vatandaşlarla sınırlı kalmayacağına, finansal sisteme duyulan güvenin zedelenmesinin ekonominin diğer alanlarını da etkileyebileceğine işaret eden Uzun, iktidarın gerekli tedbirleri almak yerine sorumluları korumaya çalıştığını savundu.

Vatandaşın devlete nasihat dinlemek için değil, hakkının korunacağına güvenerek başvurduğunu belirten Uzun, “Sistem kurulmuş, millet fonuna kadar soyulmuştur. Şaibeli milyonlarını milyarlar yapan, sonra ortadan kaybolanların vicdanına güvenerek bu dosyayı kapatamazsınız. Finansal güven sarsılınca bunun bedelini esnaf da, üretici de, çalışan da öder. Artık bu mesele sadece para meselesi değil, devlete güven meselesidir. Bu mesele devletin güven kapısındaki kilidin anahtarının kimde olduğu meselesidir ve görüyoruz ki hırsız içeriden olunca kapınız kilit tutmuyor” dedi.