Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

505 gündür grevde olan Temel Conta işçileri Doruk Madencilik işçilerini ziyaret etti

Petrol-İş üyesi Temel Conta fabrikasında sendikal hakları için 505 gündür grevlerine devam eden işçiler, Doruk Madencilik işçilerini ziyaret ederek, desteklerini iletti. Petrol-İş iş yeri temsilcisi Sinem Kaya, “Bizler hakkımızı istiyoruz. Bu işin kadını, erkeği yok, alın terinin cinsiyeti yok. Orada anneler ağlıyor, burada babalar ağlıyor. Kişinin sükunetini ve huzurunu bozuyormuşuz. Savcılıkta okuduk, düdük çalmışız, düdük sesimizden rahatsız olmuş. Baret sesinden rahatsız olanlar, düdük sesinden rahatsız olanlar, huzurunuz kaçıyorsa çok güzel. Bundan sonra sizin huzurunuz daha da çok kaçacak. Çünkü ne maden işçileri ne Temel Conta işçileri, haklarını alana kadar durmayacak. Ankara’da maden işçileri, İzmir’de Temel Conta işçileri asla vazgeçmeyeceğiz” dedi. 

Petrol-İş üyesi Temel Conta fabrikasında sendikal hakları için 505 gündür

(ANKARA) – Petrol-İş üyesi Temel Conta fabrikasında sendikal hakları için 505 gündür grevlerine devam eden işçiler, Doruk Madencilik işçilerini ziyaret ederek, desteklerini iletti. Petrol-İş iş yeri temsilcisi Sinem Kaya, “Bizler hakkımızı istiyoruz. Bu işin kadını, erkeği yok, alın terinin cinsiyeti yok. Orada anneler ağlıyor, burada babalar ağlıyor. Kişinin sükunetini ve huzurunu bozuyormuşuz. Savcılıkta okuduk, düdük çalmışız, düdük sesimizden rahatsız olmuş. Baret sesinden rahatsız olanlar, düdük sesinden rahatsız olanlar, huzurunuz kaçıyorsa çok güzel. Bundan sonra sizin huzurunuz daha da çok kaçacak. Çünkü ne maden işçileri ne Temel Conta işçileri, haklarını alana kadar durmayacak. Ankara’da maden işçileri, İzmir’de Temel Conta işçileri asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

İzmir’de Petrol-İş üyesi Temel Conta fabrikasında sendikal hakları için 505 gündür grevlerine devam eden işçiler, Kurtuluş Parkı’ndaki Doruk Madencilik işçilerini ziyaret etti. Petrol-İş üyesi işçilere, CHP Genel Başkan Başkan Yardımcısı Asu Kaya da eşlik etti.

Ziyaretin ardından yapılan açıklamada konuşan Petrol-İş iş yeri temsilcisi Sinem Kaya, geçmişte patronun işçilere yönelik “Buradan siz ekmek yiyorsunuz, yarın da çocuklarınız yiyecek, ona göre kafanızı eğin” şeklindeki söylemlerine tepki göstererek sendikalı olduklarını ifade etti. Kaya, süreci ilişkin, “Bizler ‘Allah korusun’ dedik o zaman. Bunlar bizim çocuklarımızın geleceğine bile göz koymuş. O gün sendikaya üye olduk. O günden beridir de sendikaya üye olduğumuz için o kapının önünde cezalandırılıyoruz. 505 gün oldu. İki kışı geçirdik. Madenci çocukları 23 Nisan’da buraya geldi, evlerimizde ağladık. Çünkü o duygunun ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz. Burada babaların evlatları gözyaşı döküyor, İzmir’de annelerin çocukları gözyaşlarını döküyor” dedi.

“İşçinin, emekçinin artık hiçbir değeri kalmamış”

Suç işlemediklerini ve Türk adaletine güvendiklerini dile getiren Kaya, geçen süre zarfında işçinin değerinin kalmadığını gördüklerini savunarak, “Bizler artık bunun mücadelesinde bile değiliz, biz artık insan gibi yaşamak için mücadele ediyoruz. ‘Biz de bu memleketin insanlarıyız’ diyoruz, ‘Bizim de evlatlarımız var’ diyoruz. Aslında tek mücadelemiz bu” ifadelerini kullandı.

İzmir’de Temel Conta işçileri ile Ankara’da direnen maden işçilerinin yaşadığı zulmün ortak olduğunu belirten Sinem Kaya, patronların servetlerine dikkati çekerek şunları söyledi:

“Bu kadar zulüm neden ya? Bizler bir lokma ekmeği paylaşabiliyorken yatları, villaları, zırhlı araçları alan patronlar bize bir bütün ekmeği vermeyi mi çok görüyor? Bizler çok bir şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Maden işçileri de haklarını istiyor, Temel Conta işçileri de haklarını istiyor. O yüzden ne olursa olsun bu işin kadını, erkeği yok, alın terinin cinsiyeti yok. Orada anneler ağlıyor, burada babalar ağlıyor. Bizim birleşmekten başka şansımız da yok.

Bizler çok bir şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Maden işçileri de haklarını istiyor, Temel Conta işçileri de haklarını istiyor. O yüzden ne olursa olsun bu işin kadını, erkeği yok, alın terinin cinsiyeti yok. Orada anneler ağlıyor, burada babalar ağlıyor. Bizim birleşmekten başka şansımız da yok. Gece jandarma evimize baskın yaptı, evlatlarımızın yanından alındık. Sabah polis baskın yaptı. Gerekçesi ne biliyor musunuz? Kişinin sükûnetini ve huzurunu bozuyormuşuz. Savcılıkta okuduk; düdük çalmışız, düdük sesimizden rahatsız olmuş. Baret sesinden rahatsız olanlar, düdük sesinden rahatsız olanlar, huzurunuz kaçıyorsa çok güzel. Bundan sonra sizin huzurunuz daha da çok kaçacak. Çünkü ne maden işçileri ne Temel Conta işçileri, haklarını alana kadar durmayacak. Ankara’da maden işçileri, İzmir’de Temel Conta işçileri asla vazgeçmeyeceğiz.”

Asu Kaya’dan Bakan Göktaş’a çağrı: Tarihe iyi bir insan olarak geçme fırsatı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Asu Kaya, 505 gündür toplu iş sözleşmesi masasına oturmayan işverenin, hak arayan kadın işçilere ve ailelerine yönelik tutumuna tepki gösterdi. İşverenin bu süreçteki söylemlerini aktaran Kaya, “505 gündür toplu iş sözleşmesine oturmak için patronu bekleyen Temel Conta’nın işçileri, bu kadın emekçilerin duyduğu söz şu oldu: ‘Ben bir avuç çapulcuya boyun eğmeyeceğim.’ Evet, patron ne dedi? Bu kadınlara, bu kadın emekçilere, bu çocuğa, çocuklara, o çadırda büyüyen bu çocuklara ‘Bir avuç çapulcu’ dedi. ‘Ben bu bir avuç çapulcuya boyun eğmeyeceğim’ dedi. ‘Bende onlara verecek para yok’ dedi. Bu insanların, bu emekçilerin parasını gasp etti” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a seslenen Kaya, bakanın kadınların ve çocukların refahından sorumlu olduğunu hatırlattı. Göktaş’a sürece müdahil olma ve aracı olma çağrısı yapan Kaya, şunları söyledi:

“Buradan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş’a sesleniyorum: Gel, bakanlığın boyunca iyi bir iş yapmış ol. Tarihe iyi bir insan olarak geçme fırsatını yakalamış ol, biz de sana teşekkür edelim. Bu kadınların emeğinin karşılığının verilmesine, haklarının verilmesine aracı ol. İyi bir iş yap. Sen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanısın. Bu kadınlardan, bu çocuklardan sorumlusun sen. Bu kadınların, bu çocukların refahından sorumlusun.”