(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program kapsamında, “Programımızın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedefliyoruz” dedi. Yılmaz, program döneminde kişi başına milli gelirin 25 bin dolara, milli gelirin ise 2,2 trilyon doların üzerine çıkarılmasının ve enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıkladı. Yılmaz, şunları kaydetti:
“Bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını ve işsizlik oranının yüzde 8’in altına gerilemesini öngörüyoruz. Program dönemi sonunda millî gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz. Esas hedefimiz büyümeyi vatandaşlarımızın yaşam standartlarına yansıyan kalıcı sosyal refah artışına dönüştürmektir.
Bu doğrultuda kişi başına milli gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşmasını, artan refahın geniş toplumsal kesimlere yansıtılmasını ve enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruz. Program döneminde büyümenin yalnızca hızına değil, kalitesine ve sürdürülebilirliğine odaklanacağız.
Sanayimizin kapasitesini korurken yeşil ve dijital dönüşümle rekabet gücünü arttıracağız. Yapay zeka destekli ve otonom üretim sistemleriyle enerji, hammadde, iş gücü ve makine kullanımında verimliliği arttırırken düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştıracağız.
İMALAT SANAYİNE 250 MİLYAR LİRALIK İLAVE KREDİ DESTEĞİ
Mesleki ve teknik eğitimi sektörlerimizin ihtiyaçlarıyla daha güçlü şekilde buluşturacak, stratejik teknolojik alanların gerektirdiği insan kaynağını yetiştirecek, sanayi bölgelerimizin lojistik ve dijital altyapısını geliştireceğiz.
İmalat sanayimize yönelik veriye dayalı ve hedef odaklı, kapsamlı bir imalat sanayi güçlendirme programını hayata geçiriyoruz. Finansmana erişimi kolaylaştıracak, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkanı sunacak, kobilerimizin teminat ve işletme sermayesi sorunlarını hafifleteceğiz. İmalat sanayi finansman desteği programı kapsamında 250 milyar TL büyüklüğünde ilave kredi desteğini sağlıyoruz. İhracatçımıza düşük faizli reeskont kredisi sunarken, orta yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik olarak 3 yıl süre içinde ayırdığımız 750 milyar liralık YTAK kredilerini kullandırmaya devam edeceğiz.
Sanayimizin en önemli meselelerinden biri haline gelen ara kademe teknik iş gücü ihtiyacını karşılamak için sektör okul işbirliklerini güçlendireceğiz. İhracatta yeni pazarlara erişimi güçlendirecek, Eximbank desteklerini ve ihracat sigortası imkanlarını genişletecek, ihracat finansmanını güçlendireceğiz.
Yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim koşullarının iyileşmesini destekleyeceğiz. Aynı zamanda yurtiçi tasarruflarımızı arttırarak, finansal sistemimizin kaynak tabanını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Dijital Türk Lirası’nın kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarımızı devam ettirirken, ödeme sistemlerinin ve finansal teknoloji ekosisteminin güvenli ve yenilikçi şekilde gelişmesini destekleyeceğiz.
Dış ticarette önceliğimiz rekabet gücümüzü daha da arttırmak, ihracatımızın nitelik açısından daha güçlü bir yapıya kavuşturmaktır. Bu doğrultuda ihracatımızda yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin payını arttıracağız. Düşük ve orta teknolojili sektörlerimizin dönüşümünü desteklerken, firmalarımızın yeşil ve dijital dönüşüme uyumunu hızlandıracak, küresel değer zincirindeki konumunu güçlendireceğiz.
KALKINMA YOLU, ZENGEZUR VE ORTA KORİDOR’A ODAKLANILACAK
Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru, Orta Koridor, Hicaz Demiryolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde demiryolu bağlantısı gibi stratejik hatlara yoğunlaşacağız. Buradaki amacımız Türkiye’nin o eski köprü imajının yerine merkez ülke, cazibe merkezi olan ülke, yolların kesiştiği bir üretim ve lojistik merkezi olan ülke konumunu pekiştirmek olacaktır.
Program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek, kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan, ekonomimizin çoklu şoklara karşı direncini güçlendiren bir yaklaşımı esas alıyoruz. Kritik minerallerden nükleer ve hidrojen teknolojilere, enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanların yerelleştirilmesine kadar stratejik alanlarda AR-GE ve yerli üretim kapasitemizi geliştireceğiz.
Özellikle savunma sanayi, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zeka başta olmak üzere stratejik alanlarda AR-GE, üretim ve yerlilik kapasitemizi daha ileriye taşıyacağız. Kamu maliyesinde mali disiplinden taviz vermeden verimlilik ve etkinliği en üst düzeye çıkarmayı hedefliyoruz. Harcamalarda tasarruf sağlarken, öte yandan afetlere karşı direncin arttırılması noktasında gerekli kaynakları ayırıyoruz. İstanbul başta risk azaltıcı kentsel dönüşüm projelerine ivme kazandırmayı planlıyoruz. Kayıt dışılıkla etkin mücadelemiz devam edecek.
Yapay zeka ve diğer dijital imkanlardan en üst düzeyde faydalanacağız. Sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla prim gelirlerini arttıracak, sistemi yeni nesil esnek çalışma modellerine uyumlu hale getireceğiz.
“SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTIRILACAK”
Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarını yüzde 42, içme suyu yatırımlarını yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarını ise yüzde 103 oranında arttırıyoruz.
Sanayi altyapı yatırımlarını yüzde 54 oranında arttırıyoruz. Savunma sanayinde kendi teknolojisini geliştiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedefliyoruz. Bu kapsamda savunma harcamalarını yüzde 229 arttırıyoruz.
“SOSYAL KONUT BÜTÇESİ 100 MİLYARDAN 250 MİLYAR LİRAYA ÇIKARILACAK”
Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın konuta erişimini kolaylaştırmak için sosyal konut yatırımlarımızı, bu alana yaptığımız bütçe aktarımını yüzde 150 arttırıyoruz. 100 milyardan 250 milyara gibi bir değişim söz konusu. Program çerçevesinde İstanbul’da başlattığımız kiralık sosyal konut projelerimizi ülke sathına yaymayı planlıyoruz.”
(SON)

