Haber: Seyfi ÇELİKKAYA
(YOZGAT) – Yer altı ve yer üstü su kaynaklarının yetersizliği nedeniyle kurak alanlarda tarımsal üretim yapılmaya çalışılan Yozgat’ta, daha az su ile tarımsal üretimin yapılabilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, kıraç arazilerdeki “su tutucu polimer” yöntemiyle deneme ekimi yapıldı.
Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, diğer tarımsal ürünlere göre daha fazla sulamaya ihtiyaç duyulan, işçiliği ve masrafları yüksek olan şekerpancarı üretiminde giderleri ve daha az su ile üretim yapılıp, verimi artırmak amacıyla şekerpancarında bu yıl su tutucu polimer uygulamasını devreye soktu. Dünyadaki tatlı suların yüzde 70’inin tarımsal sulamada kullanıldığına dikkat çekilerek, tarımsal sulamada yeni teknikler ve suyun tasarrufla kullanıldığı tedbirler artırıldığında hem maliyetlerin düşeceği hem de son yıllarda küresel iklim değişikliği ile hissedilen su sıkıntısının daha az seviyeye ineceği aktarıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, “Önceki yıllarda sebzede yaptığımız deneme çalışmasında sulamada yüzde 66 tasarruf sağlandığını gözlemlenmiştik. 2025 güz aylarında 2 köyde buğdayda deneme ekimini yapmıştık. Şekerpancarı sulamasında yüzde 30-50 oranında su tasarrufunda bulunmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.
Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde tarlasına su tutucu polimer kullanılarak şekerpancarı ekimi yapan Uğur Nemli, “Pancar ekimi yapıyoruz. Su tutucu polimer denedik ve hastalığın yoğun olduğu bölgede ekim yapıyoruz. Mikoriza Bakteri isminde Tarım İl Müdürlüğü getirdi. Çiftçiye faydalı güzel bir şey denemeye çalışıyoruz. Sonuç aldıktan sonra paylaşacağım. Burada daha önce nohut ekildi, pancar ekildi, buğday ekildi. Verimde biraz hastalıklı olduğu için biraz düşük olmuştu. Bu sene deneyeceğiz. Güzel sonuçlar alacağımızı düşünüyorum” dedi.
Mustafa Aydoğdu da, “15 dönüm pancar ekileceğiz. Deneme amaçlı ilaç uygulaması yaptı tarım il müdürlüğü. Bakacağız verimde biraz fark olacağını söyleyebilirim. Önceki yıllarda randımanda sıkıntım yoktu da son zamanlarda biraz hastalık, yapraklara hastalık düşmeye başladı. Ama kurtardım. Bir sıkıntı fazla yoktu, yine de bir uygulama yapacağız. Yozgat susuzlukta biraz su fakir bir yer. Bizim bu bölgede de fazla yağış düşmediği için sulama biraz sıkıntılı. Biraz daha verimi farklı olduğunu söylediler pancarın. Denemek amaçlı bu uygulamayı yapıyoruz” diye konuştu.
“TARIMDA SULAMA EN BÜYÜK PROBLEMLERDEN BİRİ”
Çalışmalarını üniversite kampüsünde bulunan Teknopark’ta sürdüren Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Orhan Hazer, geliştirip patentini aldığı, ARGE ürünü Natural Aquatic Samanlı Su tutucu ile ilgili olarak yaklaşık 10 yıldır çalışmalar yürüttüklerini söyledi, şöyle konuştu:
“Son dönemlerin hem geçen senenin hem de bu senenin çok büyük bir gündem maddesi var; Su. Geçen sene ile bu sene siyahla beyaz gibi. Geçen sene ciddi bir kuraklık var idi. Birçok yerde su problemi tabiri caizse iliklerimize kadar hissediliyordu. Bir anda yağışların artmasıyla beraber özellikle son birkaç ay içerisinde çok ciddi yağışlarla beraber ki bu da hem baraj doluluk oranlarına yansıdı hem de toprağın suya doymasına sebebiyet verdi. Tarımda sulama en büyük problemlerden biri. Hem sadece suyun varlığı değil sulama ve sulama mekanizmaları da bunun içerisinde gerek damlama sulama olsun gerek vahşi sulama olsun birçok sulama sisteminde hem sulama zorluğu vardır hem işçilik ve hem de maliyetleri vardır. Diğer taraftan da geçen sene yaşadığımız kuraklık. Bu kuraklık bir daha olmayacak diye bir şey yok. Hazır sularımız varken, sular akıyorken bu suların kıymetinin bilinmesi lazım. Ciddi manada bir su birikimi oluştu. Ama bu bir anda da rüzgâr tersine dönebilir. Hemen tedbirlerin alınması lazım.”
Hazer, geliştirdikleri su tutucunun sadece tarlada değil, bitkinin olduğu her yerde iş gördüğünü hatırlattı, evsel kullanıcıdan bahçecilere, seracılara topraksız tarım yapan çiftçilere, tarlaya kadar uzanan yelpazede faaliyette bulunduğunu aktardı. Hazer, “Evsel kullanıcı bundan nasıl faydalanıyor?” sorusuna, “Örneğin saksı diplerine uyguladığınız zaman saksıda su tutma kapasitesini kullanarak yeri geldiği zaman bir aya kadar sulamama şansı veriyor. Bu da işte tatile gidenlerde özellikle veya evinde çiçeklerini yalnız bırakanlar en azından rahatlıkla komşuya anahtarı vermeleri gerekmeyecektir. Bahçecilerde daha büyük problem var. Özellikle gün aşırı su isteyen bitkilerde ciddi sorunlar yaşıyoruz” diye karşılık verdi.
“AKRABALAR BİRBİRLERİYLE HUSUMET GÜDÜYORLAR SU PROBLEMİNDEN DOLAYI”
Yozgat’ta üzüm bağcılığının gelişimini sürdürdüğüne vurgu yapan Prof. Dr. Orhan Hazer, “Özellikle bağlarda mevcut köylerimizde maalesef insanlar, akrabalar birbirleriyle husumet güdüyorlar su probleminden dolayı. Su tutucu kullanıldığında, sulama oranını yarı yarıya veya üçte bir oranında azaltıyoruz. Bu da su sıranızı artık hediye edebilirsiniz. Su sırası için kavga etmenize gerek kalmaz. Böyle bir özelliği var” ifadelerini kullandı.
Hazer, Yozgat’ın da yer aldığı İç Anadolu bölgesinde şekerpancarının çok yetiştirilen ürünlerden biri olduğunu belirtti, “Pancar da sezonunda yaklaşık 12-13 sulama yapılır. Bazı yerlerde belki 10’a kadar düşülür ama bunu 5-6’lara kadar düşürecek bir su tutma kapasitesine sahip. Toprağın altında aynen bir bebek bezi gibi hareket ederek yağışla gelen suyu veya sulama ile gelen suyu toprağın altında tutuyor ve uzun vadeli toprağın altında kuraklık olması engelliyor. Bitkinin su stresine girmesini engelliyor” dedi.
“SUYUN BOL OLMASI ÖNEMLİ DEĞİL, SUYUN KULLANILABİLİR OLMASI ÇOK ÖNEMLİ”
Prof. Dr. Orhan Hazer, Samanlı Su tutucu ürünle ilgili yaklaşık 10 yıldır Teknopark’ta çalışmalar yürüttüğünü kaydetti, şu bilgileri verdi:
“Ürünümüzün ARGE’sini tamamladık, patentini aldık ve piyasaya da sürdük. Ürün olarak da piyasaya sürüldü. Üretimi tamamen yerlidir. Yerli mal belgesine sahibiz. Yozgat’ta üretim yapıyoruz. Dünyanın birçok noktasına da ürünümüzü bir şekilde ulaştırma şansımız oldu. Yeri geldi İspanya’da, Sevilla’da tarım fuarında, yeri geldi Arap pazarında, Kuveyt’te, Dubai’de bu ürünleri gösterme şansımız oldu. Bu taraftan da baktığımızda suya aslında üç tarafı deniz denizlerle çevrili ve şu an gördüğünüz gibi çok yoğun yağışlarla beraber bol su olan bir ülkedeymişiz gibi gözüküyor ama şu hiçbir zaman unutulmaması lazım; biz su fakiri bir ülkeyiz. Suyun bol olması önemli değil, suyun kullanılabilir olması çok önemli. Denizlerdeki suyu biz tarım sulamasında kullanamayız. Tarım için kullanılan sudan bahsediyoruz. En basiti yakın zamanda evlerimizde musluklarımızdan sular akmadı. O yüzden burada suyu çok dikkatli kullanmamız lazım. Ve su varken suyu dikkatli kullanmamız lazım. Su olmadığında zaten onun kullanımı da mümkün olmuyor.”

