(TBMM) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, “Küresel boyutta faaliyet gösteren Hasidik hareketini oluşturan Chabad-Lubavitch örgütünün KKTC’de yerleşik yoğun faaliyetleri son derece kaygı verici boyutlarda. Özellikle ABD ve Siyonist İsrail arasındaki ilişkiler bağlamında Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki nüfus alanlarının yeniden şekillendirilmeye çalışılmasının ister istemez Türkiye açısından son derece dikkat edilmesi gereken yeni güvenlik sorunlarını beraberinde getirebilecek boyutta olduğunu ifade etmek isteriz” dedi.
Bekin, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ve bölgesel güvenlik risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekin, açıkamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kıbrıs’ta son günlerde başta ABD, Yunanistan, İsrail ve Fransa olmak üzere uluslararası dinamiklerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile olan yakın dirsek temasları, Kıbrıs’ın coğrafi konumu itibarıyla jeopolitik ve jeostratejik önemi, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon yataklarının mevcudiyetiyle daha da büyük önem kazanmıştır. Ayrıca küresel boyutta faaliyet gösteren Hasidik hareketini oluşturan Chabad-Lubavitch örgütünün KKTC’de yerleşik yoğun faaliyetleri de son derece kaygı verici boyutlarda olduğunu belirtmek gerekir. Özellikle ABD ve Siyonist İsrail arasındaki ilişkiler bağlamında Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki nüfus alanlarının yeniden şekillendirilmeye çalışılması ister istemez Türkiye açısından son derece dikkat edilmesi gereken yeni güvenlik sorunlarını beraberinde getirebilecek boyutta olduğunu ifade etmek isteriz.
Stratejik çıkarlarımızın en önemli parametresini oluşturan Kıbrıs’ın, özellikle ABD ve Siyonist İsrail tarafından stratejik manevra alanı olarak kullanılmaya çalışılması son derece vahim bir gelişmedir. Benzer şekilde, Güney Kıbrıs Rum Lideri Nikos Hristodulidis’in, ‘Fransız askerlerinin, Güney Kıbrıs’a konuşlandırılacağı’ açıklaması, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’den oluşan garantör ülkeler tarafından imzalanan garantörlük anlaşması çerçevesinde uluslararası hukukun yok sayılması anlamına gelmektedir. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Avrupa Konseyi ‘Güvenlik, Enerji ve Stratejik Öncelikler’ zirvesi için bulunduğu GKRK’de, Yunanistan’a Adalar Denizi için ‘Egemenliğiniz tehdit altındaysa gerekeni yapın, biz yanınızdayız’ ifadesini kullanırken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi için ise ‘Kıbrıs saldırıya uğrarsa, Avrupa saldırıya uğramış demektir. Fransa, Kıbrıs’ı sever, zor zamanlarda sizin yanınızda olmak bizim görevimizdir’ şeklindeki yaklaşımın Türkiye açısından tehdit ve meydan okuma niteliğinde haddi aşan provokatif bir açıklama olduğunu belirtmek isteriz.
Kıbrıs’ın yeni bir kriz merkezine dönüştürülmeye çalışılmasının hiç kimseye fayda getirmeyeceği gerçeğinden hareketle, Kıbrıs’ın stratejik öneminin GKRY tarafından ikircikli bir yaklaşımla küresel kolonyal güçlere pazarlanmaya çalışılması son derece vahim bir gelişmedir. Sonuç olarak, Yunanistan ve GKRY’nin ABD ve Siyonist İsrail ile oluşturmaya çalıştıkları yeni stratejik hamle, millî güvenliğimizi tehlikeye sokabilecek boyutta olup, bu konuda her zamankinden daha fazla birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmemizi gerekli kılmaktadır.”

