Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yeni Yol Grup Toplantısı… Mahmut Arıkan: “Mutlak butlan tartışmasını ekonomik politikalardan azade yalnızca hukuk meselesi olarak görmemiz mümkün değil”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Bugün mutlak butlan tartışmasını izlenilen ekonomik politikalardan azade yalnızca bir hukuk meselesi olarak görmemiz mümkün değildir. Ekonomideki tıkanma ile siyasetteki anormal, aynı yapısal krizin farklı görünümleridir” dedi. Siyasette arınma tartışmalarına değinen Arıkan, “Sadece belli bir kesimin arınması yetmez. Topyekün siyasetin, topyekün bu sistemin arınması gerekir” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Bugün mutlak butlan tartışmasını

(TBMM) – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Bugün mutlak butlan tartışmasını izlenilen ekonomik politikalardan azade yalnızca bir hukuk meselesi olarak görmemiz mümkün değildir. Ekonomideki tıkanma ile siyasetteki anormal, aynı yapısal krizin farklı görünümleridir” dedi. Siyasette arınma tartışmalarına değinen Arıkan, “Sadece belli bir kesimin arınması yetmez. Topyekün siyasetin, topyekün bu sistemin arınması gerekir” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi’nin TBMM’deki haftalık grup toplantısında konuştu.

Arıkan, “Bayramlar, kırgınlıkların giderildiği, gönüllerin yumuşadığı, milletçe birbirimize daha fazla yaklaştığımız zamanlardır. Fakat bayramı geride bırakırken görüyoruz ki Türkiye’nin önünde hala ağır meseleler durmaktadır. Vatandaşımız geçim derdiyle boğuşuyor. Gençlerimiz geleceğinden endişe ediyor. Emekliler hayatını sürdürebilmenin hesabını yapıyor. Esnaf çalışıyor ama kazanamıyor. Çiftçi üretiyor ama emeğinin karşılığını alamıyor” dedi.

Türkiye’nin aynı zamanda hukuk ve demokrasi bakımından da ciddi bir sınavdan geçtiğini söyleyen Arıkan, siyasetin asli görevinin ortak meseleleri konuşabilmek ve çözüm üretebilmek olduğunu belirtti. Arıkan, son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere değinerek, Türkiye’nin en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin siyasetin normalleşmesi olduğunu söyledi. Normalleşmenin tarafların aynı düşünmesi anlamına gelmediğini ifade eden Arıkan, “Normalleşme, iktidarın ve muhalefetin birbirine benzemesi de değildir. Farklı fikirlerin, farklı projelerin, farklı dünya görüşlerinin demokratik zeminde konuşulabilmesidir. Ama bugün maalesef ülkemizde anormal bir süreç yaşanıyor” dedi.

“MUTLAK BUTLAN” DEĞERLENDİRMESİ

“Anormal süreci, uzun uzun konuşabiliriz. Detaylı analizler yapabiliriz. Birçok durum tespiti de yapabiliriz. Ancak biz bugün bu kürsüden, ne yaşıyoruz sorusuna değil, niçin yaşıyoruz sorusuna cevap arayacağız” diyen Arıkan, şöyle konuştu:

“Bütün bu süreçleri niçin yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz? Bu mesele, yalnızca hukuk ya da siyaset meselesi değildir. Türkiye, büyük döviz krizleri ve tıkanmalar sonrasında üç kez yapısal dönüşüm geçirdi. 1950’lerin sonunda, 1980’lerin başında ve 2000’lerin başında bu dönüşümler yaşandı. Her seferinde ekonomik düzen yeniden kuruldu. Hem toplumsal ilişkiler hem siyasal alan yeniden şekillendirildi. Bugün yaşadığımız yüksek enflasyon, yüksek faiz ve dış finansman ihtiyacı mevcut büyüme modelinin tıkanmışlığını işaret etmektedir. Hukukun bu kadar aşınması, yargının siyasallaşması, demokratik alanın daralması aynı tıkanmışlığın sonucudur. Bugün mutlak butlan tartışmasını izlenilen ekonomik politikalardan azade yalnızca bir hukuk meselesi olarak görmemiz mümkün değildir. Ekonomideki tıkanma ile siyasetteki anormal, aynı yapısal krizin farklı görünümleridir”

“BELEDİYELERİN DEĞİL, BAKANLIKLARIN DA ARINMASI LAZIM”

Siyasete arınma çağrısında bulunan Arıkan, şöyle devam etti:

“Sadece belli bir kesimin arınması yetmez. Topyekün siyasetin, topyekün bu sistemin arınması gerekir. Siyasetin üzerine çöken kirli gölgeyi, menfaat ilişkilerini, liyakatsiz kadrolaşmaları kökünden kazımadan bu ülkeye huzur getiremezsiniz. Mesele arınmaysa, sadece belediyelerin arınması yetmez. Bakanlıkların da arınması şarttır.

Devletin en mahrem, en kritik makamlarının ihale baronlarından, akraba kayırmacılığından temizlenmesi şarttır. Bürokrasinin arınması şarttır. Vatandaşa tepeden bakan, devleti kendi mülkü sanan, liyakati değil sadakati ölçü alan o hantal ve kirli anlayışın bürokrasiden sökülüp atılması şarttır. Ve en önemlisi, yargının arınması şarttır. Adaletin mülkün temeli olmaktan çıkarılıp, güçlünün kalkanı haline getirildiği bir düzende arınmadan bahsedilemez. Cübbesine düğme dikenlerin, talimatla karar verenlerin o yüce mahkemelerden arınması, bu ülkenin geleceğinin en büyük teminatıdır. Yetmez. Medyanın, iş dünyasının, gazeteciden siyasetçiye tüm kamunun arınması şarttır. Biz ‘benden olan temiz, benden olmayan kirli’ diyen o ikiyüzlü siyaseti reddediyoruz. Eğer bu ülkede bir temizlik başlayacaksa, samimi bir arınma olacaksa bu tepeden tırnağa olmalıdır.”

“MEVCUT İKTİDAR, HESAP SORMAYAN BİR MUHALEFET İSTİYOR”

Türkiye’de muhalefet sorunu değil, iktidar sorunu olduğunu söyleyen Arıkan, “Mevcut iktidar risksiz, tehlikesiz, emir kulu bir muhalefet arıyor. İtiraz etmeyen, sorgulamayan, hesap sormayan bir muhalefet istiyor. Yani dekor vazifesi yapan bir muhalefet. Neden? Çünkü iktidarda kalabilmek için daha yapacak çok işleri var. Ortalığın toz duman olmasının sebebi bu. Şunu unutmayalım: Siyasette hiçbir büyük gürültü, sebepsiz yere çıkmaz. Burada sorulması gereken asıl soru, gündemi neyin belirlediği değil, hangi konuların gündemden düşürüldüğüdür” dedi.

“YENİ ANAYASA’YA KARŞI DEĞİLİZ ANCAK…”

Yeni Anayasa tartışmalarına ilişkin de konuşan Arıkan, “Türkiye’nin önüne olağanüstü bir hızla getirileceği anlaşılan yeni anayasa sürecinden bağımsız okunamaz. Türkiye adım adım yeni bir siyasi zemine hazırlanırken, toplumun dikkati siyasi operasyon iddiaları, yargı süreçleri ve peş peşe gelen kriz başlıkları ile başka alanlara yönlendiriliyor” ifadesini kullandı. “Peki yeni Anayasa’yı bu kadar acil kılan ne?” diye soran Arıkan, şöyle konuştu:

“Biz yeni anayasa karşı değiliz. Ancak anayasa sıradan bir metin değildir. Anayasa bir milletin geleceğini belirleyen ana iradedir. Millet adına yazılacak hiçbir gelecek metni, bu siyasi fırtınaların arasında, bu toz bulutlarının içinde, cevapsız soruların gölgesinde hazırlanamaz. Mesele keşke sadece iç siyaset meselesi olsa. Dünyanın bu yeni döneminde artık hiçbir siyasi dönüşüm, sadece bir ülkenin iç meselesi olarak okunmuyor. Bugün yaşanan tartışmalar, sadece bir parti meselesi, sadece bir anayasa meselesi veya sadece bir iktidar-muhalefet çekişmesi değildir. Mesele dünyanın yeniden şekillendiği, güç merkezlerinin yeni dengeler kurduğu, sınırların ve nüfuz alanlarının yeniden tartışıldığı bir dönemde Türkiye’nin hangi siyasi, hukuki ve jeopolitik hatta konumlandırılacağıdır. Yani mesele, Türkiye’nin hangi istikamete yöneleceğidir. Hangi medeniyet tasavvuruyla geleceğe yürüyeceğidir. Eylem planlarının kimler tarafından, hangi amaçlarla hazırlandığıdır. Çünkü bugün devletlerin kaderi, artık yalnızca sandıklarla, seçimlerle veya anayasa metinleriyle belirlenmiyor. Yazılan her siyasi metnin, çizilen her yeni yol haritasının, kurulan her yeni denklemin arkasında daha büyük bir güç mücadelesi var.”

“ANKARA ZİRVESİ, İSRAİL AÇISINDAN SONUN BAŞLANGICI OLMALI”

Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne de değinen Arıkan, zirvenin Türkiye açısından önemli bir sınav olacağını söyledi. İsrail’in NATO üyesi olmamasına rağmen yıllar içerisinde NATO’nun güvenlik mimarisi içerisinde yer aldığını savunan Arıkan, Türkiye’nin bu konuda açık tavır alması gerektiğini belirtti. Arıkan, “Ankara Zirvesi sıradan bir zirve olmamalıdır. Ankara Zirvesi İsrail açısından sonun başlangıcı olmalıdır. İsrail dışlanmalıdır” dedi.

Saadet Partisi’nin siyasi tutumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arıkan, partilerinin tarafının net olduğunu söyledi. “Biz zulüm ve haksızlıklar karşısında haktan ve adaletten yanayız” diyen Arıkan, ehliyet ve liyakatten yana olduklarını, kamu kaynaklarının israf edilmesine ve yolsuzlukların üzerinin örtülmesine karşı çıktıklarını belirtti. Toplumun farklı kesimlerine birlikte mücadele çağrısında bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, gelir dağılımında, vergilendirmede, ücretlendirmede ve yargıda adalet isteyen herkesi birlikte yol yürümeye davet etti.