(İZMİR) – YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İzmir’de düzenlenen “Zafere Giden Yol” söyleşisinde partisinin kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Günaydın, YENİ Parti’nin otobüsünün arkasındaki “Teyzem sağ olsun” yazısına dikkat çekerek, “Vatandaş ‘Paran yoksa da hallederiz’ diyor” ifadelerini kullandı.
YENİ Parti İzmir İl Gençlik Kolları, YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın katılımıyla “Zafere Giden Yol” başlığıyla söyleşi gerçekleştirdi.
Konak Kordon’da gerçekleştirilen söyleşiye Günaydın’ın yanı sıra İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, İl Gençlik Kollay Başknaı Efe Orbay Tekün ve parti örgütü katıldı.
Moderatörlüğünü, Devrim Seyrek’in yaptığı söyleşinin konuşmacıları Gökhan Günaydın, Ümit Özlale ve Cem Aydın oldu.
TEKÜN: TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNDE BİZİM DE SÖZÜMÜZ VAR
Programın açılış konuşmasını yapan İl Gençlik Kolları Başkanı Tekün, şunları söyledi:
“30 Ağustos, bir milletin kendi kaderini kendi ellerine aldığı gündür. Bundan 104 yıl önce bu topraklarda bir millet yoksullukla, işgalle ve imkansızlıkla mücadele etti ama bir adım geri atmadı. Mesele vatan, bayrak ve bu topraklarda alnı açık yaşayabilmekti .Bugün bizler, o zaferin ardından kurulan cumhuriyetin evlatlarıyız. Atatürk bize sadece miras değil hedef de bırakmıştır. Daha güçlü, daha özgür, daha adil ve daha huzurlu bir Türkiye. İşte biz bunun için varız. Yeni bir yolun başındayız YENİ Parti ile yeni bir siyasi yapı değil, Türkiye’nin geleceğine dair yeni bir iddia ortaya koyuyoruz. Biz siyaseti makam için değil, memleket için talibiz. Çünkü bu ülkenin gençlerinin hayali başka memlekete gitmek değil, kendi memleketinde özgürce yaşamak, çalışmak ve geleceğini kurabilmek olmalı. Bizim mücadelemiz de bunun mücadelesidir. Belki yolumuz uzun, kolay olmayacak. Biz ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek ayağa kalkanların çocuklarıyız. O yüzden korkmadan yürüyeceğiz, yorulacağız ama durmayacağız, eleştirileceğiz ama vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki bu memleketin yarınlarına sahip çıkmak, bugün sorumluluk almaktan geçiyor. Ve biz sorumluluk almaya hazırız. Bu vatan bizim, bu cumhuriyet bizim ve bu ülkenin geleceğinde bizim de sözümüz var.
GÜÇ: GENÇLERİMİZ GELECEK KAYGISI TAŞIYOR
İl Başkanı Güç konuşmasında gençlere seslenerek geleceği birlikte kurma çağrısı yaptı ve şu ifadeleri kullandı:
“30 Ağustos, en zor şartlarda bile umudunu kaybetmeyen bir milletin kendi kaderini değiştirebildiği tarihtir. Millet yorgundu, imkanlar sınırlıydı, memleketin dört bir yanı işgal altındaydı. Ama Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının millete inancı vardı. 30 Ağustos zaferle taçlandı ve İzmir’e kadar vardı. Türkiye bugün zorluklarla karşı karşıyadır. Gençlerimiz gelecek kaygısı yaşıyor, üniversiteyi bitirenler iş bulma kaygısı yaşıyor. Birçok gencimiz geleceğini başka ülkelerde arıyor. Ama bizler birbirimize sahip çıkmalıyız ve umudumuzu kaybetmemeliyiz. Çünkü bu toprakların tarihinde umutsuz görünen durumları değiştiren çok büyük bir irade vardır. O irade, bundan 104 yıl önce bu milleti zafere taşıdı.
GENÇLERE ‘YANIMIZDA YÜRÜYÜN’ ÇAĞRISI
Bugün de milletimizde aynı güç, aynı cesaret, aynı değişim arzusu vardır. Biz YENİ Parti olarak işte bu inançla yola çıktık. Bizim yürüyüşümüz bir umut yürüyüşüdür. Biz bu yürüyüşün başarıya ulaşacağına yürekten inanıyoruz. Çünkü değişimi isteyen sadece bizler değiliz. Milletimiz, gençlerimiz değişim istiyor. Türkiye yeniden umut etmek istiyor. Bizim görevimiz bu umudu örgütlemek, büyütmek ve milletimizin iradesiyle iktidara taşımaktır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkenin geleceğini gençlere emanet ederken aslında çok büyük bir mesaj verdi: Bir ülkenin geleceği, gençlerinin cesareti kadar büyüktür. Bu nedenle gençler sizden yanımızda yürümenizi, söz söylemenizi, itiraz etmenizi, üretmenizi ve bu ülkenin geleceğinde doğrudan söz sahibi olmanızı istiyoruz. Bizim görevimiz bu umudu büyüterek iktidara taşımaktır. Çünkü YENİ Parti’nin geleceğini de Türkiye’nin geleceğini de gençlerle birlikte kuracağız. 104 yıl önce Büyük Taarruz’da milletimizin kaderini değiştirenler, önlerinde hazır bir yol bulmadılar. O yolu kendileri açtılar. Bugün biz de önümüzde hazır bir gelecek beklemiyoruz. Kendi geleceğimizi sizlerle birlikte kuracağız.”
AYDIN: BİZE BIRAKILAN MİRASIN NASIL ERİTİLDİĞİNİ GÖRDÜK
Programın söyleşi bölümünde 20 yıl önceki 30 Ağustos ile 20 yıl sonraki 30 Ağustos’u kıyaslasa ne söyleyeceği sorulan Gençlik Kolları Genel Başkanı Aydın, “30 Ağustos’un anlamı hepimiz için çok farklı. Çünkü 20 yıl önceki Cem ile 20 yıl sonraki Cem aynı Türkiye’de büyüdü. Bizlere bırakılan bir mirasın nasıl eritilmeye çalışıldığını görerek geçti. Bu da bizi bugünkü mücadelemize itti. 104 yıl önce bizim atalarımız bize bir zafer bıraktı. Bu zafer, yüz yıllar sürecek bir zafer ve mücadeleydi” diye konuştu.
ÖZLALE: ARTIK KUVVA’NIN MİRASINA DAHA FAZLA SAHİP ÇIKIYORUZ
Çocukluğunun 30 Ağustos Zafer Bayramları ile bugününü kıyaslayan Özlale, “1980’ler 30 Ağustos’u ve önemli günleri andığımız zamanlara bakınca bize Atatürk’ü ve ilkelerini unutturmaya çalışan bir cunta görüyorum.” dedi. Atatürk sevgisinin arttığını belirten Özlale, “2000’ler ve özellikle son 10 sene içerisinde daha çok sevmeye başladık ve daha çok benimsedik. O yüzden 30 Ağustos’un benim için 45-50’li yaşlardaki anlamı çok daha büyük. Biz artık Kuvva’nın mirasına bugünkü gençlerle birlikte çok daha fazla sahip çıkıyoruz” dedi.
GÜNAYDIN: YENİ PARTİ BAYRAĞI, MİLLETİN BAYRAĞIDIR
YENİ Parti’nin kuruluş aşamasında kendisini en çok etkileyen anları aktaran Günaydın, şunları söyledi:
“Bazen hayatın akışı hızlanıyor. Mutlak butlan meselesi Demokles’in kılıcı gibi başımızda sallanıp duruyor. Şu gün bu gün karar çıkacak diye konuşuluyor. En son ‘Karar çıksa bile tedbirli karar çıkmayacak’ dendi. Karar açıklandığında berberdeydim. Bir genel başkan yardımcımız aradı acil gelmemi istedi. Gittiğimde karar ulaşmıştı ve karar bir serikatil serin kanlılığıyla yazılmıştı. Bizi çalışamaz hale getirmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlar. 24 Mayıs’ta polisin biber gazı ve plastik mermi ile genel merkeze girmesi hayatım boyunca unutmayacağım bir manzaraydı. Onu ve ona sebep olanları unutursak kalbimiz kurusun. CHP ile birlikte sosyal demokrat anlayışla siyaset yapmaya başlıyorsun. Ama devletin bize anlatıldığı gibi tarafsız bir ajan olmadığını, bazen bazılarını eline geçtiğini ve tehlikeli bir silaha dönüştüğünü hem yaşadık hem okuduk. Sadece partiyi değil, memleketi bundan kurtarmak lazımdı. Bir gün TBMM’deki odamda bir gazeteciyle röportaj yapıyorduk ve bana bir anda ‘Şu anda aralarında sizin de olduğunuz vekillerin olduğu isimleri ihraç talebiyle disipline sevk ettiler. Ne diyorsunuz’ dedi. Ben de ‘Allah akıl fikir versin. Kimse beni ihraç edemez’ dedim. Parti kurmak kolay iş değil. Bir mucizeyle iki ay içinde partimiz kuruldu. Dünya tarihinde yoktur. Bu parti, kurulduğu gün birinci parti oldu. Araştırmalar teyit ediyor, sokaktaki gözlemlerimiz bize bunu gösteriyor. Otobüsümüzün arkasındaki ‘Teyzem sağolsun’ lafı var ya teyzemiz sağolsun. İzmir’de edilmişti o laf. O laf siyaseten çok kıymetli. Vatandaş ‘Paran yoksa da hallederiz’ diyor. YENİ Parti’ni bayrağı artık sadece partimizin değil, milletin bayrağı.”

