Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

YENİ Parti Grup Başkanvekili Günaydın: Bizleri her gün bir şekilde tehdit ediyorlar

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin Yozgat’ın Aydıncık ilçe örgütü binasının açılışında, “Türkiye’yi karış karış dolaşıyoruz. Yanımızda bir tane koruma yok. Arabayı da ben kendim kullanıyorum. Allah kimseyi yanında 3 bin polis olmadan dışarıya, halkın arasına çıkamayanlardan etmesin” dedi. Günaydın, YENİ Parti’nin yalnızca kendisine oy verenlere değil, oy vermeyenlere de “ilaç olmak için” geldiğini söyledi.

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin Yozgat’ın Aydıncık ilçe

Haber: Seyfi ÇELİKKAYA

(YOZGAT) – YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin Yozgat’ın Aydıncık ilçe örgütü binasının açılışında, “Türkiye’yi karış karış dolaşıyoruz. Yanımızda bir tane koruma yok. Arabayı da ben kendim kullanıyorum. Allah kimseyi yanında 3 bin polis olmadan dışarıya, halkın arasına çıkamayanlardan etmesin” dedi. Günaydın, YENİ Parti’nin yalnızca kendisine oy verenlere değil, oy vermeyenlere de “ilaç olmak için” geldiğini söyledi.

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Tokat’taki ziyaretlerinin ardından Yozgat’ın Aydıncık ilçesine geçerek partisinin ilçe örgütü binasının açılışına katıldı. Günaydın’ı YENİ Parti Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, Aydıncık İlçe Başkanı Sadık Erdoğan ve partililer karşıladı.

Geçen hafta da Yozgat’a geldiğini ve Saraykent ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldiğini hatırlatan Günaydın, bir çiftçiyle arasında geçen diyaloğu şöyle anlattı:

“Saraykent’in çiftçisini başımızda taşımamız lazım. Niye biliyor musun? Memleketin yeşil mercimeği kendine yetmiyor güya. Gidiyorlar Hindistan’dan mercimek alıyorlar. Ve şimdi diyor ki Saraykent’teki vatandaş: ‘Ben geçen sene 40 liraya sattığım mercimeği bu sene 25 liraya satamıyorum. Toprak Mahsulleri Ofisi de benim yeşil mercimeğimi almıyor. Buraya da bir tane AK Parti milletvekili gelmiyor ki derdimi ona söyleyeyim. Senden rica ediyorum, Meclis’te bunu dile getir. Yalnız adamları döver gibi söyleme, böyle güzel güzel anlat, belki utanırlar da mercimeğimizi alırlar.’ Ben de onlara Meclis’te dedim ki; Hindistan buraya 5 bin kilometre, Saraykent aha 250 kilometre. Niye Saraykent’in mercimeğini almıyorsun da gidiyorsun ta Hindistan’dan getiriyorsun? Onun da mı lobisi var, hiç mi utanmıyorsunuz, dedim.”

“İSTANBUL KANALI’NI YAPACAĞINA AYDINCIK’A SULAMA KANALI YAP”

Zileli olduğunu ve Aydıncık ilçesinden geçmişte de sık sık geçtiğini belirten Günaydın, Süreyya Barajı üzerinden bölgenin sulama sorununa dikkati çekerek şöyle konuştu:

“25 yıl evvel şu Süreyya Barajı’nın açıldığı günü hatırlıyorum. Buralardan, yollardan geçiyorduk. Acayip bir kalabalık. Ya bir baraj düşünün ki 25 yıl su tutmuş. Buraya kilometresi ne kadardır, kuş uçuşu mu 20 kilometre? Oradan buraya bir sulama kanalı yapmıyorsan daha ne konuşuyorsun be arkadaş? Haksız mıyım arkadaş? İstanbul’da bir boğaz var. Marmara Denizi’nden Karadeniz’e doğru açılan bir boğaz var. Diyorlar ki, ‘Orada o boğaz yetmez. Ben onun yerine bir tane de İstanbul Kanalı açacağım.’ Sebep ne? Oraları Araplara pazarlayacaklar. Oralarda rant var. İstanbul Kanalı’nı yapacağına şuraya Aydıncık sulama kanalını yap be kardeşim. Sulama kanalını yap da vatandaş bir parça tarlasına su versin.”

Türkiye’nin mercimek ve nohut ithalatına da tepki gösteren Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada nohut da var, öyle değil mi arkadaşlar? Nohut da dünyanın öbür tarafından geliyor. Nereden? Kanada’dan geliyor. Azıcık bu memlekete vatan diye bağlı olan bir insan marketten yeşil mercimeği aldığında Hindistan, nohudu aldığında Kanada menşeini görüyorsa ve buna rağmen vicdanı sızlamıyorsa onun vicdanıyla ilgili bir sorunu vardır. Buradan ifade ediyorum; suyu getirmezsin, mercimeği almazsın, kanalı yapmazsın ama ne alırsın? Buradan tren yüküyle, kamyon yüküyle oy alırsın. O halde Yozgatlı hemşehrilerim, biz biraz da kendimize bakacağız, değil mi? Eğer bu adamlar size hizmet etmiyorsa, bu insanlar size dönüp bakmıyorsa diyeceksin ki, ‘Bir dönem de vermeyeyim bakayım ne olacak.’ Peki kime vereceksin? Aha burada tabelası var. YENİ Parti’ye vereceksin.”

“VALLAHİ BUGÜN GERÇEKTEN BİR SEÇİM OTOBÜSÜMÜZ YOK”

YENİ Parti’nin seçim otobüsü, genel merkez binası ve Hazine yardımının bulunmadığını belirten Günaydın, şunları söyledi:

“Partilerin genel başkanları kurultaylarda seçilir. Mahkeme, sulh ceza hakimliği, asliye ceza hakimliği partilerin içişlerine karışmaz. Sandılar ki bunların ellerinden partilerini alırsak, bunların ellerinden seçim otobüslerini alırsak, bunların ellerinden Hazine yardımını alırsak bunlar siyaset yapamazlar, hareket edemezler. Vallahi bugün gerçekten bir seçim otobüsümüz yok. Bir genel merkezimiz de yok. Üstüne çıkacak bir otobüsün yoksa önüme konulacak bir tane kürsü de mi bulamıyorum kardeşim? Bulamıyor muyuz? Önemli olan vatandaşın yanına gidebilmek, göz hizasından vatandaşa bakabilmek.”

YENİ Parti’nin yalnızca kendisine oy verenlere değil, oy vermeyenlere de hitap ettiğini söyleyen Günaydın, şöyle devam etti:

“Ben şunu çok açık söyleyeyim; YENİ Parti yalnızca bu partiye oy verenlere değil, bu partiye oy vermemiş olanlara da bir ilaç olmak için geliyor. Bugüne kadar oy vermedi. Kim gönlü nereye el veriyorsa ona oy versin. Yeter ki bu memlekette hiç kimse sandığı tekmelemeye kalkmasın. Yeter ki bu memlekete hiç kimse monarşi getirmeye kalkmasın. Sen rakiplerini Silivri’ye atıp da ‘Silivri kışın soğuktur, yazın sıcaktır’ diye bizi tehdit etmeye kalkarsan biz de deriz ki; bu memlekette hangi parti olursa olsun kökümüz Kuva-yı Milliye’dir, kökümüz Mustafa Kemal Atatürk’tür.”

“ASGARİ ÜCRETLİ MUTFAKTA ÇORBA KAYNATAMIYOR”

Gençlerin geleceklerini yurt dışında aradığını savunan Günaydın, ekonomik koşullara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugüne kadar bize oy vermemiş, bundan sonra da vermeyecek vatandaşın da başımızın üzerinde yeri vardır. Biz bölmeye, parçalamaya değil, birleştirmeye geliyoruz. Hepinizin çoluğu çocuğu vardır. Bugün 10 çocuktan 9’una soruyorsun, ‘İmkanın olsa yurt dışına gider misin?’ Onların babası, annesi ister AKP’ye oy veriyor olsun, ister MHP’ye, ister CHP’ye, ister YENİ Parti’ye, ister DEM’e. 10 çocuktan 9’u, ‘İmkanım olsa yurt dışına giderim’ diyor. Niye?

Çünkü bu çocuklar artık bu memlekette iş bulamıyorlar. İş bulsalar ev kirasını ödeyemiyorlar. Ev kirasını ödeyebilse evlenemiyorlar. Evliliklerin sayısı düşüyor, boşanmaların sayısı artıyor. Bu memleket artık umut vaat etmiyor. 30 milyon insan açlık sınırının altında. Emekli geçinemiyor. Asgari ücretli mutfakta çorba kaynatamıyor. 30 milyon insan aç ama bir taraftan birileri bir elleri yağda, bir elleri balda her gün ayrı bir zengin oluyorlar. Dolar milyarderi sayısının en çok arttığı memleket Türkiye. Arkadaşlar, bu kadar keskin bir farklılık olabilir mi?”

Günaydın, Aydıncık’taki vatandaşlara seslenerek, “Geçmişte hangi siyasal partiye oy vermişseniz vermişsiniz. Yarın da ne yapacağınızı yine kendiniz bilirsiniz. Ama eminim ki yüreğiniz bu memleketle ve bu topraklarla beraber atıyor. Artık yeter demenin zamanı geldi. Adres YENİ Parti. Onun için buradayız, adres YENİ Parti” dedi.

“BİZLERİ HER GÜN BİR ŞEKİLDE TEHDİT EDİYORLAR”

Siyasi baskı ve tehditlerle karşı karşıya olduklarını öne süren Günaydın, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Şunu söyleyeyim; bugüne kadar başımıza çok iş açtılar. Bir yokuşu çıkıyoruz. Yokuşun ortasındayız. Başımıza daha büyük işler de açacaklar. Daha büyük engeller de çıkaracaklar. Bizleri her gün bir şekilde tehdit ediyorlar. ‘Fezleke göndereceğiz, gönderiyoruz’ diyorlar. Şunun garantisini veriyorum, aramızdaki en son YENİ Partili kalana kadar bu bayrak yukarıda durmaya devam edecek.”

Günaydın, konuşmasının ardından YENİ Parti Aydıncık İlçe Örgütü binasının açılış kurdelesini kadınlara kestirdi.