Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yaren Leylek ile Adem Amca’nın dostluk öyküsü İzmir’e ulaştı

Her yıl göç döneminde aynı balıkçı sandalında buluşan Yaren Leylek ile balıkçı Adem Yılmaz’ın dostluğu, İzmir Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşide anlatıldı. Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş ve Adem Yılmaz’ın katıldığı “Bir Dostluğun Tanıkları: Yaren Leylek, Adem Amca ve Alper Tüydeş” başlıklı etkinlikte, yıllardır dünya çapında ilgi gören dostluğun perde arkası paylaşıldı.

Her yıl göç döneminde aynı balıkçı sandalında buluşan Yaren Leylek

(İZMİR) – Her yıl göç döneminde aynı balıkçı sandalında buluşan Yaren Leylek ile balıkçı Adem Yılmaz’ın dostluğu, İzmir Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşide anlatıldı. Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş ve Adem Yılmaz’ın katıldığı “Bir Dostluğun Tanıkları: Yaren Leylek, Adem Amca ve Alper Tüydeş” başlıklı etkinlikte, yıllardır dünya çapında ilgi gören dostluğun perde arkası paylaşıldı.

Bursa’nın Uluabat Gölü kıyısındaki Eskikaraağaç köyünde yaşayan balıkçı Adem Yılmaz’ın sandalına 2011 yılından bu yana konan Yaren Leylek’in hikâyesi, doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş’in objektifinden dünyaya yayıldı. Uluslararası belgesellere ve kitaplara da konu olan Yaren Leylek ile Adem Yılmaz’ın yol arkadaşlığı, İzmir Sanat Merkezi’nde İzmirlilerle buluştu. Etkinlikte Alper Tüydeş, Yaren Leylek ile Adem Yılmaz’ın dostluğunu belgeleme sürecini ve bu hikâyenin yıllar içinde nasıl dünyaya yayıldığını anlattı. Söyleşi boyunca fotoğraf ve video gösterimleri yapılırken, program soru-cevap bölümüyle devam etti. Etkinlik, Tüydeş’in kitabını imzalamasıyla sona erdi.

“ADINI 5 YIL SONRA YAREN KOYDUM”

Yaren Leylek ile dostluğunun nasıl başladığını anlatan Adem Yılmaz, şöyle konuştu:

“2011 yılında bir sandal aldım ve balıkçılık yapmaya başladım. Balık avlarken Yaren’in sandalıma konmasıyla bizim hikâyemiz başladı. 5 yıl boyunca ona ‘leylek’ diye hitap ettim, sonra Yaren ismini koydum. Sandala ilk konduğunda bir şaşkınlık oldu. O korkak, ben şaşkın; 5 dakika birbirimizle bakıştık. Sonra anladım ki aç. Ben de sandalın bir tarafından diğer tarafına balık attım ve tuttuğum balıkları yedirdim. Havada kaparak karnını doyurdu. Sabah erken saatlerde evden çıktım ve göle açıldığımda tekrar sandala kondu. Hikâyemiz böyle başlamış oldu. Yıllar geçti dostluğumuz devam etti. Balık çıkmadığı zaman beni sabırla bekliyordu. 4 yıl önce yuvasını evimin yakınına taşıdık. O da yeni yuvasını benimsedi. Şimdi göç döneminde 7/24 yan yanayız. ‘Yaren’ dediğimde hemen bahçeme iniyor.”

“YAREN KADAR OLMASA DA ADEM AMCA DA GÖÇMEN KUŞ MİSALİ GEZİYOR”

Yaban hayatı ve doğa fotoğrafçılığının yanı sıra Yaren Leylek ile Adem Yılmaz’ın hikâyesini de anlatan Alper Tüydeş ise 2000 yılından bu yana yaban hayatı fotoğrafları çektiğini söyledi. Tüydeş, çektiği fotoğraflarla yabani hayvanların insanlarla kurduğu ilişkilere dair hikâyeleri duyurmaya çalıştığını belirtti.

Yaren’in hikâyesinin her yıl güncellendiğini ifade eden Tüydeş, “Hikâyenin bir öznesinin güler yüzlü Adem Amca’mız, diğerinin de bizim çocukluktan beri gördüğümüzde geleceğe olan inancımızı artıran, umutlarımızı perçinleyen, okul tatilinin yaklaştığının habercisi leylek olması, bu hikâyenin herkes tarafından benimsenmesine sebep oldu” diye konuştu. Yaren Leylek hikâyesinin insanlara çocukluklarındaki leylek heyecanını hatırlattığını söyleyen Tüydeş, “Yaş kaç olursa olsun o günlere götürüyor. Bu yüzden leyleklere karşı daha sıcak bakıyoruz. Belki bunun bir sebebi de leyleklerin diğer pek çok hayvana nazaran insanlarla yaşamayı tercih etmiş olması. Leylekler bilinçli bir şekilde insanların yaşam alanlarını tercih ediyor” dedi. Tüydeş, Adem Yılmaz’ın Yaren Leylek’le olan dostluğunun duyulmasının ardından yurt içinde ve yurt dışında çeşitli ziyaretler gerçekleştirdiğini belirterek, “Yaren kadar olmasa da o da göçmen kuş gibi geziyor” ifadelerini kullandı.