Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ünye Çevre Platformu’ndan maden ihalelerine tepki: Yaşam alanlarımızı savunuyoruz

Ünye Çevre Platformu, MAPEG’in Ünye, İkizce, Kumru ve Çaybaşı’nı kapsayan IV. Grup maden arama ihalelerine karşı harekete geçti. Platform, 637 yurttaşın vekâletiyle dava açıldığını açıklayarak, “Bu mücadele yalnızca hukuki değil, toprağına, suyuna ve geleceğine sahip çıkan halkın ortak yaşam savunusudur” dedi.

Ünye Çevre Platformu, MAPEG’in Ünye, İkizce, Kumru ve Çaybaşı’nı kapsayan

Haber: Gençağa KARAFAZLI

(ORDU) – Ünye Adliyesi önünde bir araya gelen Ünye Çevre Platformu bileşenleri, siyasi parti temsilcileri, sendikalar, dernekler, meslek odaları ve yurttaşlar, Ünye, İkizce, Kumru ve Çaybaşı’nı kapsayan maden arama ihalelerine tepki gösterdi. Platform adına açıklama yapan Sözcü Serap Ersöz, açılan davanın yalnızca hukuki bir süreç değil, bölgenin geleceğini savunma mücadelesi olduğunu söyledi.

Ünye Adliyesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) Ünye, İkizce, Kumru ve Çaybaşı ilçelerini kapsayan IV. Grup maden arama ihalelerine karşı yürütülen mücadele kamuoyuna duyuruldu. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri, sendikalar, çevre dernekleri, meslek odaları, demokratik kitle örgütleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda yurttaş destek verdi.

Basın açıklamasını Ünye Çevre Platformu adına Platform Sözcüsü Serap Ersöz yaptı. Ersöz, yaşam alanlarını tehdit eden sürece karşı toplumun farklı kesimlerinin ortak bir duruş sergilediğini belirterek, mücadelenin yalnızca bugünü değil gelecek kuşakların yaşam hakkını da ilgilendirdiğini söyledi.

Ersöz açıklamasında, MAPEG’in 8-9 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirdiği 317. Grup ihaleleri kapsamında Ünye, İkizce, Kumru ve Çaybaşı ilçelerinde çok geniş bir alanın IV. Grup maden arama faaliyetleri için ihaleye çıkarıldığını hatırlattı. Bu sürecin yalnızca belirli koordinatları kapsayan teknik bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Ersöz, söz konusu faaliyetlerin bölgenin su kaynaklarını, tarım alanlarını, ormanlarını, meralarını ve kırsal yaşamını doğrudan tehdit ettiğini dile getirdi.

Açıklamada, ihale sürecinin öğrenilmesinin ardından Ünye Çevre Platformu bileşenlerinin hızla bir araya geldiği belirtildi. Siyasi partiler, sendikalar, meslek odaları, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yapılan toplantılarda sürecin boyutlarının değerlendirildiği ve ortak mücadele kararı alındığı ifade edildi.

Serap Ersöz, ilk bilgilendirme toplantısının Ordu Çevre Derneği ile Fatsa Doğa ve Çevre Derneği’nin katılımı ve bazı mahalle muhtarlarının desteğiyle Ünye merkezde gerçekleştirildiğini söyledi. İkinci toplantının ise Ünye Ziraat Odası’nın öncülüğünde ve ev sahipliğinde yapıldığını belirten Ersöz, bu toplantılarda halkın doğru bilgilendirilmesi ve dayanışmanın büyütülmesinin amaçlandığını kaydetti.

Toplantıların ardından Ünye’de görev yapan hukukçularla gönüllülük esasına dayalı bir komisyon oluşturulduğunu ifade eden Ersöz, avukatların herhangi bir maddi beklenti olmaksızın sürecin hukuki boyutuyla ilgili yoğun çalışma yürüttüğünü söyledi.

Platform bileşenlerinin daha sonra maden arama faaliyetlerinden doğrudan etkilenmesi beklenen kırsal mahallelere giderek yurttaşlarla buluştuğunu aktaran Ersöz, mahalle sakinleri, muhtarlar, üreticiler ve bölge halkıyla yapılan görüşmelerde maden arama ruhsatlarının doğaya ve yaşam alanlarına verebileceği zararların anlatıldığını belirtti.

“Bu mesele yalnızca bir maden arama ruhsatı meselesi değildir” diyen Ersöz, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:

“Bu mesele; toprağımızın korunması, içme suyu kaynaklarımızın geleceği, su havzalarımızın güvenliği, ormanlarımızın ve meralarımızın varlığı, kırsal yaşamın devamı, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunması ve çocuklarımızın geleceğinin savunulması meselesidir.”

Mücadelenin siyasi bir ayrım gözetmediğini vurgulayan Ersöz, “Bu mesele yalnızca Ünye’nin, İkizce’nin, Kumru’nun ve Çaybaşı’nın değil, ülkemizin meselesidir. Bu konu partizanlık yapılacak bir mesele değildir. İktidarıyla muhalefetiyle hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.

Karadeniz’in en önemli doğal zenginliklerinden biri olan bölgenin yalnızca bugün yaşayanlara değil gelecek kuşaklara da ait olduğunu belirten Ersöz, yaşam alanlarını savunmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu söyledi.

Basın açıklamasında, kırsal mahallelerde yaşayan yurttaşların yoğun katılımıyla yaklaşık 637 vekâlet toplandığı ve bu vekâletlerle maden arama ruhsatı ihalelerine karşı dava açıldığı da açıklandı. İki gün boyunca noterlerde uzun kuyruklar oluştuğunu belirten platform temsilcileri, bunun halkın sürece sahip çıktığını gösterdiğini ifade etti.

Serap Ersöz, açılan davanın yalnızca teknik bir hukuk süreci olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu dava; suyumuzu, toprağımızı, derelerimizi, yaylalarımızı, ormanlarımızı, fındığımızı, köylerimizi ve yaşam hakkımızı savunma davasıdır. Bizler bu mücadeleyi yalnızca mahkeme salonlarında değil, halkın bilgilenmesi ve dayanışmanın büyümesi için her alanda sürdürmeye devam edeceğiz.”

Basın açıklamasının sonunda yurttaşlara çağrıda bulunan Ünye Çevre Platformu, yaşam alanlarına, toprağa, suya ve geleceğe sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini duyurdu.