(DENİZLİ)- Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, fon krizine ilişkin, “Bu yolsuzluk, Türk ekonomisinin nasıl yönetildiğinin en somut örneği” değerlendirmesinde bulundu.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Denizli Burdurlular Derneği’ni ziyaret ederek Dernek Başkanı Şükrü Sezen ile bir araya geldi. Partiden yapılan açıklamaya göre Özdağ, ziyarette anayasa değişikliği tartışmaları, ekonomik gelişmeler, tarım ve uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Anayasa’nın 42 ve 66’ncı maddelerinin değiştirilmek istendiğini savunan Özdağ, şunları söyledi:
“Çok kötü günlerden geçiyoruz, görüyorsunuz. Anayasa değişikliği gündeme gelecek. PKK’ya af çıktı. Abdullah Öcalan artık mahkum statüsünde değil. Bir komisyon üyesi olarak güya çalışmalara katılacakmış. Ve Anayasa’nın değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar. 42. maddenin, yani Türkçe dışında dillerin eğitim dili olması; 66. maddenin, yani vatandaşlık bağıyla bağlı olanların Türk olduğunu ifade eden maddenin değiştirilmesi. Bunları da açık açık söylüyorlar. Bu devletin adeta ağır çekim yıkılması gibi bir şey. Biz de buna itiraz ediyoruz. Bunun için beni Silivri’de beş ay, itirazımızdan dolayı, ‘Mehmetçik katillerine af yok’ dediğimiz için hapiste tuttular. Çıktık ama anlatmaya devam ettik. Bundan sonra da mücadele etmeye devam edeceğiz. Ve arkadaşlar, siz devlete sahip çıkacaksınız. Sizin desteğinizi istemeye geldik.”
“ESNAF BİTİK VAZİYETTE”
Denizli’de Babadağlılar İş Hanı’nı ziyaret ettiğini anlatan Özdağ, esnafın ekonomik koşullardan şikayetçi olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Dediğim gibi, zor bir süreçten geçiyor Türkiye. Bir taraftan büyük bir ekonomik buhran var. Şimdi Denizli’de tekstilin merkezi olan iş hanına gittik. Babadağlılar İş Hanı. ‘60 seneden beri bu sektörde çalışıyorum. Bu kadar kötü sene görmedim’ diyeni de gördük. ‘30 seneden beri çalışıyorum, bu kadar kötü sene görmedim’ diyeni de gördük. Yani esnaf bitik vaziyette. Ekonomik şartlar sıfır. Peki, şey, tünelin ucunda bir ışık görüyor musunuz? Gören kimse yok arkadaşlar. Bugün yine bu fon yolsuzluğuyla ilgili başka bilgiler ortaya çıktı. Sizler de yarın, öbür gün gazetelerde, televizyonlarda okursunuz. Okursunuz diyorum, belki okursunuz çünkü yazanları da içeri atıyorlar.”
“BU 164 MİLYONU NEREDEN BULUYORSUN SEN?”
İktidarın politikalarını eleştiren Özdağ, fon krizine iddialarına ilişkin şunları kaydetti:
“Öbür taraftan PKK ile yapılan pazarlıkları görüyorsunuz. PKK ile pazarlık yapmak için ‘Terör bitsin, askerler şehit olmasın’ dediler ama Suudi Arabistan’a, Suudilerin toprak bütünlüğünü korumaya Türk askerini yollayacak. Olacak şey mi? Ama görüyorsunuz durumu. Bunlara karşı biz bir mücadeleyi temsil ediyoruz. Türkiye zengin bir ülke arkadaşlar. Çok zengin ama Türk halkı fakir. Yüzde onluk bir kesim inanılmaz bir zenginlik içerisinde. Bakın, 164 milyon lira yatırmış, birkaç ay sonra 2,2 milyar almış. Sormak lazım arkadaş, bu 164 milyonu nereden buluyorsun sen? Ne iş yapıyorsun? Hangi fabrikayı çalıştırıyorsun ki bu parayı buldun? Değil mi? Şimdi o 2,2 milyarı kaç asgari ücretli, kaç emekli, kaç dul, kaç yetim bir araya geldiğinde, maaşlarını hiç harcamasalar, biriktirebilirler? İşte durum bu. Aslında hiç istatistik anlatmaya gerek yok. Bu yolsuzluk, Türk ekonomisinin nasıl yönetildiğinin en somut örneği.”
“ANADOLU BOŞALACAK, BUNA MÜSAADE EDEMEYİZ”
Tekstil sektöründeki istihdam kaybına ve tarımsal üretimdeki sorunlara değinen Özdağ, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Denizli bunun en somut örneklerinden bir tanesi arkadaşlar. Tekstilin merkezi, geçen sene 340 bin tekstil işçisi işsiz kalmış. Doğru mu? 45 tane, şu anda faaliyetini durdurmuş, satılık büyük tekstil şirketinden bahsediliyor burada. Peki, dünyanın en güzel zeytinyağını üretiyorsunuz. İtalyanlar alıyor, satıyor. Dünyanın en güzel iki üzümünden mükemmel şarap üretiyorsunuz. Bir dolara, iki dolara satıyorsunuz. Onları 20 dolara İtalyanlar üzerine damga vurup satıyorlar. Böyle ekonomik kalkınma olur mu? Olmuyor nitekim. Bundan dolayı Devlet Planlama Teşkilatını kurmazsak, planlı ekonomiye geçmezsek, tarımda köyleri canlandırmazsak, köy okullarını açıp gençlerin köylerde kalmasını sağlamazsak, bak, ondan sonra diyorsunuz ki ‘Afgan’ın elinin değmediği et yok.’ Ne oldu? Türk çobanlar astronot mu oldu arkadaşlar? Nereye gitti ya? Ama Büyükşehir Belediye Yasası’yla köyleri kaldırdılar. Mahalle haline getirdiler. Köylerden okulları çıkardılar. Ve şimdi köydeki yaş ortalaması 55’in üzerinde. Yarın onlar da öldü mü köyler bomboş kalacak arkadaşlar. Anadolu boşalacak yani. Buna müsaade edemeyiz.”
“UYUŞTURUCU VE SANAL KUMAR ÇETELERİNE TERÖR ÖRGÜTÜ MUAMELESİ YAPMAMIZ ŞART”
Türkiye’de 4 milyon uyuşturucu ve 2 milyon kumar bağımlısı bulunduğunu öne süren Özdağ, ilgili mevzuatın değiştirilmesini istedi. Özdağ, şöyle konuştu:
“Ve bu arada bakın, bu ülkede 4 milyon uyuşturucu bağımlısı var. 2 milyon kumar bağımlısı var. Hepinizin tanıdığı vardır uyuşturucu kullanan. Denizli’de nerede satıldığını duymuşsunuzdur. Hiç mücadele var mı gerçek anlamda? Hayır. Çünkü hukuki mevzuat da buna uygun değil. Bu hukuki mevzuatı da değiştirmemiz şart. Tedaviyi zorunlu hale getirmemiz şart. Uyuşturucu ve sanal kumar çetelerine terör örgütü muamelesi yapmamız hukuken şart.”
“BAHSETTİĞİM HER KONUYU AYRI AYRI RAPORLAR HALİNE GETİRDİK”
Zafer Partisi’nin çeşitli alanlarda hazırladığı projeleri sahada anlattığını belirten Özdağ, sözlerini şöyle tamamladı:
“İşte biz Zafer Partisi olarak bütün bunları projelendirdik. Artık Türkiye’de kafalarda seçim başladı arkadaşlar, biliyorsunuz. Çıktık sahaya anlatıyoruz. En güçlü kadroya sahip partiyiz ve en iyi projelere sahip partiyiz. Bizdeki kadro kimsede yok. Devlet aklını temsil eden kadro burada. Bahsettiğim her konuyu ayrı ayrı, eğitimden uyuşturucu ve sanal kumarla mücadeleye, terörle mücadeleden sürdürülebilir planlı kalkınmaya kadar hepsini raporlar haline getirdik. Ve buradan da Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği’ni ziyaret edeceğiz. Orada ekonomik projelerimizle ilgili iş dünyasının temsilcileriyle konuşacağız. Yarın da öbür gün de buradayız. İnşallah yarın fırsatımız olursa bu meseleleri daha kapsamlı değerlendireceğimiz konferansta da sizleri görmek isterim. Ve hem burada hem Burdur’da hem Türkiye’nin her tarafında sizden destek bekliyorum arkadaşlar.”

