Haber: Batuhan DÜKEL / Kamera: Gurbetelli YALÇIN
(ANKARA) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında çıkarılan “çerçeve yasa”ya ilişkin, “İnatla, ısrarla Sevr’in 106. lanet olası yıl dönümünde PKK’ya af çıkardılar” dedi.
Özdağ, Belediye-İş Sendikası’nı ziyaret etti. Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, Özdağ ve beraberindeki heyeti makamında ağırladı. Heyetler arası görüşmenin ardından Yurdakul ve Özdağ açıklama yaptı.
Yurdakul, siyasi partilerin sivil toplum örgütleri ve sendikalarla temasının önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Sayın Genel Başkanım ve arkadaşlarının sivil toplum örgütlerini, sendikaları ziyaret etmeleri çok önemli. Bunlar unutulmuştu. Gerçekten çok kıymetli. Böyle olmalı. Siyasetçiler sivil toplum örgütleriyle, halkın temsilcileriyle iç içe olmalı. Bizler de yüzü halka dönük siyasetçileri desteklemeliyiz. Onlar için çalışmalıyız. Aslında onlar için değil, ülkemiz için ve çocuklarımız için onları desteklemeliyiz ve onlar için çalışmalıyız. Bu anlamda çok kıymetli buluyorum.”
Çalışma hayatında demokrasi ve adalete ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yurdakul, şöyle devam etti:
“Çalışma hayatında önce ihtiyacımız demokrasi ve adalet. Bunun olmadığı yerde bizim ekonomik özgürlüklerimize kavuşmamız mümkün değil. Türkiye’de bu yok. Hiç Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın dünkü adli yıl açılış töreninde konuştuğu gibi değil. Çalışanlar çok kolayca adalete ulaşamıyor. Onun yüzünü dahi göremez olduk. Böyle bir ışık bize hiçbir zaman vurmadı. Bu gidişle de vurmayacak. İnşallah bu kokuşmuş düzeni değiştireceğiz hep birlikte.”
“FAKİRLEŞME DERİNLEŞİRKEN ADALETSİZLİK ARTMAYA DEVAM EDİYOR”
Özdağ da örgütlü emeğin önemine işaret ederek, Türkiye’de siyaset ve emek üzerinde baskı olduğunu savundu. Özdağ, şöyle konuştu:
“Ben ve arkadaşlarım sizleri ziyaret etmekten büyük sevinç ve onur duyuyoruz. Çünkü emeğin örgütlü mücadelesini gerçekleştiriyorsunuz. Ne yazık ki Türkiye, siyaset üzerindeki ağır baskıların, düşman ceza hukuku uygulamalarının örgütlü emek ve emek üzerinde de gerçekleştiği bir süreci yaşıyor. Ve yaşanan ağır ekonomik buhrandan Türk toplumunun yüzde 90’ı yoğun bir fakirleşmeyle çıkıyor ve fakirleşme derinleşirken adaletsizlik artmaya ve baskı daha da artmaya devam ediyor.”
“BİZ BU SÜRECİ İKİNCİ SEVR OLARAK NİTELENDİRİYORUZ”
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizler de bu artan baskı ortamında hem hukuku, hukukun üstünlüğünü savunmaya devam ediyoruz hem de içinden geçtiğimiz PKK ile yapılan müzakerelerin bir PKK affına ulaştığı ve şimdi anayasa değişikliği aşamasına geldiği bir noktada şu tespiti yapıyoruz:Bundan 22 ay önce yola, PKK terör örgütü kendisini feshedecek diye çıkılmıştı. Ama geldiğimiz noktada görüyoruz ki PKK kendisini feshetmiyor. Sadece yapı değiştirirken Türkiye Cumhuriyeti’nin milli, üniter ve laik devlet yapısı feshedilerek çok uluslu, özerk bölgeli yeni bir devlet oluşturulmak isteniyor.
Bizim buna Zafer Partisi olarak çok güçlü bir itirazımız var. Biz bu süreci ikinci Sevr olarak nitelendiriyoruz.”
“SEVR’İN 106. YIL DÖNÜMÜNDE GÜNDEME GELMİŞ OLMASI TESADÜF DEĞİLDİR”
“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında gündeme gelen “çerçeve yasa”nın TBMM’de kabul edildiği 10 Ağustos 2026 tarihinin tesadüf olmadığını savunan Özdağ, şunları söyledi:
“Ve şundan emin olun, bu af yasasının Sevr’in 106. yıl dönümünde, yani 10 Ağustos 2026’da gündeme gelmiş olması ve Meclis’ten geçmiş olması hiç tesadüf değildir. Unutarak o gün gündeme getirmiş olsalardı, ortaya bu tepkiler çıktıktan sonra, ‘Ya biz o tarihi unutmuşuz, bir başka tarihe alalım’ derlerdi. Hayır, inatla, ısrarla Sevr’in 106. lanet olası yıl dönümünde PKK’ya af çıkardılar. Ve o PKK, Abdullah Öcalan denilen narko-terörist, İmralı’dan Kandil’e çağrı yaptığı zaman, ‘Silah bırakın’ diye vermiş olduğu ilk cevapta ‘Lozan’ı kabul etmiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti soykırım yapmıştır’ diyerek Türk devletine ve Türk milletine iftira atarak bu sürecin içerisine girmişti. Özetle milletin ve devletin karşı karşıya olduğu durum, 30 Ağustos 1922’den bu yana karşı karşıya olduğu en ağır tehdit sürecidir.”
“ANAYASAYI SAVUNMAK BÜTÜN CUMHURİYET YURTTAŞLARINA DÜŞEN BİR İŞ”
Özdağ, sendikalara da çağrıda bulunarak şunları kaydetti:
“Bu noktada sadece siyasi partilere iş düşmüyor. Bu noktada anayasayı savunmak bütün Cumhuriyet yurttaşlarına düşen bir iş. Çünkü anayasamız, anayasanın savunulması görevini kurumlara vermiyor. Bütün millete veriyor. Ama bu milletin hiç şüphesiz en önemli parçalarından birisi de emeğin örgütlendiği sendikalardır.
Ben Belediye-İş’in, Türk-İş’in ve birçok milli sendikanın bu ikinci Sevr dayatmasına; milli, üniter, laik Cumhuriyet’in hukuk yoluyla dönüştürülerek yıkılmasına, Öcalan gibi yeni kurucu önderlerle yeni bir Cumhuriyet kurulma girişimine sizlerin de en güçlü demokratik tepkiyi vereceğinize olan inancımı ifade etmek istiyorum.”
Özdağ, Yurdakul ve sendika yöneticilerini Zafer Partisi Genel Merkezi’ne davet ederek, “Sizi ve değerli mesai arkadaşlarınızı da inşallah Zafer Partisi Genel Merkezi’nde iş dünyasının sorunlarını ve Türkiye’nin sorunlarını hasbihal etmek üzere davet etmeyi arzu ediyorum” dedi.
Açıklamaların ardından Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, Özdağ’a Mustafa Kemal Atatürk’ün “Nutuk” kitabını ve Atatürk’ün Nutuk’u TBMM’de okuduğu mikrofonun sembolik replikasını hediye etti.

