Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ulaş Karasu: Sarayda yaşayanın keyfi yerinde, 86 milyon her geçen gün yoksullaşıyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, “Emekçiler, emekliler bu ülkede açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkum edilmiş durumda. Yandaşların, müteahhitlerin hepsi zengin olmuş durumda. Sarayda yaşayanın keyfi yerinde, seksen altı milyon her geçen gün yoksullaşıyor” dedi. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, "Emekçiler, emekliler bu ülkede

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, “Emekçiler, emekliler bu ülkede açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkum edilmiş durumda. Yandaşların, müteahhitlerin hepsi zengin olmuş durumda. Sarayda yaşayanın keyfi yerinde, 86 milyon her geçen gün yoksullaşıyor” dedi.

Belediye-İş Sendikası’nın iki gün sürecek Genel Kurulu, Devlet Su İşleri (DSİ) Konferans Salonu’nda başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sendikanın çalışmalarına ilişkin tanıtım filmi izletildi. Genel Kurul’a siyasi partilerden, sendikalardan ve belediyelerden temsilciler katıldı.

Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, işçi sınıfına “partizanlıktan kaçınma” çağrısında bulunarak, “Başımıza ne geliyorsa işçi sınıfının partizanlık yapmasından geliyor. İşçi sınıfı partizanlık yapmamalı” dedi.

Sermayenin küresel ölçekte birleşmesine karşın işçi sınıfının bölünmüşlüğüne dikkati çeken Yurdakul, sendikal alanda tek çatı altında toplanma önerisini yineledi.

İşçilerin baskı altında tutulduğunu ve aldatıldığını ifade eden Yurdakul, mevcut üç konfederasyonun yöneticilerine yönelik eleştirilerde bulundu. Yurdakul, “Üç tane konfederasyon var. Bunların içinde işçilere en ufak bir lafım yok, kandırılıyorlar, korkutuluyorlar. Ama yöneticilerini asla affetmem, tarih yazacak bunları. İşçi sınıfının alın terinin üzerindeki tırtıllar, sülükler bunlar” diyerek tepksiini dile getirdi.

YURDAKUL’DAN SENDİKA YÖNETİMLERİNE: “TÜRK-İŞ, DİSK VE HAK-İŞ DERHAL BIRAKMALI”

Kendisinin 1980 öncesinde DİSK içerisinde faaliyet gösterdiğini hatırlatan Yurdakul, sendikal bağımsızlığın ve özgürlüğün altını çizdi. Yurdakul, sendikal rekabetin ve bölünmüşlüğün sona ermesi gerektiğini, tüm işçilerin TÜRK-İŞ bünyesinde toplanması gerektiğini de dile getirdi. TÜRK-İŞ’in devrimci kesimlerle diyalog kurarak yeni bir yapıya bürünmesi gerektiğini ifade eden Yurdakul, şöyle konuştu:

“TÜRK-İŞ yönetimi de DİSK de HAK-İŞ de derhal bırakmalılar. İşçi sınıfı, TÜRK-İŞ çatısı altında birleşmeli. TÜRK-İŞ, devrimcilerle birlikte diyaloğu güçlendirmeli, kol kola girmeli; kim haksızlık yapıyorsa onun karşısında demokratik refleksini göstermeli. Böyle bir TÜRK-İŞ yapısı oluşturulmalı. Yıllardan beri ben ve örgütüm, arkadaşlarım bunu oluşturmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Ama kardeşim, hem egemen güçler hem siyasi güçler bizi engellemek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Ama biz yılmayacağız, biz sonuna kadar gideceğiz. Bizim derdimiz ülkemiz, bizim derdimiz vatanımız, bizim derdimiz yine söylüyorum demokrasi, özgürlük, adalet. Bizim derdimiz çocuklarımız, torunlarımız. Bunlar için yapacağız, bedel neyse de ödeyeceğiz.”

TAŞCIER’DEN SARAÇHANE VURGUSU VE DEMOKRASİ TEŞEKKÜRÜ

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, Belediye-İş Sendikası’nın geçmişten bugüne yürüttüğü faaliyetlerin Türkiye’deki emek tarihini yansıttığını ifade etti. Taşcıer, “Grev meydanlarında verdiğiniz mücadeleler, toplu iş sözleşmelerindeki taşeron düzene karşı eylemler, kadro hakkı için yaptığınız yürüyüşler, bu ülkede sadece kendi emekçinizin, kendi sendika üyenizin hak arayışı mücadelesi değil, ülkede yaşanan hukuksuzluğa karşı da bir arada olma, direnme mücadelesidir” dedi.

Seçilmiş belediye başkanlarına yönelik müdahalelere ve “19 Mart” sürecine değinen Taşcıer, bu duruma karşı gösterilen demokratik tepkinin önemine işaret etti. Taşcıer, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün 19 Mart darbesi ile birlikte seçilmiş belediye başkanlarına, aslında görünüşte Cumhuriyet Halk Partisine, Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına yapılmış gibi gözükse de, bu ülkenin demokrasisine, hukukun üstünlüğüne, seçmen iradesine yapılan bu darbeye karşı Saraçhane’de bizlerin omuz başında vermiş olduğunuz mücadeledir. İnanıyorum ki günün sonunda emeğin kazanacağı, dayanışmanın, bir arada olmanın, örgütlü olmanın kazanacağı bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”

KARASU: “ÜÇ ‘Y’ İLE MÜCADELE EDECEKLERDİ, TÜRKİYE’Yİ SEFALETE MAHKUM ETTİLER”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, iktidarın yola çıkarken vaat ettiği “Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar” ile mücadele konusunda sınıfta kaldığını ifade etti. Türkiye’nin yolsuzluk sıralamasında dünyanın en alt basamaklarında yer aldığını belirten Karasu, “İktidara geldiklerinde üç ‘Y’ ile mücadele edeceklerdi: Bugün ülkemizde yoksulluk sınırı 112 bin lira, açlık sınırı 34 bin lira. En düşük maaş alan beş buçuk emekliyi toplasanız yoksulluk sınırını geçemiyor. Asgari ücret açıklandığı gün açlık sınırının altındaydı. Emekçiler, emekliler bu ülkede açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkum edilmiş durumda. Yandaşların, müteahhitlerin hepsi zengin olmuş durumda. Sarayda yaşayanın keyfi yerinde, 86 milyon her geçen gün yoksullaşıyor” dedi.

“BELEDİYELERİMİZİN BAŞARISINDAN RAHATSIZ OLDULAR”

31 Mart seçimlerinde CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olmasının iktidarı rahatsız ettiğini belirten Karasu, CHP’li belediyelerin sosyal yardımlar ve kamu hizmetleri ile fark yarattığını dile getirdi. Karasu, şu ifadeleri kullandı:

“Niçin rahatsız oldular? Şu anda 177 tane kent lokantamız var, emekliler sıcak yemek yiyebilsin diye hizmet ediyor. 799 tane kreşimiz var; dar gelirli ailelerin çocukları da gidebilsin, kadınlar sosyal yaşantıda olsun diye. Yurtlarımız var; torpil, adamcılık işlemiyor. Çocuklar cemaatlere, tarikatlara mahkûm edilmesin diye bu yurtları açtık. İstanbul’da Ekrem Başkan 150 bin çocuğa her gün süt götürüyor, çocuklar sadece karbonhidrat ile değil protein ile de beslensin, sağlıklı yetişsin diye. Partimizin değişim süreci ve yerel yönetimlerdeki başarılar, CHP’yi 31 Mart’ta birinci parti yaptı.”