(ANKARA) – Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı seçilen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, seçim öncesi yaptığı konuşmada, “Bu ülke hepimizin. Hepimiz bu ülkeyi seviyoruz. Başka gözlükle baksak da. Ortak noktamız bin yıldır kardeşçe yaşıyoruz. Ebediyen kardeşçe yaşamak, Türkiye’deki sorunları ortaklaşa çözmek. Bu birlik bizim. Bu birlik bin 405 belediye başkanının hakkı olan bir birlik. Biz de tabii ki üç yıllık yönetime talibiz. Yaptıklarımız yeterli değil, daha iyisini yaparız. Çok güzel işler yaptığımızın farkındayız ama daha güzel işler yaparız. Sizlerin desteğiyle bunu da başaracağımızı düşünüyorum. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanımız Fırat Görgel Başkanıma tekrar başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Türkiye Belediyeler Birliği’nin (TBB) Mayıs Ayı Olağan Meclisi, yeni başkan, meclis başkanlık divanı, ihtisas komisyonu üyeleri ile encümen üyelerinin seçimi için toplandı.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve TBB Başkan Vekili Vahap Seçer, seçim öncesi yaptığı adaylık konuşmasında yaptı. Seçer, şunları kaydetti:
“Sayın Görgel, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanımız çok zor bir bölgede belediye başkanlığı yapıyor. TBB gibi belediye başkanları açısından çok önemli bir kurumun da başkanlığına niyet etmiş, Allah yolunu açık etsin, başkan adayı olarak bugün sizlerin huzuruna çıkmış ve şahsımla beraber sizlerin oyuna talip olmuş. Aynı şekilde ben de sizlerin oyuna talip oldum.
Sayın Görgel’in değerlendirmeleriyle ilgili cevap hakkı doğdu, onun için aslında söz aldım. Bunun yanında da bazı sorular yöneltildi. Haklı olarak, TBB faaliyet raporunda nelerin yapıldığı orada yazılıyor, ama hani biz retorikte adaletten bahsediyoruz, bütün belediye başkanlarımıza eşit destek verme gayreti içerisinde olduğumuzu söylüyoruz, acaba bu rakamlara yansıyor mu? Bunun da haklı olarak bu soruyu aldık. Şimdi buradan bunun da cevabını vereceğim. Öncelikle, yaşanan gerginlikten dolayı düzgün olduğumu ifade etmek isterim. Gerçekten bin 405 belediyeye ev sahipliği yapan bir birliğiz ve şehreminiz. Şehirlerin en güvenilir insanıyız, örneğiz. Her şeyimizle yaşam biçimimizle insanları kucaklamamızla, yaşam biçimlerine saygı duymamızla, kapsayıcılığımıza belediye başkanı örnektir. O zaman değerli, iyi bir belediye başkanı olur. Yalan söyleyen belediye başkanı, halkı aldatan belediye başkanı her seçimde seçilse muteber değildir. Partisi gösteriyordur, oy çoğunluğu vardır. Kendinin değil de partisinin kerametiyle belediye başkanı olmuştur. O geçerli akçe değildir. Ama hürmet gören bir belediye başkanı değerlidir. O nedenle buradaki gerginlikten dolayı üzgün olduğumu ifade etmek isterim.
“Siyaset yapma makamı değildir belediye başkanlığı”
Doğal olarak, ilgi çok bugünkü genel kurula. Seyirci de çok, taraftar çok, basın mensubu çok. Böyle bir zafiyet yaşadık. Umut ediyorum, hiçbir huzursuzluk olmadan, ki niye olsun, bize yakışır kalmaz. Seçimimizi gerçekleştireceğiz, başkanımızı ve organlarımızı seçeceğiz. Siyaset yapma makamı değildir belediye başkanlığı. Ama dedim ki, milletin iradesinin tecelli ettiği en güçlü makamlardır. Direkt size oy verir, Vahap Başkan’a verir. Ahmet Başkan’a, Mehmet Başkan’a, kim ise. İster AK Parti seçmeni, ister MHP seçmeni CHP seçmenine oy verebiliyor. Onun için çok güçlü makamlardır. Belediye başkanları siyaset yapmaz. Ama nasıl çok güçlü makamlar? Bu çelişki.
Benim söylemek istediğim şu, her zaman söylüyorum. Belediye başkanları parlamentoda görev yapan, ki burada çok sayıda şu anda belediye başkanı olup, az önce söz alan Mehmet Başkanımız da parlamentoda şahsım da görev yapmış insanlarız. Parlamentoda milletvekillerimiz siyaset yapar, dokunulmazlıkları vardır, işi odur. İktidarsa icraatlarını anlatacak, muhalefetse iktidara muhalefet edecek. Ama bizim meclisler dışında böyle bir lüksümüz yok. Biz ancak siyaseti şurada yaparız. Benim açılış konuşmasında yaptığım, belediye başkanlarımın sadece CHP belediye başkanlarımızın ya da DEM Partili, İYİ Partili yani şu anda Cumhur İttifakı’nın dışında olan belediye başkanlarının hakkını savunmak değil, herkesin hakkını savunmak. AK Partili belediye başkanımın da hakkı yendiği zaman ben onun da yanında olmak zorundayım. Onun da hakkını savunmak zorundayım. Bu siyasetin ta kendisidir. Çünkü siyasi makamlarız. Derdimizi anlatacağız.
Kimdir derdimizi anlatmak istediğimiz makamlar? Devlet sistemini idare eden iktidarın mensupları. Nereleri idare ediyorlar? Belediyeler nereye bağlı? Çevre, Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ya da diğer kurumlar. Ormanla da işimiz oluyor, efendim Çevre Bakanlığıyla da oluyor. İçişleri de oluyor, Dışişleri de. Herkesle işimiz var. Buradan sesimizi onlara duyurmak, varsa bir adaletsizlik, onu haykırmak, varsa, bir eşitsizlik, bir yanlış uygulama, süregiden, meri kanunlarda değiştirilmesi gereken bir konu varsa, burada bunu aktarmak siyasetin ta kendisidir ve yapmak zorundayız zaten. Bunu yapacağız.
“Herhangi bir konuda emek sarfederken sadece bize oy veren seçmenlere mi emek sarf ediyoruz”
Kimse partisinden utanıyor mu bu salonda? Ben, ‘CHP’liyim’ derken utanabilir miyim, böyle bir saygısızlığın içerisinde olabilir miyim kurumuma ya da AK Partili bir belediye başkanım? Bu mümkün mü? Değil. Bunu söylerken kimsenin gözüne parmak sokar gibi siyasi kimliğimizi söylemiyoruz. ‘Rahat olun’ diyoruz. Biz herkesin belediye başkanıyız. Biz bir sokağı yaparken, Çevre Bakanlığı’ndan bir konuda destek isterken ya da herhangi bir konuda emek sarfederken sadece bize oy veren seçmenlere mi emek sarf ediyoruz? Hepsine, bütün bir vatandaş kitlesine, hangi siyasi görüşten olursa olsun, bunu yapıyoruz.
Biz şunu düşündük, daha yönetime gelir gelmez. Bir önceki dönemin icraatlarını değerlendirdik. Neler olmuş? Hani şimdi sizin endişe duyduğunuz ya da haklı olarak bilmek istediğiniz konuları biz de bir gözlemleyelim istedik. Acaba bizden önceki dönemde, örneğin 2019 en yakın tarih, 2024 döneminde, bildiğiniz gibi, CHP’li bir belediye başkanı, birlik başkanı değildi. Neler yapılmış, nasıl bir uygulama yapılmış, hep bunları değerlendirdik ve eksik, aksak ve adaletsiz gördüğümüz konulara daha hassas yaklaştık. Yaptığımız çalışmalar birçok kriteri bir araya getirerek ortaya çıkardığımız bir sonuç. Bir değerlendirme yapıyoruz. Bir belediyenin kendi ekonomik durumu var. Hizmet ettiği toplumun sosyoekonomik durumu var. Bunun nüfusu var. Bunun bölgesi var. Kendine münhasır özellikleri var. Biz bu bütün özellikleri alarak ‘Buraya şu aracı verelim’, ‘Buraya nakdi yardım yapalım’, ‘Buraya proje desteği yapalım’ gibi belirli bir kriterlerle biz bunu yapıyoruz.
“Benim adaletsizliğim iyi, karşı tarafın adaletsizliği kötü olmaz”
Sakın ola, şu aklınıza gelmesin. Hatır, gönül işi birileri arıyor, ‘Bizim partinin belediyesidir, bunu verelim’. Ama burada bir soru soracağım. Cevabını vermek zorunda değilsiniz. Ama vicdanınıza sormak istiyorum. İktidarın sevk ve idaresinde olan kurumlarda, bakanlıklarda, örneğin biz İller Bankası’nın Çevre Bakanlığı’na bağlı, bu konuda örneğin bizim talebimiz oldu. Dedik, ‘Ya bunu siz gerçekten bütün belediyelere eşit mesafede mi yapıyorsunuz? En azından bizi de bilgilendirin’. Daha birkaç hafta önce İller Bankası Genel Kurulu’nu yaptık. Orada da kürsüye çıktık. AK Partili arkadaşlar var mıydı burada olan, o günkü toplantıda… Daima yapıcı konuşmalar üzerinden İller Bankası Genel Kurulu’nu yaptık. Daha önceki talebimiz, seçimli genel kurulda bir önceki yıl hiç olmazsa İller Bankası’nda bir yönetim kurulu üyesi olsun istedik. Ret cevabı gelince üstelemedik. 2024 yılında biz burada, birlik seçimlerini, birlik organ seçimlerini yaparken Cumhur İttifakı’ndan yönetim kuruluna yani encümene temsilci istedik. O zaman sıcak bakılmadı. Eyvallah dedik. Biz teklifimizi yaptık. Sizden ret cevabı aldık. Şimdi benim adaletsizliğim iyi, karşı tarafın adaletsizliği kötü olmaz ya da tam tersi olmaz. Hepimiz ortalama bir adalet istiyoruz. Her alanda da istiyoruz.
Biz ne yaptık? Bugüne kadar teslim edeceklerimizle beraber, önümüzdeki ay ve daha sonraki ay dağıtım var; 826 adet aracı 688 belediyeye dağıtmış olacağız. Bunun 499’u, yalnız burada yine bir hatırlatma yapacağım, şu anda CHP’li belediyeler Türkiye nüfusunun yüzde 65’inin yaşadığı şehirleri yönetiyor. Bakın, bu hassasiyete dikkat edin. Eğer bin 405 belediyenin sayısal değerleri üzerinden ‘Yahu bu adaletsizlik olmuş’ derseniz, orada bir yanılgı olmuş olabilir. AK Partili belediyelere 110, MHP’li belediyelere 168, DEM Parti 73, Yeniden Refah Partisi 24, İYİ Parti 19, diğer partiler 33. Yani yüzde 60’ı CHP’li belediyelere, Türkiye nüfusunun yüzde 65’inin yaşadığı şehirleri yöneten belediyelere yüzde 40’ı da kalan yüzde 35 nüfusu yöneten diğer belediyelere dağıtımı gerçekleşmiştir. Konteyner dağıtımında tam tersi olmuş. Neden? Daha çok yaylalık bölgeler, sahil, yazlık bölgeler istiyor. Yüzde 40’ı CHP’li belediyelere, yüzde 60’ı diğer belediyelere konteyner desteği yapılmış.
“Hiçbir belediye başkanımı ayırmadım”
Talep eden belediye başkanlarımıza araç araç, bedel bedel hepsini vermekle yükümlüyüz. İki yıllık yönetimdeyiz. Üç yıllık destek istiyoruz. Varsa bir yanlışımız düzeltiriz. Bir tefrit varsa, düzeltiriz. İftat varsa onu da düzeltiriz. Bir geri kalmışlık, bir abartı, muhalefete geri kalmışlık, kendine ifrat, aşırılık, bunları da düzeltiriz. Ama emin olun, ben yaklaşık olarak Temmuz ayından bu yana dokuz ay geçti. Hiçbir belediye başkanımı ayırmadım. Benimle telefonda görüşen oldu, ziyaretime gelen oldu, talep eden oldu. Hepsini dinledim. Nezaketle dinledim. Yardımcı olabileceklerimize tabii ki yardımcı olduk.
Biz şunu arzu ediyoruz. Bakın, CHP’li belediyelerimizin de başkanlarımızın da serzenişinden söz etmek istiyorum. Onlar da bana şöyle diyor, bilmiyorum siz hak verecek misiniz? ‘Sayın Başkanım tamam, iyi güzel. TBB’de adaleti sağlamamız lazım diyorsunuz. Türkiye’de adaletsizlikten şikayet eden bizsek, yönettiğimiz kurumlarda adaleti sağlamamız lazım inandırıcılığımızın olması için.’ Diyor ki belediye başkanımız, bilmiyorum doğruluğunu, siz değerlendirin, ‘Biz diğer kurumlardan, iktidarın belediyelerinin aldığı desteği alamıyoruz. Biz de orada adaletsizlik var diye şikayet ediyoruz. Siz burada adaletli davranırsanız aslında kümülatifte adaletsizlik makasını açıyorsunuz. Siz burada adaletli davranırsanız kümülatifte bütün kurumları, belediyeler birliğini, yani belediyelere destek veren, hibe veren, kredi veren, her neyse partiler arasındaki destekleme oranına baktığınız zaman, TBB’de adalet dediğiniz noktada CHP belediye başkanları da hızla o açılan makasla mağdur oluyor’ diyor. Bu şikayetleri de bize yapıyorlar. Haklısınız, bizden talep, bizden istek sizin hakkınız.
Bizim yaptığımız değerlendirmelerde, belediyelerin kaynağından kesilen TBB payı da bir nüfus kadar, o belediyenin ekonomik durumu kadar, toplumunun, şehrinin sosyoekonomik durumu kadar önemli. En büyük desteği bu ülkenin yüzde 65 nüfusunu yöneten CHP’li belediyeler yapıyor. Bunun da bilinmesini istiyorum.
“Hepimiz bu ülkeyi seviyoruz”
Bu ülke hepimizin. Hepimiz bu ülkeyi seviyoruz. Başka gözlükle baksak da. Ortak noktamız bin yıldır kardeşçe yaşıyoruz. Ebediyen kardeşçe yaşamak, Türkiye’deki sorunları ortaklaşa çözmek. Bu birlik bizim. Bu birlik bin 405 belediye başkanının hakkı olan bir birlik. Biz de tabii ki üç yıllık yönetime talibiz. Yaptıklarımız yeterli değil, daha iyisini yaparız. Çok güzel işler yaptığımızın farkındayız ama daha güzel işler yaparız. Sizlerin desteğiyle bunu da başaracağımızı düşünüyorum. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanımız Fırat Görgel Başkanıma tekrar başarılar diliyorum.”

