Haber: Caner Aktan
TUNCELİ – Tunceli’de düzenlenen 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Cumhuriyet demokratikleşmelidir. Cumhuriyet Alevi’siyle, Kürt’üyle barışmalıdır. Cumhuriyet bütün farklı halklardan ve inançlardan insanları eşit yurttaş olarak görmelidir” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Tunceli’de düzenlenen 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ndeki konuşmasında çözüm sürecine, yapılması beklenen yasal düzenlemelere ve kayyım uygulamalarına dikkat çekti.Hatimoğulları, barışın toplumsallaşması gerektiğinin altını çizdi.
“YASANIN BİR ÇATI YASA ŞEKLİNDE ÇIKMASINI BEKLİYORUZ”
Çerçeve yasa üzerinde değerlendirme yapan Hatimoğulları şu ifadeleri kullandı:
“İnsanlar soruyor, merak ediyor. Bugün gün boyu Dersim’de dolaştık, her gören de sordu; ‘Yasa çıkacak mı, süreç nereye evriliyor?’ diye. Değerli canlar, bu yasanın çıkmasını tabii ki hepimiz can-ı gönülden istiyoruz ve bekliyoruz. Ve bu yasanın çıkmasıyla ilgili elbette sürecin uzadığının da farkındayız. Bizler bu yasadan çok net şunu beklemekteyiz: Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü için bir temel oluşturması ve bir geçiş dönemini sağlaması, yani bir çatı yasa şeklinde çıkması. Ve birçok Dersimlinin, sürgündeki siyasetçilerin kendi kentlerine, kendi ülkelerine, kendi topraklarına dönüp demokratik siyasete katılımlarının önünün açılmasını bekliyoruz.
“SÜREÇ TEK BİR HAMLEYLE ÇÖZÜLMEZ, BARIŞ TOPLUMSALLAŞMALIDIR”
Ve yine bizler bu yasada diğer beklentimiz, gerçekten İmralı’da oluşan mutabakatın yasaya yansımasını beklemekteyiz. Aksi durumda bu yasa hukuka hizmet etmez. Aksi takdirde bu yasa gerçekten beklentiyi karşılamaz ve aksi takdirde bu yasa bu geçiş döneminde oynaması gereken rolü oynayamaz ve kağıt üstünde kalır. Bu yasanın bir demokratik adımın atılması konusunda bir dönem olarak değerlendiriyoruz. Ama şunu da biliyoruz ki; Kürt sorunu yüzyılı aşkın bir sorundur. Alevi sorunu bu coğrafyanın yüzyıllardır sorunudur ve onun bir yasayla, bir hamleyle çözülmeyeceğinin de elbette farkındayız.
Biz şuna inanıyoruz: Her şeyi devletten bekleyen hiçbir zaman olmadık, olmayacağız bu süreçle ilgili. Tam da altını çizmek istediğim nokta şu: Barışı toplumsallaştırdıkça barış gerçekten barış olur. Barışı hepimiz sahiplendikçe barış gerçekten barış olur. Kürt’üyle, Türk’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkes’iyle; Alevi’siyle, Sünni’siyle, Hristiyan’ıyla ve burada sayamadığım bu coğrafyadaki bütün farklı halklar ve inançlar olarak bizler barışı sahiplendikçe, barış için mücadele ettikçe barış bu topraklarda zuhur eder ve inşa olur.”
“KAYYIM MUTLAKA LAĞVEDİLMELİ VE GÖREVLERE İADE SAĞLANMALIDIR”
Türkiye’nin demokratikleşmesi gerektiğine dikkat çeken Hatimoğulları şöyle devam etti:
“Barışın önemli adımlarından biri kayyımın lağvedilmesidir! Kayyım mutlaka lağvedilmelidir! Ve değerli canlar, bakın Dersim’deyiz şu an. Belediyesi’ne kayyım atanmış bir kentteyiz. Birsen Orhan, Cevdet yoldaşımız acilen görevlerine iade edilmeli. Aynı şekilde Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül mutlaka görevine iade edilmeli. Bu dönemde barış için atılacak önemli adımlardan biri de budur, bu da böyle bilinmelidir.
“CUMHURİYET DEMOKRATİKLEŞMELİ, EŞİT YURTTAŞLIK SAĞLANMALIDIR”
Ve değerli canlar, sözlerimin sonuna gelirken… Şu bildiğimiz, aslında hepimizin bildiği şeyin altını bir kez daha çizmek isterim: Cumhuriyet demokratikleşmelidir. Cumhuriyet Alevi’siyle, Kürt’üyle barışmalıdır. Cumhuriyet bütün farklı halklardan ve inançlardan insanları eşit yurttaş olarak görmelidir. Bunun için silahların susması yetmez; barış inşa edilmeli ve iktisadi adalet sağlanmalı, eşitlik sağlanmalı! Bunun için hep beraber mücadele etmeliyiz”
