(ANKARA) – TKP, iktidarın madencilik politikalarını eleştirerek, Türkiye’deki tüm madenlerin devletleştirilmesi çağrısında bulundu. “Ülkemiz de halkımız da satılık değil! Madenler devletleştirilmelidir” yapılan açıklamada, doğal kaynakların özel şirketlerin kâr hırsına terk edildiği savunuldu.
Türkiye Komünist Partisi (TKP), sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’deki ekonomik bağımsızlığın ve ekonomik refahın sağlanması için madencilik şirketlerinin devletleştirilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, Türkiye’nin doğal kaynaklar ve mineral çeşitliliği bakımından dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığı belirtilerek, madenciliğin ekonomik bağımsızlık, kalkınma ve halkın refahı açısından stratejik öneme sahip olduğu ifade edildi. Cumhuriyet döneminde kurulan Etibank, Türkiye Kömür İşletmeleri ve demir-çelik fabrikalarının özelleştirme politikalarıyla tasfiye edildiği ya da işlevsiz hale getirildiği öne sürülen açıklamada, madencilik faaliyetlerinin “çokuluslu tekellerin, holdinglerin ve taşeron şirketlerin” kontrolüne bırakıldığı kaydedildi.
Açıklamada, “Doğası yıkıma uğratılmış, kaynakları yağmalanmış bir ülke; maliyet ve kâr hesaplarına kurban edilen işçi hayatları ve sefalete mahkum edilen madencilerle karşı karşıyayız” denildi.
RUHSAT SİSTEMİNİN RANT KAPISINA DÖNÜŞTÜĞÜ ÖNE SÜRÜLDÜ
Ülke topraklarının yarısından fazlasını kapsayan maden arama ruhsatlarının sermayeye devredildiği belirtilen açıklamada, maden işletmelerinin milli gelir içindeki payının yaklaşık yüzde bir seviyesinde kaldığına işaret edildi. Ruhsat sisteminin “rant kapısına dönüştüğü” savunulan açıklamada, şirketlerin köyleri, tarım alanlarını, ormanları ve sit alanlarını talan ettiği ileri sürüldü.
TKP, açıklamasında madenlerin “derhal ve bedelsiz olarak devletleştirilmesini” talep etti. Parti, çokuluslu şirketler ve özel sermayeye verilmiş tüm maden arama ve işletme ruhsatlarının iptal edilmesini, madencilik faaliyetlerinin merkezi planlama doğrultusunda devlet eliyle yürütülmesini istedi.
TALEPLER SIRALANDI
Açıklamada ayrıca; çevre ve halk sağlığını esas alan bilimsel madencilik politikalarının uygulanması, madencilerin sendikal haklarının güvence altına alınması, iş güvenliği standartlarının yükseltilmesi, değerli madenlerin işlenerek katma değerli üretime dönüştürülmesi ve maden sahalarının rehabilitasyonunun zorunlu hale getirilmesi talepleri yer aldı.
TKP, devletleştirme sürecinin maden işçilerinin örgütlü sendikaları ve ilgili meslek odalarının denetim ve katılımıyla yürütülmesi gerektiğini belirtti.

