Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TKP Genel Sekreteri Okuyan: 1 Mayıs mitingleri TKP’nin örgütsel gövdesinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, TKP’nin çağrısıyla dört ilde düzenlenen mitinglerinin hem biçim hem içerik hem de “bir şeyin parçası olmama” açısından başarılı olduğunu belirterek, “Bu mitingler TKP’nin örgütsel gövdesinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Ama TKP’nin siyasi etkisi, kurduğu dostluk ve ittifak ilişkileri açısından henüz daha o toplumsallığı yansıtmıyor. Gelecek yıl kanlı 1 Mayıs’ın 50. yılı, önemi var bunun. Ama Taksim’in hak edilmesi lazım. Dolayısıyla çok çalışacağız, 1 Mayıs için değil. Ülke ve dünyanın gündeminden bağımsız bir 1 Mayıs olamaz” dedi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, TKP'nin çağrısıyla

(ANKARA) – Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, TKP’nin çağrısıyla dört ilde düzenlenen mitinglerinin hem biçim hem içerik hem de “bir şeyin parçası olmama” açısından başarılı olduğunu belirterek, “Bu mitingler TKP’nin örgütsel gövdesinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Ama TKP’nin siyasi etkisi, kurduğu dostluk ve ittifak ilişkileri açısından henüz daha o toplumsallığı yansıtmıyor. Gelecek yıl kanlı 1 Mayıs’ın 50. yılı, önemi var bunun. Ama Taksim’in hak edilmesi lazım. Dolayısıyla çok çalışacağız, 1 Mayıs için değil. Ülke ve dünyanın gündeminden bağımsız bir 1 Mayıs olamaz” dedi.

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı programda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de 1 Mayıs’ın işçilerin gündeminde olmadığını belirterek sözlerine başlayan Okuyan, işçi sınıfının 1 Mayıs ile arasındaki bağın zayıfladığını, TKP’nin de aynı tablonun bir parçası olduğunu vurguladı. Taksim’deki 1 Mayıs kutlamalarına değinen Okuyan, “DEM ve KESK geriye çekilmiş durumda. DİSK ve CHP ilişkisi öne çıktı. Ancak bu ilişki enerji üretmiyor. CHP kitlesinde de karşılığı yok. Özgür Özel geçen yıl da Taksim demişti, olmadı. Bir kere Taksim, hak edilmelidir artık. 1 yıl önemli bir süre. Türkiye’de işçi sınıfı hareketinin, devrimci hareketin 1 Mayıs’la ilgili problemi çözmeye başlaması lazım. Bunun adresi CHP olamaz. CHP bir düzen partisi” diye konuştu.

İzmir’de Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın “Kürsüyü biz kurduk” sözlerine ilişkin Okuyan, “Bu tablodan rahatsızlığını dile getiren sadece TKP. Bu yıl kurulan sahnenin her yerinde Tugay’ın imzası vardı. DİSK ve KESK’in bir sahne kuracak kaynağı yok mu? Bunun için çok büyük kaynak gerekmiyor. Ayrıca Tugay’ın kaynağı da İzmir halkının kaynağıdır. Bu tavır akıl almaz. Bu açıdan ben artık sendika yönetimlerinin herhangi bir direnci kalmadığını düşünüyorum” dedi.

“Mitingler TKP’nin örgütsel gövdesinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi”

Okuyan, TKP’nin çağrısıyla dört ilde düzenlenen mitinglerin hem biçim ve içerik açısından hem de “bir şeyin parçası olmama” kararının başarılı olduğunu dile getirdi. Ölçek itibarıyla TKP’nin içinde bulunduğu siyasi çizginin erişebileceği noktaya gelmediğini sözlerine ekleyen Okuyan, “Bu mitingler TKP’nin örgütsel gövdesinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Ama TKP’nin siyasi etkisi, kurduğu dostluk ve ittifak ilişkileri açısından henüz daha o toplumsallığı yansıtmıyor. Gelecek yıl Kanlı 1 Mayıs’ın 50. yılı, önemi var bunun. Ama Taksim’in hak edilmesi lazım. Dolayısıyla çok çalışacağız, 1 Mayıs için değil. Ülke ve dünyanın gündeminden bağımsız bir 1 Mayıs olamaz” diye konuştu.

“Enerji” başlığına ilişkin de konuşan Okuyan, “Halkımızın büyük bir bölümünün altında kalacağı bir elektrik-doğalgaz fatura saldırısı olacak. Sadece bu bile çok büyük bir gerilim hattı” ifadelerini kullandı.

NATO’nun temmuzda Ankara’da yapacağı zirveye işaret eden Okuyan, “Bu zirve Türkiye’yi NATO ittifakında yeni bir odak haline getirme iddiasının ürünü” dedi.

“Çok ciddi bir mücadele gündemimiz var”

“İktidarın planladığı yeni özelleştirme başlıkları”na değinen Okuyan, “Çok ciddi bir mücadele gündemimiz var. Ortada milyonları içine alan kitle hareketi olsa, yön vermeye çalışırsınız. Oysa tutarlı bir yönde insanları harekete geçirmeye çalışıyorsunuz. Ülkenin rotasını halkçı, devrimci yöne çevirmek için bir ölçek gerekiyor. Şovlarla, sembollerle, sandık ittifaklarıyla gidilecek yer belli. Oralardan hiçbir şey çıkmıyor. Zor bir dönem var önümüzde. İyi çalışmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Solun CHP ve DEM çizgisinden hâlâ kopamadığını vurgulayan Okuyan, bu iki çizgi arasında önemli farklılıklarla birlikte ortak noktalar olduğunu belirterek, “Bu iki güçle solun kurduğu ortaklık açısındansa mutlak bir benzerlik var” dedi.

“Ekrem İmamoğlu’nu ‘solun adayı’ ilan etmiş bir sol var; bu acıklı bir tablo”

Çözüm süreciyle beraber Türkiye solunun istemeyerek de olsa DEM’den uzaklaşmak zorunda kaldığını belirten Kemal Okuyan, şöyle devam etti:

“‘AKP ile işbirliği olasılığı varken burada çok fazla dolanmayalım’ diyenler oldu. Bu tek başına bir sağlıklılık işareti değil çünkü CHP’ye daha fazla yaslanmaya başladılar. Hatta CHP içi kavgada taraf olan bir sol var. Bu CHP’yi ‘sola çekme’ uğraşı da değil. Mansur Yavaş’ı Cumhurbaşkanı adayı yapmaması için CHP yönetiminden ricacı olan bir sol var. Ekrem İmamoğlu’nu ‘solun adayı’ ilan etmiş bir sol var. Bu çok kötü. Bu sol değil, defalarca söyledik ve acıklı bir tablo.

Bizim HDP ve DEM çizgisiyle mesafelenmemiz yeni bir şey değil. Son dönemde bunu çok alkışlayanların bir bölümü ise CHP’ci. Meselenin özünü anlamıyorlar, sınıfsal bakmıyorlar. Türkiye solu da HDP ile CHP arasında salınıyor. Şimdi CHP’cilik dönemi. CHP içi hizipler arasında tercih yapmaya çalışan sol, Türkiye toplumuna asla ve asla ümit veremez. İhtiyaç duyulan bağımsız bir çizgi. Biz bunu güçlendirmek için yolumuza devam edeceğiz. Bunun bir parçası olmadan devam etmenin yolu olmadığını düşünenler, Türkiye’den umudunu kesenlerdir.”