(ESKİŞEHİR) – 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Eskişehir’de yürüyüş düzenlendi. THTM adına basın açıklaması yapan Aslı Demir, “Cumhuriyet düşmanlarının cirit attığı mevcut TBMM’yi suçlarını gizlemek için kılıf haline getiren holdinglerin ve tarikatların düzeniyle hesaplaşılacak, paranın egemenliği son bulacak ve emekçilerin cumhuriyeti onların elleriyle kurulacaktır. Çocuklarımıza sömürünün son bulduğu, aydınlık ve refah içinde bir Türkiye bırakacağız. Cumhuriyet düşmanları geldikleri gibi gidecekler” dedi.
THTM 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Eskişehir’de yürüyüş düzenledi. Ulus Anıtı’nda toplanan THTM üyeleri, “Çocukların katili patron düzeni”, “Yaşasın laiklik yaşasın cumhuriyet”, “Şeriata, faşizme, karanlığa geçit yok” sloganlarıyla Adalar Porsuk Mevkii’ne yürüdü. THTM adına basın açıklaması yapan Aslı Demir şunları söyledi:
“23 Nisan, bu topraklarda halkın kendi kaderine el koymak için attığı büyük tarihsel bir adımın yıl dönümüdür. 23 Nisan, halkın kendi gücünü keşfettiği, ayağa kalktığı, işgale ve çürümüş saltanata karşı irade koyduğu, tarih yazdığı gündür. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı, çürümüş imparatorluk temsilcileri, işgalciler ve işbirlikçileri karşısında devrimci bir meydan okumadır. Bu tarihi yazanlara, Mustafa Kemal Atatürk’e, onun önderliğinde mücadeleye girişenlere, zaferi getirenlere selam olsun!
Bugün ise halkın iradesi kuşatma altındadır. Cumhuriyet, halktan koparılmak; holdinglerin, tarikatların ve emperyalizmin işbirlikçilerinin insafına terk edilmek istenmektedir. Sermaye sınıfı, zamanla kendisi için ayak bağına dönüşen halkçı kazanımları birer birer budamış, cumhuriyetin aydınlık birikiminden kurtulmaya yönelmiştir. Emperyalist cepheyle göğüs göğüse çarpışarak kurduğumuz ülkemizin ulusal bağımsızlığı ayaklar altına alınmış; laiklik sistemli biçimde tasfiye edilmiştir. Ama bu toprağın bir hafızası var! Cumhuriyetin, millî mücadelenin, haksızlıklara karşı isyan edenlerin silinmeyecek izleri var! 23 Nisan’ın ruhu bugün hâlâ yaşamaktadır. O ruh alın terinin hakkını isteyenlerin yüreğinde atmaktadır. Cumhuriyetin devrimci kökleri kurutulamamış, aksine her saldırının sonunda daha derine işlemiştir. Bu halk onuruna, namusuna sahip çıktığı gibi Cumhuriyet fikrine tutunmuştur.
Tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyayız. Cumhuriyet’le 100 yıllık hesaplarını bugüne taşıyan düşmanlarımız karşısında geriye çekilerek, tavizler vererek değil, 100 yıl önce olduğu gibi göğüs göğse çarpışarak yerine getirilecek bir sorumluluk bu. Bütün cumhuriyetçilerin, komünistlerin, Kemalistlerin, yurtseverlerin sorumluluğu. Cumhuriyet düşmanlarının cirit attığı mevcut TBMM’yi suçlarını gizlemek için kılıf haline getiren holdinglerin ve tarikatların düzeniyle hesaplaşılacak, paranın egemenliği son bulacak ve emekçilerin cumhuriyeti onların elleriyle kurulacaktır. Çocuklarımıza sömürünün son bulduğu, aydınlık ve refah içinde bir Türkiye bırakacağız. Cumhuriyet düşmanları geldikleri gibi gidecekler.”


