Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Genel Kurulu’nda “fon” gündemi…. Cevdet Yılmaz: “Kanun keklifi yasalaşırsa, ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemeleri yapılacak”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tasfiyesi planlanan fonlarda kalan birikimlere ilişkin, “Meclisimizin takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak kanun teklifinin yasalaşması halinde, Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin yapılacağını öngörüyoruz. Bu konuda SPK tarafından gerekli detay kararlar alınacaktır. Teknik hazırlıklar tamamlanmıştır” dedi. Söz konusu teklif dışında daha yapısal birtakım hususları içeren bir kanun hazırlığını da değerlendirdiklerini belirten Yılmaz, “Ancak bu hazırlığın Devlet Denetleme Kurulu raporundan sonra Meclisimizin takdirine gelmesini daha sağlıklı buluyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tasfiyesi planlanan fonlarda kalan birikimlere ilişkin,

Haber: Berfin BAYIR

(TBMM) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tasfiyesi planlanan fonlarda kalan birikimlere ilişkin, “Meclisimizin takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak kanun teklifinin yasalaşması halinde, Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin yapılacağını öngörüyoruz. Bu konuda SPK tarafından gerekli detay kararlar alınacaktır. Teknik hazırlıklar tamamlanmıştır” dedi. Söz konusu teklif dışında daha yapısal birtakım hususları içeren bir kanun hazırlığını da değerlendirdiklerini belirten Yılmaz, “Ancak bu hazırlığın Devlet Denetleme Kurulu raporundan sonra Meclisimizin takdirine gelmesini daha sağlıklı buluyoruz” diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin gündem dışı bilgilendirme kapsamında Genel Kurul’da milletvekillerine sunum yaptı.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda, sürecin gereği olarak, bütün kurumların arasında eş güdüm içinde ve süratle yürütülmesini sağlayacak koordinasyon mekanizmasını vakit kaybetmeden oluşturduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“29 Eylül 2026 tarihinde ilgili fon yatırımcılarının meşru hakları ve kamu yararı gözetilerek, tasfiye sürecinin hızlı şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli genel koordinasyonu sağlamak üzere, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından başkanlığını yaptığım ‘Fon Koordinasyon Kurulu’ oluşturulmuştur” dedi.

“TÜM TEKLİF VE DÜZENLEMELER MİLLETİMİZE HERHANGİ BİR EK YÜK GETİRMEYECEKTİR”

Kurulun ilk toplantıda Sermaye Piyasası Kurulu’nun tasfiye kapsamındaki fonların mal varlığı ve likidite durumuna göre yatırımcılara ödemelerin gerçekleştirilmesine yönelik yol haritasının sunulduğunu bildiren Yılmaz, şöyle devam etti:
“Mevcut sorunun çözümünün yanı sıra benzer durumların tekrar yaşanmaması için sermaye piyasalarının işleyişini ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek ilave idari ve hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi yönündeki kararlılık ortaya konmuştur. 2 Ekim 2026 tarihinde yaptığımız ikinci Fon Kurulu Toplantısı’nda ise Sermaye Piyasaları Kurulumuzun 30 Eylül tarihli kararları çerçevesinde net yatırım tutarı hesap yöntemine ilişkin çalışmalar, ikincil düzenlemeler ve ödeme takvimi değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışmaları bir süredir devam eden kanun teklifi taslağına nihai halinin verilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara gerekli talimatlar iletilmiştir.

Geçtiğimiz pazartesi günü ilgili tüm kurumların katkısı ile hazırlıkları yapılan kanun teklifi taslağı Fon Koordinasyon Kurulu üçüncü toplantısında kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Hazırlanan taslağa teknik düzeyde son hali verilerek kurulumuz aracılığıyla Meclisimizin takdirine sunulacaktır. Ele alınan tüm teklif ve düzenlemelerde vatandaşlarımıza, milletimize herhangi bir ek yük getirilmemesine yönelik anlayış net bir şekilde uygulanmıştır.”
“ARA ÖDEME 1 MİLYON LİRA OLACAK”
Yılmaz, yatırımcıların beklentisi olan tasfiye sürecindeki yol haritasını özetleyerek, “Öncelikle SPK tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonla ilgili tasfiye süreçlerinin yönetimi için Ziraat Bankası ve İş Bankası belirlenmiştir. Bugüne kadar İş Bankası ile çalışmış olan Tera kapsamında 6 fonun tasfiyesinin yönetimi İş Bankası tarafından, geriye kalan 125 fonun tasfiyesinin yönetimi ise Ziraat Bankası tarafından yürütülecektir. Fonlara ilişkin yatırımcıların ellerindeki pay senetlerinin kontrolü, hazır değer nakit tespiti, borç ve alacakların tespiti, fon mal varlığının gerçek durumunun tespiti yapılmıştır. İlgili bankaların saklama faaliyetlerini resmi olarak devralması sağlanmıştır” diye konuştu.

Yedi şirketten A1 Capital, QNB ve Pardus’un olağan tasfiye süreciyle tasfiye edileceğini belirten Yılmaz, süreci şöyle açıkladı:
“5 Ekim, yani yarın itibarıyla bu tespit tasfiye süreci başlayacaktır. 17 fonun bu kapsamda tasfiye edileceğini öngörüyoruz. Bu 17 fondaki yatırımcılara paraları ödenecektir. Merkezi Kayıt Kuruluş verilerinin tamamlanmasından sonra geriye kalan 4 şirket ve altlarındaki fonlarla ilgili olağanüstü tasfiye süreci başlayacaktır. Atlas şirketinin olağan yöntemle tasfiyesi üzerinde de çalışılmaktadır. Burada bir uzlaşmaya gidilirse Atlas şirketi de olağan tasfiye ile yatırımcılara haklarını ödeyecek, geriye sadece üç şirket kalacaktır.
Meclisimizin takdirine sunacağımız olağanüstü tasfiyenin özünü 1 milyon liraya kadar ana paraların ödenmesi oluşturmaktadır. Fon alacaklılarının tahsili ve borçların ödenmesi kapsamında çalışmalar sürdürülecek, nihai tasfiye bakiyesi 5-6 ay gibi bir süreç içinde sonuçlandırılmış olacaktır.
Bu yapılan ödemeler, ara ödemeler, nihai noktada da mahsuplaşmayla bu hesaplara girilmiş olacaktır. Meclisimizin takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak kanun teklifinin yasalaşması halinde Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin yapılabileceğini öngörüyoruz. Bu konuda SPK tarafından gerekli detay kararlar alınacaktır, teknik hazırlıklar tamamlanmıştır.

Tasfiyesi öngörülen 131 fonda 455 bin 758 tekil kişi bulunmaktadır. Ziraat Bankası’nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 125 fonda 151 bin 247 tekil yatırımcı bulunmaktadır. İş Bankası’nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 6 fonda ise 388 bin 718 tekil yatırımcı bulunmaktadır. Olağan tasfiyesi yapılacak üç şirketin 17 fonunda 43 bin 643 yatırımcının perşembe günü ödemeleri yapılacaktır. Bu şirketler kapsamında geriye kalan 49 özel fonda ise 2 bin 98 kişi bulunmakta olup kendi kapsamlarında sorunlarının çözülmesi planlanmaktadır. Gerekli teminatların alınması halinde Atlas şirketinde bulunan 56 bin 614 kişiyi kapsayan 16 fonda da olağan tasfiye kuralları ile ödemeler ivedilikle yapılacaktır.
Olağanüstü tasfiye kapsamında ise hak kazanılacak ödemeye mahsuben ara ödeme yapılacaktır. Ara ödemede Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hesaplanacak net yatırım tutarı esas alınacaktır. Bunu kısaca şöyle bir örnekle izah edebilirim: Bir X şahsı düşünün, 1 milyon lira yatırmış sisteme, bu parası 5 milyon olmuş, arada 4 milyonunu çekmiş. Şimdi biz bunun ana parasını çektiğini düşünüyoruz, onu ödemeyeceğiz. Ama 1 milyona kadar sistemin içinde olan, çekmemiş olan miktarlar bu net yatırım tutarı tarifiyle ödemelere konu olacaktır. Ara ödeme en fazla 1 milyon lira olacaktır. 1 milyona kadar olanların dolayısıyla tamamı ödenmiş olacak, 1 milyonun üstü olan hesaplar ise sadece 1 milyon ödeme almış olacaklardır. Bu sonraki hakları tabii baki kalmak koşuluyla.”

Yılmaz, Merkezi Kayıt Kuruluşu kapsamında net yatırım tutarı algoritmasının yazıldığını belirterek “Takasbank’tan fiyat bilgisi alındıktan sonra tutarlar hesaplanacaktır. Tüm bu işlemlerin yürütülmesinde SPK kararı ile TMSF bünyesinde 131 isteğe bağlı iade hesabı ve 1 adet genel hisse iade hesabı açılmıştır” dedi.

Her bir fonda oluşan kaynağın ilgili fonun alacakları için kullanılacağını söyleyen Yılmaz, “Genel hesaba gelen kaynak ise SPK tarafından belirlenecek kriterlerle fonlara adil bir şekilde dağıtılacaktır. El konulan veya müsadere edilen varlıkların satışından elde edilen gelirler de yeni kazanım hesabına aktarılarak ödemelerde kullanılacaktır. Hak sahipliği fon ve hesap bazında belirlenecektir. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayı içinde yapılması ile birlikte 455 bin 758 kişinin çok büyük bir kısmının ödemeleri tamamen yapılmış olacaktır” diye konuştu.
“YAPISAL BİRTAKIM HUSUSLARI İÇEREN KANUN TEKLİFİ HAZIRLIĞIMIZ DA VAR”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TBMM’nin söz konusu kanunu ivedilikle ele alacağını vurgulayarak, “Elbette takdir Meclisimizindir. Benim sizlere olağanüstü tasfiye konusunda arz ettiğim hususlar kanun metni nihai halini Yüce Meclisimizde aldıktan sonra kesinleşmiş olacaktır. Teknik olarak tüm hazırlıklar yapılmıştır. Kanun yürürlüğe girer girmez en kısa sürede gereği yapılacaktır” dedi.

Devletin “fon krizi” sürecini vatandaşların haklarını esas alan, piyasa güvenliğini gözeten ve hukukun gereklerini eksiksiz yerine getiren bir anlayışla yürüttüğünü söyleyen Yılmaz, “Tasfiye kapsamındaki fonlarda hak sahibi olacak yatırımcılarımızın haklarının korunması için gereken adımları atarken haksız kazanç sağlayanların ve piyasa düzenini bozanların da hukuk önünde hesap vermesini sağlayacağız. Aynı zamanda yaşanan tecrübeyi sermaye piyasalarımızın işleyişini daha da güçlendirecek bir imkana dönüştürmekte kararlıyız. Bu çerçevede yapısal bazı hususları içeren bir kanun çalışmasını da sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, söz konusu olağanüstü tasfiye kanun teklifi dışında daha yapısal birtakım hususları içeren bir kanun hazırlığını da değerlendirdiklerini belirterek, “Ancak bu hazırlığın Devlet Denetleme Kurulu raporundan sonra Meclisimizin takdirine gelmesini daha sağlıklı buluyoruz. Çünkü Devlet Denetleme Kurulu sadece az önce arz ettiğim gibi sorumlulukları netleştirmiş olmayacak, sistemdeki varsa açıkları da ortaya çıkarmış olacaktır. Bu çerçevede gerekli daha yapısal düzenlemeler içeren bir kanun teklifini de zamanı geldiğinde Yüce Meclisimizin takdirine gruplarımız aracılığıyla getirmeyi planlıyoruz” dedi.
“PİYASA YAPIMIZDA SİSTEMİK BİR RİSK YOKTUR”

Aynı zamanda düzenleme, gözetim ve denetim mekanizmalarımızı ihtiyaç duyulan alanlarda güçlendirecek, yatırımcının hakkını daha güçlü bir şekilde koruyan, güvenilir ve etkin bir piyasa yapısını geliştirmeye devam edeceklerini söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:
“Bu yaşananlar, özellikle tekrar tekrar altını çizmek istiyorum, sermaye piyasalarımızın hiçbir şekilde bu hukuk dışı işlemleri yapmamış fonlarına veya diğer araçlarına teşmil edilmemelidir. Tam aksine, son kurallar bu sorunun ortaya çıkmasını hızlandıran kurallar, sorunlu fonların daha doğrusu belirginleşmesini ve tasfiyesini imkan dahiline sokan kurallar, mevcut fonların güvenilirliğini de arttırmıştır. Bu kurallar çerçevesinde işleyen fonlar eskisinden daha güvenilir bir çerçeveye de kavuşmuştur. Piyasa yapımızda sistemik bir risk yoktur, tekrar tekrar söylüyorum. Bu konuda sosyal medyada, medyada milyonlarca insanımıza zarar verecek bir şekilde sermaye piyasalarımız üzerinde, borsamız üzerinde gereksiz tartışmaların, spekülasyonların da hiç kimseye faydası yoktur; ne milletimize ne yatırımcılarımıza. Bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bölgemizdeki birçok olumsuz gelişmeye rağmen ekonomimiz sağlıklı bir şekilde yoluna devam etmektedir. Türkiye, dünyadaki bütün bu olumsuz koşullara rağmen büyümeye, istihdam üretmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde enflasyonla ilgili de sevindirici haber aldık. Yüzde 30’un altına uzun bir süreden sonra geldi. Savaşın etkisiyle Merkez Bankamızın hesabına göre 7 puan ilave bir enflasyonla karşı karşıya olduğumuz halde yüzde 30’un altına düşmemiz önemli bir gelişme. Oradaki kararlı mücadelemizi de devam ettireceğiz.

Türkiye’nin finansal sistemi güçlüdür. Sermaye piyasalarımızın geleceğine ilişkin irademiz de nettir. Kalkınmamızda sermaye piyasalarımızı çok önemli, çok etkili, çok anlamlı mekanizmalar olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde vatandaşlarımızın tasarruflarını güven içinde değerlendirebildiği, üretimi ve yatırımı destekleyen daha derin ve güçlü sermaye piyasaları için de kararlı bir şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Bu süreçte hukuku ve milletimizin son derece haklı hassasiyetlerini esas alacak, hiçbir suistimali karşılıksız bırakmayacak ve milletimizin ve yatırımcılarımızın haklarını sonuna kadar koruma gayreti içinde olacağız.”

(BİTTİ)