Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Genel Kurulu… DEM Parti’nin basın özgürlüğüne ilişkin verdiği Meclis araştırması AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi

DEM Parti’nin basın özgürlüğüne ilişkin verdiği Meclis araştırması üzerine söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan “Önceden basın milli iradeye ve demokrasiye ayar vermeye çalışan, pek çok vesayet kurumunun aparatı olarak ayaklarına gidip brifing alan, attığı manşetlerle iktidar kurmaya ve yıkmaya çalışan bir durumda idi. AK Parti’yle birlikte çok sesliliğe, çeşitliliğe ve çok farklı renkliliğe kavuşmuş, ifade ve düşünce özgürlüğünün ve özellikle basın hürriyetinin önündeki engeller kaldırılarak gazetecilerin özgürce görevlerini yapması için hem özlük hakları hem meslek kanunları düzenlenmiştir” dedi.

DEM Parti'nin basın özgürlüğüne ilişkin verdiği Meclis araştırması üzerine söz

(TBMM) – DEM Parti’nin basın özgürlüğüne ilişkin verdiği Meclis araştırması üzerine söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan “Önceden basın milli iradeye ve demokrasiye ayar vermeye çalışan, pek çok vesayet kurumunun aparatı olarak ayaklarına gidip brifing alan, attığı manşetlerle iktidar kurmaya ve yıkmaya çalışan bir durumda idi. AK Parti’yle birlikte çok sesliliğe, çeşitliliğe ve çok farklı renkliliğe kavuşmuş, ifade ve düşünce özgürlüğünün ve özellikle basın hürriyetinin önündeki engeller kaldırılarak gazetecilerin özgürce görevlerini yapması için hem özlük hakları hem meslek kanunları düzenlenmiştir” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti’nin basın özgürlüğünün Türkiye’de giderek gerilemesi, gazeteciliğin suç sayılmasına varan uygulamalar, gazetecilere yönelik yargı baskısı iddialarının tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla verdiği Meclis Araştırması AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

Torun: Basın özgürlüğünde biraz daha gayret edersek ‘en vahim’ ülke durumuna düşebiliriz

Yeni Yol Grubu adına Bursa Milletvekili Kani Torun, basın özgürlüğünün Türkiye’nin karnesinde çoğu zaman zayıflar arasında olan bir alan olduğunu söyleyerek “Sınır Tanımayan Gazetecilerin her yıl hazırlamış olduğu bir endeks var, basın özgürlüğü konusunda ülke puanları ve sıralamaları mevcut. Maalesef Türkiye geçen yıla kıyasla dört sıra daha gerileyerek 2026’da 163’üncü sıradan girdi listeye. Bulunduğumuz kategoriye ‘vahim’ ismi veriliyor, zaten listede bizden daha vahim durumda sadece 17 ülke var. Biraz daha gayret edersek en vahim ülke durumuna düşebiliriz” dedi.

Akalın: Ortaya konulan verilerde, dünyadan bakıldığında nasıl göründüğümüzün açık bir ifadesidir

İYİ Parti adına Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da basın özgürlüğünün aslında sadece gazetecilerin değil doğrudan doğruya bu ülkede yaşayan her bir insanın meselesi olduğuna dikkat çekerek “Gerçeğe ulaşma hakkıdır çünkü insanlar ancak doğru bilgiye ulaşabildiğine sağlıklı düşünebilir, sağlıklı karar verebilirler. Bugün baktığımızda, Türkiye’nin son dönemde bu alandaki uluslararası konumu ne yazık ki iç açıcı bir tablo ortaya koymamaktadır” ifadesini kullandı.

Freedom House tarafından yayımlanan raporda ise Türkiye’nin “özgür değil ülkeler” arasında olduğunu belirten Akalın, “100 üzerinden yalnızca 33 puan almaktadır. İşte, bu sebepten dolayı Demokrasi Çeşitlilikleri Enstitüsü ise ülkemizi ‘seçimli otoriter rejim’ olarak tanımlamaktadır. Dünya Adalet Projesi’nin verileri de hukukun üstünlüğü ve temel haklar konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığımızı açıkça ortaya koymaktadır. Ortaya konulan bu veriler, dünyadan bakıldığında nasıl göründüğümüzün açık bir ifadesidir” dedi.

Berberoğlu: Artık gazetecilik habercilik noktasından tetikçilik noktasına geldi

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, Meclis’in basının cenazesinin kaldırmak üzere ihtisas esasıyla çalıştığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Size bir kötü haberim var ama sabahtan beri konuşuyoruz zaten. Enflasyon hedefiniz tutmuyor, ‘Terörsüz Türkiye’ patinaja girdi, dış politikada ciddiye alan yok pek bizi fakat bir iyi haberim var: AKP, müthiş bir performansla ve uzun bir çalışma döneminin ardından medyayı bitirdi, tam anlamıyla bitirdi. Şimdi, dolayısıyla tek tek şu gazeteci, İsmail Arı, Alican Uludağ içeride, Tele 1 satılıyor gibi tekil olayları konuşmak yerine AKP’nin belki de en istikrarlı politikasını konuşmakta yarar var. O da medyayı bitirme politikasıdır.”

2008-2009 yılında, AK Parti’nin Cumhurbaşkanı’nın Sabah grubunun satışına fiilen katıldığını hatırlatan Berberoğlu, “Katar Emirini getirdi. Bir iş adamına sattırdı TMSF’den bu grubu. Yetmedi, onların parası bitince bu sefer herhâlde ilham alan Başbakan müteahhitleri toplayıp aynı grubu bir daha sattırdı. Onunla da yetinmedi, kalktı Aydın Doğan Grubuna aynı dönemde öyle bir ceza kesti ki izin verirseniz şöyle bir tarifle izah edeyim: Kırmızı ışıkta geçen arabaya el konuldu. Bütün grubun varlıkları bir araya gelse o vergi cezasını ödeyebilecek konumda değildi. Doğan Grubu biraz direndi, o da teslim oldu, o da sahadan çekildi. Televizyonları hiç konuşmaya bile gerek yok; ne hâlde, ne durumda hepimiz farkındayız. Peki, nereye geldik? Maalesef, emekli bir gazeteci, haberci olarak şunu söylemek zorundayım. Artık bu meslek habercilik noktasından tetikçilik noktasına geldi” ifadelerini kullandı.

Alparslan: AK Parti’yle birlikte basın çok sesliliğe, çeşitliliğe ve çok farklı renkliliğe kavuşmuştur

Önerge üzerine söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan, AK Parti’nin kurulduğu günden itibaren yasaklarla mücadele ettiğini söyleyerek şöyle konuştu:

“AK Parti, kurduğu hükümetlerle de bunları kaldırmak için eylem planlarını hayata geçirmiş bir siyasi harekettir. Başta temel hak ve hürriyetler ile özgürlükler alanında olmak üzere düşünce ve ifade özgürlüklerinin üzerindeki engelleri kaldıran, millî irade ve demokrasiye bariyer kuran ve tuzak oluşturan vesayetle mücadele eden bir siyasi harekettir. O sebeple, bu gerçeğin aksine yaklaşımları kabul etmediğimizi peşinen ifade etmek isterim. Öncelikle AK Parti öncesindeki basının durumunu ve meselelere yaklaşımını hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Milli iradeye ve demokrasiye ayar vermeye çalışan, pek çok vesayet kurumunun aparatı olarak ayaklarına gidip brifing alan, attığı manşetlerle iktidar kurmaya ve yıkmaya çalışan bir durumda idi. AK Parti’yle birlikte çok sesliliğe, çeşitliliğe ve çok farklı renkliliğe kavuşmuş, ifade ve düşünce özgürlüğünün ve özellikle basın hürriyetinin önündeki engeller kaldırılarak gazetecilerin özgürce görevlerini yapması için hem özlük hakları hem meslek kanunları düzenlenmiştir. Önergede ifadesi bulunan ve toptan bir yaklaşımla tutuklu gazetecilerin var olduğunu bir iddia olarak kabul etmekle birlikte gerçek olmadığını da ifade etmek isterim. Zira, hukuk, herhangi bir eylem karşısında o eylemi yapanın mesleğine, cinsiyetine, makamına bakmaz. Her kim işledi ise suç olacak bir eylemi şayet gazeteci de işlemiş ise o şekliyle karşılık bulmuştur ve o şekliyle takibat yapılmıştır. Basın hürdür ve sansür edilemez. AK Parti olarak bizler, ülkemizi yalanın, manipülasyonun ve dezenformasyonun karanlığına değil, hakikatin ve gerçeğin aydınlığına kavuşturmak için çalışıyoruz.”

Kılıç Koçyiğit: İktidara biat ediyorsanız fonlanıyorsunuz, iktidarı eleştiriyorsanız tutuklanıp cezaevine konulabiliyorsunuz

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, AK Partili Alparslan’ın konuşması üzerine söz alarak önergeleri lafügüzaf olsun diye indirmediklerini belirterek “Ben Sayın Hatibe sormak istiyorum. Gerçekten, iktidarlarından önce de bu ülke böyle miydi? En azından bizim bildiğimiz, bizim yaşadığımız ülke böyle değildi. Bu ülkede gazeteciler her düzeyde röportaj yapabiliyordu, her düzeyde haber yapabiliyordu, her düzeyde eleştiri yapabiliyordu, iktidarı eleştirmek sıradan, rutin bir işti ve bu ülkede gazeteciler sayesinde gerçekten birçok olay, olgu, yolsuzluk ve hukuksuzluk da açığa çıkarılmıştı ama bugün tam da hatibin söylediğinin aksine tek sesli bir Türkiye var, sadece yandaş basın var, iktidara biat eden bir basın var. İktidara biat ediyorsanız fonlanıyorsunuz, iktidara biat ediyorsanız önünüz açılıyor, iktidarı eleştiriyorsanız İsmail Arı gibi ya da Alican Uludağ gibi ya da Nedim Oruç gibi tutuklanıp cezaevine konulabiliyorsunuz” diye tepki gösterdi.

Şahin Usta: Sizin grup önerinizin üzerinde bizim de istediğimizi söyleme hakkımız var

Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Kılıç Koçyiğit’in söz almasının usule aykırı olduğunu öne sürerek “Burası Meclis’in kürsüsü ise bu kürsüde hepimiz çıkıp konuşma özgürlüğüne sahipsek sizin grup önerinizin üzerinde bizim de istediğimizi söyleme hakkımız var. Bunun üzerine söz alıp tekrar bunların doğru olmadığı şeklinde birtakım açıklamalara girmek usulen de doğru değil, etik olarak da doğru değil. Siz bir milletvekilisiniz, konuşmayı yapan arkadaşımız bir milletvekili, o da grubumuz adına çıkıp açıklama yapıyorsa buna saygı duyulması gerekiyor. Bu Meclis’in kürsüsünde her konuşulan üzerine muhalefetin söz alıp bir ‘çarpıtma’, bir ‘yalan’, bir ‘doğru değil’ ithamlarıyla konuşmacılarımızın ve hatiplerimizin sözlerini yok etme çabalarını doğru bulmuyorum, birbirimize saygılı olmak durumundayız” ifadelerini kullandı.