(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda gümrük mevzuatında yapılan son değişiklikler tartışıldı. İYİ Parti’nin düzenlemenin bireysel tüketici, genç girişimci, teknolojiye erişim ve iç piyasa üzerindeki etkilerinin araştırılmasına yönelik önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilirken, muhalefet milletvekilleri uygulamanın fiilen yasaklama anlamına geldiğini, gençleri ve tüketicileri mağdur ettiğini, enflasyonu besleyeceğini savundu. CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, “Ticaret Bakanlığı’nın aldığı bu karar sahadaki gerçeklikten uzak ve sürdürülebilir değildir. 30 euroluk muafiyetin kaldırılması kararından acilen geri dönülmelidir” dedi.
TBMM Genel Kurulu, Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri için toplandı. İYİ Parti’nin gümrük mevzuatında yapılan düzenlemelerin bireysel tüketiciler, iç piyasa dengeleri, rekabet ortamı, fiyat oluşumları, yerli üretim yapısı ve özellikle genç girişimcilik ile teknolojiye erişim üzerindeki etkilerinin tüm yönleriyle incelenmesi, ortaya çıkan mağduriyet iddiaların araştırılması ve kamu yararı bakımından gerekli değerlendirmelerin yapılması ilişkin önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, son gümrük düzenlemelerine ilişkin TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, posta veya hızlı kargo yoluyla yurt dışından bireysel amaçla ürün temin etmenin fiilen imkansız hale getirildiğini söyledi. Olgun, 5–10 avroluk bir ürün için ürün bedelinin katbekat üzerinde maliyetler çıkarıldığını belirterek, bunun bir ticaret politikası değil, açık bir erişim engeli ve yasakçılık olduğunu ifade etti. 7 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla yapılan değişikliğin, ilk bakışta teknik gibi sunulsa da sonuçları itibarıyla milyonlarca vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkilediğini vurguladı.
Bu düzenlemeyle bireysel kullanıma mahsus ürünlerin ticari ithalatla aynı hukuki rejime tabi kılındığını söyleyen Olgun, kişisel kullanım amacıyla sipariş edilen düşük bedelli ürünlerin gümrük müşavirliği, ardiye ücreti ve noter tasdikli vekâletname gibi prosedürlere bağlandığını, bunun 10 avroluk bir ürün için 100–150 avro masraf anlamına geldiğini dile getirdi. Olgun, “Bu bir vergilendirme değildir, bu fiili bir yasaklamadır” dedi.
“Gençlerden elinizi çekin, gençlerin önüne bariyer koyarak bu ülkenin geleceğini inşa edemezsiniz”
İktidarın “yerli üretimi koruyoruz” söylemini eleştiren Olgun, Türkiye’de üretilmeyen elektronik parçalar, eğitim kitleri ve gençlerin proje geliştirmek için ihtiyaç duyduğu teknik malzemelerin bu düzenleme nedeniyle temin edilemediğini ifade etti. TEKNOFEST’te alkışlanan gençlerin gümrükte durdurulduğunu söyleyen Olgun, ortada bir teknoloji politikası değil açık bir çelişki olduğunu kaydetti. Olgun, “Bir de ‘Kaçak ticaretle mücadele ediyoruz’ diyorsunuz; peki, proje yapmak için yurt dışından parça getirmeye çalışan bir genci kaçakçı ilan ederek mi mücadele ediyorsunuz. Buradan açık ve net söylüyorum: Gençlerden elinizi çekin, gençlerin önüne bariyer koyarak bu ülkenin geleceğini inşa edemezsiniz” diye konuştu.
“Bu düzenlemede kazanan vatandaş değildir, kaybeden tüketici, genç girişimci ve bu ülkenin geleceğidir”
Düzenlemenin ekonomik sonuçlarına da değinen Olgun, bireysel yurt dışı alışveriş imkânı daraltıldığında iç piyasadaki rekabet baskısının ortadan kalkacağını, bunun daha az seçenek, daha düşük kalite ve daha yüksek fiyat anlamına geldiğini belirtti. Bu tablonun enflasyonu düşürmeyeceğini, aksine besleyeceğini söyledi.
Olgun, bireysel son kullanıcı ile ticari ithalat yapan firmaların aynı mevzuata tabi tutulmasının mantıklı, ölçülü ve hakkaniyetli olmadığını vurgulayarak, İYİ Parti olarak düzenlemenin bireysel tüketiciler, rekabet ortamı, fiyat oluşumları, enflasyon ve genç girişim üzerindeki etkilerinin tüm yönleriyle ortaya konulması amacıyla Meclis araştırma önerisi sunduklarını söyledi. Olgun, “Bu düzenlemede kazanan vatandaş değildir, kaybeden tüketici, genç girişimci ve bu ülkenin geleceğidir” ifadelerini kullandı.
CHP’li Kaya: Bu karar, yurt dışından ucuza ürün alan tüketicileri mağdur edecek
CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya ise “Yurt dışından gelen ürünlerdeki 30 euroluk gümrük muafiyetinin kaldırılması vergi ve prosedürler nedeniyle düşük tutarlı ürünlerde bile fiyatların katlanarak artmasına ve ciddi zaman kaybına yol açacaktır. Bu durum AR-GE yapan, teknoloji geliştiren ve inovatif üretimle uğraşan yerli üreticileri doğrudan etkilerken tüketiciyi de ürünleri daha pahalıya almak zorunda bırakacaktır. İhtiyaç duydukları birçok teknik parça ve ara ürünü daha önce yurt dışından uygun fiyatlarla alan üreticiler maliyetlerin ciddi oranda artması nedeniyle ya üretim yapamaz hâle gelecek ya da bu ürünler iç piyasada fahiş fiyatlarla satılmaya başlayacaktır. Bu karar, yurt dışından ucuza ürün alan tüketicileri mağdur edecek, yerli üretimi desteklemek yerine büyük ithalatçıları koruyacaktır. Ticaret Bakanlığı’nın aldığı bu karar sahadaki gerçeklikten uzak ve sürdürülebilir değildir. 30 euroluk muafiyetin kaldırılması kararından acilen geri dönülmelidir. Ticaret Bakanlığını göreve davet ediyorum” diye konuştu.
CHP’li Arslan: İşinize geldi mi film yapmak için TÜİK verilerini kullanacaksınız ama yoksul vatandaşın elektriğine, doğal gazına zam yapmaya geldiğindeyse…
Öte yandan CHP milletvekillerinin elektrik dağıtım sisteminin özelleştirilmesiyle ortaya çıkan sorunların araştırılması amacıyla verdiği öneri de AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.
Öneriye dair konuşan CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, “Bizim bir de Elektrik Üretim AŞ’miz var değil mi? Ne yapıyor bu Elektrik Üretim AŞ. Bakın, 50 milyar kilowatt saat elektriği Elektrik Üretim AŞ kendi üretiyor. Sonra piyasadan ne yapıyor? 100 milyar kilowatt saat daha elektrik alıyor. Peki, buradan kaç paradan alıyor? 2 lira 24 kuruştan alıyor. Peki, bu 150 milyar kilowatt saat elektriği ne yapıyor? Bu görevli tedarik şirketlerine 49 kuruştan satıyor, 49 kuruştan. Yani, burada sübvanse edilen vatandaş değil, dağıtım şirketlerinin bizatihi kendisidir. Burada üç yıl boyunca yaklaşık 1 trilyon lira bu yolla “dağıtım bedelleri” adı altında bu şirketlerin kasasına gitti. Peki, EPDK Başkanı diyor ki: ‘Ya, gelsinler, burada tartışalım, anlatırız biz.’ Ya, sen neyi anlatacaksın? Yüzde 400 enflasyonu bana değil Maliye Bakanına anlat, asgari ücret belirlemeye çalışan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına anlat, git TÜİK’e anlat, TÜİK’e. İşinize geldi mi film yapmak için TÜİK verilerini kullanacaksınız ama yoksul vatandaşın elektriğine, doğal gazına zam yapmaya geldiğindeyse bilimi kullanacaksınız. Geçeceksiniz arkadaşlar, bunları. Bu millet artık size bu filmleri yaptırmaz. Daha millete zam vermeden, emekliye zam vermeden, bu millet bu parayı cebinden çıkarmanıza müsaade etmeyecek. Şimdi, bu Elektrik Üretim AŞ 150 milyar kilowatt saat yani elektriğin yüzde 50’sini piyasada kontrol eden devletin kurumu değil mi? Ne yapıyor? 49 kuruşa görevli tedarik şirketlerine veriyor. Bakın, 2025 yılında tüm meskenlerde ne kadar elektrik kullanılmış? 78 milyar kilowatt saat. E, sen 150 milyar kilowatt saat aldın. Ne oldu bu 150 milyar kilowatt saat?” dedi.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta ise öneriye ilişkin “Malum, 2013 yılında dağıtım özelleştirmeleri tamamlandı. 2014’ten itibaren eskiden bir TEDAŞ’ımız vardı, o 21 tane dağıtım şirketine bölündü. En son söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Şimdi rakamlarla izah edeceğim, Türkiye’de gerçekten bir elektrik dağıtım bedeli terörü uygulanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

