Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Genel Kurulu… AK Parti’den Kızılay Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesine yeni düzenleme

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Türk Kızılay Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesine AK Parti tarafından değişiklik önergesi verildi. Önergeyle, afet ve olağanüstü dönemlerde Kızılay ve bağlı şirketlerinin ürettiği ilk yardım, afet lojistiği ve geçici barınma hizmetlerinin sunumuna Genel Merkez Yönetim Kurulu’nun bilgisi dahilinde karar verilmesi öngörüldü. 

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Türk Kızılay Kanun Teklifi'nin 4'üncü maddesine

(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Türk Kızılay Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesine AK Parti tarafından değişiklik önergesi verildi. Önergeyle, afet ve olağanüstü dönemlerde Kızılay ve bağlı şirketlerinin ürettiği ilk yardım, afet lojistiği ve geçici barınma hizmetlerinin sunumuna Genel Merkez Yönetim Kurulu’nun bilgisi dahilinde karar verilmesi öngörüldü.

TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan Genel Kurul’da, Türk Kızılay Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesi üzerine görüşmelere geçildi.

Görüşmeler esnasında AK Parti, 4’üncü maddeye ilişkin değişiklik önergesi verdi. Türk Kızılay’a ulusal mevzuattan ve uluslararası sözleşmelerden kaynaklı görevlerini daha etkin ve verimli bir şekilde yerine getirebilmesi için bazı hak ve muafiyetlerin sağlanması amaçlanan maddeye önergeyle birlikte, “yurt içinde, en az ulusal kapasitede müdahaleye ihtiyaç duyulan seviyelerde yangın, sel, deprem gibi afetlerin ve acil durumları yaşandığı zamanlar ile olağanüstü dönemlerde; Türk Kızılay ile Türk Kızılay’ın sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu iktisadi işletmeleri, iştirakleri veya şirketlerinin ilk yardım, afet lojistik ve geçici barınmaya yönelik bizzat ürettiği ürün ve hizmetlerin gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine teslim ve sunumu ancak Türk Kızılay Genel Merkez Yönetim Kurulunun bilgisi dahilinde yapılır” ibaresi eklendi.

Dördüncü madde üzerine söz alan Yeni Yol Grubu Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Türk Kızılayı’nın dayanışmanın ve yardımlaşmanın simgesi olduğunu söyleyerek, “Depremde, selde, yangında ve diğer afetlerde vatandaşlarımızın yardımına koşması beklenen bu kurumun kaynakları milletin emanetidir. Bu emanetin nasıl kullanıldığı açık, şeffaf ve denetlenebilir olmalıdır. Ancak afetlere hazırlık gerekçesiyle yapılan alımların sürekli ihale istisnası kapsamında değerlendirilmesi kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirmektedir” dedi.

Afletlere hazırlığın önemine dikkati çeken Kılıç, bu gerekçe ile sınırsız muafiyete kapı açılmaması gerektiğini savundu. Söz konusu maddeye ilişkin değişiklik önergesi verdiklerini belirten Kılıç, afetlere hazırlık kapsamında gerçekleştirilen alımların alım tarihinden itibaren otuz gün içinde Elektronik Kamu Alımları Platformu’nda yayınlanmasını, Türk Kızılayın ve sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu işletmelerin, iştiraklerinin ve şirketlerinin hesap ve işlemlerinin Sayıştay denetimine tabi tutulmasını önerdi. Kılıç, şöyle konuştu:

“Kızılay’ın güçlenmesi elbette önemlidir fakat bu Meclisin önünde Kızılay’dan çok daha acil meseleler vardır. Millet geçim derdiyle boğuşuyor, emekli pazardan eli boş dönüyor, gençler umutsuz, esnaf borç batağında. Bir de vatandaşın alın teriyle biriktirdiği parasını, malını ve mülkünü ilgilendiren büyük bir fon dolandırıcılığı var. Vatandaşın malı onu yönetenler tarafından gasp ediliyorken kimse başka gündemlerin arkasına saklanamaz. Konuyla ilgili haber yapan gazeteci, ‘tweet’ atan vatandaş gözaltına alınıyorken suçun siyasi ayağına herhangi bir şekilde dokunulmuyor. Tekrar ifade etme mecburiyeti duyuyoruz: Bakınız, bu mesele ekonomik zararı bir tarafa, bir güven krizine dönüşmüştür. İktidar olarak bu süreci şeffaflıkla yönetip bu savurganlığa bir son vermemiz gerekmektedir.”

“SAYIŞTAY’DAN NEDEN KAÇIYORSUNUZ?”

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, kanun teklifinin hesap verme, denetleme ve kamu yararı ilkesini göz ardı ederek, yeni yolsuzlara, yeni yağmalara, yeni soygunlara kapı aralayacağını savundu. Aygun, “Afet zamanlarında devletin yardım kolu akamete uğrayamaz. Bu teklifi lütfen geri çekin. Bu teklifle Kızılay, Sayıştay denetimden kaçırılmaktadır. Sayıştay denetiminden bağımsız bir yapı, kurum amacı nedir, merak ediyorum. Sayıştay’dan neden kaçıyorsunuz, Sayıştay’dan neden kaçıyorsunuz, Sayıştay’dan neden kaçıyorsunuz? Bütün kurumlarda olduğu gibi Kızılayı da Sayıştay’dan kaçırıp her şeyi ortadan kaçırmakla AK PARTİ iktidarı övünüyor. Gene maalesef Sayıştay denetlemeyince ne oluyor? Yolsuzluklar ortaya çıkıyor” dedi.

“KIZILAY, DEVASA BİR HOLDİNGE DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA”

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, kanun teklifinin Kızılay’a ihale mufaiyeti, tekel hakkı, kişisel verilere erişim hakkı gibi yeni imtiyazlar tanıdığını ifade etti. Koca, kanun teklifine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Teklifin bir yanı rejimin iyiden iyiye koyulaştırılmasını içeren bir düzenlemeye sahip. Bir diğer yanıysa Kızılay bünyesindeki devasa miktardaki taşınmazların yağmasını içeren yağmacı bir niteliğe sahip. Halihazırda Kızılay kurumu devletin hemen her kurumu gibi iktidarın arka bahçesine dönüşmüş, dönüştürülmüş durumda. Siyasal ilişkiler ağı üzerinden liyakatsiz kadroların istihdam merkezine dönüştürülmüş durumda ve uzun zamandır, özellikle Kızılay Yatırım Holding üzerinden aslında devasa bir ticari holdinge dönüşmüş, dönüştürülmüş durumda.

Kızılay 6 Şubat gibi bir deprem anında bile holding refleksleriyle davranmayı tercih etti ve tam bir çürümüşlük içerisinde elindeki çadırları afet bölgesine sevk etmek yerine o çadırları satmayı tercih etti. Ahbap Derneğine sattı, bunlar raporlarla, belgelerle mevcut, hepimiz biliyoruz, bütün hatipler konuşuyor. Dolayısıyla, bakın, Kızılayın sadece ve sadece 6 Şubat depremlerinde yapmış olduğu bu çadır tüccarlığıyla ilgili bile yargılanması ve cezalandırılması gerekirken ne yazık ki biz bugün bu Mecliste böylesi bir yapıya Meclis eliyle bir koruma kalkanı sağlanmasını konuşur vaziyetteyiz, bir cezasızlık ve aklama operasyonu sağlanarak bu kanun teklifiyle birlikte inanılmaz yetkilerle donatılmasını konuşur vaziyetteyiz bugün.”

Teklifin 5’inci maddesi üzerine görüşmeler sürerken istem üzerine yapılan yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamadı. Başkanvekili Celal Adan, toplantı yeter sayısı bulunamadığından 4 Kasım 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapattı.