Haber: İleyda ÖZMEN / Kamera: Gurbetelli YALÇIN
(KAYSERİ) – ABB ve Tarihi Kentler Birliği (TKB) Başkanı Mansur Yavaş, TKB II. Olağan Birlik Meclis Toplantısı’nda, “Tarih Kentler Birliği 2000 yılında kültürel mirasın korunması konusunda yerel yönetimler arasında güçlü bir dayanışma ve işbirliği zemini oluşturmak amacıyla kuruldu. Kuruluşundan bugüne birliğimiz belediyeleri uzmanlarla buluşturan, koruma politikalarının gelişmesine katkı sunan, bilgi ve deneyimin kentler arasında paylaşılmasını sağlayan çok önemli bir yapı haline geldi. Bugün 493 belediyemizin aynı çatı altında buluşması, bu ortak iradenin ve yıllar içerisinde olunan güvenin en somut göstergesidir” dedi.
Tarihi Kentler Birliği 2026 Yılı II. Olağan Birlik Meclis Toplantısı, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı ve Tarihi Kentler Birliği (TKB) Başkanı Mansur Yavaş başkanlığında Kayseri’de bir otelde gerçekleştiriliyor. Toplantıya, Yavaş’ın drışında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Mut Belediye Başkanı Murat Orhan, Sur Belediyesi Eş Başkanı Adnan Örhan, Prof. Dr. Ruşen Keleş, TKB Ankara Şube Temsilcisi Bekir Ödemiş ve birçok belediye başkanı katıldı.
Yavaş, sözlerine Kayseri Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ederek başladı. Yavaş, şunları söyledi:
“Sözlerime başlarken bizleri bu güzel şehirde ağırlayan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Doktor Memduh Büyükkılıç’a ve toplantımızın hazırlanmasına emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Başkanım Kayseri’nin de buraya tanıtımını koymuşlar Oktay Bey metni hazırlarken. Gayet güzel anlattınız.
Kayseri denildiğinde insanlık tarihine eşsiz eserler armağan eden Mimar Sinan’ı ayrıca anmak gerekir. Avanos’ta doğan Mimar Sinan yalnızca büyük yapıları inşa eden bir mimar değil, yaşadığı coğrafyanın bilgisini, insanın ihtiyaçlarını, estetiği ve mühendisliği aynı eserde buluşturan büyük bir medeniyet ustasıdır. Onun eserinde; akıl, ölçü, emek ve kalıcılık vardır. Bugün kentlerimizin geleceğini konuşurken bizim de bu anlayıştan öğreneceğimiz çok şey bulunuyor. Attığımız her adımın bugünkü ihtiyaçlarına cevap vermesi kadar gelecek kuşakları nasıl bir şehir bırakacağını da düşünmek zorundayız.
Tarih Kentler Birliği 2000 yılında kültürel mirasın korunması konusunda yerel yönetimler arasında güçlü bir dayanışma ve işbirliği zemini oluşturmak amacıyla kuruldu. Kuruluşundan bugüne birliğimiz belediyeleri uzmanlarla buluşturan, koruma politikalarının gelişmesine katkı sunan, bilgi ve deneyimin kentler arasında paylaşılmasını sağlayan çok önemli bir yapı haline geldi. Bugün 493 belediyemizin aynı çatı altında buluşması, bu ortak iradenin ve yıllar içerisinde olunan güvenin en somut göstergesidir.
“YAPACAĞIMIZ ÇALIŞMALARI BİLENLERLE BERABER YAPMAMIZDA FAYDA VAR”
Ben Beypazar’da kendi çapımda dış cephe onarımı adı altında bir şeyler yapmaya başladığım zaman ilk defa Tarihi Kentler Birliği toplantısına 53 belediye olarak davet edildiğimizde Beypazar’da yaptığım bazı çalışmaları rahmetli Metin Hocama gösterdim. Bakar bakmaz şunu söyledi: ‘İç Anadolu’da sizin bulunduğunuz yerlerde sıvalar bu kadar belirgin yapılmaz. Derzler. Bu derz binanın önüne çıkmış.Ahşap evin önüne çıkmış’. dedi. Hemen hatadan döndük. ‘Bundan sonra yaptığınız her işi bana gönderin’ dedi. Dolayısıyla bizler de bundan sonra yapacağımız bütün çalışmalarda bunları Tarihi Kentler Birliği başkanlığı altında, Meclis altında uzmanlarımıza da göstermek suretiyle hatta projelerin birçoğunu bilenlere hazırlatmak suretiyle hatalı iş yapmayacağız. Hatırlarsanız Türkiye’de yapılmış bazı restorasyonlar var. Gerçekten artık alay konusu oluyor. Keşke diyorlar ‘Bu binaya hiç dokunmasaydınız’. Bir tane Şile’de var hatırladığım. İstanbul Şile’de. Buna benzer birçok yerde bu tür uygulamaları görüyoruz. Bizde bir tane Paşa Camisi var Beypazarı’nda. Bir hacı amcamız ben hayır yapıyorum diye ahşapların hepsini boyadı boyadı gitti. O zaman tescilli de değildi. Allah’tan ki birileri farkına vardı da tekrar o boyaları oradan sıvadı. Yapacağımız bütün çalışmaları bilenlerle beraber yapmamızda fayda var.
“BİN 400 SOMUT OLMAYAN KÜLTÜR MİRASI MÜZESİ AÇMA İMKANIMIZ VAR”
Yine bu dönemde Milli Mücadele Rotası ve bir de benim çok önemsediğim sözlü tarih de denilebilen, yazılı olmayan, ‘Halk Bilimi Müzesi’ yani her yerdeki kendi geleneklerimizin, göreneklerimizin unutulmadan gelecek kuşaklara aktarılması için bunların da aynı zamanda değerlenmesi gerekiyor. Bu konuda son derece ağırlık verdiğimiz konulardan. Kültürel mirası sadece restore edilmesi gereken yapılar üzerinde değerlendirmiyoruz. Biraz önce söylediğim somut olmayan kültür mirasımız bugün Türkiye’de bin 400 tane belediye var. Bin 400 belediyenin bulunduğu yerde bin 400 tane Somut Olmayan Kültür Mirası Müzesi açma imkanımız var.
“EŞSİZ MİRASI GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Hiçbirimizin adeti, kültürü tam olarak birbirine benzemez. Biraz önce Sayın Başkanım Kastırma’dan bahsetti. Biz de İpek Yolu üzerinde yaprak sarmasına dolma deriz. Beypazarı, Ayaş, Gürün, Nallahan’dan İpek Yolu’nda Göynük, Mudurnu, Seben’e kadar gider, Geyve’ye kadar gider. Birbirimizle yarışırız. Hangimizinki daha güzel diye. Baktığınız zaman hepsinde çok müthiş lezzet var ama mutlaka ve mutlaka bir takım içine konan malzemeler içerisinde ayrımlar var. Bunun değişmemesi lazım. Çünkü bu lezzetlerin hepsi yüzlerce yıllık çabanın sonunda ve bulunduğu yöreye uygun olarak malzemelerden yapılmış ürünlerdir. Dolayısıyla bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara tam olarak aktarmak lazım. Bunu da şimdi coğrafi işaretini almak suretiyle gelecek kuşaklara bu şekilde aktarmaya çalışıyoruz. Ama maalesef şu anda bunu tam olarak uygulamayan, sadece ismini kullanan kurumlara karşı şu anda bir yaptırım yok. İnşallah onu da Sanayi Bakanlığı çözer. Çünkü coğrafi işarete onlar bakıyor. Bir şekilde bunun da bir nizamnamesinin, bir tüzüğünün olması gerektiğine inanıyorum.
“AİDATLARDA YAPILAN İNDİRİMİ BÜYÜKŞEHİRLERE TEKRAR YÜKLEYELİM”
Aidatlarımız konusunda da bir karar almış olacağız. Ama bu kararı alırken Memduh Başkanım biraz indirim yapmış. Aslında Memduh Başkanım o yaptığı indirimi ben diyorum ki büyükşehirlere yükleyelim tekrar. Sebebi şu: Bizim bu döneme has olmak üzere destek olduğumuz projelerden en az 100-150 tanesini 200 tanesinin uygulamasını yapmak istiyoruz. Anadolu’nun her yerinde bir iz bırakalım bu döneme istiyoruz. O nedenle yarın inşallah bu konuyu da konuşurken bu yönüyle de bakın. Çünkü 250-300 milyon lira paramız var. Yarın Oktay Bey bunların hepsini size açıklar. Şimdi 10 tane proje yapsanız 25’er milyon lira verseniz uygulama projesi ancak 10 tane projeye yetiyor. Bunun yanında benim şöyle bir fikrim var: ‘Diyelim ki bazı belediyelerimiz siz şu kadarını verin, geri kalanını biz bunu tamamlayacağız.’ Taahhüdünü verirlerse yani bir miktarla kendileri tamamlarsa o zaman daha çok belediyenin projesini uygulamış olacağız.”
“İNSANLARA TEŞEKKÜR ETMEKTEN KORKMAMAK LAZIM”
Kayseri Büyükşehire Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
“Değerli Başkanlarımız burada bulundukları süre içerisinde Kayseri’mizi tanıyıp, Kayseri’mizle ilgili tabii ki yapılan işleri yerinde inceleyip, daha sonra da hep beraber muhabbet ortamında şehirlerine döndüklerinde adeta enerji dolu bir şekilde şehirlerine hizmet etmeye devam ederler. Tabii bu güzel organizasyon emeği geçen dostlarımıza teşekkür etmeden bize restoran hizmetlerini, otelimizde restoran hizmetlerini veren buradaki kardeşlerimize de ayrıca ben hocalarımıza teşekkür etmek istiyorum. Sağ olsunlar. Nezih bir ortamda bizleri ağırlayırlar. İnsanlara teşekkür etmekten korkmamak lazım. Teşekkür için para istemiyorlar. Öyle değil mi Bekir Ödemiş başkanım? Sen önceden ödediğin için borçlarını seninki kolay.
“ORTAK AKIL ÇOK DAHA ÖNEMLİ”
Burada hakikaten değişik illerimizden, değişik yörelerimizden, değişik bölgelerimizden dostlarımızı görüyoruz. Adı meclis üyesi olabilir. Adı belediye başkanı olabilir. Ama yaratılmışların en şereflisi insana hizmet etmek için çırpınan bir güzel heyet var, güzel bir ekip var burada. Ben hep böyle görüyorum. Herkes kendi şehrine layık olmaya, onun daha iyi tanınmasını, onun daha güzel hizmetlerle buluşmasını sağlamaya gösterir. Elbette ufku, elbette gayreti, elbette çabası ve imkanı. Neyse onları hayata geçirmeye gayret eder. Ekip önemli, ortak akıl çok daha önemli. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle insana değer vermek, insan odaklı hizmet etmek herhâlde hepsinden önemli olsa gerektir. O açıdan yerel yönetimler hep bunu amaçlamıştır.
“HİZMETİN ÇEŞİTLİLİĞİ ÇOKTUR”
Elbette yol yaparız, kaldırım yaparız, asfalt yaparız, park bahçelerimize düzenleme yaparız. Cenaze hizmetleri veririz. Hizmetin çeşitliliği çoktur. Ama bütün bunların yanında hem geçmişimize hem mevcut durumumuza, konumumuza hem de geleceğimize karşı şehirlerin hizmetkarları olarak, yöneticisi demiyorum, hizmetkarları olarak sorumluluklarımız vardır. Bu sorumlulukları asla göz ardı edemeyiz. Har vurup harman savurma diye nitelendirilen öyle bir davranışa hiçbir kimsenin ben tenezzül edeceğini zannetmiyorum. Elbette daha iyisini, daha güzelini, daha da insanların hem gereksinimini karşılayacak hem onları adeta memnun edecek bir anlayış içerisinde hizmet yapmayı sürdürür. Tarihi zorunluluk bilinci 2000’li yıllarda gündeme geldi. Elbette daha önce şehrimizle ilgili hepimiz çalışmalar yapıyorduk. Ama bütün bunların yanında tarihi dokuyla ilgili şöyle bir eser gördüğümüz zaman burnumuzu kıvırıyor, ‘Boşver ya falan’ diyorduk.
“METİN SÖZEN HOCAMI RAHMETLE ANIYORUM”
Ben her şeyden önce Metin Sözen hocamı rahmetle anıyorum. Minnetle anıyorum. Adeta ekol ve okul anlayışı içerisinde her birimizi yetiştirmeye, her bölgemizin özelliklerine uygun projeleri hayata geçirmeye ve tarihi dokuyla ilgili geleceğe mevcut hem koruma hem de geleceğe taşıma adına elbette ki hepimize çaba gösteriyor, bir şeyler öğretmeye gayret ediyordu. Bundan nasiplenenler oluyordu, nasiplenenler yerler oluyordu. Ama öyle bir değerin öyle bir güzel insanın herhalde yerinin doldurulamayacağını hep beraber gözlemliyoruz. Elbette şimdi de çok değerli hocalarımız var. Değerli merhum Metin Sözer hocamın yol arkadaşları var. Bizler de onun yol arkadaşıyız hep beraber. Ama tabii ki böyle de bir güzel söz var. Gidenin yeri doldurulamıyor. Doldurmaya hep beraber özen göstermeliyiz. Ruhunu şad etmeliyiz.
Tek yapı ölçeğinden elbette ki ada ölçeğine, sonra şehir ölçeğine, sonra bölge ölçeğine. Hep değerli büyüğümüzün hayalleri idi. Hayalleri. Bekir Başkanım, sana biraz daha takılıyorum. Bana demişti ki: ‘Başkanım, Kayseri tamam, şu tamam. Ama senin artık bölge bazında yol almalı, o bölgedeki insanların da yol göstericisi, elinden tutması gereken biri olmalısın’ diye adeta öğütlerdi. ‘Sen Kapadokya’ya hizmet etmelisin’ derdi. O anlayış içerisinde. Malum Kapadokya denince tabii ki Nevşehir’imiz akla gelir. Ama bütün bunun yanında Kayseri’miz krallığı itibarıyla hizmet etmiş, başkentliğini yapmış. Aksaray’ımız, Niğde’miz, Nevşehir’imiz ve tabii ki Kırşehir’imiz de Kapadokya’nın bir parçası olarak anılır. Yani bölge bazında ufkumuzu, çalışmamızı yönlendirmeli ve gayret göstermeliyiz diye ifade ederdi. Burada dayanışmayı önemsiyordu. Birlikteliği önemsiyordu. Ortak aklı önemsiyordu ve bu yönde bizleri yüreklendiriyordu.
Değişik zamanlarda elinden ödüller aldık herbirimiz. Elbette onlar bizim için bir onurdu. Tabii ki ona da layık olma yolunda gayretler gösterdik. 2000’li yıllarda başlayan bu tarihi dokümanlarla ilgili bilinç oluşmaya başladığında ben de ilk toplantıya katılan ve üye olan belediyelerden biriydim. Milletvekilliği döneminde son ilk defa belediye başkanı olmuştum. Özhaseki Başkan’ımın da o zaman kulakları çınlasın Bakanımızın. O da bu işin içindeydi. Ve 52 tane cengaver belediye ile başlamıştı. Şimdi 500’e yakın belediyeyiz, irili ufaklı. Elbette İstanbul’umuz önemlidir. Konya’mız önemlidir. Efendim Kayseri’miz, Sivas’ımız önemli ama kendi ölçeğinde bir bölgemiz, bir beldemiz ya da kendi ölçeğinde bir ilçemiz çok daha önemli, anlamlı olabilir. Oralardaki özel projelerle, özel gayretlerle çok işlerin yapılacağını ve örnek projelerin hayata geçirileceğini en güzel örneklerinden birini sergileyen işte Beypazarı Belediye Başkanlığı döneminden Ankara Büyükşehir’de hizmetini sürdüren çok değerli Tarihi Kentler Birliği’mizin Başkanı Mansur Başkanımızda olduğu gibi. Bunlar çoğaltılabilir.
“DİJİTASYON DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ”
Hizmetin büyüğü küçüğü olmaz. Tarihi dokuyu önemsemeliyiz. Mevcut koşullarla onu uyarlamalıyız ve günün koşullarıyla birlikte geleceğe taşımalıyız. Şimdi dijitalizasyon dönemini yaşıyoruz. Elbette ki tarihi dokuyu hayata geçirirken dijitalizasyonu da onlara fonksiyon yüklerken bu fonksiyonları da günün koşullarına uygun şekilde hayata geçirmeliyiz ki yeni nesil orayı sahiplensin. Eski yapı diye her şeyin eskisini burnunu kıvırıp gittiği gibi, ona da ne olur? Burnunu kıvırıp gitmesin. Aidiyet duygusunun oluşması için çaba göstersin. Merak etsin. İlgi alanına girsin. İşte bunun için hepimiz çabalıyoruz. Yapıları hayata geçiriyoruz. Ama fonksiyon yüklemediğimizde bir hekim olarak söylüyorum. İşin içerisinde karbondioksit olmadığında yani oksijen alınıp verilmediğinde o yapıların bir süre sonra hep beraber harabeye dönüştüğü gözlemliyoruz. Projelendireceğiz ama hangi fonksiyonu üzerine ekleyeceğimizi hayata geçireceğimizi asla önemsiz olarak değerlendirmeyeceğiz.”
Toplantı sunumlarla devam ediyor. Sunumların ardından belediye başkanları, Kayseri Kültür Yolu Gezisi’ne katılacak.

