(ANKARA) – Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş suikastı davasının sanıklarından MHP’li avukat Serdar Öktem’in İstanbul’da uzun namlulu silahlarla öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianamede, saldırıyı Daltonlar ve Gündoğmuşlar suç örgütlerinin ortak işledikleri belirtildi. İddianamede, Daltonlar suç örgütünün liderliğini yapan Beratcan Gökdemir ile “Gündoğmuşlar suç örgütünün lideri Uğurcan Gündoğmuş’un da aralarında bulunduğu toplam 13 kişi hakkında, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş suikastı davasının sanıklarından MHP’li avukat Serdar Öktem’in, 6 Ekim 2025’te Şişli’de aracının içinde uzun namlulu silahlarla saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı.
İddianameye göre, 6 Ekim 2025 günü saat 16.15 sıralarında Şişli Esentepe Mahallesi’nde, Zincirlikuyu metrobüs mevkiinde, Öktem’in içinde bulunduğu araca, trafikte sıkıştığı sırada sahte plakalı bir araçtan inen şüpheliler tarafından uzun ve kısa namlulu silahlarla ateş açıldı. Saldırı sonucu Öktem hayatını kaybetti.
Şüpheliler kaçmaya çalışırken yakalandı
Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin kullandığı aracın Arnavutköy’de ormanlık alanda terk edilmiş halde bulunduğu, şüphelilerin ise kaçmaya çalışırken yakalandığı belirtildi.
Olay yerinde ve çevresinde yapılan aramalarda uzun namlulu silahlar, tabancalar, kar maskeleri ve eldivenler ele geçirildi.
“Suç örgütleri arasındaki husumet kapsamında gerçekleşti” değerlendirmesi
İddianamede, olayın “suç örgütleri arasındaki husumet kapsamında gerçekleştirildiği” değerlendirmesine yer verildi. Liderliğini Rusya’da tutuklu bulunan Beratcan Gökdemir’in yaptığı Daltonlar ve liderliğini yurt dışına kaçan Uğurcan Gündoğmuş’un yaptığı Gündoğmuşlar olarak bilinen suç örgütlerinin birlikte hareket ettiği, cinayetin ise “örgütler arası çatışma ve intikam saikiyle işlendiği”nin değerlendirildiği kaydedildi.
Naci Yılmaz “azmettirici” olarak iddianamede yer aldı
İddianamede, “Siirtli Naci” lakaplı Naci Yılmaz’ın uyuşturucu ticaretinden kaynaklı husumet yaşadığı kişilerle bağlantılı olarak cinayeti azmettirdiği ileri sürüldü.
“Koordineli suikast”
Savcılık değerlendirmesine göre, cinayetin Daltonlar suç örgütü yöneticilerinden Ali Gulmalizada’nın koordinasyonunda gerçekleştirildiği, 34 KVJ 726 (gerçek plakası 34 NAM 874) plakalı araçtan inen Sidar Öz, Ejder Parlak, suça sürüklenen çocuklar Muhammet Kaplan ve Cengiz Üzümcü tarafından eylemin icra edildiği kaydedildi.
“Keşif, takip ve lojistik destek”
Araç sürücüsünün Semih Aydın olduğu belirtilen iddianamede, olay öncesinde keşif ve takip faaliyetlerinin de yürütüldüğü aktarıldı. İddianamede Faruk Efe’nin maktul Serdar Öktem’in ikamet ve iş yeri çevresinde keşif yaptığı, eylem günü suikastta kullanılan araca öncülük ettiği ve sahte plaka takılı araçla saldırı ekibinin hareketini kolaylaştırdığı ifade edildi.
Devran Yıldırım’ın şüphelileri hücre evinden alarak eylem yerine taşıdığı, Erkan Kan’ın ise telefon incelemelerinde elde edilen veriler ve baz kayıtları doğrultusunda keşif faaliyetlerine katıldığı belirtilen iddianamede, Samet Alperen Söğütlü’nün, olay sonrası kaçış sürecinde destek sağladığı, Furkan Kalima’nın talimatıyla hareket ettiği anlatıldı.
İddianamede, elde edilen deliller, telefon incelemeleri, görüntüler ve önceki planlama kayıtlarının birlikte değerlendirildiği, bu kapsamda eylemin, “tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğuna dair tereddüt bulunmadığı” vurgulandı.
Toplam 13 kişiye ağırlaştırılmış müebbet istendi
İddianamede, şüpheli Naci Yılmaz hakkında, “tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme suçundan” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Ayrıca Yılmaz’ın “resmi belgede sahtecilik” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapsi ve “6136 sayılı yasaya muhalefet” suçundan da 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılması istendi.
Şüpheliler Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir, Batın Can Gökdemir, Murat Küçükyavuz, Bünyamin Yıkar, Mustafa Aktürk, Ali Gulmalizada, Furkan Kalima, Sidar Öz, Ejder Parlak, Semih Aydın ve Faruk Efe hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Bu kişiler hakkında ayrıca “resmi belgede sahtecilik”, “6136 sayılı yasaya muhalefet” suçlarından da cezalandırılmaları talep edildi.
Şüpheliler Devran Yıldırım, Erkan Kan ve Samet Alperen Söğütlü hakkında, “tasarlayarak öldürmeye yardım etme”, “suç İşlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplam 25 yıldan 38 yıl 6 aya kadar ayrı ayrı hapis cezası talep edildi.
“Daltonlar özellikle gençleri hedef alarak örgüt bünyesine katıyor” değerlendirmesi
İddianamede, “Daltonlar” olarak bilinen silahlı suç örgütünün liderliğini Beratcan Gökdemir’in yaptığı, yapılanmanın daha önce Barış Boyun liderliğindeki suç örgütüyle bağlantılı olduğu, ancak daha sonra ayrılarak bağımsız hareket etmeye başladığı ifade edildi.
Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre örgütün; silahlı saldırı, kasten öldürme, yağma, uyuşturucu ticareti ve silah ticareti gibi suçlardan finansman sağladığı, özellikle gençleri hedef alarak örgüt bünyesine kattığı belirtildi. İddianamede, örgütün sosyal medya üzerinden propaganda yaptığı, gençleri özendirdiği ve hücre evi olarak kullanılan adreslerde örgütsel faaliyetlerin sürdürüldüğü de kaydedildi.
“Gündoğmuş, yurt dışında bulunduğu süre boyunca Türkiye’deki örgüt üyeleriyle bağlantısını korudu”
İddianamede, “Gündoğmuşlar” suç örgütünün lideri Uğurcan Gündoğmuş’un, 2020 yılında işlenen bir cinayetin ardından yurt dışına kaçtığı, burada örgüt faaliyetlerini sürdürdüğü aktarıldı. Gündoğmuş’un yurt dışında bulunduğu süre boyunca Türkiye’deki örgüt üyeleriyle bağlantısını koruduğu, hem yurt içinde hem de yurt dışında silahlı eylemler organize ettiği, bazı eylemlerde “Daltonlar” suç örgütü ile birlikte hareket ettiği tespitlerine yer verildi.
Ayrıca iddianamede, örgüt yöneticileri arasında alınan ortak kararlarla, hasım gruplara yönelik saldırıların planlandığı, bombalı ve silahlı eylemler dahil olmak üzere birçok suçun bu koordinasyon çerçevesinde işlendiği belirtildi.
Uluslararası bağlantılar dikkat çekti
İddianamede, her iki suç örgütünün uluslararası bağlantılarına ilişkin de önemli değerlendirmeler yer aldı. Buna göre, örgüt liderlerinin Gürcistan başta olmak üzere yurt dışında faaliyet yürüttüğü, şüphelilerin yurt dışına kaçış, saklanma ve yeniden örgütlenme süreçlerini bu ülkeler üzerinden gerçekleştirdiği, uluslararası suç ağlarıyla temas kurularak silah temini, uyuşturucu ticareti ve finansal faaliyetlerin sürdürüldüğü, Interpol süreçleri kapsamında bazı örgüt yöneticilerinin yurt dışında yakalanarak Türkiye’ye iade edildiği, Yunanistan ve Avrupa ülkelerinde örgüt üyelerine yönelik silahlı saldırıların gerçekleştiği ve bu saldırıların örgütler arası hesaplaşmaların bir parçası olduğu tespitlerine yer verildi.
İddianamede ayrıca, sosyal medya platformları üzerinden yürütülen faaliyetlerle yurt dışındaki örgüt liderleri ile Türkiye’deki üyeler arasında doğrudan iletişim kurulduğu, gençlerin bu ağlar üzerinden örgütlere dahil edildiği belirtildi.

