Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’dan ortak mesaj: Cezaevine girişimiz ne kadar politikse çıkışımız da öyle olacaktır

CHP, DEM, TİP ve EMEP’in aralarında bulunduğu bazı siyasi parti temsilcileri, Edirne Cezaevi’nde, eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti. Ziyaretin ardından Demirtaş ve Mızraklı’nın mesajı okundu. Mesajda, “Cezaevine girişimiz ne kadar politikse çıkışımız da öyle olacaktır. En büyük önceliğimiz ve hassasiyetimiz çatışmalardan kaynaklı can kayıplarını durdurabilmekti. Şimdilik bunu sağlamış olmaktan dolayı mutluyuz. Çıkarılacak yasalarla bu ortamın kalıcı hale getirilmesini umuyoruz. Ancak esas demokrasi mücadelesi bundan sonra gelişecek ve büyüyecektir. Bizler de demokratik siyasetin güçlenmesi için nerede olursak olalım elimizden gelen çabayı göstereceğiz” denildi.

CHP, DEM, TİP ve EMEP'in aralarında bulunduğu bazı siyasi parti

(EDİRNE) – CHP, DEM, TİP ve EMEP’in aralarında bulunduğu bazı siyasi parti temsilcileri, Edirne Cezaevi’nde, eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti. Ziyaretin ardından Demirtaş ve Mızraklı’nın mesajı okundu. Mesajda, “Cezaevine girişimiz ne kadar politikse çıkışımız da öyle olacaktır. En büyük önceliğimiz ve hassasiyetimiz çatışmalardan kaynaklı can kayıplarını durdurabilmekti. Şimdilik bunu sağlamış olmaktan dolayı mutluyuz. Çıkarılacak yasalarla bu ortamın kalıcı hale getirilmesini umuyoruz. Ancak esas demokrasi mücadelesi bundan sonra gelişecek ve büyüyecektir. Bizler de demokratik siyasetin güçlenmesi için nerede olursak olalım elimizden gelen çabayı göstereceğiz” denildi.

CHP, DEM, TİP, EMEP, EHP, TÖP, ESP, DBP, Devrimci Parti, SODAP, SYKP, Sosyalist Meclisler Federasyonu ve Yeşil Sol Parti temsilcilerinden oluşan heyet, Edirne Cezaevi’nde, Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti.

Ziyaretin ardından yapılan açıklamada konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Türkiye’nin birçok meselesi var ama sokakta kimi görürseniz ve sorarsanız en başta adalet meselesi gelir. Seçilmişi adalet arıyor, öğrencisi adalet arıyor, kadını adalet arıyor. Gezi’de doğasını, çevreyi savunduğu için mücadele edip tutuklananlar adalet arıyor. Toplumun neredeyse 7’den 70’e herkesi adalet arıyor. Sadece bunu toplum söylemiyor. Meclis’te kurulan komisyon da bunu tespit etti. Meclis’te kurulan komisyonun hazırlamış olduğu raporun en önemli başlıklarından birisi, AİHM kararlarına uyulması, AYM kararlarına uyulması ve tutuksuz yargılanmaya dönük yapmış olduğu belirlemelerdir. Toplum adalet arıyor. Meclis komisyonu bunu tespit etmiş, raporuna yazmış. Peki bu yasaları kim çıkaracak? Niye çıkarmıyor?

Bakırhan: “Bir an önce siyasetçiler, seçilmişler tutuksuz yargılanmalı”

Eğer gerçekten bu konuda ülkeyi yönetenler sammiyse, barışa ulaşacağımız merdivenin ilk basamağı olan AİHM ve AYM kararlarını bir an önce uygulamalıdır. Eğer bu süreçte sammiyseniz inandırıcı olmak için bir an önce bu kararları uygulayın. Arkadaşlarımız bu mücadelede bizimle birlikte dışarıda mücadele ederek büyük katkı sunarlar. Barış Figen’siz olmaz. Barış Selahattin’siz olmaz. Barış AİHM ve AYM’nin ‘serbest bırakın’ dediği yoldaşlarımız olmadan olmaz. Bir an önce AİHM ve AYM kararları uygulanmalı. Bir an önce siyasetçiler, seçilmişler tutuksuz yargılanmalı. Bir an önce siyasi tutsaklar için bir çare bir çözüm bulunmalıdır.”

Erkan Baş: “Türkiye’de halkın büyük çoğunluğunun iradesi gasbedilmiş durumdadır”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş da Türkiye’de muhalif siyasetçi arkadaşlarının şu anda cezaevinde tutulduğunu belirterek, “Biz bu ülkede bir demokrasiden söz ediyoruz. Bu ülkede seçme ve seçilme hakkından söz ediyoruz. Herhangi bir seçilmiş arkadaşımızın, halkın görev verdiği bir arkadaşımızın cezaevine atılması, sadece onun cezaevine atılması değil, halkın iradesinin hapsedilmesi, halkın iradesinin gasbedilmesidir ve bugün Türkiye’de halkın büyük çoğunluğunun iradesi gasbedilmiş durumdadır” diye konuştu.

Böyle bir ülkede, böyle bir coğrafyada, özgürlük, demokrasi, barış için mücadeleyi her seferinde bir kez daha hatırlamak durumunda kaldıklarını söyleyen Erkan Baş, “İnsanları sadece siyasi görüşleri nedeniyle bu iktidara karşı mücadele ettikleri için haksız, hukuksuz biçimde cezaevine atılıyorlar. Bunun karşısında bütün hukuk yolları tükenmişken Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlar veriyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin yürürlükteki anayasası bu kararların bağlayıcı olduğunu söylüyor ama anayasa uygulanmıyor” dedi.

Seyit Aslan: “Türkiye’nin birçok cezaevinde siyasi rehineler var”

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, şunları söyledi:

“4 Kasım 2016’dan beri Selahattin Demirtaş Edirne F tipi cezaevinde siyasal bir rehine olarak tutuluyor. Ve yine 27 Ekim’den itibaren de Selçuk Mızraklı aynı biçimde burada bir siyasi rehine olarak tutuluyor. Sadece Edirne değil, Silivri, Sincan, Kandıra… Türkiye’nin birçok cezaevinde siyasi rehineler var. Bugün burada biz anayasal hak olan ve uluslararası mahkemelerin almış olduğu kararların uygulanması talebiyle, Türkiye’de siyasal operasyonlara son verilmesi talebiyle, ülkede demokratik ve hak özgürlüklerin sınırsızca kullanılabilme talebiyle, kayyumların son bulması ve bu ülkede yaşayan herkesin özgür bir birey olarak, özgür bir insan olarak kendi geleceğini güvence altına aldığı, bir endişe duymadan yaşandığı bir ülkenin çağrısını yapıyoruz. Bugün cezaevinde tusak olan arkadaşlarımız, savcıların hazırladıkları düzmece iddialarla, geçmişte beraber yol yürüdükleri FETÖ’cülerin düzmece iddialarıyla cezaevlerinde tutuluyorlar. Bu ülke bu halk, işçiler, emekçiler, Türk ve Kürt halkı, bu antidemokratik uygulamaları hak etmiyor. İktidarın adım atması gerekir. İktidarın Anayasa ve AİHM kararlarını kayıtsız şartsız bir şekilde uygulaması gerekir. Bugün tutukluk hali, mahkumiyet hali adeta iktidarın elinde bir silaha dönüşmüş durumda. Bugün bir kez daha gözaltına alınan belediye başkanları, onların çalışanları tutuklandı. Edirne Cezaevi’nden çağrımız şudur: Türkiye’nin demokratikleşmesi, Türkiye’nin hak ve özgürlüklerini kullanması, eşit koşullarda bir arada yaşamasının teminatı bir an önce düzenlemelerin yapılarak hayata geçirilmesini istiyoruz. 10 yıldır bu cezaevinde yaşayan Selahattin Demirtaş’ın da yıllardır burada yaşamak zorunda kalan, cezaevinde tutsak olan Selçuk Mızıraklı da Silivri’deki arkadaşlarımızın da Sincan’daki ve Kandıra’daki arkadaşlarımızın salıverilmesini istiyoruz. Eğer yasalar böyle emrediyorsa o zaman bu yasaları uygulasınlar. Yetmez. Türkiye’de barışın, eşitliğin sağlanabilmesi için bir siyasal genel affa da ihtiyacımız var. Tabii ki Selahattinler çıksın, Selçuk Mızraklı çıksın, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve diğer arkadaşlarımız çıksın. Ama bir siyasal genel af talebimizi de dillendirmemiz gerekiyor. Operasyonların durması gerekiyor. Hak ve özgürlüklere dokunulmaması gerekiyor. Bu ülkede milyonlar kendini güvencede hissetmiyor.”

Gül Çiftçi: “İktidarın yarattığı siyasal iklim, hukuk devletinin temel ilkelerini çiğneyen bir tabloyu ortaya koymaktadır”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi Binici de iktidarın sandıkta yenemediği muhalefeti, yargı diliyle susturmak istediğini belirterek, şöyle konuştu:

“Mahkeme salonları bu dönemde adaletin tesis edildiği yerler olmaktan çıkarılmış, siyasal rekabetin bastırıldığı, seçim başarısının cezalandırıldığı, topluma gözdağı verildiği, seçilmişleri ve muhalif siyasetçileri susturulmak istendiği bir merkeze dönüştürülmüştür. Bugün iktidarın yarattığı siyasal iklim hukuk devletinin temel ilkelerini çiğneyen bir tabloyu ortaya koymaktadır. Seçilmiş belediye başkanlarının gazetecilerin, aydınların, toplumsal muhalefetin farklı kesimlerinin ceza tehdidi altında tutulduğu bu düzende demokrasi sistematik bir biçimde yok edilmek istenmektedir. Partimizin kurumsal kimliğine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve 15,5 milyon yurttaşımızın oylarıyla belirlediği Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na, belediye başkanlarımıza ve yol arkadaşlarımıza yönelik yargı kuşatması, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın haksız yere cezaevinde tutulması, gezi tutsaklarının Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater ve Osman Kavala’ya yönelik ağır hak ihlalleri ve son dönemde yaşadığımız tüm hukuksuzluklar tek bir şeye işaret etmektedir, iktidar sandıkta yenemediği muhalefeti yargı diliyle susturmak istemektedir.”

Ortak mesaj: “Demokratik siyasetin güçlenmesi için nerede olursak olalım elimizden gelen çabayı göstereceğiz”

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz, Selçuk Mızraklı ve Selahattin Demirtaş’ın mesajını okudu. Demirtaş ve Mızraklı, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Biz gayet iyi ve moralliyiz. Gelişmeleri yakından takip ediyor ve elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. Şunu herkes bilmeli ki; bizler çıkmak için gün saymıyoruz. Cezaevine girişimiz ne kadar politikse, çıkışımız da öyle olacaktır. En büyük önceliğimiz ve hassasiyetimiz çatışmalardan kaynaklı can kayıplarını durdurabilmekti. Şimdilik bunu sağlamış olmaktan dolayı mutluyuz. Çıkarılacak yasalarla bu ortamın kalıcı hale getirilmesini umuyoruz. Ancak esas demokrasi mücadelesi bundan sonra gelişecek ve büyüyecektir. Bizler de demokratik siyasetin güçlenmesi için nerede olursak olalım elimizden gelen çabayı göstereceğiz.

Türkiye artık büyük değişimlere gebedir. Bu değişimin halklarımızın ve emekçilerin lehine olması için çok daha güçlü, esaslı mücadele birliklerine ihtiyaç vardır. Bugün Edirne Cezaevi önünde bir araya gelişiniz de bu mücadele birliğini her koşulda büyüyerek devam ettiğini göstermiştir. Bundan dolayı da özel olarak tüm partilere ayrı ayrı teşekkür ediyor, içten selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Özgür yarınlarda görüşmek dileğiyle.”

Reklamı Geç