Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Savaş, enflasyonla mücadele tartışmalarını büyütüyor

Savaş nedeniyle enflasyon beklentilerinde hızlı bir bozulma yaşanırken, “enflasyonla mücadelenin dozu” tartışılmaya başladı. Önümüzdeki hafta faiz kararı ve mayısta değiştirilecek enflasyon hedefi, bu konuda ipuçları verecek.

Savaş nedeniyle enflasyon beklentilerinde hızlı bir bozulma yaşanırken, “enflasyonla mücadelenin

Erdal Sağlam

Savaş nedeniyle enflasyon beklentilerinde hızlı bir bozulma yaşanırken, “enflasyonla mücadelenin dozu” tartışılmaya başladı. Önümüzdeki hafta faiz kararı ve mayısta değiştirilecek enflasyon hedefi, bu konuda ipuçları verecek.

28 Şubat’ta başlayan İran savaşı sönümlendi ama kalıcı barış hala şüpheli. Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla petrol fiyatları 90 dolara kadar geriledi ama yeniden kapanma ihtimali belirdi. Kalıcılığı tartışmalı, mevcut sakin hava, tüm küresel aktörler tarafından memnuniyetle karşılansa da süreceği kesin değil.

Tüm tarafların savaşın uzamasından büyük zarar gördüğünün anlaşılması, yeni bir çatışma olsa bile savaşın çok uzun sürmeyeceğini gösteriyor. Tüm dünyada memnuniyet yaratan bu havayla birlikte, ülkeler “hasar tespiti” yapmaya, ekonomilerde oluşan tahribatın nasıl dengeleneceğini de tartışmaya başladılar.

Türkiye’de de ekonomi yöneticileri, siyasiler ve piyasa aktörleri, savaş tahribatına karşı politika değişikliği olup olmayacağını tartışmaya başladılar. Ekonomi yönetimi, “finansal istikrara öncelik verilse de, enflasyonla mücadeleden vazgeçmeyeceklerini” belirttiler. İktidar partisi içinde ise, ekonomi politikalarının değişmesi yönündeki taleplerin arttığını gözlüyoruz.

Bu tartışmaların “Bakan Mehmet Şimşek’in değiştirilmesine” kadar vardığını da söylemek gerekiyor. AK Parti içindeki bir kesim, “enflasyonun bu seviyelerde korunup, büyümenin canlandırılması” gerektiğini savunuyor. Bu tartışmaların çıkış noktasını, “2027’de yapılması beklenen erken seçimlerde yeniden oylarını artırıp iktidarlarını sürdürmeye ilişkin arayışlar” olarak özetleyebiliriz.

Bankacılar program değişikliği isteyince…

AKP içindeki bu tartışmaya, geçen hafta bir büyük bankanın genel müdürü de bilerek ya da bilmeden katılıverdi. Bir ekonomi toplantısında konuşan genel müdür, “Merkez Bankası bundan sonra sert önlemler alsa bile enflasyonun yüzde 27 olacağını” belirterek, gevşeme halinde enflasyonun yüzde 32 olacağını iddia etti. Buradan yola çıkarak da enflasyonla mücadele ne kadar gerekli olsa da “savaş sonrası gelinen koşullarda reel sektörü gözeten, genişlemeci politikalar” istedi. Bunu, “mevcut programın bitirilip, yeniden program yapılması” şeklinde anlatan Genel Müdür, ertesi gün, yanlış anlaşıldığını ileri sürerek, enflasyonla mücadelenin devam etmesi gerektiğini söylese de bu ciddi bir tartışma yarattı.

AKP içindeki, nas politikaları uygulayan eski ekonomi ekibine yakın, az sayıda iktisatçı da bunun üzerine programın değiştirilmesi taleplerini dile getirmeye başladılar. Böylece AKP içindeki siyasi tartışmaya, bankacılar ve iktidara yakın duran iktisatçılar da katılmış oldu. Ancak genel müdürün düzeltme açıklamasına bakılacak olursa, bu açıklamalar belli ki ekonomi yönetiminden tepki gördü.

Seçimler yaklaştıkça bu tartışmaların büyümesi kaçınılmaz görülüyor. Mevcut program zaten savaş öncesinde de başarılı olamamıştı ama savaşın etkisi, bu tartışmaları iyice alevlendirdi. Tartışmaların, Şimşek’in bakanlıktan alınmasına kadar gitmeyeceğini tahmin etsek de “Şimşek’e gevşek politikalara geçmesi konusunda gelecek siyasi baskıların artma ihtimali”ni yüksek görüyoruz.

Ekonomi, yargı kararları ve seçim planlaması

Savaşın biteceği henüz kesinleşmedi ama ekonomi yönetiminin tavır değişikliğine gidip gitmeyeceğini, önümüzdeki bir-iki ayda test edeceğimiz bazı gelişmeler yaşanacak. Bu gelişmelerin ilki; önümüzdeki hafta Merkez Bankası’nın faiz toplantısında yaşanacak. Piyasalarda, “Merkez’in yüzde 37 olan politika faizini değiştirmeyeceği” söyleniyor. “Faiz artışı” halinde ise “enflasyonla mücadelede daha sıkı durulacağı” mesajının verilmiş olacağı açık.

Asıl önemli gelişme ise Mayıs ayındaki Enflasyon Raporu açıklamasıyla yaşanacak. Merkez’in, piyasalarda yüzde 28’e kadar yükselen enflasyon beklentisi nedeniyle, enflasyon hedeflerini değiştirmesi kaçınılmaz oldu. Piyasalarda 16-21 olan 2026 yıl sonu enflasyon hedef aralığının, 19-24’e çıkarılması gerekeceği belirtiliyor. Bu aralıkta bir hedef değişikliği, “savaş etkisi” gerekçesiyle, makul bir revizyon sayılacak. Ancak “hedeflerin daha yukarı çekilmesi halinde, enflasyonla mücadeleden verilecek tavizin artırılıp, piyasaların gevşetilerek büyümeye önem verileceği” sonucu ortaya çıkacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim için yapacağı planlar, ekonomideki politika değişikliğinde belirleyici bir rol oynayacaktır. Bu arada “güçlü seçim ekonomisi uygulansa bile, bunun AKP’nin çoğunluk olacak kadar yüksek oy almasına yetmeyeceği” görüşü de, siyasi kulislerde konuşulmaya başladı. Bu nedenle, CHP’li belediyeler üzerinde artan yargı baskısı, mutlak butlan ve Mansur Yavaş davaları, yani, “seçime rakipsiz girme niyeti” konuşulur oldu.