Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Şanlıurfa’dan Yozgat’a saman yapmaya gelen üretici: Her şey iki katına çıktı, samanın fiyatı düştü

Türkiye’nin en fazla hububat tarımının yapıldığı bölgeler arasında yer alan Yozgat’ta hasat sonrasında tarlada kalan ekin saplarının toplanıp, kış aylarında hayvan yemi olarak kullanılabilmesi için saman haline getirme çalışmaları devam ediyor. Şanlıurfa’dan Yozgat’a, saman üretimi için gele Hüseyin Lale, “Geçen sene samanın tonunu bin 800 liraya alıyordum, 3 bin 200 liraya satıyordum. Bu sene saman bin 500, bin 600 liradan alıyorum, 3 bin 100 liraya satıyorum” dedi.

Türkiye’nin en fazla hububat tarımının yapıldığı bölgeler arasında yer alan

Haber: Seyfi ÇELİKKAYA

(YOZGAT) – Türkiye’nin en fazla hububat tarımının yapıldığı bölgeler arasında yer alan Yozgat’ta hasat sonrasında tarlada kalan ekin saplarının toplanıp, kış aylarında hayvan yemi olarak kullanılabilmesi için saman haline getirme çalışmaları devam ediyor. Şanlıurfa’dan Yozgat’a, saman üretimi için gele Hüseyin Lale, “Geçen sene samanın tonunu bin 800 liraya alıyordum, 3 bin 200 liraya satıyordum. Bu sene saman bin 500, bin 600 liradan alıyorum, 3 bin 100 liraya satıyorum” dedi.

Yozgat’ta son yıllarda tarlada kalan ekin saplarına talebin artmasıyla birlikte, önceleri yakılarak yok edilen anızlar samanın balya makineleriyle toplanması hem çiftçileri anız yangınından uzaklaştırıyor hem de besicileri saman balyaları ile buluşturuyor.

Şanlıurfa’dan hasat sonrası tarlada kalan hububat saplarını toplayıp, saman haline getirmek üzere gelen Hüseyin Lale, yılda yaklaşık 6 ay çalıştıklarını vurguladı. Besicilerin yemini karşıladıklarını ifade eden Lale, samanları Türkiye’nin birçok noktasına gönderdiklerini belirtti.

Girdi maliyetlerinin yüksek olmasından yakınan Lale, şöyle konuştu:

“Geçen sene samanı biçerdöverciden tonunu bin 800 liraya alıyordum, 3 bin 200 liraya satıyordum. Bu sene saman bin 500, bin 600 liradan alıyorum, 3 bin 100 liraya satıyorum. Geçen seneye göre her şey iki katına çıktı, saman geri düştü. Geçen seneki fiyata satamıyoruz. Mazotu 45 liraya alıyordum şimdi 70-72 liraya mazot alıyoruz. Dünya genelinde en pahalı mazot alan bizim ülke. Sözde bizim etrafımız komple petrol, yakıtları en pahalı kullanan biziz. İşçi geçen sene 200 liraya çalışıyordu, bu sene 350 liraya işçi parasını veriyoruz. Bir yemek yapsan 2 bin lira gidecekse bu sene 4 bin gidiyor. Bir parça arızalanıyor, 100 bin lira gidecekse 200 bin lira masraf gidiyor. Kazanç yok. Aç kalmamak için çalışıyoruz. Beş öğrencim var. Mecburen okutmaya çalışıyorum. Biri İstanbul’da, biri Bursa’da, biri Diyarbakır’da, ikisi Şanlıurfa’da okuyor. Halimizi görüyorsunuz. Düzenli banyo yok, düzenli yemek yok, düzenli hiçbir şey yok, hayat sigortamız yok.

Hüseyin Lale,maleyiet kalemlerini şöyle özetledi:

“Samanı biçerdöverciden alıyorum bin 600 lira. İşçiye 350 lira veriyorum. Çuvala 350 lira veriyorum. Mazota geçen sene 100 veriyorduk. Bu sene mazota 200-250 lira veriyorum. 150-200 lira yeme içme vesaire masraf biniyor. 3 milyon 4 milyonluk makine günlük ton başına 100 kuruş kalmıyor. Maliyetine saman yapıyoruz. Hayvancılar samansız kalmıyor. Tüketici her senekinden daha karlı. Geçen sene 6 liraya saman alan bu sene 4,5 liraya alıyor, 5 liraya alıyor. Ürün de çok. Ürün ne kadar eksik olsa o kadar yükseliyor ama çok olduğundan dolayı kazanç yok.”