Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri: “Gezi’den aldığımız güçle sokakları ve meydanları terk etmeyeceğiz”

Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Gezi Direnişi’nin 13. yılı dolayısıyla İlkadım ilçesindeki Bulvar AVM önünde basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklamayı okuyan Şafak Yeşiltepe, Gezi Direnişi’nin demokrasi, adalet ve özgürlük taleplerinin simgesi olduğunu belirterek, “Gezi’den aldığımız güçle, direnişimizle devrimci dayanışmayı büyütecek, sokakları ve meydanları terk etmeyeceğiz” dedi.

Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Gezi Direnişi'nin 13. yılı dolayısıyla

Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

(SAMSUN) – Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Gezi Direnişi’nin 13. yılı dolayısıyla İlkadım ilçesindeki Bulvar AVM önünde basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklamayı okuyan Şafak Yeşiltepe, Gezi Direnişi’nin demokrasi, adalet ve özgürlük taleplerinin simgesi olduğunu belirterek, “Gezi’den aldığımız güçle, direnişimizle devrimci dayanışmayı büyütecek, sokakları ve meydanları terk etmeyeceğiz” dedi.

Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Gezi Direnişi’nin 13. yılı kapsamında İlkadım ilçesinde bulunan Bulvar AVM önünde bir araya geldi. Basın açıklamasını grup adına Şafak Yeşiltepe okudu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“13 yıl önce demokrasiye, adalete, özgürlüğe susamış her yaştan, her kimlikten, her düşünceden, her inançtan, her meslekten milyonlar dayanışmayı, karşılıklı saygı ve sevgiyi, kardeşliği temel alan bir toplumsal direnişe imza attılar. AKP’nin bütün toplumu yok sayan, bütün demokratik tepkileri şiddet ve baskıyla yok eden politikalarına, milyonlarca insanın sokağa çıkmasıyla ve kurmuş olduğu dayanışma ilişkileriyle yarına dair umutların yeşerdiği eylemin sembolüdür Gezi Direnişi. Biliyoruz ki Gezi yalnızca tarihin bir dönemi ile sınırlı kalmış bir halk hareketi değildi. Bugün sokakları dolduran binlerce gencin gelecek mücadelesinde, emekçilerin ekmek kavgasında, kadınların yaşam mücadelesinde, işçilerin direnişinde ve halkın yurttaşlık mücadelesinde Gezi dimdik duruyor.

“AKP’NİN GEZİ KORKUSU DEVAM ETMEKTEDİR”

AKP’nin direnenlere, polis ve örgütlü faşistlerce yönelttiği saldırılarla 8 yoldaşımız öldürüldü, 40 kişi gözünü kaybetti, binlerce kişi yaralandı. Öldürülen arkadaşlarımız için açılan davalarda AKP’nin yargısı iyi hal indirimleri, beraat kararları ve para cezalarıyla neredeyse katilleri ödüllendirmiştir. Bugün ise aradan 13 yıl geçmesine rağmen AKP’nin Gezi korkusu devam etmektedir. Milyonlarca insanın adalet, eşitlik, özgürlük talebi olan Gezi eylemlerimizde, her türlü kent, doğa savunmasında, kadınların mücadelesinde, geçinemiyoruz diyenlerin isyanında, işçi direnişlerinde varlığını devam ettirmektedir. AKP’nin korkusu halkın taleplerini örgütlü ve kitlesel bir biçimde yeniden sokaklara taşımasıdır. Ve bu korku rantçı, piyasacı AKP’nin Gezi’ye dair intikamcı tavrını sürdürmesinin asli sebebidir.

“SOKAKLARI VE MEYDANLARI TERK ETMEYECEĞİZ”

Aradan geçen 13 yılda Gezi’ye dair öfkesi dinmeyen rant ve sermaye düzeni savunucusu AKP’nin intikamcı tavrı Samsun Gezi Davası’nda da kendini göstermiştir. 1 Haziran’da Atakum’da gerçekleştirilen eyleme katılan ve haklarında dava açılan 39 kişiye önden hazırlanmış ve mahkemeye getirilmiş bir kararla, yapılan savunmalar ve usule dair yapılan itirazlar dikkate alınmadan verilebilecek en üst cezalar verilmiştir. Zaman aşımı kapsamında değerlendirilmesi gereken davada, bilirkişinin basit ve yetersiz raporlarını kaynak göstererek verilen cezaların sebebi diğer davalar gibi açıktır. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı demokratik tüm haklarını kullanan insanların vazgeçilmez hakkıdır. Bu hak insan hakları mücadelesinin temelidir. Ve elimizden alınmak istenen haklarımıza karşı Gezi’den aldığımız güçle, direnişimizle devrimci dayanışmayı büyütecek sokakları ve meydanları terk etmeyeceğiz.

“SEÇME SEÇİLME HAKKI TASFİYE EDİLMİŞ OLACAK”

Son zamanlarda ise CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı, 19 Mart’ta başlatılan sürecin yeni bir evreye taşınmasıdır ve bu kati suretle kabul edilemez. Türkiye’de otoriter bir düzeni yerleştirmek, seçme ve seçilme hakkının gasp edilmesi yönündeki bu adıma karşı ancak halkın tepkisi örgütlenerek cevap üretilebilir. 19 Mart’ta gençliğin ortaya koyduğu güçlü tepki bu gidişatı bir süreliğine durdurmuştu. Ancak bugün aynı kararlılık gösterilmezse seçme ve seçilme hakkının tamamen tasfiye edilmesinin önü açılmış olacaktır. İktidarın kurmak istediği bu düzen karşısında halkın örgütlü iradesi olmadan en temel demokratik hakların korunamayacağı ortadadır. Bizler sözümüzü yineliyoruz; tek adam iktidarını yıkacağız. Bizleri yoksulluğa, ölüme, gericiliğe maruz bırakanların iktidarına son vereceğiz.”