(GİRESUN) – Saadet Partisi Giresun İl Başkanlığı, 6 Şubat depremlerinin 3. yılında Atatürk Meydanı’nda anma etkinliği düzenledi. Deprem düdüğü çalarak, “Sesimizi duyan var mı?” şeklinde seslenilen etkinlikte İl Başkanlığı adına yapılan açıklamada, “Biliyoruz ki deprem ülkemizin bir gerçeğidir. Depremlerin afete dönüşmemesi için gerekli tedbirleri hayata geçirmek zorundayız. Her depremden sonra ‘bu son olacak’ denildi. ‘Bundan ders çıkaracağız’ denildi. 18 binden fazla canımızı kaybettiğimiz Büyük Marmara Depremi’nden sonra da aynı sözler verildi ama olmadı. Şehirlerimiz ranta, insanımız ihmale kurban edildi. O acı soruyu bir kez daha soruyoruz, sesimizi duyan var mı?” denildi.
Giresun’da 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı nedeniyle Saadet Partisi Giresun İl Başkanlığı’nca “Sesimizi Duymayanlara Düdük Çalıyoruz” başlığıyla etkinlik düzenlendi. Katılımcıların sık sık deprem düdüğü çalarak, “Sesimizi duyan var mı?” diye seslendiği etkinlikte okunan basın açıklamasında, depremlerin doğal bir gerçek olduğu, ancak yaşanan felaketlerden ders çıkarılmadığı vurgulandı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Biliyoruz ki deprem ülkemizin bir gerçeğidir. Depremlerin afete dönüşmemesi için gerekli tedbirleri hayata geçirmek zorundayız. Her depremden sonra ‘bu son olacak’ denildi. ‘Bundan ders çıkaracağız’ denildi. 18 binden fazla canımızı kaybettiğimiz Büyük Marmara Depremi’nden sonra da aynı sözler verildi ama olmadı. Şehirlerimiz ranta, insanımız ihmale kurban edildi. O acı soruyu bir kez daha soruyoruz, ‘sesimizi duyan var mı?’ Elimizde gördüğünüz bu düdük bir deprem düdüğüdür. Deprem çantasının olmazsa olmazıdır. Biz bugün henüz enkaz altında değilken düdük çalıyoruz. Çünkü bugün bu düdük duyulmazsa, yarın Allah korusun çok daha büyük acılar yaşanacaktır. Bugün düdük çalıyoruz çünkü enkaz altında kalmak istemiyoruz. Düdük çalıyoruz, çünkü inşaat değil, insan yaşasın istiyoruz. Düdük çalıyoruz çünkü bugün adalet enkaz altında. Liyakat, planlama, denetim, tedbir ve vicdan enkaz altında.
“Rantı değil, insanı önceleyin”
Bizler seslerini duyuramayan 86 milyon insanımız adına düdük çalıyoruz. Rantın, betonun ve inşaatın egemen olduğu anlayış yerine yaşanabilir şehirler inşa eden bir anlayış talep ediyoruz. Aziz milletimizin ne depreme ne yangınlara ne de sellere verecek canı kalmamıştır. Her şey için çok geç olmadan sesimizi duyun. Tedbirleri alın, denetimleri eksiksiz yerine getirin. Rantı değil, insanı önceleyin. Bugüne kadar depremde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz.”

