Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni DNA ve baz istasyonu bulguları

Van’da üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmayla ilgili açıklama yapan ailenin avukatları, bilirkişi raporunda, telefonunun bulunduğu yer ile kaybolduğu süreçte belirlenen konumu arasında 323 metre mesafe olduğu tespitinin yer aldığını belirtti. Avukatlar, 415 kişiden alınan DNA örneklerinde eşleşme bulunmadığını, 50 kişiden daha DNA örneği alınacağını ve daraltılmış baz istasyonu çalışmasının birkaç gün içinde tamamlanmasının beklendiğini kaydetti.

Van’da üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmayla ilgili açıklama

Haber: İshak Kara

(VAN) – Van’da üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmayla ilgili açıklama yapan aile avukatları, bilirkişi raporunda, telefonunun bulunduğu yer ile kaybolduğu süreçte belirlenen konumu arasında 323 metre mesafe olduğu tespitinin yer aldığını belirtti. Avukatlar, 415 kişiden alınan DNA örneklerinde eşleşme bulunmadığını, 50 kişiden daha DNA örneği alınacağını ve daraltılmış baz istasyonu çalışmasının birkaç gün içinde tamamlanmasının beklendiğini kaydetti.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, ailesinin avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç, Van’daki bir otelde basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, DEM Parti Van milletvekilleri Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ve Gülderen Varlı, yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Neslihan Şedal, DEM Parti Van İl Eş Başkanı Gülşen Kurt, DBP Van İl Eş Başkanı Gönül Uzunay ile siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Avukat Abdurrahman Karabulut, Cumhuriyet Savcısı ile yaklaşık iki saat süren bir görüşme yaptıklarını ve soruşturma kapsamında daha önce ilettikleri taleplerin hangi aşamada olduğuna ilişkin bilgi aldıklarını belirtti. Dosyanın çözülebilecek nitelikte olduğunu savunan Karabulut, şöyle konuştu:

“Aslında kolay bir dosya. Çözülmesi belki bir ay içerisinde mümkün olan bir dosya. Rojin kızımız bugün bir rektörün, bir valinin ya da siyasi ileri gelenlerden birinin kızı olmuş olsaydı üç günde bu dosya çözülürdü. Dosya üzerinde maalesef yeterince araştırma yapılmamış. İsteksiz bir soruşturmanın nasıl yürütüldüğüne, üstünkörü araştırmaların nasıl yapıldığına, dosyanın daha çok intihar algısı yaratılarak bu çerçevede soruşturulmaya çalışıldığına şahit olduk.”

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarının kendileri açısından umut verici olduğunu söyleyen Karabulut, savcıyla yaptıkları son görüşmede taleplerine ilişkin etkin bir araştırma yürütüldüğünü gördüklerini ifade etti.

Karabulut, 10 Temmuz’dan bu yana yaklaşık 30 konuda başvuru yaptıklarını ve iki ya da üç talep dışındaki başvurularının kabul edildiğini belirterek, “Dosya aslında kolay ama bir elin dosyayı zorlaştırdığının çok iyi farkındayız. Bu zorlaştırma, dosyayı adeta samanlıkta iğne aramak gibi bir noktaya getirmiş durumda. Ama gerekirse o samanlık yakılır, üzerine su dökülür ve o iğne bulunur” dedi.

415 KİŞİNİN DNA ÖRNEĞİNDE EŞLEŞME BULUNAMADI

Avukat Şahin Cangüleç, soruşturma kapsamında bugüne kadar 415 kişiden DNA örneği alındığını belirterek, “Sonuçlar geldi, herhangi bir veriye rastlanmadı” dedi.

Savcılığın ayrıca 50 kişilik bir liste oluşturduğunu ve bu kişilerin kimliklerinin belirlendiğini aktaran Cangüleç, söz konusu kişilerden de DNA örneği alınacağını söyledi.

Cangüleç, Rojin Kabaiş’in cesedinin sodalı suda ne kadar süre kaldığının belirlenmesi amacıyla inceleme yapılması yönündeki taleplerinin kabul edildiğini bildirdi. İncelemede suyun ve havanın sıcaklığı, Kabaiş’in kıyafetleri ve cesette oluşan izlerin değerlendirileceğini belirten Cangüleç, uzman görüşü alınmasının ardından ilgili kurumlara yazı gönderileceğini kaydetti.

CESETTEKİ İKİ FARKLI DNA YENİDEN ARAŞTIRILACAK

Cangüleç, savcılığın, cesette bulunan iki farklı DNA örneğinin sodalı su koşullarında ceset üzerinde kalıp kalamayacağına ilişkin ayrıca araştırma yapacağını açıkladı.

Rojin Kabaiş’in cesedinin Mollakasım Mahallesi’nde bulunmasına ilişkin daha önce Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden alınan raporda akıntı ihtimaline işaret edildiğini aktaran Cangüleç, bu görüşe katılmadıklarını söyledi. Cangüleç, cesedin Bardakçı ile Mollakasım arasındaki Çarpanak Adası çevresinden sürüklenme ihtimalinin yeniden incelenmesi talebinin ise reddedildiğini bildirdi.

Cangüleç, üniversite rektörü ve yeğeninden tükürük ve kıl örneği alınarak DNA incelemesi yapılması yönündeki taleplerinin de savcılık tarafından kabul edilmediğini belirtti.

DARALTILMIŞ BAZ İSTASYONU ÇALIŞMASINDA SON AŞAMAYA GELİNDİ

Rojin Kabaiş’in telefonunun bulunduğu bölgeye ilişkin daraltılmış baz istasyonu çalışmasının sürdüğünü bildiren Cangüleç, telefonun veri akışı, hangi saatlerde sinyal verdiği ve son sinyalin alındığı yerin araştırıldığını söyledi.

Çalışmada son aşamaya gelindiğini belirten Cangüleç, “Adalet Bakanı’nın ekibi burada. Bugün yaptığımız görüşmede, daraltılmış baz çalışmasının birkaç güne kadar sonuçlandırılacağı belirtildi” dedi.

“TELEFONUN KOORDİNATLARI ARASINDA 323 METRE VAR”

Dosyadaki bilirkişi raporunda önemli tespitlerin bulunduğunu ifade eden Cangüleç, Kabaiş’in telefonuna ilişkin şu bilgileri verdi:

“Rojin Kabaiş’in telefonunun koordinatlarıyla ilgili bir tespit var. Telefonun bulunduğu yer ile kaybolduğu süreçte belirlenen konumu arasında 323 metrelik mesafe bulunuyor. Bu önemli bir tespit. Görüntüler ve görüntülerde birtakım eylemler var. Tespit edilen kişiler ve araçlar var. Görüntülerin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar bulunuyor. Bunların ayrıca araştırılmasını savcılıktan talep edeceğiz.”

Telefonun şifresinin açılması için birkaç alternatif üzerinde çalışıldığını belirten Cangüleç, “Kısa süre içinde telefonu açmayı düşünüyoruz” diye konuştu.

“ŞÜPHELENDİĞİMİZ BİR KİŞİYLE İLGİLİ SONUÇ BEKLENİYOR”

Cangüleç, soruşturma dosyasında aynı ad ve soyadı taşıyan dört kişinin tespit edildiğini söyledi. Bu kişilerden birinin doktor olduğunu ve olay tarihinde Van’da bulunmadığının belirlendiğini aktaran Cangüleç, diğer kişilerin ise bir imam, ilahiyat fakültesinde görev yapan bir akademisyen ve başka bir kişi olduğunu bildirdi.

Bu kişilerden üçünün farklı yerlerde baz istasyonu sinyali verdiğini ve muhtemel şüpheli olarak görünmediğini belirten Cangüleç, “Bizim de şüphelendiğimiz, belki bugüne kadar bilgisine ulaşamadığımız için şüpheli bulduğumuz bir kişi daha var. Onunla ilgili araştırmanın sonucu bekleniyor” dedi.

BABA KABAİŞ: “BUNLAR İKİ YIL ÖNCE DE YAPILABİLİRDİ”

Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, soruşturmada son dönemde ilerleme sağlandığını belirterek, “İki sene önce de bunlar yapılabilirdi. Neden bu acıyı bize çektiriyorlar? Biz çok zor durumdayız. Adalet Bakanı bize büyük bir umut verdi. İnşallah telefonun daraltılmış baz istasyonu çalışmasından bir sonuç elde edilir. Soruşturma daha önce çok eksik yürütüldü” dedi.

Üniversite yönetimine yönelik iddialarını da dile getiren Kabaiş, soruşturmanın siyasi değil vicdani bir mesele olduğunu belirterek, “Herkes bu olayın çözülmesini ve faillerin bulunmasını istiyor. Cesette iki erkeğe ait DNA tespit edilmişse artık intihardan bahsetmesinler. Rojin’i katletmişler” ifadelerini kullandı.