Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Rize’de çay üreticilerinden yaş çay fiyatı protestosu: 45 liranın altındaki fiyatı kabul etmiyoruz

Rize’nin Fındıklı ilçesinde kurulan Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı için açıkladığı 35 TL’lik yaş çay alım fiyatını protesto etti. Üreticiler, açıklanan rakamın maliyetlerin dahi altında kaldığını vurgulayarak, “Sadaka değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

Rize’nin Fındıklı ilçesinde kurulan Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi, Tarım ve

Haber: Gençağa Karafazlı

(RİZE) – Rize’nin Fındıklı ilçesinde kurulan Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı için açıkladığı 35 TL’lik yaş çay alım fiyatını protesto etti. Üreticiler, açıklanan rakamın maliyetlerin dahi altında kaldığını vurgulayarak, “Sadaka değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

Fındıklı Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen çay üreticileri, çay tarımının giderek bir çıkmaza sürüklendiğini ve üreticinin bilinçli şekilde yoksullaştırıldığını ifade etti. Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi öncülüğünde yapılan basın açıklamasına çok sayıda üreticinin yanı sıra Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu da katıldı.

Eylemde “Özel sektör karteline boyun eğmeyeceğiz”, “Tarım Kanunu işletilsin, bütçeden yüzde bir pay hakkımızdır” ve “Toplayıp zarar edeceğime, çayım tarlada kalsın” yazılı dövizler taşındı.

“35 LİRA SEFALET FİYATIDIR”

Basın açıklamasını Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi üyesi Şenay Özkaya okudu.

Özkaya, Karadeniz’in zorlu koşullarında üretim yapan çiftçilerin emeğinin masa başında yok sayıldığını belirterek şunları söyledi:

“Karadeniz’in sarp yamaçlarında, yağmur çamur demeden ömrünü tüketen çilekeş üreticiler olarak bugün buradayız. Tarlada döktüğümüz alın terinin masa başında gasp edilmesine dur demek için tek yürek olduk. Bizler, dünyanın en zor tarımını yapanlarız. Elleri nasırlı, beli bükük ama onuruyla toprağına sahip çıkan insanlarız.

Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi olarak soruyoruz: Bizim emeğimizin, ekmeğimizin bedeline kim, nasıl karar veriyor? Devlet ciddiyetine yakışmayan bir süreç yaşıyoruz. Günlerdir çay alım fiyatının açıklanmasını bekliyorduk. Eskiden bu fiyatlar, devletin zirvesi tarafından üreticinin gözünün içine bakılarak bir müjde gibi açıklanırdı. Peki bu yıl ne oldu?

Önce bir iktidar milletvekili, mecliste oturduğu yerden adeta dedikodu yapar gibi 35 lira rakamını fısıldadı. Ardından Tarım Bakanlığı, üreticinin karşısına çıkmaya cesaret edemeden bu sefalet fiyatını internet sitesinden sessizce duyurdu.

Üreticinin aklıyla, devlet geleneğiyle ve Karadeniz insanının onuruyla dalga geçen bu ciddiyetsizliği kabul etmiyoruz. 35 lira sefalet fiyatıdır. Destekleme primi nerede?”

“MALİYET 31 LİRA, 4 LİRAYA MI GEÇİNECEĞİZ”

Özkaya, artan maliyetlere dikkat çekerek üreticinin büyük bir ekonomik çıkmazda olduğunu vurguladı:

“Buradan Ankara’ya sesleniyoruz: Siz hangi enflasyondan bahsediyorsunuz? Hiç tarlaya girdiniz mi? Geçen yıldan bu yana gübre, mazot, taşıma ve temel gıda fiyatlarının ne kadar arttığından haberiniz var mı?

Uzmanlarımızın hesaplamalarına göre 1 kilo yaş çayın maliyeti zaten 31 liradır. Bize reva görülen 4 liralık farkla mı gübre alacağız, ev geçindireceğiz, borç ödeyeceğiz? Üstelik bu gayri ciddi açıklamada destekleme primi dahi yoktur.

Çay üreticisini sadakaya muhtaç hale getiren bu düzeni reddediyoruz. Biz sadaka değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz.”

“HAKKIMIZI ALANA KADAR SUSMAYACAĞIZ”

Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi, taleplerini ise şu sözlerle sıraladı:

“35 lira kesin ve net taban fiyat olmalı, derhal yasal güvence altına alınmalıdır. Hiçbir özel sektör bu fiyatın altında alım yapamamalı, yapanlara ağır cezalar uygulanmalıdır.

Destekleme primi 5 lira olarak açıklanmalıdır. Bu bir lütuf değil, yasal bir zorunluluktur. Yıllardır eksik ödenen bu hakkın hesabı verilmelidir. Tarımın desteklenmesi için ayrılan bütçe artırılmalı ve destekleme primi doğrudan genel bütçeden ödenmelidir.

Banka promosyonları üreticinin hakkıdır. Bizim üzerimizden bankalara milyarlarca lira akarken, bu promosyonların yok sayılmasını kabul etmiyoruz.

Cumhurbaşkanlığı genelgesi eksiksiz uygulanmalıdır. Mevsimlik tarım işçileriyle ilgili düzenlemeler kağıt üzerinde kalmamalıdır. İlçe izleme kurulları acilen toplanmalı, bu kurullara üreticileri temsilen meclisimiz ve ziraat odaları dahil edilmelidir.

Gücümüzün farkındayız. Hakkımızı alana kadar ne tarlada ne meydanda susmayacağız. Toprak bizim, emek bizim, karar bizim. Yaşasın örgütlü mücadelemiz.”