(ANKARA) – CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin iş gücü verilerini değerlendirerek, TÜİK’in açıkladığı resmi işsiz sayısı ile geniş tanımlı işsiz sayısı arasındaki farkın 9 milyon 599 bin kişiye çıktığını belirtti. Öztrak, “Gerçek işsiz sayısı resmi işsiz sayısının 4,6 katına ulaştı. Bu kötü bir rekor” dedi.
Öztrak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bu yılın ikinci üç ayında, önceki yılın aynı dönemine göre; TÜİK’in açıkladığı resmi işsiz sayısıyla iş bulma umudunu kaybettiği için ya da diğer sebeplerle iş aramaktan vazgeçenler ile çoğu güvencesiz ve düşük ücretli, saatlik işlerden ekmeğini çıkarmaya çalışanları da kapsayan gerçek işsiz sayısı arasındaki fark, 9 milyon 599 bin kişiyle serideki en yüksek 3. seviyesine yükseldi! Gerçek işsiz sayısı resmi işsiz sayısının 4,6 katına ulaştı! Bu kötü bir rekor! Bu dönemde çalışma çağındaki nüfus 591 bin kişi artarken, çalışan ve çalışmak isteyenlerin (İşgücüne dahil olanların) toplam sayısı 186 bin kişi azaldı. Çalışan sayısında ise kayda değer bir artış yokken, çalışmak isteyenlerin sayısı düştüğü için işsiz sayısı 218 bin kişi azalmış görünüyor. TÜİK iş imkanlarını artırmadan işsizliği azaltmaya devam ediyor!
Diğer taraftan, 2020’daki pandemi sonrası toplam istihdamda milyonlarla ifade edilen artışlar şimdi yönünü aşağı çevirdi. Son 6 çeyreğin 5’inde istihdam önceki yılın aynı çeyreğine göre azalmış. 2026’nın ikinci üç ayında istihdamdaki artış sadece 33 bin kişi! Çalışanların da önemli bir bölümü ‘zamana bağlı eksik istihdam’ kapsamında. İş bulma ümidini yitirdiği için iş aramayanları işsiz saymayan TÜİK, daha fazla çalışmak istediği halde bu imkanı bulamayan ve haftada 40 saatten az çalışarak nafakasını çıkarmaya uğraşan insanları istihdamda sayıyor. Resmi işsiz sayısı içinde görünmeyen, ancak gerçek işsiz sayısı hesabına giren bu grupta çalışanların sayısı 4,4 milyon kişi. Ülkemizde çalışıyor görünen her 100 kişiden 13’ü bu kalitesiz istihdam kapsamında… Pandemiden önce bu oran sadece yüzde 1 idi.
Sanayi istihdamı çok ciddi alarm veriyor. Son bir yılda sanayi sektöründe çalışan sayısı 226 bin kişi azaldı. Sanayi istihdamı son 6 çeyrektir yıllık olarak azalıyor. Son 4 çeyrekte sanayide çalışan sayısındaki yıllık azalış 200 bin kişinin üzerinde seyrediyor! Sanayi istihdamının toplam istihdam içindeki payı ise %20’nin altına geriledi. Sanayinin alt sektörlerindeki ücretli çalışan sayılarına üç aylık ortalamalarla baktığımızda bu dönemde çalışan sayısındaki azalışa tekstil, hazır giyim sektörlerinin öncülük ettiği görülüyor. Ayrıca kauçuk ve plastik imalatı ile makine teçhizat üretiminde çalışan sayılarındaki azalışlar da dikkat çekiyor. Ara malı üretiminde çalışanların sayısı son 21 aydır sermaye malı üretiminde çalışanların sayısı ise son 14 aydır yıllık olarak sürekli geriliyor.
Ülkede işgücüne katılma oranı son bir yılda 1 puana yakın azaldı. Çalışma çağındaki 67 milyon kişiden 32 milyonu çalışmıyor, iş de aramıyor. 2,5 milyon kişi iş bulma ümidi kalmadığı için iş aramaktan vazgeçmiş. Bir o kadar da iş başı yapabilecek durumda olup başka sebeplerle iş aramayan var. 15-34 yaş grubunda 6,5 milyon gencimiz, yani bu yaş grubundaki her 100 gençten 27’si ne okuyor ne de çalışıyor. Taşı sıksa suyunu çıkaracak ülkemizin en önemli stratejik üstünlüklerinden biri olan milyonlarca gencimiz ev genci olmuş, evde anasının babasının eline bakıyor. Üyesi olduğumuz OECD içinde, ev genci oranının en yüksek olduğu ülkeyiz!
Yüksek faiz-kontrollü kur politikası enflasyonu yüzde 30’un altına çekemediği gibi ekonomide kırılganlık her geçen gün artırıyor. Şirketler finansmana ulaşmakta İhracatçı yurt dışındaki rakipleriyle rekabet etmekte her geçen gün daha fazla zorlanıyor. Enflasyonun ezdiği milletimiz, bir de işsizlikle boğuşuyor. İşsiz gençlerin olduğu evlerde her gün küçük kıyametler yaşanıyor. Gelecek nesil, geleceğe umutla bakamıyor, bir yuva, bir hayat kurma umudunu yitiriyor. Vatandaşlarımızın sesini duymayan, halini görmeyen saray yönetimi milletimizin ufkunu her geçen gün biraz daha karartıyor.”

