Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel: Sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar, birinci parti yine oluruz

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti kurulmasında geç kalındığı eleştirilerine ilişkin olarak, “Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar, birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler” ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti kurulmasında geç kalındığı

(ANKARA) – CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti kurulmasında geç kalındığı eleştirilerine ilişkin olarak, “Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler” ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, gazeteci Ünsal Ünlü’nün youtube kanalında katıldığı programda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, NATO Zirvesi’ne ilişkin olarak, “Türkiye’de yapılması önemli. NATO üyesi olmakla NATO’cu olmayı birbirinden ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Çok NATO’cu olmamak lazım. Trump’ın NATO’nun gündemini de çalmasıyla, hükümeti çok fazla NATO’cu, Trump’çı ve öz güvensiz buluyorum. Adam Türkiye’ye geldi, komşu ülkemize, Müslüman bir ülkeye savaş açtı, ateşkesi bitirdi ve saldırı emri verdi. Bir gün bile sabredemedi İran’a saldırmak için” ifadesini kullandı.

Özel, şunları kaydetti:

“Bize ayrılan kötülüğün sonuna geldiğimizi düşünmüyorum. Her şey olabilir. Belli kararların arefesindeyiz ya, kararları verirken rasyonel davranmanın önüne geçecek birtakım duyguları köpürtmeye, korku, endişe, kaygıyı köpürtmeye çalışıyorlar diye hissediyorum. Bizim verdiğimiz karardan sonra bizimle birlikte davranacak herkese de aynı olumsuz duyguları nakletmeye çalışıyorlar diye düşünüyorum. Onların tercih ettikleri lider, onlar için risksiz, Türkiye için de ümitsiz biri olmuş oluyor. Bana onu teklif ettiler, ben istemedim.

19 Mart’tan bir gün önce diplomayı iptal ettiler. Hedefe kilitlenmiş, bütün silahları tek elden kullanıyor. Bir tarafta üniversite, bir tarafta İdare Mahkemesi, öbür tarafta yargılama. Aynı kişi aynı anda hem casus, hem terörist, hem yolsuz, hem hırsız, hem ahlaksız. Bunların hepsini bir kişiye söylüyorsan, sen o kişiden çok korkuyorsun demektir. DİSK ana davasında 136 gün savunma yapıldı. Abdullah Başkan, 21 gün aralıksız savunma yaptı. Kenan Evren yargısının DİSK yöneticilerinden esirgemediği savunma hakkını Recep Tayyip Erdoğan yargısı Ekrem İmamoğlu’ndan esirgiyor. Bırak savunsun kendini. 18 aydır üstünde tepinecekler, her akşam 21 metrekarelik hücrende sabırla bekleyeceksin, bir gün savunma yapacaksın diye.

“YENİYİ ARAMA SÜRECİNDEYİZ”

Bir tarihi kararlaştırmadık o yüzden söylememek lazımdır. Herkesle bunları konuşup da mutabakata varıp da netleşip tamamdır demedik, o nedenle milletvekili sayısı söylememek lazım. Yeniyi arama sürecindeyiz. Arama sürecindeyiz sonuçta. Adli tatilden önce, olumlu bir karar olması Türkiye’yi çok rahatlatır. İhtimal dahilindedir ama inanılmaz baskıların olduğu bir süreçteyiz, görüyoruz. Adli tatil oldu, bu iş olmadı, deadline o gündür, düğmeye basıyoruz demiyorum. Ama şunu söylüyorum: Bazı düğmelere de önden bastık. Şimdiden bazı çalışmaları yapıyoruz. Mevcut bir partiyi dönüştürmek de baskın seçime karşı lazımdır, o konuda da çalışmalar yapıyoruz. Çalışma yapmıyor değiliz. Son kararı hem milletvekillerimizle, aklına fikrine güvendiğimiz çok sayıda arkadaşımızla, milletle vereceğiz. CHP’de kalma noktasındaki hukuk mücadelesi ve siyasi mücadelede artık orda kalmak, bizden umudu olanlara ve Türkiye’ye kaybettirme noktasına geliyorsa, oradan ayrıldığımızda yeni bir parti kurulacak.

“O SEL BİZE CESARET TELKİN EDİYOR, KARARLILIK TELKİN EDİYOR”

Butlan kararı akıl alır bir karar değil. Binaya geldiler, Atatürk’ün emanetine polisle girdiler. Kamuoyu araştırmalarına bakıyoruz. Yüzde 20 partide devam et diyor, yüzde 80 yeni bir oluşum diyor. Benim görevim hukuken her şeyi yapmak ve yaptığıma insanları inandırmak. Yapılacak bir şey kalmadıysa da atılması gereken adımları atmak. Sokakta coşkun akan bir sel var. O selin Ekrem Bey’in de umudu, Türkiye’nin de umudu, Mansur Bey’in de güvencesi olduğunu görmek lazım. O selin benim yüzü suyu hürmetime akıyor gibi bir şeye girecek halim yok. Ama o selin önünde ben de duramam artık. O sel, bize cesaret telkin ediyor, kararlılık telkin ediyor. Binlerin, on binlerin duygusunu ortaklaştırmak ve bir yerde tutmak benim görevim, erken ya da geç olmaması gerekiyor. Yeterince sabırla mücadele etmek de çok da gecikmeden harekete geçmek de sokağın beklentisi. Bunun denge noktası önemli. Doğru aday kimse onu aday gösteririm, hiç bunda tereddüt etmem. Ankete baktık, kazanacak bir garanti adayı gördüm. Onun üstüne kendimle ilgili hayal kurmak, düş kurmak aklımın ucundan geçirmem. Doğru adayın belirlenmesi, rejimin kurtarılması lazım. Tekrar demokrasiye döndükten sonra herkes kendi hevesine göre niyeti neyse onu yapsın.

“BİZE GÜVENSİNLER”

Dokunulmazlıkları dönem sonuna bırakmak demokratik geleneğimizde var. Rakibinden korkup Ekrem İmamoğlu’na saldıran, genel başkansız bırakayım bu hareketi diye saldırır mı, saldırır. Ama akan seli artırır. Ben bu sokağı tanıyorsam, gecikilen bir şey yok, endişe etmesinler. Bu sorumluluğun birinde olması lazım, bende. Geç kalınıyor vehmine kimse kapılmasın. Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz, ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar birinci parti yine oluruz. O noktada bize güvensinler.”