Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel, Meclis önünde konuştu… “AK Parti’nin yargı kollarıyla, AK Parti’nin butlan kolları kol kola karşımızdadır”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Milli Egemenlik Parkı’nda yaptığı konuşmada, “AK Parti’nin yargı kollarıyla, AK Parti’nin butlan kolları kol kola karşımızdadır. 19 Mart darbesinden sonra verdiğimiz büyük mücadeleyi durdurabilmek, partinin belini kırabilmek için bu sefer de partiye bir operasyona giriştiler. 21 Mayıs’ta partinin başına delegenin sokağın sesini dinleyerek seçtiği, 23 yıllık kibri yenenleri darbe ile partiyi başından uzaklaştırmaya kalktılar. İşte ona direniyoruz, kaç gündür hep birlikte” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Milli Egemenlik Parkı’nda yaptığı konuşmada,

(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Milli Egemenlik Parkı’nda yaptığı konuşmada, “AK Parti’nin yargı kollarıyla, AK Parti’nin butlan kolları kol kola karşımızdadır. 19 Mart darbesinden sonra verdiğimiz büyük mücadeleyi durdurabilmek, partinin belini kırabilmek için bu sefer de partiye bir operasyona giriştiler. 21 Mayıs’ta partinin başına delegenin sokağın sesini dinleyerek seçtiği, 23 yıllık kibri yenenleri darbe ile partiyi başından uzaklaştırmaya kalktılar. İşte ona direniyoruz, kaç gündür hep birlikte” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, polisin CHP Genel Merkezi’ne müdahalesinden sonra parti genel merkezinden TBMM’ye yürüyüş gerçekleştirdi. Özel, yürüyüşün ardından TBMM Çankaya Kapısı yanındaki Milli Egemenlik Parkı’nda toplanan toplanan kalabalığa hitap etti. Özel’in konuşması öncesinde parkta toplanan grup, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Hak, hukuk, adalet”, “Hain Kemal” sloganları attı.

Özel’in de “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganı atılırken; kalabalığa destek verdiği ve eşlik ettiği görüldü. Özel ayrıca, “Özgür Başkan” sloganları atıldığı sırada “Utanıyorum ben ya” diyerek karşılık verdi.

Daha sonra Özel, basın açıklaması yaptı. Özel, “Ankara’nın taşına bak, gözlerinin yaşına bak. Butlan bizi esir almış, şu feleğin içine bak” dedi. Özel, kalabalığa seslenerek, “Ankara’ya CHP’yi, baba ocağını esaretten kurtaracak mıyız? İşgalden kurtaracak mıyız. Bu yolda hep birlikte yürüyecek miyiz” diye sordu; kalabalık hep bir ağızdan “evet diye yanıt verdi.

“MİLLET, SAMİMİYET GÖRDÜ, MİLLET, BU SAMİMİYETE GÖREV VERDİ”

Özel ayrıca, şunları söyledi:

“İşte bugün, CHP’de günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle, baba ocağını korumak için baba ocağı işgal olmasın diye baba ocağı kime emanet ise üyeden, delegeden onun dışında birinin eli değmesin diye, oraya canını siper edenlere selam olsun hepinize. Biz, yıllarca seçim akşamları, partinin genel merkezinin il, ilçe binalarının erkenden ışıkları sönmesin diyenler, buna razı olmayanlar, buna katlanamayanlar CHP’ye yenilgiyi yakıştıramayanlarız.

İşte bu yüzden 28 Mayıs 2023 günü, seçimi kazanamadığımızda, hepimiz ‘Artık bir şeylerin sonuna gelindi’ dediğimizde, gözler yerdeyken, başlar öndeyken, kimse kimseyle konuşacak halde değilken; ‘Görev, yine bize düşer’ dedik. ‘Cumhuriyet’in gençlerine, kadınlarına, her yaştan Cumhuriyet’in muhafızlarına görev düşer’ dedik. ‘Değişim’ dedik, yola çıktık. Söz verdik. ‘Bir daha yenilmeyeceğiz’ dedik. ‘Kaybetmeyeceğiz’ dedik. ‘Işıkları erkenden kapatmayacağız’ dedik.

Bu kararlılıkla millet, samimiyet gördü, millet, bu samimiyete görev verdi. ‘Gelin, beni siz geçin partinin başına biz, size güveniyoruz’ dedi. Öyle zor bir işi başardık ki hep beraber, öyle zor bir işi… ‘Asla olmaz, Atatürk gelse, bu delegeyle seçim kazanamaz. Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne herhangi bir partide baştaki genel başkan seçimle değişmedi, değişemez’ dediler. ‘Delege, baştan bağlı, kararlı, gözü bağlı, kulağı tıkalı’ dediler. ‘Duyuramazsın, anlatamazsın, sen bu işi başaramazsın’ dediler. Dedim ki ‘Bizim delegeyi, onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu, mezun ettiği öğrencisi, mezun olduğu öğretmeni ikna edecek. Ankara’ya gelirken onlarla konuşun da gelin’ dedim, öyle yaptılar.

“47 YIL SONRA PARTİYİ KURULDUĞU GÜN GİBİ YAPTIK”

Geldiler, salondaki yerini aldılar. Kiminiz salondaydınız, zemindeydiniz. Kiminiz tribünlerde, kiminiz kapının önünde, kiminiz de dua ile ekranın başındaydınız. O gün, hiçbir kimsenin, kimin söylediğini bilmediği ama duyunca istirak ettiği salona, dışarıya, meydana ve Türkiye’ye yayılan bir slogan yükseldi. Slogan şuydu: ‘Delege, halkın sesini dinle. Delege sokağın sesini dinle.’ Tüyleri diken diken oldu hepsinin. On binler, yüz binler, milyonlar, ‘Delege, sokağın sesini dinle’ diye bağırıyordu. Ellerini vicdanlarına koydular, bir karar verdiler, partide değişimi yaptılar. O gün söz verdiğim gibi, söz verdiğimiz gibi o günden sonra 4 ay sonraki ilk seçimde, 47 yıllık hasreti bitirdik. 23 yıllık kibri söndürdük, yendik. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne ilk kez yendik. 47 yıl sonra partiyi kurulduğu gün gibi yaptık. CHP, Türkiye’nin birinci partisiydi artık. İşte, bizim hikayemiz böyle.”

Kalabalıktan daha sonra “Hain Kemal” sloganları yükseldi. Özel, şöyle devam etti:

“Bir umutsuzluktan umuda, umuttan zafere, zaferden de zulme dönüştük. Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız için, onu yendiğimiz için, onu yeneceğimiz için, onu güleceğimiz için görüyoruz bu zulmü. En iyisini siz biliyorsunuz. Türkiye, biliyor ki ne 31 Mart zaferi ne de gelecek seçimde saraydakinin aşağıya inmesi tek başına CHP’nin gücüyle olacak şey değil. İşte bu yüzden birbirini seven, ülkesini seven, farklı siyasi partilerde de olsa kurtuluşu birliktelikle gelen, tam bağımsızlıkla gelen, bayrağını seven, Atatürk’ü seven milyonlar kurtaracak.

“49 YAŞINDA BİR BAHÇIVANIN TORUNUNUN GENEL BAŞKANLIĞINI HAZMEDEMEYENLERİN İTTİFAKI DİKİLDİ KARŞIMIZ”

Zulüm o gün başladı dedim ya… Bir ittifak daha sonradan şekillendi karşımıza dikildi. İki mağlubiyeti hazmedemeyenler… Birincisi, 31 Mart seçiminde partilerinin kurulduğu günden beri ilk yenilgiyi ve bundan sonraki onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen sarayın ittifakıyla… Türkiye’de ilk kez bir siyasi partide seçimle bir genel başkan gelmesini, 49 yaşında bir bahçıvanın torununun, bir emekli öğretmen çocuğunun genel başkanlığını hazmedemeyenlerin ittifakı dikildi karşımıza.

AK Parti’nin yargı kollarıyla, AK Parti’nin butlan kolları kol kola karşımızdadır. Buradan, bugüne kadar hep sustum. Ben, 10 yaşında, lastik ayakkabıyla yatılı okula giden Özgür, büyüğünü sayan Özgür, dün koluna girdiğine kötülük düşünmeyen, dün ‘ağabey’ dediğine bugün pek söylemeyen Özgür, sıktım dişimi sustum. Ama yeter… Kendime acımıyorum ama her seçim akşamı başına tülbentli sirkeli başlık bağlayan, haftalarca başı ağrıyan kadın kollarına, babasının yüzüne bakamayan gençlik kollarına acıyorum.

“19 MART DARBESİ, BU ÜLKEDEKİ EN SON DARBEDİR”

Kendime acımıyorum. ‘Bir seçim kaybetmeden, bir seçim kazanmadan, onu göndermeden gidersen, gözüm açık gider ‘ diyen partililerimizin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum. O yüzden söz veriyorum. Beni açlıkla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler, dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem. Onun için geçen sene, 19 Mart darbesi, bu ülkedeki en son darbedir. En yeni nesil darbedir, en uyanıkça darbedir.

“KAÇ GÜNDÜR HEP BİRLİKTE BUNLARA KARŞI DİRENİYORUZ”

19 Mart darbesi, bu Cumhurbaşkanı’nın, kendinden sonraki cumhurbaşkanına Ekrem İmamoğlu’na yaptığı darbedir. 19 Mart darbesinden sonra verilen mücadele, hesapları bozmuştur. Birileri, bu partinin evlatlarına ‘Hırsız, yolsuz, casus, hilebaz’ demiştir. Ama bu parti, evladını da bilir, iftiracıları da bilir. Yolumuz birdir. Biz kimseyi satmayız. 19 Mart darbesinden sonra verdiğimiz büyük mücadeleyi durdurabilmek, partinin belini kırabilmek, bizim belimizi kırabilmek için bu sefer de partiye bir operasyona giriştiler ve en nihayetinde 21 Mayıs 2026 gününde, partinin başına delegenin sokağın sesini dinleyerek seçtiği, 47 yıllık mağlubiyeti bitiren, 23 yıllık kibirliyi yenenleri, darbe ile partinin başından uzaklaştırmaya kalktılar. İşte ona direniyoruz, kaç gündür hep birlikte.”

(Sürecek)