(HATAY) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Tayyip Erdoğan diyordu ki ‘CHP oy alamadı’. Ne CHP’si? CHP için oy veren de vermeyen de baş üstünde. Bir parti seçimde kaybediyorsa suç millette değil, o partidedir. Biz 47 yıl seçim kazanamadık millete bir şey demedik. Bir kere ikinci parti durumuna düştüler, yapmadıkları kalmadı. Milletin seçtiklerini içeri atıyorlar, oy vermeyenlere hizmet yok diyorlar. Şimdi televizyon kanalları konteynerde oturanlara ‘yalancı’ diyor. Depremzede rehaveti varmış efendim. Ekmek elden su göldenmiş, elektrik, su parası yokmuş, o konforu bırakamıyormuş. Allah o konforu bir gün olsun inşallah sana nasip etsin” dedi.
6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla depremden etkilenen illere yaptığı ziyaretlerini sürdüren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Hatay’da Rezerv Alan Mağdurları ile bir araya geldi. Burada konuşan Özel, 6 Şubat depreminde ve deprem sonrası yapılanları anlattı. Özel, şu değerlendirmelerde bulundu.
“6 Şubat’tan bugüne kadar, bu millet öyle insanlar ki MTV’yi iki kere aldılar, gık demedi kimse, ÖTV’yi artırdılar, KDV’yi artırdılar, yurtdışına çıkış harcını artırdılar gerekçesi deprem olunca ne milletvekilleri bir şey dedi, ne millet öderken bir şey dedi. Toplamı 71,5 milyar TL de depremden beri ilave vergi topladılar. Yani depremden önce toplanan para da konuta yetiyor, depremden sonra toplanan da iki katıyla konutlara yetiyor. Bugüne kadar 455 bin tane konut yapılmış. Parası depremden beri zaten hepimizden toplanmış. Sana evladını patiğini yollayan adam bu konutun parasının hesabını mı yapar? Helali hoş olsun hepinize. Yeter ki düşsünler yakanızdan.
“Seçim ilk Tayyip Bey’in aklına geldi”
Diğer yandan, ısrarla söylüyorum. Deprem oldu, iki gün geçti. Hiçbirimizin aklında seçim yok. Zaten seçim olsa gelip de oy bile kullanılacağı şüpheli. Çoğu kalkmış gitmiş. gelip burada mı çalışır? Vallahi bütün muhalefet partileri de geldi. Grubumuz aslanlar gibi geldi burada bir ay, 40-45 gün.. Her biri buradaydı. Bahsettiğiniz her mahallede milletvekilleri, belediye başkanlarımız vardı. Seçim ilk kimin aklına geldi? Tayyip Bey’in aklına geldi. Seçimden iki, üç gün sonra ‘aman ha, gelir buralarda bir şeyler söylerler, sakın ha seçim var, başka partiye oy verirsiniz, onlar iktidara alışana kadar bir yıl geçer. Ben bir yıl içinde evlerinizi teslim edeceğim’ dedi. Bir yılın sonunda geldik, baktık yüzde 97,5’u yapılmamıştı evlerin. 100 kişiden 98’i dışarıdaydı. İki yıl sonra geldik, yüzde 70’i yapılmamıştı. Bugün geldik yüzde 70’i yapılmış ve bununla övünüyor. Kardeşim sen 1 yılda yapacağım diye oy istedin, 3 yıl geçti.”
Özel, katılımcılardan birinin sözü üzerine, “Amcam diyor ki ‘Bizi tehdit etti. Oyu bize vermezsen hizmet etmem dedi’ diyor. A Haber, akşam şöyle verebilirdin; ‘depremzede konuşmak istedi, Özgür Özel konuşturmadı’. Bak ne konuşacakmış: Diyor ki, ‘Tayyip Erdoğan, oy vermezseniz hizmet etmem diye tehdit etti. Korktuk ondan oy verdik’ diyor. A Haber, son dakika geç” diye konuştu.
“Yağmurun, dolunun altında Hatay sel oldu aktı ve size isyanını bütün Türkiye’ye duyurdu”
Özel, konuşmalarını şöyle sürdürdü:
“Boş senetçi Murat Kurum’a söylüyorum; övünüyorsunuz, kasılıyorsunuz ya, şu Hatay’da bir prestij caddesinde fotoğraf çektiriyorsunuz ya, geldiniz branda siyasetini yaptınız, fotoğraf siyasetini yaptınız, ‘arka sokaklar çamur’ dedi milletvekillerimiz. ‘Daha yan tarafı yıkıntı’ dedi. Ama Hatay Erdoğan’ın buradaki şovundan sonra ayağa kalktı, ben de nisan sonunda yapacağım Hatay mitingini, talep üzerine öne aldım geldim ve taşımayla değil, brandayla değil; yağmurun, dolunun altında Hatay sel oldu aktı ve size isyanını bütün Türkiye’ye duyurdu.
“Geçen hafta 5 gün elektrik kesildi”
18 okul ikili öğretim yapıyor Hatay’da. Antakya’da 25’ten fazla okul halen konteynerde eğitim veriyor. Geçici dedikleri sınıfları kalıcı hale getirdiler, üçüncü yılın sonunda halen daha konteyner okullarda eğitim devam ediyor. Hastane, hekim, sağlık çalışanı sıkıntısı giderilebilmiş değil. Birinci kademe sağlık hizmetleri çökmüş. 196 aile sağlığı merkezinin 80’i halen daha konteynerde hizmet veriyor. 250 aile hekimi konteynerde hizmet veriyor. Randevu sıkıntısı büyük. Kanser hastaları tedavi için Adana’ya, Mersin’e, Ankara’ya gitmek zorunda kalıyorlar. İnşaat kaynaklı hava kirliliği yüzünden solunum yolu hastalıkları tırmanmış durumda ve daha geçen hafta 5 gün elektrik kesildi. 2-3 Şubat tarihlerinde yeniden elektrik yoktu.
“Buradaki esnafın da gözünün yaşına bakmadılar”
Mücbir sebep uygulaması Van’da 6 yıl sürmüşken, burada 2 yıl 9 ayda sona erdirildi. Defalarca muhalefetin baskısı, mücadelesi, Hatay’daki sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının Ankara’da kapı kapı gezmesiyle 2-3 kez uzatıldı, 2 yıl 9 ay sonunda bitti. Hatay esnafından SGK istiyorlar. Geçen gün gittik, adam daha konteynerde saat öğlen 15.10’da siftah yapmamıştı. Milletvekiline ‘torununa bir şeyler al. Bu esnaf siftah yapsın’. Siftahsız esnaftan Bağkur, SGK primi, vergi istiyorlar. Bütün Türkiye’de deftere tabi birinci sınıfa geçirdiler ‘bari burada yapmayın’ dedik. Buradaki esnafın da gözünün yaşına bakmadılar.”
“Soruyorum buradan, 5 bin liraya, 10 bin liraya, 15 bin liraya ev var mı Hatay’da”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a seslenen Özel, şunları söyledi:
“Rezerv alan bir dert, elektrik kesintileri bir dert, sokakların hali bir dert, hava kirliliği bir dert, sağlığa erişim bir dert, eğitim-öğretim bir dert, boş senede imza atma korkusu bir dert, eve girecek, tadilata verilecek para, son derece kalitesiz evler yüzünden bir dert, aidat ödemek bir dert, kiracıysan ev yok, ev tutmak istediğinde 15-20 bin liradan aşağı ev yok. Senetçi Murat Kurum, ‘deprem bölgesinde 5 bin liraya oturulacak evler var’. Soruyorum buradan, 5 bin liraya, 10 bin liraya, 15 bin liraya ev var mı Hatay’da.
“Beyefendi, bu İmralı Adası’na gidip de ‘röntgen çektiriyordum’ yalanına benzemez. Hatay böyle pişman eder adamı”
15 bin liradan aşağı Hatay’da ev yok. Diyor ki ‘5 bin liraya var’. Neden? Sıkıştı mı at yalanı dönsün saysınlar inananı. Murat Kurum, 5 bin liraya ev ne Osmaniye’de, ne Gaziantep’te, ne Kahramanmaraş’ta, ne Hatay’da var. En kötü 15 bin liraya ev bulsan, bir depozito, üç aylık da peşin istiyorlar. 60 bin lira cebine koymadan bir eve geçmek mümkün değil. Evine eşya lazım o da dünya para. Bütün bunlar varken, geldiler burada devlet memurlarını zorla çağırarak, bir kalabalık yapmaya çalışarak insanlara öyle şeyler anlattılar… Ben de geldim bu sorunu anlattım. Hatay bizim mitingten ayağa kalktı ve doğru söylediğimizi tescil etti. Ama sonra Hatay’ın milletvekilleri, hele bir tane genel başkan yardımcısı beni doğru söylememekle itham etti. Ne oldu sonra? Hatay’da sokağa çıkamaz hale geldi. Kendi il başkanı ‘ne yapıyorsun’ demiş. Öyle bir tepki aldı ki Hatay’dan, üç gün önce açıklama yaptı. Bana diyor ki ‘enkazda yoktunuz, Hatay’da yoktunuz, biz şehri ayağa kaldırdık’. Esas onun olmadığını herkes söylüyor. Öyle bir şey olmuş ki şimdi ‘muhalefet haklı, biz ilk günden iktidarıyla, muhalefetiyle tek yürek olduk, rezerv alan sorunu olabilir, şikayetler haklıdır’ deyip ilk kez insani zeminde bir şeyler yapmış. Bana bütün Hatay diyor ki; ‘iyi yaptın bunların canına okudun. Sana laf söyleyenin de biz canına okuduk’. Beyefendi, bu İmralı Adası’na gidip de ‘röntgen çektiriyordum’ yalanına benzemez. Hatay böyle pişman eder adamı.”
“Bir kere ikinci parti durumuna düştüler, yapmadıkları kalmadı”
İktidarın, depremzedelere “oy vermeyenlere hizmet yok” dediğini ifade eden Özel, konuşmalarına şöyle devam etti:
“Öyle kendi genel başkanıma yaranacağım diye depremzedenin gerçek sorununu görmezden gelen, kendi şehrinde sokağa çıkamaz hale gelir. Bunlar bunu kurumsal hale getirdiler. Geçen gün Osmaniye’de konteyner kentte bir kadın ‘kardeşim bak biberon soğuk, çocuğuma soğuk mama yaptım, içmiyor’ dedi. Niye dedim. ‘Elektriği kesmişler, çıkın buradan diyorlar’ dedi. Güya hanımefendinin kocası bir süredir sigortalı işteymiş, koca koca televizyon kanalları, gazeteler kadıncağızın yüzünü de koyarak ‘Özgür Özel’i trolledi’ bilmem ne… O haberi yapanın, yaptıran editörün, yayına verenlerin ve o televizyonun sahibinin çok değil o kadının çektiğini Allah sana çektirsin, o gün göreceğim ben seni. Deprem bitmiş, bazı yerlerde AK Parti seçimi kazanmış, 2-3 troll depremzedeye laf etmiş. Tayyip Erdoğan diyordu ki ‘CHP oy alamadı’ ne CHP’si? CHP için oy veren de vermeyen de baş üstünde. Bir parti seçimde kaybediyorsa suç millette değil, o partidedir. Biz 47 yıl seçim kazanamadık millete bir şey demedik. Bir kere ikinci parti durumuna düştüler, yapmadıkları kalmadı. Milletin seçtiklerini içeri atıyorlar, oy vermeyenlere hizmet yok diyorlar. Şimdi televizyon kanalları konteynerde oturanlara ‘yalancı’ diyor. Depremzede rehaveti varmış efendim. Ekmek elden su göldenmiş, elektrik, su parası yokmuş, o konforu bırakamıyormuş. Allah o konforu bir gün olsun inşallah sana nasip etsin.
“Erdoğan ‘2 kere 2 dört eder’ dese arkadaşlara diyorum ki ‘kontrol edin kesin bir yanlışlık var’”
Tayyip Bey ne diyordu? ‘Ey Özgür Bey sen neredesin? Bu deprem bölgesine gelir miydin?’ Tayyip Erdoğan ‘2 kere 2 dört eder’ dese arkadaşlara diyorum ki ‘kontrol edin kesin bir yanlışlık var’. Ben de sanıyorum ki o benden çok mu giti acaba. Ben Hatay’dayım, bu deprem bölgesine 53’üncü ziyaretim. Bir araba, bir şoför bu imkanlarla… Tayyip Bey de devletin 13 uçağı, polisi, jandarmanın, ormanın bütün helikopterleri, her imkan var 38 kere gelmiş. CHP’ye ‘taş üstüne taş koymadınız’ diyor. Buradan sorumlu İBB idi. Siz, İBB’yi ve Ekrem Başkanı depremden sonra burada gördünüz mü? Hatay’a 4 bin 65 araç, 14 bin 603 personel, 3 bin 246 tır, ABB’den 20 kilometre su hattı, Antalya Büyükşehir’den 800 kişilik çadır kent ve günde 5 bin ekmek, Mersin Büyükşehir’den bin 500 kişilik çadır kent, İzmir Büyükşehir’den 233 konteynerlik yaşam alanı, Muğla Büyükşehir’den 100 milyon liralık yatırımla gastronomi merkezi ve sosyal tesis, İBB 561 kişiyi enkazdan çıkarmış. Günde üç öğün, toplamda 1 milyon 625 bin porsiyon sıcak yemek dağıtmış, 745 bin 841 adet Halk Süt dağıtılmış, Orhangazi feribotu ve sahra hastanesi ile 66 bin 183 hasta tedavi edilmiş, 8 bin 769 çadır dağıtılmış. KİPTAŞ bin kişilik yaşam alanını yapmış. Samandağ sahil parkına 18 bin metrekare yaşam vadisi kurulmuş. İstanbul’a göçen 10 bin 189 hane nakit desteği alıyor, Tayyip Bey ‘taş üstüne taş koymadılar’ diyor. Bunu söyleyenin yüreğinin taştan olması lazım. Başka izahı yok.
“Siyaset ayrımı yapana yazıklar olsun, lanet olsun”
Kul hakkından korkan belediyelerimizden deprem bölgesine gelen 28 bin 521 personel en az kalanı bir hafta kaldı, 90 gün duran oldu. Depremzede çay içmeden çay içmeyen, çorba içmeden çorba içmeyen, sakalını kesmeden sakalını kesmeyen 28 bin 521 belediye emekçisine helal olsun, haklarını helal etsinler, bizim haklarımız onlardan yana helal. Açıkça söylüyorum; bu bölgede depremde bir çakıl taşını alıp kenara koyan kim varsa siyasertçiye, belediye çalışanına, temeli kazan ya da çatıya kiremiti döşeyen kim bu bögeye hizmet ettiyse Allah hepsinden razı olsun. Siyaset ayrımı yapana da yazıklar olsun, lanet olsun.
“Buradan Silivri’de yatan ve bir gün buraya cumhurbaşkanı olarak gelecek olan Ekrem İmamoğlu’na selam olsun”
Dün Mansur Yavaş Kahramanmaraş’ta yaptıklarını daha ben saymadan adını duyunca kendisine öyle bir yürekten teşekkür ettiler ki, siz de sesleniyorsunuz. Buradan Silivri’de yatan ve bir gün buraya cumhurbaşkanı olarak gelecek olan Ekrem İmamoğlu’na selam olsun. Ekrem Başkanım, yaptıklarının kıymetini bilen Hataylılar burada. Hataylı her siyasi partiden CHP’li siyasetçi olmayanlar ayağa kalksın, Ekrem Başkan sizi görecek. Ekrem Başkan sizi izliyor. Her siyasi partiden insan var ve Ekrem Başkan’a selamlarını, sevgilerini yolluyorlar.”
(SON)

